Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kayıp Sembol (Robert Langdon, #3)
Dan Brown'un ilk Dijital Kale'sini okumuştum, ondan sonra bu kitap beni hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. başlangıçta güzel gidiyordu ancak sonlara doğru yaşanan maceralar, kahramanın yaşadıkları çok zorlama geldi.. ööfff çözseler şu şifreyi de rahatlasak dedim ve sonu hiç tatmin etmedi beni.
Baskı: Katya'nın Yazı
1914 Fransa'sında hissettim kendimi okurken. Tasvirler o yeri gözünüzün önüne getirecek kadar detaylı ama sizi sıkmayacak kadar da kısa ve özdü. Sanki ben de Montjean'la birlikte olayları yaşadım. Sonunu da gayet güzel bağlamış yazar.
Baskı: Beş Sevim Apartmanı - Rüya Tabirli Cinperi Yalanları
Mine Söğüt'ü bu kitapla tanıdım ve listeme diğer kitaplarını da ekledim. Şiir gibi anlatmış hikayeyi Mine Söğüt, 5 akıl hastasının önce kendilerinin inandıkları hikayeleri daha sonra gerçek yaşam öyküleri anlatılıyor, doktor Samimi'yi de unutmamak lazım tabi. Satır aralarına iliştirilen ve konuyu tamamlayan rüya tabirleri de çok güzel ve değişik olmuş.
Baskı: Kadının Adı Yok
bu kitap yazılalı kaç sene geçti ama hala durumlar aynı malesef! dili çok akıcı, bir solukta okudum.
Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar
ben çok zevk alamadım açıkçası...kitaptan beklentilerim daha yüksekti sanırım, herkes tavsiye edince...tamam akıcı bir kitap, bir arkadaşını dinliyormuşsun gibi hissediyorsun ama "eeeee yani" dedim bitince..
Baskı: Neşter Müziği
Genel olarak okunası, sürükleyici bir kitaptı; ancak gereksiz tasvirler ile birebir çeviri cümleler beni biraz sıktı. Örneğin sayfa 267'deki "hey pazar günü bir film yakalamak istiyorum" cümlesi?! Bazı uzun cümlelerin de birebir çevirisi yapılmıştı ki anlamak için bir kaç kere okumam gerekti.Gerilim kitapları okumaya yeni başladım ama bana kurgusu biraz zayıf geldi, tahmin edilesi bir sondu ama neyse ki yazar bir sürprizle bitirmiş de çok fazla hayal kırıklığına uğramadım.
Baskı: Çocuğunuzla İşbirliği Yapabilme
gerçek hayattan olaylar verilerek konular ve teknikler açıklanmış, tekniklerin çoğunun uygulanabilirliği var aslında ama işe yaramadığı durumlar da var. nitekim her çocuk kendi kitabını yazıyor:)
Baskı: Başucumda Müzik
kitabı okumadan önce gerçek hayata dayalı bir roman olduğunu öğrenmem sebebiyle sonu hakkında meraklanmasam da Kürşat Başar'ın bir kadının duygularını bu kadar güzel ve ayrıntılı ifade edebilmesini çok takdir ettim ve şaşkınlıkla karşıladım.
Baskı: Hiç Kimse Sıradan Değildir
bana iyilik bul iyilik yap filmini hatırlattı. hoş, eğlenceli, rahat okunan bir kitap.
Baskı: Üç Yirmidört Saat
kitap akıcı ve de dili sade aslında ama özellikle ilk 24 saatin anlatıldığı bölüm çok sıkıcıydı, dönüp dolaşıp aynı yere geldi hep konu. İkinci 24 saatten sonra biraz hareketlendi ama olayların akışı ve sonu gayet tahmin edilebilir olduğundan heyecanla okumadım açıkçası.
Baskı: Mahallenin En Mutlu Yumurcağı
kitap çocuğu önce çocuk olarak görmenize yardımcı oluyor, onun gelişim evrelerini, her döneme özgü davranışlarını, karşılaşılabilecek sorunları ve çözüm önerilerini sunuyor. her ebeveynin başucu kitabı olmalı diye düşünüyorum.
Baskı: Bir Varmış Bir Yokmuş
Kurgu hikayelerin birbiriyle bağlantısı çok güzel kurulmuştu. Gerçek hayattan hikayeler kısmı ise güzel başlayıp çabuk bitirilmiş.
Baskı: Gizli Anların Yolcusu
Ayşe Kulin yazmış gibi gelmedi, benim için hayal kırıklığı oldu.. Belki konunun sıradışı olmasından bilemiyorum ama diğer kitaplarındaki heyecan ve büyüyü yakalayamadım.
Baskı: Şarkını Söylediğin Zaman
ne umdum ne buldum dedim kendi kendime! Mor adlı kitabını okumuştum İnci Aral'ın daha önce ve çok beğenmiştim. Bunda aynı tadı yakalayamadım. Çok basit işlenmiş konu , sanki kitap aceleyle yazılmış gibi.
Baskı: Uyuyana Kadar
Bazı yerler gereksiz uzatılmış, zorlama gibi geldi. Ama genel itibariyle kitabın kurgusu, çeviri iyiydi.
Baskı: Aklından Bir Sayı Tut (Dave Gurney, #1)
çeviri çok kötüydü, klasik amerikan polisi diyalogları ise beni resmen baydı. bitsin diye zorladım kendimi.
Baskı: Serenad
Zülfü Livaneli'nin 3 kitabını daha okumuştum öncesinde ama bu mükemmeldi! Bir kadının ağzından anlatması da oldukça başarılıydı. İkinci Dünya Savaşı, Nazi Almanyası, edebiyat, müzik ve hatta Bodrum Kalesi hakkında bile bilgiler vardı kitapta. Bilgi yüklemesinin olduğu kitapları sevmem ama burada o kadar güzel ve akıcı bir dille anlatılmıştı ki zevkle okudum. Kitapta insanın içine işleyen bir çok cümle vardı, ama ben Pascal'dan yapılmış olan alıntıyı paylaşmak istiyorum. "Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık."