
Olduğu Kadar Güzeldik
Olduğu Kadar Güzeldik
6/10
30.04.2019

Oynadığımız bu oyunda, kazanmak söz konusu değil. Ama bazı yenilgiler ötekilerden daha iyidir...

Olduğu Kadar Güzeldik
6/10
30.04.2019

Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde...
7/10
30.04.2019

Hayal Meyal
6/10
30.04.2019

Nüfus İlkesi
6/10
29.04.2019

Kafamda Bir Tuhaflık
8/10
2016 da okuduğum ve orhan pamuk ile tanismama vesile olan kitap. Gayet akıcı olduğunu hatırlıyorum. Dönemde ve köyden kente yaşanan göçlerde insanların hayat şartları ile ilgili fikir sahibi olmanızı sağlıyor.
29.04.2019

Kabil
7/10
29.04.2019

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
9/10
Öncelikle belirtmekte fayda var, elinizdeki bu kitap bir Mustafa Kemal Atatürk biyografisi özelliği taşımamaktadır. Eğer bu sebeple kitaba başladıysanız hayalkırıklığı yaşayabilirsiniz. İçeriğe gelince, olayları bulunduğu dönemin özelliklerine ve gereklerine göre neden-sonuç ilişkisi içerisinde başarılı bir şekilde aktarmış okuyucuya İlber Ortaylı. En önemli kısmı da bu bana kalırsa, günümüzde pek çok tarihçinin ya da tarihe meraklı olduğunu savunan kimselerin atladıkları noktaların başında bu gelmekte ne yazık ki. Bunun sonucunda anlamsız bir takım tartışmalar ortaya çıkabiliyor fakat kendisinin de dediği gibi şunu iyi anlamak lazım : “Tarih öyle yakasına yapışılıp hesaplaşılacak bişey değildir” Kitapta diğer bir hoşuma giden kısım ise Selanik, Sofya, Traplusgarb... gibi vilayetlerin yerleşim kültürü, sosyal yaşantısı, etnisitesi hakkında da bilgiler verilmesi oldu. Bu şekilde daha detaylı analiz yapabiliyorsunuz. Cumhuriyet döneminde ise Inkılâpların içeriğine ve nedenlerine çok iyi değinilmiş. Okunması gayet kolay ve akıcı bir kitap. Bütün dönemler kendi içerisinde alt başlıklara ayrılarak hazırlanmış. Okuyucu 'nerde kalmıştım' gibi bir ikilemde kalmıyor. Her bir başlık arası ortalama 3-5 dakika kadar sürüyor. Sıkılmadan kısa sürede bitirdim o sebeple. Okumanızı tavsiye ederim.
29.04.2019

Körlük
7/10
Bilinmeyen bir ülkenin bilinmeyen bir başkentinde kaotik bir olayla başlıyor her şey. Trafikte aniden kör olan bir adam, ona güya yardımcı olmak isteyip arabasını çalan hırsız, karısı, gittiği göz doktoru, eczacı...kısacası karşılaştığı herkesi kör olmuş halde buluyor kısa bir süre içerisinde. Tıbben bir açıklaması ya da sebebi bulunmayan bu sis perdesi ilerleyen günlerde bütün ülkeyi sarıyor. Anlam veremedikleri bu durum karşısında hükumet yetkilileri "beyaz felaket" adını verdikleri bu salgını kontrol altına almak için eski bir akıl hastanesinde karantina odaları oluşturacaktır. Olası felaket senaryolarında insanoğlunun tabiatı gereği vereceği refleksleri ustaca gözlemleyip kurgulamış J.Saramago. Oldukça başarılı bir distopya örneği. Unutmadan geçmeyelim. Kitabın bir de aynı isimde çekilmiş filmi var. Kitabı kadar olmasa da filmini de beğeneceğinizi düşünüyorum
29.04.2019

Yazar: mahir ünsal eriş
Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir sa…



Yazar: thomas r. malthus
“Doğa felsefesinde son yıllarda yankı bulan büyük ve beklenmedik keşifler; resim sanatının gelişmesinden doğan ontolojik bilginin yaygınlaşması; sorgulamaların ateşli ve özgür ruhunun, aydın ve hatta cahil dünyaya galebe çalması; göz kamaştırıcı ve şaşırtıcı siyasi konularda özellikle de siyasi ufkun muazzam bir olgusu olan, tıpkı yanan bir kuyruklu yıldızın kaderinde var olan ya yeni yaşam biçim…

Yazar: thomas r. malthus
“Doğa felsefesinde son yıllarda yankı bulan büyük ve beklenmedik keşifler; resim sanatının gelişmesinden doğan ontolojik bilginin yaygınlaşması; sorgulamaların ateşli ve özgür ruhunun, aydın ve hatta cahil dünyaya galebe çalması; göz kamaştırıcı ve şaşırtıcı siyasi konularda özellikle de siyasi ufkun muazzam bir olgusu olan, tıpkı yanan bir kuyruklu yıldızın kaderinde var olan ya yeni yaşam biçim…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821-1881): İlk romanı İnsancıklar 1846’da yayımlandı. Ünlü eleştirmen V. Belinski bu eser üzerine Dostoyevski’den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Ancak daha sonra yayımlanan eserleri o dönemde fazla ilgi görmedi. Yazar 1849’da I.Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezas…

Yazar: orhan pamuk
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümü…

