Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Artemio Cruz'un Ölümü
ölüm döşeğinde olan bir adamın hayatı kendi geçmişi üzerinden sorgulaması. kitap aslında üç farklı şekilde ilerliyor. ilkin Artemio Cruz un Meksika'da geçmişte katıldığı iç savaşın ve diğer anılarının anlatıldığı kısım, ikincisi Cruz'un kendi ölüm anında aklından geçen düşünceler ve son olarak Cruz'la sen diye konuşan dış bir ses ki beni en çok etkileyen bu üçüncü kısım oldu. Ayrıca kitabın Sander yayınlarından çok eski bir basımını sahafta bulabildim, kitaplığımın en kıymetli köşesinde saklanmaktadır.
Baskı: Siddhartha
kitap doğu bilgeliği hakkında ipuçları sunuyor. kesinlikle okuyunuz. özellikle çevirmenin Kamuran Şipal olması benim için kitaba ayrı bir değer kattı
Baskı: Yaşamın Ucuna Yolculuk
tezer özlü nün dipsiz kuyuları.. karamsarlık,yaşamın hiçliği. toplumdan nefret ediş. okunası bir kitap. sizi üzecektir ama
Baskı: Beyaz Geceler (Bir Hayalperestin Anılarından)
Dostoyevski nin iki kısa öyküsünden oluşan bu kitabında 'Beyaz Geceler' ismindeki ilk kısım oldukça güzel. bitişi çok çarpıcı. bir acı bırakıp içinizde kapanıyor perde
Baskı: Fahrenheit 451
aslında ilk başta bu kitaba önyargıyla yaklaşmıştım.herkesin orda burda elinde gezdirdiği çerez niyetine okunup atılan popüler kitap olarak düşünüyordum. yanılmışım. kitap zaten 90 larda yazılmış ve sarsıcı bir distopya örneği sunuyor. umarım gerçekleşmez anlattığı.
Baskı: Ekmek Arası
Bukowski usta kendine has üslubuyla gençlik yıllarını anlatmış
Baskı: Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine
Arthur Schopenhauer. Felsefenin eriştiği doruk noktası
Baskı: Düşüş
müthiş bir kitap.beni derinden sarstı.mutlaka okunması gerek ama sindirerek
Baskı: Babama Mektup
babaya mektup yazarken kendi kendini sorguya çekmiş kafkacım benim
Baskı: Aşka ve Kadınlara Dair
"Ne kadar yüksek ve ulvi görünürse görünsün, ne var ki her türlü aşk bütünüyle cinsiyet güdüsünden kaynaklanır.Aslinda aşk dediğimiz şey sadece daha belirli, daha özelleşmiş ve belki de kelimenin dar anlamında, daha ferdileşmiş biçimiyle mutlak manada bu içgüdüdür. Eğer bunu aklımızdan çıkarmayıp bütün evreleri ve seviyeleri itibarıyla aşkın, sadece dramalarda ve romanlarda değil, fakat aynı zamanda hayat sevgisinin hemen yanıbaşında kendisini bütün dürtülerin en güçlüsü ve en etkini olarak gösterdiği gerçek dünyada da oynadığı önemli rolü göz önünde tutarsak; eğer onun sürekli gençlerin kabiliyet ve düşüncelerinin yarısını işgal ettiğini ve neredeyse her insani çabanın nihai hedefi olduğunu, en önemli işleri ters biçimde etkilediğini, en ciddi uğraşları saat başı yoklayıp rahatsız ettiğini ; zaman zaman en büyük kafaları bile yoldan çıkarıp çılgına çevirdiğini, devlet adamlarının önemli işlerini ya da bilginlerin araştırmalarını sekteye uğratmaktan çekinmediğini, aşk mektuplarını ve saç lülelerini bakanların evrak çantalarına ve filozofların musveddelerinin arasına birakmayı becerdiğini , bir o kadar da en karmaşık ve uğursuz işleri tertipleyip düzenlemeyi, en değerli bağlılıkları çözmeyi , en güçlü bağları koparmayı bildiğini, hayatın sağlığın servetin mevkiinin mutluluğun zaman zaman onun uğruna feda edildiğini , başka türlü kendi halinde, dürüst bir adamı kalleş, bu zamana kadar sadık birisini hain yaptığını ve topyekün amacı önüne çıkan herşeyi yıkmak, karıştırmak ve alt üst etmek olan hasım bir iblis olarak göründüğünü düşünecek olursak şu soruları soran birinin yeterli sebebi olacaktır:,BÜTÜN BU GÜRÜLTÜ NEYİN NESİ? BUNCA KOŞTURMA, BUNCA YAYGARA, VAVEYLA , BUNCA TASA KEDER SEFALET NE İÇİN
Baskı: Düğün ve Bir Alman Dosta Mektuplar
'Yaşamı öven her şey, aynı zamanda onun anlamsızlığını artırır.' 'Ben, tersine, toprağa bağlı kalmak için adaleti seçtim.Dünyanın üstün bir anlamı olmadığına bugün de inanıyorum.Ama onda bir şeyin anlamı bulunduğunu biliyorum.Bu da insan; çünkü anlamı bulunmasını zorunlu gören tek varlık o'