Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: tomris uyar
Tomris Uyarın 1979 yılında Sait Faik Öykü Armağanı kazanan öykü kitabı Yürekte Bukağı, Yapı Kredi Yayınlarının edebiyat dizisinden çıktı.Geçen yıl aramızdan ayrılan, Türk edebiyatının ustalarından Tomris Uyar bu öykü kitabında bir sıkıyönetim döneminde yaşamın her alanında yüreklerine bukağı vurulmuş kişileri ele alıyor. TADIMLIKAnlat Bana1Ara sıra olur. Cigara dumanlarıyla dolu, boğucu, kala…

Yazar: elias canetti
Marakeşte Sesler, Canettinin Fastaki gözlemlerinden oluşan, insan ilişkilerini betimleyen ve kendi içinde bütünlük de gösteren öykülerini içeriyor.

Yazar: ferhan şensoy
Bir ırmak kıyısında doğdum ben bir ırmak romandır bu hem el yazması elle tutulan elde var birinci cilt. ... Ayşeni seviyorum. Sanki bir kaynak makinasıyla beynime adını yazdılar. Fersiz bir ampul sarkar tavandan, öylesine büyür ki başımın gölgesi ak kağıt karanlık olur, ne cezve görünür ne çaydanlık, ben çizerim, Tepebaşı gazinosundan türk sanat musikisi yayılırken Haliç üstüne. Artık tüm incelik…

Yazar: ferhan şensoy
'bir ırmak kıyısında doğdum ben/ bu yüzden/ bir ırmak romandır bu özgeçmişsel/ hem el yazması/ elle tutulan/ elde var ikinci cilt/ sapını gülle donattığım kalem/ başkaldırıyor/ kurşun olarak/ dağlardan geliyor ırmak.' Kitaptan.

Yazar: yalçın tosun
Yeni öykücülüğümüze hatırı sayılır bir katkı olarak da görüp okunabilecek bir ilk kitap! Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler bir ilk kitap... Olgun bir dille, dipdiri öyküler kotarıyor Yalçın Tosun. İnsana, dünyaya, çevresine, dahası kendi içine eğilip bakma gözü pekliğini gösterirken dostluğu, sevgiyi, mutluluk arayışını da hüzünle dillendiriyor. Dile gelmeyen, onun kaleminde incelikli bir kurguy…

Yazar: yalçın tosun
Dostluk, arkadaşlık, sevgi, tutku, bağlılık ve keder... Bu duygular arasında mekik dokuyan, gönül kırıklıklarını ustalıklı bir sevecenlikle onarmaya çalışan bir kitap, Peruk Gibi Hüzünlü. İlk öykü kitabı Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler ile adını duyuran Yalçın Tosun, kısa sürede ikinci baskısı yapılan bu kitabıyla 2011 Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü'ne de layık görülmüştü. Öyküleri,…

Yazar: mehmet erte
Şu geceler eskiden çok işime yarardı. Beni bir insan yapan gecelerimi yitirdim. İnsan mı? Yo, hayır; insan olmak için insanların arasına karışmak gerekir. Sadece karışmak mı? İkiyüzlülük etmeden mümkün mü bu? Yerine göre gülümseyeceksin, el sıkışacaksın, kol kola gireceksin; öfkeni yerinde göstereceksin, durup dururken değil zamanı geldiğinde hızlı adımlarla uzaklaşacaksın. Her şey yerine göre ol…

Yazar: mehmet erte
Benim için gözler yoktu artık, gözleri dikenli teller gibi koruyan kirpikler vardı. Gözler vardı tabii ama kirpikleri aşıp ulaşamıyordum onlara. Gözler yoktu yani, ama aslında ulaşılmazlıkları oranında daha güçlü olarak vardılar. Gözler vardı yani. Ama kimin gözleri? Neredeydi o? Hiçbir yerde olmadığı için her yerdeydi. Nerede olduğunu bilmediğim için buradaydı. (...) Onun sokaklarında bir hacıyd…

Yazar: semih gümüş
Vüsat O. Bener, üstünde yeterince durulmamış bir yazınsal dil yaşantısı kurmuştur. Bu yaşantı (demek ki dirimsel ve organik bir yapıdan söz ediyoruz) kendi anlamlarını da çok boyutlu bir uzama, çeşitli frekanslardan gönderip durur. Bir yansıtıcıyla karşılaştığında, yeni bir açı kazanarak, bir başka yansıtıcıya yönelir. Gücü bazen çoğalıp bazen azalarak, başlangıçta yazarının bile öngörmediği anla…

Yazar: vüs`at o. bener
YİNE öldürgen bir intihar sabahı, yirmi miligram nobraksin almama karşın, ellerimin titremesini önleyemiyorum; kaydın bay Muannit Sahtegi, yapma, seni konuşmak değil, yazmak kurtarır derken, yani günlük adı altında ilk üç beş tümcenin yazıldığı günden tam üç yıl sonra, yeniden başlamayı deniyorum. Yoksa, galiba, dün gördüğüm, yanıbaşında sulandırılmış rakı şişesi, dilenen ihtiyardan beter yıkılmı…

Yazar: vüs`at o. bener
Bu küçücük kitap, Vüsat O. Benerin özyaşamöyküsel anlatı dizisinin, Trilogyasının üçüncü kitabı. İlk iki kitap, Siyah-Beyaz ve Mızıkalı Yürüyüş idi. Kara Trende, diğer iki kitap gibi, kronolojik bir kurguya dayanmıyor, yazarın özyaşamöyküsünü tastamam faş etmiyor. Ama bir yandan da, doğrudan doğruya yaşamöyküsünden, yaşamöyküsünün bu kitaba yansıyan kesitlerinden kaynaklanan bir çarpıcılık, bir ö…

Yazar: vüs`at o. bener
Modern Türk öykücülüğünde altın kuşak olarak tanımlanabilecek 1950 kuşağının önde gelen isimlerinden birisidir Vüsat O. Bener. 1950de New York Herald Tribune gazetesi ile Yeni İstanbul gazetesinin ortaklaşa düzenledikleri öykü yarışmasında Dost adlı öyküsüyle adını duyurdu. Yarım yüzyılda ortaya koyduğu az sayıdaki öykü, roman ve oyunlarla edebiyatımızda etkili ve saygın bir yer edindi. Şimdi büt…

Yazar: vüs`at o. bener
Türk öykücülüğünün yüz akı Vüsat O. Bener, son öykülerinden oluşan Kapanda kendine özgü, kapalı bir ironiyle yaşamın ve ölümün üstüne gidiyor. Hastalıklarla boğuşurken yaşamdan yana tavrını koyan ama ölüme göz kırpma cesaretini de kendinde bulabilen yazar, gerçekleri kurmacaya ustalıkla yediriyor. Her cümlede Benerce kıvılcımlar çaktırıyor yine. Kısa, sağlam ve dipdiri öyküler sunuyor okuruna.…

Yazar: wolfgang borchert
Savaşın acımasız bir sesi vardır. Yakıcı, yıkıcı, yok edici bir siren sesi. Wolfgang Borchert, yıllarca bu ses kulağından eksilmeden yaşamış bir kuşağın Alman edebiyatındaki en önemli temsilcilerinden biri. Edebiyat tarihçilerinin yıkıntı edebiyatı adını verdikleri bu akımın tüm gücü var onun şiir ve hikâyelerinde. İkinci Dünya Savaşının ardından yanmış yıkılmış bir ülkeye dönen bir yazar olarak…

Yazar: wolfgang borchert
Savaşın acımasız bir sesi vardır. Yakıcı, yıkıcı, yok edici bir siren sesi. Wolfgang Borchert, yıllarca bu ses kulağından eksilmeden yaşamış bir kuşağın Alman edebiyatındaki en önemli temsilcilerinden biri. Edebiyat tarihçilerinin yıkıntı edebiyatı adını verdikleri bu akımın tüm gücü var onun şiir ve hikâyelerinde. İkinci Dünya Savaşının ardından yanmış yıkılmış bir ülkeye dönen bir yazar olarak…



