Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Serenad
Serenad Okunması ve kaçırılmaması gereken ender kitaplardan. üzücü sıkıntılı kısımları okurken ağlamamak için iç çeksem de tekrardan okuyabileceğim kadar değerli. Aşk ve başka etkenlerin getirdiği yıkıcı şeylere karşı ayakta kalmak ve sevdiğinden kopmamak yaşamaya devam etmeyi anlatan kitap. insana insan olmayı öğreten bir kitap. İnsanları sadece ırk, din,kültür bakımından ayırıp kayırmamak ya da yermemek gerektiğini öğreten kitap.. Okuyun sonrasında siz daha iyi göreceksiniz zaten etkilerini :)
Baskı: Baba
Tamam anne kitabını sevmiştim ama bu kitap çok duygusaldı. Beni benden aldı okurken.. O yüzden anneyi okuyup beğenenler lütfen bu kitabı kaçırmasınlar. Bir baba ve tüm mücadelesi. Mutlaka okumanız gerek.
Baskı: Sonsuz Karanlık (Gece Avcısı Dünyası, #2)
10 üzerinden 10. Daha güzel olamazdı. Menchereze bayıldımmm !!!
Baskı: Anne
Anne'yi okurken kime hak vereceğimi çok düşündüm. Sonra herkesin penceresinden baktım ve düşündüm ki hepsi onlar için en doğru olanı yaptı. Ne kadar kızmış olsamda. Özellikle Eva'ya. Sara çocuğunun özlemiyle dolu çok genç bir anne. Aile içi ilişkileri, açık evlat edinmeyi çok güzel bir dille anlatmış. Hüzün dolu. Bir genç kızın yaşayabileceği tüm zorlukları samimi,akıcı bir dille anlatıyor. Sara üzüldükçe bende üzüldüm, mutlu olduğunda da bunu gerçekten hissettim. Kitabın bittiğinde yaralı ama iyileşmiş bir kalbi vardı Sara'nın. Herkese ve herşeye rağmen ayakta durmayı başarmıştı. Çoğu kişi sorar tmm güzelde zaman kaybımıydı ? Cevabım kesinlikle hayır. Bu kitap bana farklı düşünmeyi öğretti. Büyümeyi öğretti diyebilirim. Okuyun ve bana hak verin diyorum =))
Baskı: Seni Beklerken (Sequel, #2)
Judith, gönlümü fetheden yazar. Kalbime dokunan aşk romanlarının kraliçesi .. Ve okunmazsa olmaz olan romanlarından sadece biri. Seni Beklerken.. Bu kitapta da Judith'in diğer tüm kitapları gibi beni benden alır. Öyle karakterler yaratan bir yazar ki keşke ben olsaydım demekten kendimi alamam. Jordan Ve Alexandra arasındaki komik diyaloglarda çok güzel. Onların aşkı benim aşkım gibi. Hala arada açıp okuyorum kitabın sayfalarını ve okurken her seferinden başka bir tad alıyorum.. Konusundan bahsedersek: Alexandra ve Hawthorne'un zengin ve güçlü dükü Jordan tesadüfi bir şekilde karşılaşır. Jordanı gizemli bir şovalye kurtarır. Jordan sonradan bu şovalyenin aslında bir kız olduğunu farkeder. Jordan evliliklerini mecburi olarak görür. Ama öyle olsada karısını sevdiğini kendine itiraf edemez ve Alexandrayı onu kaçıranlardan , öldürmek için girişimlerde bulunan kişilerden biri olduğunu düşünür. 15 ay ayrı kaldıkları süre zarfında Alexandra Jordanı düşünmekten asla vazgeçmez. Gizemli düşmanları Jordan'ı doğum günü partisindede öldürmeyi düşünür . Jordan karısının hainlerden biri olduğunu sanıp ona inanmaz bağırıp çağırır. Ama Alexandra Jordana gelen kurşunun önüne atladığında Jordan çok büyük bir hata yaptığının geçte olsa farkına varır. Günlerce karısının başında bekler. Doktor artık bir umut olmadığını söylesede vazgeçmez. Onunla konuşmaya devam eder ve Alexandra'nın eninde sonunda onu dinleyeceğini ve uyanacağına inanmaktan vazgeçmez. Eeeee o kadar zorluğa karşı göğüs geren Alexandra ve Jordan'ı mutlu bir son bekler İşte Jordanın yüreğime hitap eden cümleleri. Küçük bir alıntıyla bitiriyorum Jordan: "Dinle beni. Sen hayatıma o zırhla girmeden önce hayatım anlamsızdı. Renksizdi. Sonra sen geldin ve daha önce var olduklarına inanmadığım duyguları keşfettim. Bana daha önce hiç görmediğim şeyleri gösterdin. Bunlara inanmıyorsun ama kanıtlayabilirim. Çayırdaki çiçekler mavi, derenin yanındakiler beyaz, kameriyenin ordaki kemerin üzerindekiler kırmızı." Alexandra'nın elini yanaklarına götürdü. "Ah sevgilim, sana bir şey daha söylemem lazım. Seni seviyorum Alexandra." JORDAN BİZDE SENİ SEVİYORUZ ... =)