
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sil Baştan
sadece tek bir soru soracam. tüm bu döngülerin oluşma sebebi neydi? adam aynı şeyi yaşayan biriyle karşılaşmasaydı bilinç altında oluşan bir döngü derdim. hani ölürken hayatınız film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçer ya (en azından bize hep öyle dediler) o saniyede belki tekrar tekrar şöyle yaşardım böyle yaşardım diye film şeridine bağlamış olabilir ama kendisi gibi bunu yaşayan birileriyle karşılaşıpta oluyor işte bir sebebi yok mantığına dayandırılması çok saçma geliyor. kitabın dayandığı birşey yoktu. güzelim konu bence heba edilmiş.
Baskı: Kalbimin Tek Sahibi
(okumayanlar için kitabın içeriğini deşifre edebilir başka bi deyişle spoiler içerir) kral john dönemi ingilteresinde geçiyordu roman. kralın para ve şehvet düşkünlüğü dönemin iç karışıklığı ( 1. ve 2. baronlar savaşı) ve magna carta kitabın arka planını oluşturmuştu. gelgelelim ana karakterler korkunçtu! falcon hödüğün, tecavüzcünün, zorbanın tekiydi. jasmine'e tokadı geçirdi üstüne aldattı!(okuyanlar için hafıza tazelemesi açısından bess ve morganayla aldatıyordu) gerçi jasmine kadar şımarık ne istediği bilinmez birini daha önce hiç görmemiştim hakettiğini düşündüğüm zamanlar olmadı değil. ama kitabın asıl can alıcı kısmı da şuydu bence; falcon jasmine'e ne zamn yanaşsa kız zihninin bir köşesine çekiliyordu adamda ona tecavüz ediyomuş gibi oluyordu. ama ne hikmetse falcon kıza üç gün bu odadan çıkmayacaz dedi kız felicity'nin (mektubumu aldın mı ana karakteri) Thatchera göre lizbon f...lerini kıskaçlıktan ağlatacak davranışlarına bile taş çıkartacak hale girdi. ağırdan satma terimi o dakika itiberiyle havaya uçtu. madem dünden razıydın niye adama ilk baştan karşılık vermedin ki? hadi onu geçtim judith in içinde aşk saklı kitabında da adam başta kıza resmen tecavüz ediyodu ama sonrasında hem okuyucuya hem kıza kendini affettiriyodu. öyle bi olay falconda yoktu. adam hödük gelmiş hödük gidiyor, bir değişme göremedik. kısaca söylemek gerekirse okunmalı mıydı? belki. dönemin yaşam şartlarının bizim okuduğumuz diğer kitaplardaki gibi olmadığını yansıtması açısından güzeldi. karakterleri sevemedim o kötüydü. okunabilir olarak nitelendirebiliriz.
Baskı: Incarceron (Incarceron, #1)
Kitabn ilk sayfalarnda olay örgüsünü yakalamak biraz çaba gerektiriyor ama genel haliyle degisik bir konusu vardı. Bence oyun, erebos ve aclk oyunları gibi cok benzer olmasada o paralellikte olan kitaplardan daha iyiydi.
Baskı: Kılıçların Fırtınası (Buz ve Ateşin Şarkısı, #3, Kısım 2)
Baskı: Kılıçların Fırtınası (Buz ve Ateşin Şarkısı, #3, Kısım 1)
Baskı: Piraye
Canan tan ın ilk okudugum kitabydı ve gercekten begenmistim ondan sonra okudugum kitaplar sanki bu kitabn karakter ve mekan olarak degismis hali gibiydi. hep bi kavusamama pismanlk gözyası...eroinle dans kitabnn degisik oldugunu duydum ama pek bir beklentim olmadıgı ve genel anlamda insanlarn abarttıgını düsündügm icin okumayacagm. canan tanı kesfetmemis biri icin okunması ideal kitabıdr bence piraye.
Baskı: Bahar Tanrıçası (Tanrıça, #2)
Mitolojiyi seven ve oldugu gibi kalmasını isteyen biri olarak kitaba daha dogrusu seriye cok ısınamadım. hades in her ne kadar tarif ettigi gibi olmasını dilesem de sürekli bi batman imajını monteleme calsması bana cok yapay gelmisti. tanrılar gercekten var olsaydı pc cast ın sisyphus unkinden cok daha kötü bir ceza alacagına elysium üstüne bahse girebilirdim.
Baskı: Uğultulu Tepeler
'Ruhlarımız neden yapılmış olursa olsun. onunki ve benimki aynı.' Cok etkileyici bir kitaptı.