Serginho
@Serginho

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Cemile
8/1024.07.2018

Baskı: Cemile

Cemile...Çevresinin her daim ilgisine mazhar olan , erkek gibi, güzel Cemile. Cengiz Aytmatov Kırgızların Yaşar Kemal'i bence. Savaşın insan hayatına nasıl tesir ettiği, aşkın ne denli büyük bir kavram olduğunu bizlere göstermiş yazar. 80 sayfalık bir çırpıda okunacak kitap. Eminim Cemile gibi , anlatıcı gibi biz de hayatımızda hep bu denli ikilemler içinde kalmışızdır. Inandiginin peşinden gidebilmek mesele. Cemile bunu yaptı.

Kuşlar da Gitti
8/1023.07.2018

Baskı: Kuşlar da Gitti

Yaşar Kemal'in arka planda kalmış eserlerinden biri. Sanki tarzının dışında bir roman olmuş. Sait Faik gibi yazmak istemiyorum demiş üstad ve sanırım ziyadesiyle başarmış bu romanda. Karakter analizleri harika. Betimlemeler, Istanbul'un o yıllardaki durumu mükemmel yansıtılmış. Kitap kısa olmasına rağmen (79 sayfa) etkisi uzun sürebilir. Zevkle okunacak türde olmuş. Zaten anlatımı oldukça yalın. Istanbul 'da kuş avlayıp insanlar tarafından özgür bırakılması ile kazanç elde eden temiz yürekli çocukların mükemmel hikayesi.. Yaşar Kemal her zaman için benim için en iyilerdendir.

Lolita
8/1022.07.2018

Baskı: Lolita

Bir türlü odaklanamadim evdeki durumlardan dolayı. Vladimir Nabokov kalemi sağlam yazarlardan biri. Ve kitabında oldukça cesur bir konuyu tercih etmiş. Küçük çocuklara karşı beslenen duygular eminim okuyucuyu rahatsız edecektir ama kalem o kadar sağlam ki kıtabin büyüsüne kapatılmaktan kendinizi alamıyorsunuz.. Muhteşem bir tasvir yeteneği var yazarda. Böyle riskli bir konuyu bu şekilde ele alması takdire sayan, yapilan geziler kitaba yine ilgi çekici bir boyut kazandırmış. Bir pedofili bakası deyip geçmemek , özümsemek gerekir diye düşünüyorum kitabı. Aşk bu kez olmayacak bir kişiye , olmayacak zamanda ziyaret etmiş sanırım. Küçük çocuk (Dolly) a karşı duyulan histen ziyade kahramanın cinsel anlamda oldukça cesur betimlemeler yapması biraz okuyucuda ters etki yaratabilir. Filmi de var. 1962 yapımı Stanley Kubrick filmi. Izlemistim. Bazı ülkelerde yasaklanmış bir filmdir konudan da anlaşılabileceği gibi. Kitabı ben sevdim, rahatsız edici bir konu olmasına rağmen aşkın en karmaşık, aşina olmadığınız hallerine tanık olduk . Tek sıkıntı yaşadığım nokta, tabi bunda odaklanma problemi yaşamam da çok büyük etken oldu , cümlelerin zor anlaşılması , yoğun bir yapıya sahip olması idi.

Jurnal 1. Cilt
9/1014.07.2018

Baskı: Jurnal 1. Cilt

Cemil Meriç fikir işçisi , düşüncelerin en güzel , en etkili şekilde dile getirilmiş hali.. Fikri hür, irfanı hür zat...Jurnal 'in bu birinci cildinde günlük seklinde yazılarını bizlere aktarmış. Ölümünden sonra kitap haline getirilmiş. Kitabında memleket meselelerinden , özel hayatına kadar bircok konuda düşüncesini sivri diliyle ifade ediyor. Dili oldukça sivri, ve düşüncelerini söylemekten kesinlikle cekinmiyor. Birçok sair ,yazar , sanatçı hakkında fikirlerini de yine dile getirmiş. Özümseyerek okumakta büyük fayda var. Özellikle genç yaslarda gözünü kaybetmesinin verdiği yıkım yazılarına yansımış , ben neden okunmuyorum diye isyan etmiş yer yer.. Cemil Meriç büyük zat. Bunu çok net şekilde görebiliriz. Benim gibi henüz daha o seviyeye varmak adına yol katetmesi gereken okuyucular için okuması gerçekten zorlu bir kitap. Fransızcasi çok iyi olduğu ve mütercim yönüyle de bilindiği için eserinde özelikle fransızca olmak üzere yabancı kökenli kelimelere çokça yer vermiş. Zaten kullandığı dil öyle kendini okunur okunmaz ele veren bir dil değil. Yine Türkçe 'de de eski kelimelere oldukça fazla şekilde yer vermiş. Kitabında yakındığı hususlardan biri de bu dildeki yozlaşma. Aydınları topa tutmuş. Aydin görünümlü sahtelarlari desek daha doğru olur. Yine tasavvufi konularda da ciddi eleştiriler getirmiş. Yelpazesi geniş bir kitap. Lütfen not alin, fikir dünyamızda çığır açacak türde bir eser. "Ne garip bir oyuncak şu insan! Yürür , konuşur ve acı çeker. 70 kilodur. Kendisine ve çevresine ait hicbir şey bilmez. Bir nevi ıstırap makinesi. İplerini başkaları ceker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir bilinmez. Sınırsız olan yalniz hayalleri ve aci çekme kabiliyeti. Etten bir kafes ve aciz içinde çırpınan bir ruh. Vücut araba,akil arabacı . Ama gözleri bağlı arabacinin ,arabaya hükmeden atlar...Bu da haklı:Var olmak için yok olmak lazim,parça bütüne kavuşacak ki hasret dinsin. Bütün musiki , bütün şiir, bütün ask, bu bir çuval kemik , bu asi ten , bu aptalca endişeler ne olacak ? Ne olacağını bilen var mi ? Kader hep oynayamayacagi roller yükler insana ve ıslıklar. Alkış sahtekarlarin..." Bu memleketin büyük faciası, en seçkin evlatlarının beynini ve kalbini itlere peşkeş çekmesi. Halledilmesi gereken büyük dava, bu topraklar üzerinde münevverin nefes alabilecek hale gelmesi. Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım , karanlığa o kadar alismissiniz ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi! Tarih , galiplerin yazdığı bir kitap. Zafer , arkasından bıçaklanan masum düşmanların cesetleri üzerine atılan yapma çiçeklerden bir çelenk. Sen yanmadan buzlar erimez. Dilini kaybeden millet yasamak hakkini çoktan kaybetmiştir.

Fırat'ın Doğusu
7/1009.07.2018

Baskı: Fırat'ın Doğusu

Hanefi Avci kitabinda Güneydoğu'nun kanayan yarasina , terore deginmis. Temeli gercekten alinma bir olay uzerine kurgusal anlamda bir seyler de ekleyerek olusturmus kitabini. Ozellikle Cizre , Silopi , Hakkari dolaylarinin kitabinda basinda sosyal acidan , kulturel acidan , ekonomik acidan analizi zaten bildigim cografyayi daha iyi tanimam acisindan faydali oldu. Ve belirtilen bircok hususun dogru olduguna birinci kaynagim. Hanefi Avci emniyet mudurlugu yapmis , Diyarbakir da istihbarat subede 8 yil gorev yapmis , Feto hakimlerinin kararlariyla hapis yatmis bir insan olarak oldukca gormus gecirmis bir insan. PKK ile ilgili yorumlari , kitabinda bahsettigi hususlar goreviyle paralel oldukca genis capli ve akla yatkin bilgiler. Bircok gencin orgute nasil dahil oldugu , dogudaki yapinin , zamaninda halka karsi yapilan baskinin , zulmun nasil dag yonunde tepki buldugu objektif bir sekilde yansitilmis. Guneydogu cografyasi her anlamda cok zor bir bolge. Yasamasi zor bir alan. İnsanlarin devamli ikilemde kaldigi , gelismesine musaade edilmeyen bir bolgede ne sartlar altinda hayatlarini idame ettirdikleri bir turlu anlasilmayan , anlasilmasi istenmeyen bir yer. Bu noktada bu teror illetinin bunca zaman suregelmesi bolgenin sosyolojik ve kulturel özelliklerinden kaynaklı olup , halkın en bastan beri iki unsur arasında kaldığını çok iyi ifade etmiş.

Kızıl Moskova
6/1006.07.2018

Baskı: Kızıl Moskova

Mihail Bulgakov her zaman icin favori yazarlarimdan. Ukraynali en iyi yazar Gogol'le birlikte. Sovyet rejim destekcisi olmadigi icin buyuk sikintilar yasamis , eserleri yayimlanmamis. Usta ile Margarita kitabi uc nokta. Muthis bir kara mizah eseri. Tabi Kizil Moskova yapi itibari ile farkli. Kisa oykulerden , kose yazilarindan , gazete yazilarindan olusuyor. Bircok kurumdaki gundelik isleyis , degisen rejimle beraber meydana gelen aksakliklar gulunc yonleriyle eserde aktarilmis. Bolseviklerin egemenligine gecen ulkede meydana gelen degisim bizlere yansitilmis. Hani diger okudugum eserlere nazaran baya sonuk kaldi ama neticede Bulgakov yazmissa okumak farzdir.

Baskı: Değirmenimden Mektuplar

Fransa 'nin şatafatlı , gösterişli , burjuvazi kesimin yaşamını bir kenara bırakıp Provence'deki eski bir değirmene yerleşerek köylülerin , fakir insanların yaşamlarından kesitler sunulduğu , samimi bir dille yazılmış hikayelerden oluşan Alphonse Daudet'nin özelliklere çocukların mutlaka okuması gereken kitabı. Daudet'nin kitabı hala Fransa da okullarda zorunlu şekilde okutulur. Oldukça canayakin hikayeler ile kırsal kesimin yaşamı gözler önüne serilir. Fransa denilince aklımıza gelen her türlü burjuvazi , lüks yaşam hiçe sayılıp "kıyıda kalanlar" bize aktarılmış. Dili zaten sade ve anlaşılır bir kitap olması itibariyle mutlaka kütüphanemizde yer almalı , çocuklara , gençlere okutulmali.

80 Günde Devri Alem
9/1030.06.2018

Baskı: Seksen Günde Devriâlem

Arkadaşlarıyla giriştiği bahis sonrası dünyayı 80 günde dolaşacagini iddia eden Fogg ve uşağı Passepartout'un inanılmaz macerası. Bu yolculuk esnasında , yolculuğu sekteye ugratacak bir duzine olay.. Zamana karşı amansız mücadele.. Her türlü engele, çıkmaza karşı soğukkanlıligindan taviz vermeyen Fogg'un hiç bitmeyen inancı.. Ve bir de bir yanlış anlama ile peşlerine düşen polis hafiyesi Fix , yerlilerin elinden kurtarılarak kafileye eklenen son derece güzel bir bayan... Kitap gerçekten çok eğlenceli , kesintisiz heyecan.. Harika bir üslup, sıkmayan bir anlatım..

Gılgamış Destanı
7/1028.06.2018

Baskı: Gılgamış Destanı

Tarihin en eski edebiyat eserlerindendir. Eskiyi anlamak ve dönemi yorumlamak adına kral Gılgamış'in yaptıklarını irdeleyebiliriz. Çok odaklanmadigimdan mi tadına varamadigimdan mi pek keyif alamadım. Rahat kafa ile bir daha okuyacağım.

Karamazov Kardeşler
10/1020.06.2018

Baskı: Karamazov Kardeşler

Kitap yarısından itibaren heyecan kazanıyor. Yarısından sonra polisiye haline dönüyor olay. İlk okurken karakterlerin adları konusunda sıkıntı yaşanabilir ama dediğim gibi kitap ilerledikçe her şey rayına oturuyor. Karakterleri daha iyi analiz edebilme , olayları daha iyi değerlendirebilme şansına sahip olabiliyorsunuz. Yani kesinlikle sıkılıp bırakmamak gerek. Kitabın ilerleyen bölümlerinde , olay , akabinde gelişen mahkeme süreci bana 12 Kızgın Adam filmini hatırlattı. Filmi izleyenler ne demek istediğimi anlarlar. Bu tarz kitaplar boşuna klasik olmuyor. Özellikle karakterlerin psikolojik süreçleri mükemmel ele alınmış. O içsel süreçler okuyucuyu kitabın içine daha çok sokuyor. Olayı adeta yaşıyor gibisiniz. Kesinlikle dili itibariyle de harika. Zaten İş Bankası klasikler konusunda klasik haline geldi. Birbirinden çok farklı karakterlere sahip Karamazov kardeşlerin ele alındığı , sonrasında meydana gelen olay ve ailenin düştüğü durum , mahkeme süreci kitabin konusu beni tatmin etti. Herkes kendine göre bir karaktere daha yakınlık duyabilir. Bana Alyoşa diğer kardeşlerine nazaran daha yakin hissettirdi kendini. Kesinlikle okunması gereken bir roman. Okurken 2.5 yaşındaki canım yigenim zor anlar yaşatsa da ki bu kadar uzamasına sebep kendisi çok sevdim.

Semaver
6/1008.06.2018

Baskı: Semaver

Çehov tarzı öykücü anlayışıyla edebiyatımızda kendinden söz ettirmiş Sait Faik'in öykülerden oluşmuş kitabı. Sade ve akıcı dili , biZden insanların yer aldığı öyküler ile bir solukta okunabilecek bir kitap.

Gog (1-2)
8/1008.06.2018

Baskı: Gog (1-2)

Gog müthiş derecede zengin bir adam , sonrasında tabiri caizse kafayı sıyırıp akıl hastanesine düşer. Gog zenginliğinin faydalarını sonuna kadar kullanmıştır. Parasinin acamadigi kapı yoktur. Parası ile zengin adamlarla , ünlü yazarlarla , ünlü siyasetçilerle görüşmeler yapıp bunları anilastirmistir. Pappini'nin düşünce dünyasına yolculuk niteliğinde bu kitap düşünce ufkumuzu geliştirecek nitelikte.

İki Şehrin Hikayesi
9/1002.06.2018

Baskı: İki Şehrin Hikayesi

Fransız ihtilalini Londra - Paris ekseninde anlatan , burjuvazi- yoksul halk çatışmasını tüm acımasızlıgi ile gözler önüne seren , ihtilâli başka bir pencereden görmemizi sağlayan neden klasiklerden olduğunu okuyunca net şekilde anlayabileceğimiz eser.. Bu olaylar içerisinde ele aldığı , insanı huzunlendiren baba-kiz sevgisi , platonik aşk insanı derinden etkiliyor. Bu olaylar ile aşkın , sevginin harmanlanması kitabı daha etkileyici kılmış. Dili zaten akıcı , okurken kesinlikle sıkmayacak bi eser.. insanların ne kadar acımasız olabileceğini, aşkın insana neler yaptırabileceğini okurken anlıyorsunuz.

Ermişin Bahçesi
6/1028.05.2018

Baskı: Ermişin Bahçesi

Ermiş kitabının devamı niteliğinde.. El Mustafa yıllar sonra döndüğü kentinde , evinde inzivaya çekilir. Peşi sıra evine gelen müritlerine yine bilgece cümleler sarf eder. Kesinlikle Ermiş kitabı kadar iyi değil. Ermiş kitabında bol bol not alabilirsiniz ama bu o kadar da değil. Yine Halil Cibran'in hayata bakışına dair , kendinize pay çıkarabileceğiniz cümleler bulunmakta.

Ermiş
8/1028.05.2018

Baskı: Ermiş

Halil Cibran'in aforizmalardan oluşan harika eseri. Her cümle kesinlikle sindirilerek okunmali. Kitapta aşk , evlilik , dostluk , hukuk , giyim vs bircok konuda yazar düşüncelerini yaşadığı kentten ayrılırken halkın sorularına üzerine açıklıyor. Mükemmel akıcı , şiir tadinda bir eser. Zaten 54 sayfalık bir kitap ama içerdiği aforizmalar yönünden bir ömre tesir edecek ehemmiyette.. Dostluk hayatta en çok değer verdiğim şeylerden biri ve yazarın dostluk üzerine ; "Dostunuz ihtiyaç duyduğunuzda yanınizda olandır. " "Siz de en iyi yanlarınızı dostunuza ayırın. Eğer moralinizin bozuk olmasını bilmesi gerekliyse dostunuzun, bırakın yüksek olduğunu da bilsin. Dostunuz ne içindir ki onu zaman öldürmek için arayasınız? Onu hep yaşanası zamanlarda arayın. Çünkü o sizin ihtiyacınızı karşılamak için vardır , boşluğunuzu doldurmak için değil. " Gerçekten harika..

Ölüm Pornosu
6/1028.05.2018

Baskı: Ölüm Pornosu

Chuck Palahniuk kalitesine bence yakışmayan kitap. Her şeyden önce bu kitabı okurken ,toplum içinde okuyorsaniz,insanların önyargı ile nasıl her şeye yaklaştıklarını kolayca görebileceksiniz. Bu kitabı adı itibariyle toplum içerisinde okumak ayrı bir dert. Anlamsız bakışlar , anlamsız yorumlar. Vs vs.. Ya ne oluyoruz arkadaşım , adamı tanısan yanlış anladığının farkına varirsin deme ihtiyacı duyabilirsiniz çevreye karşı. Her neyse.. Kitap bekkentilerimi karşılamadı. Porno sektörüne farklı bir pencereden bakmış. Porno yıldızının 600 erkekle yatmasına dair rekor girişimi , birkaç karakter uzerinden anlatılmış. Karakterler detaylıca okuyucuya tasvir edilmiş burası hoş falan da konusu çok zorlama olmuş. Sonu biraz şaşırtsa da genel itibariyle'' okumasak da olurdu yahu '' dedirten bir kitap. Chuck hatrina okumuş oldum.

Gösteri Peygamberi
8/1026.05.2018

Baskı: Gösteri Peygamberi

Chuck Palahniuk'un Dövüş Kulübü'nden sonra yazdığı ikinci kitabı. orijinal adının Survivor olduğunu öğrendiğim kitabın. Ama Türkçe'ye çevirisi kitabın ilerisine geldikçe muhteşem olduğunu görebilirsiniz.(Gösteri Peygamberi ). Kitap müthiş akıcı ama kesinlikle sindirerek okunması lazım. Vurucu cümleler oldukça fazla. Bol argo kelime zaten nevi şahsına münhasır Palahniuk'un ve de yeraltı edebiyatı türünün. Kitabın ilk kısmı anlamsız gelebilir ama kendini okutuyor. Creedish mezhebine ait kiliseden ayrılan Branson temizlikçi olarak hayatını sürdürür ta ki noktayı koyması gereken yere kadar. Bu bölümlerde verdiği pratik bilgiler harika ve kesinlikle gündelik hayatta kullanılabilecek türde. Eğlenceli bir başlangıç yapmış ve öyle devam etmiş kitaba. Ta ki bu mezhebin üyesi olan Tender Branson'in hayatı müthiş derecede değişir ve kendini bu oluşumun son ferdi olarak şöhret sahibi olarak görür. Sonrasında neler olduğunu okuyup görün. . Chuck Palahniuk yine eserinde tüketici topluma ,popüler kültüre, medyaya , alışılagelmiş ve herhangi bir esprisi olmayan insan hayatına , ünlülere yönelik olarak bolca iğneleme yaptığı bu kitabında bişi eğlendirirken de gerçeklerle yüz yüze bırakarak düşündürüyor. İnsanların ne hoşuna gider ? İnsanlar en çok neyi sever? Aslında medya bize olanı değil de bizim olmasını istediğimiz gibisini göstermekte .. Medyanın bize yansıttığı şekliyle yine görüyoruz olayları. Medyanın şekillendirdiği bir hayat. Tüketici topluma uygun bir yapı. Bunları bize tüm çıplaklığıyla sunan bu kitap kesinlikle okunmalıdır

Baskı: Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Türk edebiyatının güzide romanlarından biri. İlk başta şunu ifade edeyim ki eski Türkçe sözcüklerin bu denli yer alması açıkçası beni mutlu etti. Yazıldığı dönem itibariyle gayet iyi bir roman, emsal teşkil etmiş bir roman. Bolca ironinin , mizahi unsurun yer alması da kitabı sıkılmadan okunabilir kılıyor. Fazla detay vermeden hiç olmamış bir şeyi olmuş gösteren ve akabinde cereyan eden olaylar silsilesi dönemin anlayışını yansıtırken bizlerde de tebessüm yaratıyor. Dönemin toplumsal yapısı , kadının iş yaşamındaki ve toplumdaki yeri , doğu - batı arasında kalmış aydınların ele alındığı roman hala edebiyatımızda en ön saflarda kendine yer edinmiş bir eserdir. Saat ve zaman kavramlarının toplumun yaşantısına tesiri ironik yollarla gozler önüne serilmiş. Neticede zaman bize uymuyor , biz her şeyimiz zaman üzerine planliyoruZ. Karakter analizleri de oldukça başarılı. Karakterlerin detaylı şekilde analiz edilmesi romandan alınan tadı daha da arttırıyor şüphesiz. Bu noktada Halit Ayarci karakter olarak baş karakter Hayri İrdal'dan daha çok dikkatimi çekmiş , zaten kitabı okuyunca göreceksiniz ki Hayri İrdal'in bir ileri bir geri , çalkantılı hayatına yaptığı dokunuş ile roman seyir değiştiriyor. Mizahi bir kitap olduğunu ifade etmiştim , mizahi unsurlar ve ironi bolca var ama insanı düşündüren unsurlar bunlar. Özellikle toplumun yapısıni ne de güzel sergilemiş. İyi okumalar.

Baskı: Dorian Gray'in Portresi

Oscar Wilde'in tek romanı. Yakışıklılığı ile tüm çevrelerin dikkatini çeken Dorian, ressam Basil ve arkadaşları Lord Henry arasında geçen roman. Bir kere üç karakter analizi de çok iyi sunulmuş. Basil kendini sanata adamış , güzelin , güzelliğin , hazzın yoluna baş koymuş ; yakışıklılığı ile Dorian'a tapan bı ressam. Lord Henry ise müthiş zekası , felsefik konuşmaları ile özellikle Dorian Gray'a yön veren karakter , Dorian Gray ise güzelliğin timsali , tüm çevre tarafından hayranlık uyandiran, çevresindekileri güzelliği ile etkisi altına alan bir genç. Basil ilham kaynağı olan Dorian'in portresini yapar. Zaten tüm eserlerini ondan ilham alarak yapmaktadır. Yaptığı portre o kadar mükemmeldir ki Dorian esere hayran kalır ve kendisini bir sıkıntı alir: ben yaslanacagim ama bu hep genç kalacak. Lord Henry'nin verdiği kitabı okuyarak da hayatı ve anlayışı değişen Dorian kötülüklerle dolu bir hayat sürmeye baslar ve kendisi genç kalırken portrenin yaşlanmaya başladığını fark eder. Ruhunu şeytana satan Dorian'in yaptığı tüm kötülükler portreye yansır. Sonrası ise zaten tahmin edilebilecek bir son. Hazzı , güzelligi on plana çıkaran kitap , eşcinsel unsurlar da barındırmakta beraber yazıldığı dönemde ahlaki anlamda tepki çekmiştir. Dorian'in zaman içinde özellikle kitabı okuduktan sonraki değişen kişiliği oldukça dikkat çekicidir. Zaten tanistiktan sonra fikri yönden Henry'nin büyük tesiri altında kalmıştır. Kitapla ilgili dikkati çeken unsur güzelliğin inanılmaz derecede dikkat çekici etkisi , ve güzel olanın kötü olmasının mümkün olmayacağı yönündeki kanıdır. Oscar Wilde kitapla ilgili olarak Basil karakterini "ben olduğumu sandığım " , Lord Henry karakterini "Dünyanın ben sandığı " ve Dorian Gray 'i ise " olmak istediğim kişi, belki başka bir çağda. " Diye nitelendirmistir.

Baskı: Küçük Ağaç'ın Eğitimi

Annesi ve babasını kaybettikten sonra büyük babası ve büyük annesi ile yaşamını sürdüren kızılderili küçük bir çocuğun ( küçük ağacın ) onlar tarafından sürdürdükleri yaşama hazırlanması , eğitilmesini , yerlilerin beyaz adama karşı verdiği mücadeleyi , beyaz adamın yerlilerin yaşam sahalarına , yaşamlarına nasıl müdahale ettiğini anlatıyor kitap. Son kırk sayfasına kadar sevecenlik , tatlılık , hayata dair oldukça vurucu cümleler ( büyükbaba ve büyükannenin çocuğa öğütleri) içeren kitap son 30-40 sayfada beni benden aldı. İnsanın gözlerini yaşartan bir son. Gözleri yaşartan olaylar silsilesi. Kitabın konu bakımından en son geldiği nokta bizi hüznün koynuna bırakıyor. Hayatta her şeyden önce kişi veya kişilerde "masumiyet" kavramını arayan , bu kavramın olduğu kişilere hayranlık duyan biri olarak nerdeyse Atesboceklerinin Mezarı adlı anime filmdeki Setsuko karakteri kadar beni etkileyen Küçük Ağaç karakteri beni masumiyeti ve saflığı ile çok etkiledi. Zihnime eminim unutulmamak üzere kazitti kendini. Tabiki o küçük yaşında öğrenmeye , uygulamaya verdiği önem de cabası... Son derece akıcı ve sikmayacak şekilde anlatılan olaylar kitabı elinizden düşürtmüyor.. Bir an önce okuyun...

Baskı: Benim Hüzünlü Orospularım

90 yaşını kutlayan yaşlı bir adamın doğum gününde bakire bir kız istemesiyle başlar kitap. Hayatını zaten hep para karşılığı ilişkilerle geçirmiş bir adamdır kendisi. Bize hayatın yaşın kaç olursa olsun yaşanmaya değer olduğunu , yaşının bir önemi olmadığıni ve yine bazı şeyler için hiçbir zaman geç olmadığını gösteriyor bize kitap. Aşk 9unda da 90inda da aşktır.

Filin Yolculuğu
7/1012.05.2018

Baskı: Filin Yolculuğu

"Her zaman bizi bekledikleri yere varırız " gibi mükemmel bir girişle sunulan kitap. José Saramago külliyatını eminim bitireceğim. Cümle biçimi zaten tarzını ortaya koyuyor. Daha doğrusu sadece virgül ve nokta kullanması noktalama işaretleri olarak ona has bir üslup. Kitabı okunmayi güçleştirir gibi bir izlenim uyandırmasın kesinlikle akıcı bir kitap olmuş. Ama Jose Saramago'ya başlangıç acisindan bence ideal değil. Mesela mutlaka Körlük ilk okunması gereken kitabı olmalı. Konu olarak da Portekiz kralının Avusturya arşidüküne armağan ettiği filin , yanında bir film bakıcısı ve askerlerle Portekiz'den Avusturya ya yolculuğu anlatılıyor. Salt bir yolculuk değil bu. İşlenen olaylar güzel. Yine Saramago'nun diğer kitaplarında olduğu gibi ironi , mizahi unsurlar ve dini eleştiriler göze çarpıyor. Özellikle kiliseye ve kilise zihniyetine eleştiriler kitabın ilerleyen bölümlerinde ön plana çıkmış. Filin karakter olarak okuyucuya sunduğu profil çok iyi. Ve bakıcısınin kişilik özellikleri , ince zekası , kişilere ve yerine göre değişen tavırları benim hoşuma gitti.

Ölüler Böyle Sever
7/1009.05.2018

Baskı: Ölüler Böyle Sever

"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam." Sıradışı , düzen , kural karşıtı ; herhangi bir gücün , kudretin karşısında boyun bukmeyen kişiliğiyle Bukowski 18 öyküden oluşan bu kitabında değişik yasamlardan,sokaklardan , insanlardan bizlere kesitler sunuyor. Gündelik yaşamın kıyılarında kalmış insanlar onun her zaman için tercihi.. Bukowski yalın , akıcı anlatımıyla ve ele aldığı konularla her zaman için okunan yazarlardan.

Baskı: Sodom - Sodom'un 120 Günü

İnanılmaz rahatsız edici bir kitap. Çok değişik bir kurgu.. Sade'nın hapishanede yazdığı bu kitap içerisinde insan aklının alamayacağı igrenclikleri barındırıyor. Filmini de izlemistim. Ciddi manada rahatsızlık verici bir kitap. Abartısız söylüyorum okurken kisacaktim. Sade'nın nasıl bir dünyası var merak ediyorum. Ben kesinlikle kimseye bu kitabı okuyun diye oneremem.Ozellikle o yaş grubundaki çocukların bu tür sapkınlıklar içinde bulunması rahatsız edici. Zaten bircok ülkede yasaklanması filminin her şeyi ortaya koyuyor.

ÖncekiSayfa 8 / 14Sonraki