
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: figen şakacı
Azar azar azalan zaman. Adına yaşlılık dedikleri yavaşlık… Aksayan, sakatlayan, eğri büğrü bir hal. Yere doğru, öne doğru, gittikçe toprağa doğru kapanan, büyüdükçe küçülmeyi, buruşmayı, titremeyi, üşümeyi, elde tutamamayı, önündekini görememeyi, unutmayı, unutturmayı sinsice belleten beden… Sana ne oldu, sana ne oldu, hadi çık sokağa aldırma diyordun ne oldu diye durmadan başına kakan, yıldır…

Yazar: murat başekim
Murat Başekim, Sefer’de bir intikam öyküsüne davet ediyor bizi. Tuhaf bir yetimhaneye kapatılan gençlerin zalim dünyaya karşı zorlu bir mücadeleye nasıl giriştiklerini, hayal güçlerini cesaretleriyle nasıl birleştirdiklerini anlatıyor. Bir ucu klasik serüven edebiyatına, bir ucu görkemli Viking destanlarına açılan bu öykü, hepimizin içindeki o maceracı ruhu, fırtına ve karanlığa doğru unu…



Yazar: mehmet murat somer
Evli ve çocuklu amiralin bir otel odasında “açıklanması zor şartlar altında” aniden ölümü bir anda tüm orduyu, politikacıları, basını ve giderek ülkenin genelini ilgilendiren bir sorun haline dönüşür. Bütün çıplaklığıyla gözler önünde olsa kabul edilmek istenmeyen olay, ülkenin o bilindik “hassas dengeleri” arasında hızla büyür; ikiyüzlülüğün, aklıselimin yok oluşunun ve görünenin dahi kabul…
6/10
Yazar: mehmet murat somer
Evli ve çocuklu amiralin bir otel odasında “açıklanması zor şartlar altında” aniden ölümü bir anda tüm orduyu, politikacıları, basını ve giderek ülkenin genelini ilgilendiren bir sorun haline dönüşür. Bütün çıplaklığıyla gözler önünde olsa kabul edilmek istenmeyen olay, ülkenin o bilindik “hassas dengeleri” arasında hızla büyür; ikiyüzlülüğün, aklıselimin yok oluşunun ve görünenin dahi kabul…

Yazar: hikmet hükümenoğlu
"Birazdan güneş doğacaktı. Uyuyan cırcırböcekleri uyanacak, yorulanlar uykuya dalacak, insanlar yataklarından kalkıp kahvaltı masasına geçecekti. Yıldızlara bakılırsa bulutsuz, rüzgârsız, ılık bir gün olacaktı. Önce uzaktan düdük sesi duyulacaktı, sonra şehir hatları vapuru, yosunların kokusunu kabartan köpükler çıkararak iskeleye yanaşacaktı. İçi her zamanki gibi çay ve mazot kokacaktı. Hal…
8/10
Yazar: hikmet hükümenoğlu
"Birazdan güneş doğacaktı. Uyuyan cırcırböcekleri uyanacak, yorulanlar uykuya dalacak, insanlar yataklarından kalkıp kahvaltı masasına geçecekti. Yıldızlara bakılırsa bulutsuz, rüzgârsız, ılık bir gün olacaktı. Önce uzaktan düdük sesi duyulacaktı, sonra şehir hatları vapuru, yosunların kokusunu kabartan köpükler çıkararak iskeleye yanaşacaktı. İçi her zamanki gibi çay ve mazot kokacaktı. Hal…

Yazar: barbaros altuğ
en kimseyi üzmek için yazmıyorum; sadece kendimi iyileştirmek için yazmaya başladım. Başka bir hikâyeydi bu üstelik ilk başta; kendi başlarına büyüyen üç çocuğun hikâyesi. Anasız babasız ama sokaklarda da değil; başka bir dünyanın olabileceğine dair bir umut hikâyesi. İnsan yazdıkça kendi içindeki kuyulara çekiliyor bilmeden; kazdıkça, derine indikçe siyahlaşıyor suları o kuyuların da. Yaşamın sa…


Yazar: junichiro tanizaki
"Şunu fark etmiştim ki bir kadının yüzü, erkeğin nefretini çektikçe daha da güzelleşiyordu." Na-o-mi: Üç hece, iki insan-medeniyet, bir başyapıt. Bir yönüyle daha önce yazılmış bir Japon Lo-lee-ta... Doğu ve Batı, sevgi ve öfke, aşk ve gurur, kadın ve erkek, insan ve insan arasında yaşanan gerilimlere dair bir temel roman... Naomi, Batı hayranlığından yozlaşmaya, saplantıdan budala…
8/10
Yazar: junichiro tanizaki
"Şunu fark etmiştim ki bir kadının yüzü, erkeğin nefretini çektikçe daha da güzelleşiyordu." Na-o-mi: Üç hece, iki insan-medeniyet, bir başyapıt. Bir yönüyle daha önce yazılmış bir Japon Lo-lee-ta... Doğu ve Batı, sevgi ve öfke, aşk ve gurur, kadın ve erkek, insan ve insan arasında yaşanan gerilimlere dair bir temel roman... Naomi, Batı hayranlığından yozlaşmaya, saplantıdan budala…

Yazar: mehmet anıl
‘‘Neye kızdığımı tam olarak bİlemİyordum. Öfkeliydim, çünkü annem kendini onun yüzünden öldürmüştü. Öfkeliydim, çünkü aİlemİz dağılmıştı. Öfkeliydim, çünkü bizi yalnız bıraktığı için anneme yöneltemediğim öfkeyi de ona yüklüyordum. Peki ama bütün suç babamın olabilir miydi? Bilmiyorum. Sonuçta bu karışık denklemin bir sadeleştirmesi olarak çarpıp bölüp topladığım bütün öfkeyi, önceden tanımadığım…
7/10
Yazar: mehmet anıl
‘‘Neye kızdığımı tam olarak bİlemİyordum. Öfkeliydim, çünkü annem kendini onun yüzünden öldürmüştü. Öfkeliydim, çünkü aİlemİz dağılmıştı. Öfkeliydim, çünkü bizi yalnız bıraktığı için anneme yöneltemediğim öfkeyi de ona yüklüyordum. Peki ama bütün suç babamın olabilir miydi? Bilmiyorum. Sonuçta bu karışık denklemin bir sadeleştirmesi olarak çarpıp bölüp topladığım bütün öfkeyi, önceden tanımadığım…

Yazar: armağan tunaboylu
Metin çakır, ayıptır söylemesi kadın ticaretiyle iştigal eden, falçatasıyla efsane yaratmış -en azından kendi mahallesinde- şerefli bir geçmişi olduğundan hiç şüphe duyulmayacak biridir... Ama kaderin acımasız ağları metin çakır'ı ne yazık ki bir türlü rahat bırakmaz; üstüne üstlük baba gibi sevdiği komiser asım abisiyle her zaman karşı karşıya gelmesine yol açar. Metin, feleğin sillesi e…
8/10
Yazar: armağan tunaboylu
Metin çakır, ayıptır söylemesi kadın ticaretiyle iştigal eden, falçatasıyla efsane yaratmış -en azından kendi mahallesinde- şerefli bir geçmişi olduğundan hiç şüphe duyulmayacak biridir... Ama kaderin acımasız ağları metin çakır'ı ne yazık ki bir türlü rahat bırakmaz; üstüne üstlük baba gibi sevdiği komiser asım abisiyle her zaman karşı karşıya gelmesine yol açar. Metin, feleğin sillesi e…

Yazar: jean-paul didierlaurent
36 yaşındaki Guylain Vignolles kâğıt geri dönüşüm fabrikasındaki işinden nefret eden yalnız ve mutsuz bir adamdır. Hayatı, sıkça sohbet ettiği küçük kırmızı balığıyla birlikte yaşadığı ev ve çalıştığı fabrika arasında geçer. Görevi, kitapları paramparça eden korkunç makine Zerstor 500’ü kullanmaktır. Çalıştığı işletmede iki dostu vardır, biri ürkünç makinenin ayaklarını yediği Guiseppe, diğeri…



