
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Yeraltı Sakinleri
Yalnızca şunu bırakacağım, durun vurmayın! https://youtu.be/jKa0Par8Un8
Baskı: Gece ve Gündüz
Bir aydır bu kitapla boğuşuyorum. Benim için çok inişli çıkışlı bir okuma serüveni oldu. Galiba uzun süredir bu kadar yorucu, aynı zamanda coşkulu bir okuma deneyimi yaşamamıştım. Sonunda bittiği için mutluyum galiba
Baskı: 1933 Berbat Bir Yıldı
Fante. Bukowski'nin tanrısı. Yeraltı edebiyatının devlerinden. Düz adamlar bunlar, dümdüz. Anlattıklarını da dümdüz anlatıyorlar, açlığı, sefaleti, hayatı. Nasılsa, öyle.
Baskı: İçerdeki Kedi
Bu sabah okumaya başladım, gözyaşları içinde de bitirdim. Az önce de beyan ettiğim gibi, Küçük Prens'ten daha az içli değil. Ama herkes bunu anlayamaz işte. Gerçekten.
Baskı: Parfümün Dansı
Arka kapakta da bahsedildiği gibi oyun oynamayı seven bir yazar Tom Robbins. Kitap da bir hayli eğlenceliydi, en azından öyle başladı. Elimde biraz süründü, sürünmemiş olsaydı daha çok sevecektim galiba. Bu kadar oyunu yüreğim kaldırmadı zira sonradan. Hayat üzerine, ölüm üzerine güzel yaklaşımları var Robbins'in, insan doğası ve doğaya dönüş hakkında da öyle. Okumak gerek.
Baskı: Aşka ve Kadınlara Dair: Aşkın Metafiziği
Feminist hislerinizi birazcık kenara bırakıp okuma konusunda inatçı olmalısınız. Schopenhauer kadınlar hakkında yanılmış olsa da aşk hakkında söylediği çok şey var.
Baskı: Bir Gemide
Uzun süredir erteliyordum Ferit Edgü okumayı, sonunda bu kitapla birlikte, tanışmış oldum. Anlatımı nasıl duru, açık, aynı zamanda nasıl etkileyici.
Baskı: Öteki Kraliçe
Tekrarlayan ifadeler (o bir kraliçeydi, ben bir kraliçeyim, o basit bir kadındı gibi...) bezdirse de yine de akıp giden bir kitap.
Baskı: Film Kulübü
Öyle akıp giden, bir çırpıda bitirdiğim bir kitap olmadı. Filmlerin çoğunu izlememiş olduğum için biraz da manasız bir okuma oldu belki. Ama not aldım, filmleri izledikten sonra tekrar okuyup daha adil bir değerlendirme yapacağım, şimdilik rafta :)
Baskı: Daha Ne Olsun : Mezuniyet Konuşmaları
harika, ne denir, harika!
Baskı: Görünmez Canavarlar
Chuck iyicene saçmalamış mı yoksa yine yapmış mı yapacağını bir türlü karar veremiyorum.
Baskı: Kitap Hırsızı
Kitap çok methedilmiş ama beni o kadar da etkilemedi. Anlatıcının Azrail olması elbette ilginç, İkinci Dünya Savaşı da acıklı kitaplar yazmak isteyenler için iyi bir konu. Ama bu kadar. Kitap Hırsızı benim yüreğimi sızlatmadı.
Baskı: Karısını Şapka Sanan Adam
Terimleri bilmemek biraz sıkıntı yaratabiliyor, çeviri de biraz sıkıntılı.
Baskı: Kimlik
Belki de yaşım nedeniyle, Kundera'nın bu kitabında pek bir şey bulamadım. Belki de kadın erkek ilişkileriyle çok ilgilenmediğimden, belki de bunu anlamadığımdan.
Baskı: Körlük
Arka kapakta "liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortam"ın olağanüstü bir şekilde işlendiğinden bahsediliyor. Bir de liberalizm nedir, liberal demokrasi nedir öğrenirsem, kitabı tam manasıyla anlarım herhalde. Bunun haricinde evet, herkesin söylediği gibi müthiş bir toplum-sistem eleştirisi.
Baskı: Galapagos
Uzun süredir böyle elimden düşüremeden kitap okuyamıyordum. Ah ne desem hiç bilmiyorum, kelimeler kifayetsiz.
Baskı: Dağlardan Sorun Beni
Küçük Ağaç'ın Eğitimi'nin yazarı Forrest Carter bu sefer de son Apaçi savaşçısı Geronimo'yu anlatmış. Ben bu kitabı diğerinden daha çok sevdim. Daha fazla mücadele ve isyan vardı. Tabii ki Kızılderililerin başına gelenler kalbimi acıtıyor, bir kez daha acıttı ama o mücadele ruhu! Verilen savaş, kahramancaydı! Zaten ortalıkta dolaşıyorum "İçimde bir kadın Apaçi ruhu var!" diye.
Baskı: Şans Bilekliği
Kendi türünden bekleneni karşılayan akıcı bir kitaptı.
Baskı: 835 Satır
Nazım Hikmet büyük bir şair, kimse inkar etmez bunu. Onu anlamak, o senelerde yaşamadığım için belki veya ailemden birileri bu kavgayı vermediğinden, daha zor. Nazım Hikmet'i puanlamaksa söz konusu olamaz aslında. Pek zor okudum bu kitabı. Nedeni felaket eski olması. Sayfaları arasına toz kokusu sinmiş, hâlâ burnum acıyor. Yine de bir yerden başlamak lazımdı, 835 Satır'dan başladım.
Baskı: Can Dostum
İlginç bir roman sadece. Bir köpeğin birden çok kez yaşama şansı elde etmesi ve her bir yaşamda edindiği bir görevinin olması falan filan. Kapıp götüren bir kitap olduğunu düşünmüyorum. İdare eder.