ÖZ
@özgse

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Şeytani Düşler (Anita Blake Vampir Avcısı, #12)

Anita Blake serisi fantastik bir seri orası kesin. Canavarlar olacak, vampirler olacak, kurt adamlar olacak, büyü olacak tamam da Anita'da her şeyden önce aksiyon olması gerekirdi. Ama olmamış. Bu kitapta beklediğimi bulamadım o yüzden. Aksiyon yeterli olmadığında canavarlar da büyüler de sıkıcı olmaya başlıyor haliyle. Üstelik kitap 1060 sayfa. Kalın olması biraz daha aksiyon daha az büyüsel saçmalık olsa avantaj olurdu ama bu haliyle sıkıcı olmuş. Tabi bir Anita Blake kitabı ne kadar sıkıcı olabilirse. Seri ilerledikçe karakterler büyük değişim gösteriyor. İyi yönde olanlar da var kötü yönde olanlar da. Anita'nın bu kadar kasıntı olması sinir ederdi beni, şimdi ise bütün kurallarını bu kadar kolay çiğnemesi. Yazar yine çok canlı bir anlatımla anlatmış olayları. Beklediğimi bulamamış olsam da devamını heyecanla beklemeden de duramıyorum.

Baskı: Zincirlenmiş Narkissos (Anita Blake Vampir Avcısı, #10)

Aslında Anita Blake kitapları hakkında yorum yapmak istemiyordum pek. Çünkü yorumun kitap için değil seri için olacağını biliyordum. Böyle serilerde kitabı seriden bağımsız değerlendirmekte zorlanıyorum. Yine de bu kitaba yazmak istedim. Son iki kitaptan sonra onuncu kitabı çok daha iyi buldum çünkü. Her ne kadar cinselliğin çok ön planda olması nedeniyle eleştirilse de kurgusu çok daha sağlam, çok daha akıcı bir hikaye olmuş. Seri ilerledikçe tekrar da artmış haliyle. Okurken bırak şunların kara kaşını kara gözünü anlatmayı da olaya gel dediğim çok yer oldu. Ama benim gibi kitapları üst üste okumayan insanlar için faydalı olacaktır. Kitabın hızlı bir temposu ardı. Hatta ben yoruldum artık karakterler adına. Seriye ve bu tarza alışık olmayan okurlar için de daha da yorucu olduğunu gördüm çevremden. Ama bence romanın en çekici yanı da bu zaten. Bu seriyi insanlara sevdiren şeyin edebi özelliklerinden çok karakterleri olduğunu düşünüyorum. En azından benim için öyle. Ve çok az yazar olayları böylesine canlı bir şekilde anlatabilir diye düşünüyorum. Diğer kitaplardan farklı olarak bir çok karakterin büyük değişimler geçirdiğini gördüm. Ben sevdim gerçi. Çok yerde Anita kaçmayı bırak bahane arama sen böyle biri değilsin demek istememe rağmen. Richard da beni tam anlamıyla çıldırttı. Gerçi ilk ortaya çıktığı andan beri mızmız halleri beni sinir ederdi ama artık iyice gıcık oldum. Seriyi de bu onuncu kitabı da bu türü sevenlere tavsiye ederim. Ben Zincirlenmiş Narkisos'u diğerlerine göre daha bir sevdim. Özellikle sekiz ve dokuza göre. Çok daha akıcı, çok daha sert, kurgusu çok daha sağlamdı.

Baskı: Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

Kitabın ismi içeriğini gayet açık bir şekilde ifade ediyor. O yüzden kitabın özetini yazmaya gerek yok. Kitapta müthiş bir bilgi birikimi olduğu da kesin. Binlerce yıllık bir tarihi sadece 408 sayfada bu kadar güzel ifade edebilmek de yine müthiş bir başarı. Kitabın dili akıcıydı. Bu kadar çok bilgi içeriyor olmasına rağmen edebi olarak da dikkate değerdi. Kitabın ilginç olmasının yanı sıra dili de sıkılmadan okunmasını sağlıyor. İnsan kendini, türünü, yaşadığı dönemi, geçmişini ve geleceğini sorgulamadan edemiyor. Yazar farklı teorileri gerçek olma olasılıklarını tek tek değerlendirmiş bir çok konuda. Yine de bazı düşünce biçimlerini öne çıkardığını ve savunduğunu da düşündüm okurken. Bunun kötü bir şey olduğunu düşünmedim. Kitapta herkesin bildiği şeyler de vardı pek bilinmeyen ilginç bilgilerde. Çoğu yerde beni araştırma yapmaya da sevk etti. Kısaca herkese gönül rahatlığı ile tavsiye edebileceğim bir kitaptı. Keyifli okumalar.

Hikayeci
8/1030.12.2015

Baskı: Hikayeci

Sonuna Kadar
8/1020.12.2015

Baskı: Sonuna Kadar

Klasik bir hikaye aslında. Ama yeni nesil aşk romanlarının sürekli ergenler ya da ergenlikten yeni çıkmış kahramanlar arasında geçmesi nedeniyle böyle kitaplar hoş bir değişiklik oluyor. Yazarın üslubunu da sevdim. Tabi klasik İtalyan sahipleniciliğini, cinsiyetçiliğini sevdiğim söylenemez. Sürekli 'Al beni' ler; 'Ben hep sana aittim' ler; 'Beni İstediğini söyle, teslim ol' lar beni baydı açıkçası. Ama kitabı ve de yazarı okumayı bıraktıracak kadar da değil. Kısacası hoş bir kitaptı. Eğlenmek, kafa dağıtmak için, bir kaç saatlik bir molada okunabilecek bir romandı.

Ay Bahçesi
9/1016.12.2015

Baskı: Ay Bahçesi

Kitapta mantıklı olan pek bir şey yoktu bence. Ama mantıklı olmaması kitabı sevmemi engellemedi. Yazarın en sevdiğim kitaplarından biriydi. Yine de Ian ve Elliot'un akıl almaz bencillikleri uzun süre beni sinir etti. Kitaptaki erkek karakterlerin sorunu ne diye düşünmedim değil. Selena'nın her şeyi en baştan öğrenmesi gereksiz yere hayatı ne kadar zorlaştırdığımızı gözler önüne seriyor. Bilimsel olarak daha fazla araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Dönem özelliklerine dair de pek bir bilgi yoktu. Zamandan bağımsız yazılmış gibiydi. Kendime bir kaç kez olayların geçtiği yılı hatırlatmak zorunda kaldım. Ama tabi sevdiğim, ailenin ne olduğu, nasıl olması gerektiği ile ilgili olan aynı zamanda da aşkı ve dünyayı sorgulayan bir romandı. Yazarın önceki kitaplarını sevmişseniz bunu da mutlaka seversiniz.

After - Karşılaşma
6/1007.12.2015

Baskı: After - Karşılaşma

Zamanında Wattpadde uzun zaman geçirmiş bir insan olarak tekrar döneceğimi, bir Wattpad kitabı okuyacağımı sanmıyordum. Ama okudum. Çünkü bir Wattpad kitabı okuduğumun farkında değildim. Yine de beklediğimden iyi olduğunu da söylemem gerekir. Beklediğimden iyiydi de beni benden aldı tabi. Okuduğum en dengesiz karakterlerdi sanırım, ki daha önce pek çok dengesiz karakter okumuşluğum vardır. Hardin saplantılı, tutarsız, hatta muhtemelen de klinik olarak hasta bir karakter. Bu tavırları ile kızı da gittikçe kendisine benzetti. Kitap aslında bir kaç popüler kitabın karışımı gibiydi. Yer yer bir romana yer yer başka bir romana fazlasıyla benziyordu. Tessa'nın sürekli ağlayıp durması da bende kafamı duvara vurma isteği oluşturuyordu. Kitabın sonunu da ortalarında tahmin etmiştim. Gerçi ne kadar tahmin etsem de yazar öyle bir sahneyle bitirmiş ki o kadar şikayet ederek okuduğum kitabın devamını merak ederken buldum kendimi. Muhtemelen de çıkar çıkmaz okuyacağım. İnsan okurken kendime bunu neden yapıyorum diye soruyor ama merak etmeden de duramıyor. Aslında bu tarz kitapları sevenlerin çok beğenebileceği bir kitap olduğunu da inkar edemem.

Baskı: Fırtına (Tempest, #1)

Uzun zamandır zaman yolculuğu temalı kitap okumamıştım. Hoş bir değişiklik oldu. Edebiyatta çokça örneği olan bu temayı yazar bir şekilde özgünleştirmeyi başarmış. Basit ve akıcı bir dili var. Gerçi kitap ara ara durgunlaşıyor. Zaman yolculuğu yapan bir baş kahraman olunca işler biraz karışıklaşabiliyor tabi. Kavranması gereken çok şey var ama yazar pek bilgi vermemiş. Belki de devam kitaplarına saklıyordur cevapları. Benim için fazla sıkıntı yaratmadı ama rahatsız olabilecek insanlar da vardır muhtemelen. Kitap benim dikkatimi çekmeyi başardı. Devamını da okumayı düşünüyorum ancak bir yer yer biraz yavan buldum ve eksiklerinin olduğunu düşünüyorum.

ÖncekiSayfa 6 / 13Sonraki