Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Güncelleme: emekci_dost

Yazar: john verdon
Sayfa: 332/480
Mark Mellery, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut – 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Mellery öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin… Küçük zarfı aç.” SENİ O KADAR İYİ TANIYORUM Kİ NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BİLİYORUM "Aldıklarını geri vereceksin Vermiş olduklarını…
Ha gayret :)

Yazar: m. ali izmir
Dünyayı, yaşadığım coğrafyayı, insanları, sesleri, renkleri, kokuları velhasıl çevremde var olan tüm canlıları algılayıp, tanımaya başladığım dönemlerde, onun ismini de duymuştum. Siirtte doğup büyüdüğüm evin yanı başındaki değirmen irisi un fabrikamızda, ordu için öğütülen buğdayı korumakla yükümlü askerlerle yaptığım hoş sohbetlerde, Koçeroyu eşkıya diye tanımlıyorlardı. Aynı evimizin yanında b…
Güncelleme: AFD

Yazar: tom robbins
Sayfa: 353/432
'Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir' diyerek çılgınlık derecesinde 'oyuncul' romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı'dan Doğu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı…
Bende geçen görmüştüm.bende merak ettim nasıl bir kitap acaba?

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bütün diğer romanlardan sonra yazmak istediğim bir itiraf roman vardı...Bu romana bütün yüreğimi vereceğim, kanımı akıtacağım. Sürgün yıllarımda, yatağıma yatmış, iç çözümlemeler yaparken, hüznün altında ezildiğim anlarda bu kararı verdim...Bu roman benim için öyle değerli ki, benimle öyle bir bütünleşmiş ki... Onu başyapıtım yapmak istiyorum...(Fyodor Dostoyevskinin kardeşine yazdığı mektuplarda…

Yazar: m. ali izmir
Dünyayı, yaşadığım coğrafyayı, insanları, sesleri, renkleri, kokuları velhasıl çevremde var olan tüm canlıları algılayıp, tanımaya başladığım dönemlerde, onun ismini de duymuştum. Siirtte doğup büyüdüğüm evin yanı başındaki değirmen irisi un fabrikamızda, ordu için öğütülen buğdayı korumakla yükümlü askerlerle yaptığım hoş sohbetlerde, Koçeroyu eşkıya diye tanımlıyorlardı. Aynı evimizin yanında b…

Yazar: m. ali izmir
Dünyayı, yaşadığım coğrafyayı, insanları, sesleri, renkleri, kokuları velhasıl çevremde var olan tüm canlıları algılayıp, tanımaya başladığım dönemlerde, onun ismini de duymuştum. Siirtte doğup büyüdüğüm evin yanı başındaki değirmen irisi un fabrikamızda, ordu için öğütülen buğdayı korumakla yükümlü askerlerle yaptığım hoş sohbetlerde, Koçeroyu eşkıya diye tanımlıyorlardı. Aynı evimizin yanında b…

Yazar: m. ali izmir
Dünyayı, yaşadığım coğrafyayı, insanları, sesleri, renkleri, kokuları velhasıl çevremde var olan tüm canlıları algılayıp, tanımaya başladığım dönemlerde, onun ismini de duymuştum. Siirtte doğup büyüdüğüm evin yanı başındaki değirmen irisi un fabrikamızda, ordu için öğütülen buğdayı korumakla yükümlü askerlerle yaptığım hoş sohbetlerde, Koçeroyu eşkıya diye tanımlıyorlardı. Aynı evimizin yanında b…

Yazar: elie wiesel
Bir yaz akşamı, genç Yahudi direnişçi Elisha, şafakta telafisi mümkün olmayan bir suç işlemek üzere seçildiğini öğrenir. Öldürmesi gerekmektedir. Daha önce hiç karşılaşmadığı kurbanı John Dawson, Filistindeki ingiliz işgal Ordusu nün bir subayıdır ve Hareket tarafından rehin alınmıştır.Bütün bir gece Elishanındır, hazırlanmak, cellad rolünü benimsemek ve eylemini yargıç ya da tanık sıfatıyla infa…



Yazar: elie wiesel
Bir yaz akşamı, genç Yahudi direnişçi Elisha, şafakta telafisi mümkün olmayan bir suç işlemek üzere seçildiğini öğrenir. Öldürmesi gerekmektedir. Daha önce hiç karşılaşmadığı kurbanı John Dawson, Filistindeki ingiliz işgal Ordusu nün bir subayıdır ve Hareket tarafından rehin alınmıştır.Bütün bir gece Elishanındır, hazırlanmak, cellad rolünü benimsemek ve eylemini yargıç ya da tanık sıfatıyla infa…

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: wilhelm reich
İlk kez 1953 yılında Dirimin Öldürülüşünün devamı olarak yayımlanan Başı Dertte İnsanlar, bir anlamda bir özyaşam öyküsüdür. Reich burada 1927 ile 1937 yılları arasında toplumbilimsel düşüncesinin gelişimini betimlemektedir. Yalın bir anlatımla Weimar Cumhuriyetinin yıkılışıyla Nazizmin doğuşuna rastlayan o kargaşa döneminin belli başla toplumsal ve siyasal olaylarıyla fikirlerine değin kişisel d…

Yazar: erich fromm
Çağdaş insan için özgürlüğün anlamı nedir? İnsan neden kendi özgürlüğünü diktatörlerin eline bırakmakta ve bir robot gibi yaşamaya razı olmaktadır? Özgürlüğüne sahip çıkamayan insan, biyolojik olarak bir canlı olmasına karşın, ruhsal açıdan bir robot gibidir. Zihinsel ve coşkusal yetenekleri körelmiştir, canlı değildir artık. Yeni ve kalıcı hiçbir şey üretemez. Yaşama karşı tam bir açlık içinde o…






