
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Beni Yakma (Bana Dokunma, #3)
Çok değil bir yıl önce bu seriyi elime aldığımda çok beğenmiştim. Ama şimdi bir yıl sonra sonuncu kitabı okurken ben bu işe yaramaz kitabı neden bu kadar sevmiştim demeden duramıyorum. Çeviriden mi yoksa yazar son kitapta mı batırdı da kötü? Ya da artık ben değiştim? Hangisi bilmiyorum ama o kadar sıkıcı, banel, saçma ve tekrarlardan oluşmuştu ki kendime, yazara, karakterlere kızmadan edemedim. Biraz aceleye gelmiş, zorla yazılmış gibiydi. Hatta her şey zorakiydi sanki. Adam okuyucunun gözünde zorla kötüleştirilmiş, Warner'aysa tam yüz sayfa kendini açıklatma ihtiyacı hissettirilmiş. Okuyacak olanlara, merak edenlere söylüyorum, ilk yüz sayfa içinde kendilerini şunlara hazırlasınlar; Juliette uyanıyor, ağlıyor, kızıyor, ağlıyor; Warner onu sakinleştiriyor, yanlış anlamaları düzeltiyor, ne kadar iyi, mükemmel olduğunu anlatıyor ve sonra yüzüncü sayfadasınız! Keşke yanlış anlaşılmalar kendiliğinden ortaya çıksaydı da Warner'ın açıklamaları bu kadar kasıntı durmasaydı. Gerçekçi görünmesi adına iyi olurdu. Son olarak kitabı beğenmediğimi söylememe gerek yoktur herhalde...
Baskı: Yüzük Kardeşliği (Yüzüklerin Efendisi, #1)
İnanamayacaksınız belki ama -çünkü ben bile kendime inanamıyorum- sevgili Yüzüklerin Efendisi kitabım tam beş senedir bende ve ne zaman elime alıp okumaya çalışsam hep bir engelle karşılaşıyordum. Sonunda tüm engelleri aşıp okudum. Biraz geç oldu ama geç olsun da güç olmasın demi. Ama şu anda tek dileğim serinin ikinci kitabını okumamın da bir beş sene sonra olmaması.... Evet gelelim kitap yorumuma; İlk sayfalar biraz yavaş ve yorucu geçti. Ama filminde geçmeyen birkaç bilgi öğrenmedim değil! Mesela Frodo'yu daha yüzük eline geçer geçmez yolculuğa çıkacak gencecik bir delikanlı sanıyordum ama meğersem bizim Frodo elli yaşındaymış. Gerçi hobbitlere göre gene gencecik sayılıyor. Hepimizin bildiği bir hikaye -nereden biliyoruz tabi ki filminden- yüzük aslında kötüdür. Dünya ikiye ayrılmıştır. İyilik ve kötülük. Ying ve yang ...falan filan. Tarafını seç! Güç içinde.. dur yaw olay Star Wars'a doğru gidiyor sanki. Neyse efendim filmi elbetteki daha görkemliydi çünkü muazzam görsellerle süslüydü. Yalnız insan gerek filmi gerekse kitabında Tolkien'in nasıl bir hayal gücüne sahip olduğunu merak etmeden duramıyor. Kafanın içinde neler var Tolkien! Bize sunamadığın daha nice dünyalar kurgulanmadan yitti! Yoksa sadece Yüzükle mi ilgiliydi bütün dünyan!
Baskı: Takip
Çeviriyi oldukça beğendim. Çevirmen "... muhallebiye yapışan fıstık ezmesi.." , "... haziranböceğinin peşinden koşan ördek ..." gibi tabirleriyle beni çok güldürdü. Bunların haricindeyse, üçyüz sayfası merak uyandırıcı ve akıcıyken geriye kalan son yüz sayfası da bir o kadar sıkıcı ve bunaltıcıydı...
Baskı: Boğulan Kız
Kapağına aldanarak okuduğum, ağır ilerleyen, olayın anlatılması devamlı ertelenen bir kitap. Yazarın yazma biçimini beğendim, konu işleyiş tarzıysa yorumsuz...Tuhaf olduğuna garanti verebilirim ama beğene bileceğinize garanti veremem. Herkesin sevebileceği türden değil çünkü. Konu şöyle özetlenebilir; Imp, şizofrenik bir delidir. Deliliği genetiktir. Kendi hatıralarına güvenemez. Ve kitabın başından bizi uyarır. Bir gün, Eva Canning adında bir kızla tanışır. Bu kızı küçükken etkilendiği ve takıntı haline getirip lanetli olduğuna inandığı tabloya benzetir. Ama bir sorun vardır! O bir Temmuz Evası bir de Kasım Evası ismini verdiği Eva'yla, aynı şekilde, aynı yerde fakat farklı zamanlarda tanışmıştır. Arkadaşıysa yalnızca bir Eva olduğunu söyler. İki Eva olduğuna inanan Imp'in kafası karışır. Eva Canning gerçekten de tablo gibi onun laneti olabilir mi?
Baskı: Virginia Woolf'tan Yazarlık Dersleri
Açıkçası daha önce hiç Virginia Woolf okumadım. Ama ününü çok duydum. Bu kitapta bahsedilen bir çok eseri de merak ettim. Doğrusu en kısa zamanda okumak dileğim... Kitabın sahibi yazarlık derslerini değilde birkaç öğüdü Woolf'un ağzından anlatıyor kurmaca bir kurguyla. Lakin her bir bölümden sonra yazarlıkla ilgili anlamlı,güzel ve kısa ama öz anektodları Woolf'un kitaplarından ve anılarından örnekler vererek sıralıyor. Bu sade, akıcı ve oldukça işe yarar bilgileri bir bir yaparsak iyi bir yazar olunabileceğine inancım tam. Yazarlık hayalleri olanlara ama bunu nasıl yapacağını bilemeyenlere şiddetle tavsiyemdir. Not: İlk başlar biraz sıkıcı gelebilir ama sabredin! Sabrın sonu selamettir.
Baskı: Kahverengi Elbiseli Adam
Agatha'nın kitaplarından yalnızca 3 tanesini okurken sıkıldım. Bunlardan biride bu kitaptı. Bu kitabı okurken sevgili Agathacığım iyi ki aşk hikayeleri yazmayı bırakmış dedim. Tamam, kitap polisiye kitaplar katagorisine giriyor ama ben burada geçen aşk hikayesini -üzülerek söylüyorum- çok itici buldum. Sevmediğim tarihi-aşk romanları tarzındaydı. Yine de Agatha'ya saygımdan bitirdim.