Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: john banville
Max Morden orta yaşlı bir sanat tarihçisi. Kısa süre önce kanserden kaybettiği karısının yasını tutmak, anılarını canlandırmak, yalnızlığını unutmak için çocukluk yazlarını geçirdiği bir kıyı kasabasına gider. Burası yeniyetmeliğinin ilk cinsel dürtülerini yaşadığı, ilk fantezilerini kurduğu yerdir. Max, çocukluğunun anıları ile evlilik yaşamlarının anılarını paralel bir gelişme içinde hatırlar,…

Yazar: pelin buzluk
Uysal bir karanlık yürüyor gözlerime. Güneş tutuluyor Emir. Çocukların sevinç çığlıklarını duyuyorum. Uykuda olmasan, gelip sen de izler miydin? Elimden tutup beni bir gölgeye çekerdin. Ben, bir gölge, ancak bir başka gölgede gizlenirdim. Yıllardır gizlediğim ne varsa, oracıkta anlatırdım sana. Ama kurtulacağım bu koşudan, sana söz, sağ çıkacağım. Her şey gibi bunu da anlatacağım sana. Cam isleye…

Yazar: emil michel cioran
Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkûm olmayan hiçbir yeni hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerl…

Yazar: ıan mcewan
Çağdaş İngiliz edebiyatının en önemli yazarlarından Ian McEwan, son romanı Cumarteside tek bir günde koca bir hayatı anlatırken dünyada olup bitenlerden kendimizi ne kadar soyutlayabileceğimizi de sorguluyor. Savaşların biri bitmeden diğeri başlarken, dünyanın her yerinde kan dökülmeye devam ederken, nedensiz bir şiddet eyleminin gelip sizi bulmayacağının garantisini kim verebilir?

Yazar: şule gürbüz
"Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi. Tanrı'nın da yaptığı bu muydu? Baş, orta, son belli, helak kaçınılmaz, ancak önemli olan o zamanı geçirmek, o zamandan geçmek. Ve geldiğinde gelmemiş…

Yazar: julio cortázar
Çağdaş Latin Amerikan edebiyatının önde gelen temsilcilerinden Julio Cort zarın en sevilen öykülerinden bir seçki sunuyoruz okurlarımıza. Anlatımında fantastik ögelere sıkça yer veren, gerçek dünyayla olağandışı olayları iç içe geçiren Cort zar, edebiyatta gerçekçilik sınırları dışında incelemeler yapmaya yönelmiştir. Kısa öykünün gerçeğe doğru bir açılış olduğunu savunmuş, gözle görülmez bir nok…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: truman capote
Amerika debiyatında benzersiz üslubu ile öne çıkan Truman Capotenin gerçeğe dayanan kurmaca anlatısı ve Willa Catherdan Marilyn Monroeya dönemin ünlü kişileri üzerine yazdığı söyleşi portreleri, Bukalemunlar İçin Müzikte biraraya geliyor. Sıradan insanların gündelik yaşamlarından esinlenen öykülerinde Capote, süprizlerle bezeli bir edebiyat dünyasının kapılarını aralıyor.

Yazar: lâle müldür
Şair Lâle Müldürün neredeyse on beş yıldır yazmakta olduğu romanı Bizansiyya YKYden çıktı. Özkurmaca özellikleri taşıyan roman yeni bir zamanı yeni bir mekânda gerçekleştirme iddiası taşıyor. Bizansla Konstantiniyyenin birleşiminden doğan Bizansiyya, bugünün İstanbulunda yaşanan, yarı ütopik ama kanlı canlı, hedonist bir şehir: Kanlı trajediler, entrikalar ve frenlenmemiş ihtiraslar ülkesi. Yeni…

Yazar: hulki aktunç
Alevlerin çocuklarıyız. Yangınlarda doğan, yangınlarda ölen bir kuşaktan sürüyor soyumuz. Yakın tarihimiz yangınların da tarihi. Yakmanın ve yakılmanın. Bu tarih daha ne kadar sürecek bilmiyoruz ama Bir Çağ Yangını bir kehanet romanı gibi Türkiyeyi saran yangını anlattığında 1981 Abdi İpekçi Ödülünü almıştı. Bir öncü anlatım örneği olarak Bir Çağ Yangını edebiyatımızda seçkin yerini her zaman kor…

Yazar: philippe djian
Hemen belirtelim: bu roman yırtıcı bir aşkı anlatıyor. Aşkı, mutluluk ve evliklik beklentileriyle yaşamak isteyenlere göre kitap değil; hiç değil!... Sakin bir hayattan yanaolanlar, pembe rüyalarının yıkılmasından korkanlar, okumasınlar...Eleştirmenlerce bir mit, içtenlikle ve cesurca kaleme alınmış bir roman olarak nitelendirilen Betty Blue, barlarda çalışan bir kadınla bir musluk tamircisinin,…

Yazar: mine söğüt
Pürtelaş Sokağı'nda kediler bir gün canhıraş feryatlarla ortalığı inlettiler. Pürtelaş Sokağı'ndaki Beş Sevim Apartmanı'nda tuhaf şeyler oluyordu. Beş pencereli, beş odalı, beş acayip insanın oturduğu Beş Sevim Apartmanı'nda perdelerin arkasında tuhaf şeyler olup bitiyordu. Cinler âleminden gelenler, periler aleminden gelenler, cinperi âleminden gelenler, orada beş garip hikây…

Yazar: altay öktem
SukuşuKaranlık ayetleriDevletBeni yanlış öptüler aslındaTenimden akan denizKırmızı tüyün düşüşüÇamur şiirSessiz rhapsodyYalnızlık cinayettirHer şey: oda kırbaç ayna

Yazar: sine ergün
Bir birbirlerine, bir önlerine bakıyorlardı, kimse konuşmaya başlamıyordu. İnanır mısınız, kalbim güm güm atıyordu. Benim de. Yakınlarda bir otel var, gidelim mi, dedi adam, yok artık, dedim, adam hızlı çıktı. Kadın utangaç, önüne baktı, hafifçe başını salladı. Artık utanacak ne kaldıysa. Duraksadı, Yanlış anlamayın, kocamı seviyorum, dedi, artık yanlış anlaşılacak ne kaldıysa. Merak etmeyin, ben…

Yazar: soren kierkegaard
Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğünde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma uğraşını yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, gençkızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi bildik konulara ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaarda göre hayatın üç aşaması vardır: Estetik, etik ve dinsel aşama. Bunlardan ilki olan estetik aşamada her şey zevkin çevresi…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: jean paul sartre
İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransaya renk ve bütün dünyaya ses veren Jean-Paul Sartreın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel…

Yazar: sevim burak
Sevim Burak: Kendinden emin savrukluğuyla yazdığı gibi yaşayan bir yazar... Afrika Dansında, O karanlık çukura bakıyor / ta içine bakıyor / üzüm salkımı gibi ciğerlerini görüyor / üzüm salkımının arasında saklanmış... diyor... Bu öyküler, yazarın efsanevi kimliğinine daha yakından bakmak isteyenler için... TADIMLIKİTHAL MALI BİR MAKİNEHEM DE DEĞİL ÇÜNKÜ KONUŞUYOR FAKAT KENDİ SÖYLEDİĞİ KELİMEL…

Yazar: oliver sacks
Somut zamanda ''kayıp'' olan bir insanın varlığını oturtabileceği, kendini var kılabileceği bir yer var mıdır? Varlığının farkında bile olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde neler olabilir? Profesör Sacks'tan romantik tavırlı, geniş ve açık uçlu yaklaşımlarla örülmüş ''ciddi'' bir kitap. Sıradan her insan için '…

Yazar: oliver sacks
Karısını Şapka Sanan Adam kitabıyla büyük ilgi gören ve ilginç nörolojik vakaları insancı bir bakış açısıyla anlatan Dr. Oliver Sacks, Dayanacak Bir Bacakta bu kez hasta koltuğuna kendisi uzanıyor. Norveçte ıssız bir dağda bir boğayla karşılaşması, bacağının sakatlanmasına neden oluyor. Geçirdiği rutin olması beklenen operasyondan uyandığında bacağının vücudunun bir parçası olmadığını hissetmesi…

Yazar: oliver sacks
Anlattığı nörolojik hikayelerle olduğu kadar, insana, nörolojiye, hastalarına ve doğaya yaklaşım biçimiyle de farklı bir bilim adamı ve yazardır Oliver Sacks. Profesör Sacksı daha önceki kitaplarında amneziden otistik zekalılara, tuhaf tiklerden çeşitli felçlere ve tuhaf bellekli insanlara dek oldukça geniş nöroloji deneyimleri ile tanışmıştık.Renkkörleri Adası ile bu kez bizi dünyanın bir ucuna,…

Yazar: oliver sacks
Uyanışlar, 1920li yıllarda dünyanın farklı yerlerinde görülen uyku hastalığı salgınından muzdarip yirmi hastayı ve onların kırk yıl sonra Doktor Sacks gözetiminde aldıkları L-DOPA ilacının inanılmaz etkilerini anlatıyor. Hastalar, bu ilacı aldıktan sonra mucizevi bir uyanış yaşıyorlar. Nasıl bir bıçak sırtında yaşadığımızı anlatan kitap; birçok belgesele, radyo-sahne oyununa ve Robin Williamsın d…

Yazar: milan kundera
Yazdığı romanlar çok geniş bir okur kitlesince oku¬nan ve çağımızın en önemli yazarları arasında gösterilen Milan Kundera, Perde adlı yedi bölümden oluşan bu denemesinde romanı kendi evreni içinde ele alıyor. Romanı Cervantesden Márqueze, Rabelaisden Flauberte, Musilden Stendhale türünün yapı taşlarını oluşturan yazarlar ve yapıtları arasın¬da dolaşarak incelerken, bir yandan da, kendisinden önce…
