ÖZ
@özgse

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Middlesex
10/1019.09.2015

Baskı: Middlesex

Baskı: Olur Böyle B*ktan Şeyler

Pek iyi bir kitap olduğu söylenemez. Mutlaka okunmalı da diyemem. Ama kitabın verdiği mesajı sevdim. Hepimizin bildiği bir şey olsa da çoğu zaman gözümüzü kapadığımız bir şeyi yazmış yazar. Yaratıcı olduğu da söylenebilir.

Kış Bahçesi
8/1005.09.2015

Baskı: Kış Bahçesi

Basit bir dille yazılmış bir kitap. Nedense buna rağmen yada bu sebeple duyguyu bir şekilde aktarmayı başarıyor. Ancak şu masal olayını biraz zorlama buldum. Hikaye masal formatından çıkınca kitap çok daha iyi oldu bence. Sonunu da pek gerçekçi bulamadım. Ancak insan Kış Bahçesi gibi bir kitabı üstün bir edebiyat eseri okumak için yada gerçekçilik için okumaz diye düşünüyorum. Bunlar olmasa da bir çok insanın aradığını bulacağı bir roman.

Baskı: Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar)

Öncelikle kitaba karşı tarafsız olmadığım kesin. psikoanalitik yaklaşım ve benzerleri bende biraz önyargı oluşturuyor. Yine de kitabı pek beğenmememin başka sebepleri de var. Basit yazılmış, tedavi süreçleri de basite indirgenmiş. Psikoloji ve psikiyatri hakkında fazla bilgisi olmayanlar için yazılmış olduğundan olabilir. Üstelik sıradışı vakalar denilse de bana pek de öyle gelmedi. Kitapta sevdiğim şeyler de yok değildi tabi. Yazarın yaptığı işteki hataları sıkça belirtmesini sevdim. Oldukça akıcı yazılmıştı. Konuya ilgisi olan insanlar için ilginç bilgiler sağlayacağı da kesin.

Baskı: Veronika Ölmek İstiyor (Yedinci Gün #2)

Yazarı, kitaplarını çok seven bir insan olarak bu kitaba ısınamadım. Belki edebi bir kusuru yok ama beni yine de rahatsız etti. Belki de bir psikolog adayı olduğum ve kişisel olarak aldığım için. Doktoru özellikle sevmedim. Yaptığı şeyin kabul edilebilir hiç bir yani yoktu kesinlikle. Ve bunu bir tedavi yöntemi olarak görmesi beni sinir etti açıkçası. Hastalıklar yaklaşık olarak doğru tanımlanmıştı ama biraz basite kaçıyordu. Yazarın dili de diğer romanlarına göre basit geldi nedense. Tüm bunları söylesem de haksızlık etmek istemem. Okunması gereken ortalamanin üstünde bir roman.

Otomatik Portakal
8/1031.08.2015

Baskı: Otomatik Portakal

Kitabın dilini sevmedim bir türlü. Argo olduğundan değil aynı kelimelerin sürekli tekrarından. Kardeşlerim kelimesi artık sinirlerimi bozmaya başlamıştı. Bunun dışında içeriği beğenmemek pek mümkün değil bana göre. Alex sevilecek biri olmadığı gibi nefret edilecek biri de değildi ama kitabın sonunda yaşadığı değişim ve bu değişimin büyümeye bağlanması bana mantıklı gelmedi. Bunlarla beraber okumaya değer olduğunu düşünüyorum.

Rüzgar Gibi Geçti
10/1030.08.2015

Baskı: Rüzgar Gibi Geçti

Kitabın tuğla gibi olduğu bir gerçek. Ancak içinde tek bir gereksiz paragraf olduğunu düşünmedim okurken. Akıcı ve okuması zevk veren bir roman. Romanın kendisinde bir kusur bulabilineceğini pek sanmam. Yine sinir bozucu bir kaç ayrıntı yok değildi. Mesela kitap güneylilerin tarafını anlatsa da insan ister istemez keşke burunları biraz sürtülse diye içinden geçiriyor. İkincisi ise Scarlett'in akıl almaz bencilliği herhalde. Yalnızca bencillik o kadar sevimsiz bir özellik gibi gelmez bana. Çoğu zaman gerekli gördüğüm bir özellik de olabilir. Ancak Scarlett de olduğu gibi cahillikle birleşince insana sevimsiz geliyor. Tabi gücüne saygı duymamak da mümkün değil. Kısacası roman tam olması gerektiği gibi yazılmış, ne eksiği var ne fazlası.

Eroinle Dans
7/1026.08.2015

Baskı: Eroinle Dans

Eroin hakkında yazılmış bir kitaptan beklediğim gibi değildi sanırım. Bir çok yazarla aynı hataya düşmüş yazar. Çok gerçek bir yarayı, göz önünde olsa da bir o kadar göz yumulan bir olayı masal gibi anlatmış. Karakterlerdeki tutarsızlık bir yana insana hiç bir şey gerçek gelmiyor. Bu konuda okuduğum diğer kitaplaEroin hakkında yazılmış bir kitaptan beklediğim gibi değildi sanırım. Bir çok yazarla aynı hataya düşmüş yazar. Çok gerçek bir yarayı, göz önünde olsa da bir o kadar göz yumulan bir olayı masal gibi anlatmış. Karakterlerdeki tutarsızlık bir yana insana hiç bir şey gerçek gelmiyor. Bu konuda okuduğum diğer kitaplardan ve araştırmalarımdan yola çıkarak eroinle dans denen oyunun çokça yumuşatıldığını düşünüyorum. Bunlara rağmen emek verilmiş ve değinilmesi gereken bir konuya değinmiş. Belki ergenlik dönemindeki gençler için faydalı olabilir. Ancak özendirici olabilecek yönleri de yok değil. rdan ve araştırmalarımdan yola çıkarak eroinle dans denen oyunun çokça yumuşatıldığını düşünüyorum. Bunlara rağmen emek verilmiş ve değinilmesi gereken bir konuya değinmiş. Belki ergenlik dönemindeki gençler için faydalı olabilir. Ancak özendirici olabilecek yönleri de yok değil.

Daha
10/1025.08.2015

Baskı: Daha

Hakan Günday kitaplarına ayrı bir sevgim vardır. Her kitabı insana her şeyin gerçek olduğunu hissettirir, insana masal gibi gelmez. Bu roman için de bu özellik geçerli olduğundan kitabı çok beğendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Yalnız Gaza karakterini diğer karakterlerinden daha farklı daha günahkar buldum. Bana sevimsiz geldi. Yazar sadece bir karakter ve hikaye anlatmamış bu romanda. Aynı zamanda bir çok konuda derin sohbetlere de girmiş ve bu her ne kadar ayrı bir tat olsa da bazen insanı hikâyeden uzaklaştırmış. Belki de bana öyle geldi. Sonuç olarak yazarın okurlarını hayal kırıklığına uğratmadığı da bir gerçek.

Baskı: Günahın Üç Rengi - Madalyonun Öteki Yüzü

Kitapta dört ayrı vaka anlatılıyor aslında. Hepsi de okuduğum için memnun olduğum gerçek hikayeler. Ama nedense yazar sadece hastanın hayatını ve aslında sorununu derdini anlattığı kısıma çokça yer verirken çözüm kısmını kısa kesmis. Oysa ki aylar süren seanslarda Terapisti en çok zorlayan hastanin dünyasını sarsan bu kısımdır. Sorun ve sebep ortaya çıktıktan sonra gerisi çözülecek gibi kısa bir şekilde geçilmiş. Salih'in hikayesinde ise yazarın bu kadar şaşırmış olması ve bu kadar bilgiye ihtiyaç duymasını garipsedim biraz da. Çok tecrübeli bir Terapist sonuçta. Bunlara rağmen benim için asıl hazine Hayat'ın hikayesiydi. Bana çok şey öğrettiğini düşünüyorum.

Baskı: Ve Dağlar Yankılandı

Yazar çokça ünlü olunca kitabı okumadan ezberlemis gibi oluyor insan. Gerçi bu benim yazarın okuduğum ilk kitabı. Okumaya bu kitapla başladığım için de memnunum, önyargılı olmak istemem. Öncelikle farklı insanların hayatlarını anlatarak tek bir öykü ortaya koymasını gerçekten beğendim. İkinci olarak ise fazla reklamdan olsa gerek duygusal, belki insanın gözlerini dolduracak bir hikaye beklerken insanların zayıf ve güçlü yanlarını vurgulayan son derece gerçekçi yazılmış bir romanla karşılaştım. Bundan da çok memnun kaldım. Bazı karakterler beni sinir etmedi değil ama zaten gerçek hayattaki insanlar da öyle. Kitaba belki kimse kusursuz diyemez ama kesinlikle okunmaya değer denilebilir diye düşünüyorum.

Baskı: Ateşböceği Yolu (Ateşböceği Yolu, #1)

diyalogları yapmacıklastirmadan dramatik olmadan yada romanı süslemeye çalışmadan basit şekilde duygusal olabilmis az sayıda roman okudum şimdiye kadar. Ateşböceği Yolu da bunların arasında oldukça iyilerden. Bütün bir hayatın on yılların geçişini izliyorsunuz kitapta. Ve bunu yaparken size herseyin gerçek olduğunu hissediyor insan. Gerçi Sean karakteri neden bu kadar silik kalmış onu anlayamadım. Kitabın ana fikrine uymadığı için sanırım ama baş karakterin erkek kardeşi de varlığını hissettirse neler olurdu merak ettim. Sonuçta vaktime dediğine eminim.

Keşke Gerçek Olsa
8/1009.08.2015

Baskı: Keşke Gerçek Olsa

Güzel bir hikaye olduğunu söylemeden başlamak istemem. Komadaki insanlarla ilgili gizem yıllar boyu daha bizi uğraştıracak gibi görünürken böyle konularda ilginç teorilere dayanan kitapları seviyorum. İnandırıcılığı tartışılır olsa da. Arthur'u Lauren' den daha ilginç bulduğumu söylemem gerek. Lauren için biraz sıkıcı da denebilir. Aralarındaki ilişki de fazla dramatik anlatıldığı için çok samimi gelmedi bana. Ancak Arthur'a ve ortağına, aralarındaki ilişkiye bayıldım. Yazar dili iyi kullanıyor belli ki. Basit ama bu tür kitaplarda böyle olmalı zaten diye düşünüyorum. Rahatsız edici olan şey bazı yerlerdeki duygusal, dramatik anlatımın diyalogları yapaylaştırması bana göre. Tabi bir çoklarına çekici gelebilecek bir özellik de olabilir.

Melekler Zamanı
8/1014.07.2015

Baskı: Melekler Zamanı

Konuyu ve karakterleri sevdim. Her ne kadar arada Nesil'i çok şımarık bulsam da. Bir de yazarın neden hep garip isimler kullandığını pek anlamadım tabi. Kitapta rahatsız edici bulduğum şey yazarın bazen fazla süslü bir üslupla yazması oldu. açıkçası süslü cümleler bana hiç bir zaman samimi gelmemiştir. Sadece basit cümlelerle yazılmış basit gerçekler beni daha çok duygulandırırken başka türlüsü yapay geliyor. İster istemek yazarın kitabı süslemek için uğraştığını düşünüyorum. Tabi haksızlık ediyor olma ihtimalim yüksek. Büyük ihtimalle yazarın tarzı bu. Diyaloglar arası uzun, duygusal, süslü paragraflar beni biraz sıktı ve sabırsızlandırdı. Kitap 400 sayfa olarak da yazılabilirmiş diye düşündüm. Tüm bunlarla kitaba haksızlık etmiş olmak da istemem. Kitabın türünün diğer örneklerine göre gerçekten iyi olduğunu düşünüyorum.

ÖncekiSayfa 8 / 13Sonraki