
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: On Küçük Zenci
başından nasıl devam edeceğini tahmin etmeme rağmen beni çok şaşırttı.süper bir kitap.agatha nın başyapıtlarından harika herkese tavsiye ederim.
Baskı: Dava
Kafka'nın en iyi eseri deniliyor. Çoğu şey sembolik olarak kullanılmış ve bu sembollerin ne olduğunu anlamak zor. Yazar sistem eleştirisinin yanında insan hayatının aslında bir mahkeme süreci olduğunu anlatıyor. Zor bir kitap, bazen çok sıkıyor ama Kafka için değer. Son bölümü en güzeli, küçük bir hikayeden ne sonuçlar çıkıyor. Kafka harika bir roman yazmış. "Düşünceleri fazla dikkate almamalısın. Yazı değişmez, düşünceler ise çoğu kez sadece yazı karşısındaki aczin ifadesidir." F.Kafka
Baskı: Cinayet Alfabesi
Gerçektan üstad konuşturmuş.ilk okduğum kitabıydı ve tam katili buldum diyosunuz ama sonuçta christie nin dehasına teslim oluysunuz.tavsiyemdir.
Baskı: Roger Ackroyd Cinayeti
Gerçekten güzel bir kitaptı polisiye romanlarının kraliçesinin baş yapıtı. Katili bulmak imkansız gibi inanlımaz bir şekilde saklanmış durumda. Okumadan önce katilini öğrenmiş olmama rağmen sıkılmadan okumuştum. Agatha Christie okuyacaksanız bundan başlayabilirsiniz.
Baskı: Cinayetler Kulübü
uzun süren agatha cristie hayranlığımın son kitaplarındandı.ben bütün bir roman gibi sanmıştım alırken.birçok hikayeden oluştuğunu görünce biraz hayal kırıklığı yaşadım.aslına bakılırsa beni biraz sıktı ama yinede güzel.
Baskı: Don Quijote
Ben okuduğum sırada neredeyse kitaptaki hiç bir derinliğinin farkında olamadığım gençlik dönemindeydim. Bu eseri eleştirmek bana düşmez, o nedenle yorumumu İki farklı alıntı derleyerek oluşturuyorum. "İnsan onu hayatında üç kez okumalıdır. Kahkahanın kolayca dudaklara fırlayıp duyguları harekete geçireceği gençlikte, mantığın hakim olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı ihtiyarlıkta" - Jose Ortegay Gasset - "Burada Cervantes bir şövalyenin değil , geçiş dönemi diye adrandırılabilecek bir kavramın yaratıcısıdır; yel değirmenine mızrağıyla saldıran Don Quijote, doğru erdemleri artık başkalaşmış bir zamanda, o zamana uygun düşmeyen yollardan savunmayı sürdüren dolayısıyla da eski'de direnip yeni zamanın bilincine varan insanı simgeler." - Ahmet Cemal-
Baskı: Jimmy Coates - Kaçış
Okuduğum dönemde bana kitap okumayı sevdiren beni teşvik eden bir kitap oldu benim için. İlkokul ve ortaokul öğrencileri için oldukça renkli, gizemli, heyecanlı, aksiyon dolu ve fantastik bir kitap. Süper kahraman hikayelerini de andırıyor, biraz bilim kurgu bile denebilir. Heyecanı aksiyonu dinmeyen bir kitap, çocuklar mutlaka okumalı.
Baskı: Haritada Kaybolmak
Bana kitap okumayı sevdiren kitap desem bilmem abartmış olur muyum? Bu kitabı ilkokulda okumuştum ve her sayfasında ayrı heyecanlanmıştım. Fantastik, eğlenceli ve çocuklar için harika bir kitap. Sonuna kadar zevkle okuduğumu hatırlıyorum. Kitap okumayı sevmeyen ilkokul veya ortaokul öğrencilerine birebir bence. Kitap okumanın zevkini yaşatın onlara.
Baskı: Kraliçeyi Kurtarmak
İlkokulda okumuştum bu kitabı. Yazarın kitaplarını çok sevmiştim. Eğlenceli, fantastik ve içinde küçük matematik bilmeceleri barındıran bir kitap. Bana kalırsa ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar okurken çok keyif alacaklardır.
Baskı: Dönüşüm
Dönüşüm kısa ama derin bir hikaye. Kitabı okumaya devam ettiğim sürece pekte olağanüstü değil diye düşünüyordum. Daha farklı ve hareketli bir hikaye bekliyordum. Aslında sembolik karakterler kullanıldığını anlayamamıştım. Bir macera bekliyordum, yada etkileyici cümleler. Ahmet Cemal'in sonsözünü okuduktan sonra hikayeyi daha çok beğendim. Okumakla kaybedeceğiniz hiçbir şey yok aksine kazanacaklarınız var. Kitabı okumamış olanlar yorumun devamını okumasa daha iyi olur belki. Kitabın sembolik kısmını şöyle anlatayım anladığım kadarıyla; böcek aslında gerçek insanı, bireyi temsil eder. Toplum sürüsünden ayrılabilmiş bireyi. Samsa'nın ailesi ise baskıcı ve sürü halindeki toplumu temsil eder. İlk başta farklı yaratığı aralarına almaya çalışırlar, kendilerine benzetme çabasına girişirler. Ama böcek yada birey kendisini korumayı tercih edince onu dışlarlar.
Baskı: Kuyucaklı Yusuf
"Küçük bir kasabanın büyük hikayesi" diye kabaca özetlenebilir. Başından sonuna kadar sizi sıkmadan ve her sayfasında dönem kokan, dönemin özelliklerini, halkın durumunu ve gruplaşmasını çok iyi anlatabilmiş bir eser. Hikayesi de çok iyi bence. Türk edebiyatımızın güzel bir eseri.
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
Harika bir roman. Yazara hayran olduğumu söylemeliyim. Öncelikle dili hoşuma gitti. Türk edebiyatı okumazdım ama artık ısınmaya başladım. Yazarın karakterlerin gözünden anlattığı kişilik analizleri çok hoşuma gitti. Hayatı farklı bir açıdan göstermiş ve gözümüzden kaçan ayrıntıları ve tanımlayamadığımız duyguları harika bir şekilde dile getirmiş. Hikayesini de çok beğendim ve bundan sonra diğer Sabahattin Ali eserlerini de okuyacağım. Kürk Mantolu Madonna ve Raif Efendi'nin yaşadıklarını mutlaka okumalısınız.
Baskı: Gregor ve Kan Kehaneti (Yeraltı Günlükleri Serisi, #3)
İlk 3 kitabı okudum ardından daha olgun bir seriye geçmek istedim. Aslına bakarsanız bir zaman sonra hamam böceklerinin ve farelerin konuşmasına alışıyorsunuz, sizin için ilginç bir şey olmaktan çıkıyor. Yarasalar sanki her zaman binek hayvanmış gibi geliyor. Akıcı dile sahip bir kitap. Kurgu tam bir bütün olarak ilerliyor ve okurken eğleniyorsunuz. Bot ile bebekliği tadıyor Gregor ile çocuk oluyorsunuz. Kitabın kapağını kapattığınızda ise sıkıcı gerçeklere dönüyorsunuz. Biraz küçük yaşa uygun denilebilir ama bu sizin fantastik edebiyata bakış açınıza bağlı. Eğer bunları garipsemeden kendinizi kitabın akışına bırakırsanız Gregor'un maceralarına sürüklenmeye başladınız demektir.
Baskı: İnsancıklar
Dostoyevski'nin ilk kitabıdır İnsancıklar. Burada insancıklardan kasıt, yoksul insanlardır. Kitabın neredeyse tamamı karşılıklı mektuplaşma olarak geçiyor. Kısaca sıkılmadan okudum ve beğendim diyebilirim. Ağır bir dili yok, herkesin okuyabileceği bir eser.
Baskı: Beyaz Gemi
Kendi içinde derinliği olan bir kitap. Sıkıcı değil fakat çok sürükleyici de diyemeyeceğim. Aytmatov okumak için okumuştum ve iyi de oldu. Dünyaya küçük çocuğun gözünden bakıyoruz ve yeni efsaneler ile tanışıyoruz.. Hoş bir kitap, okunabilir.
Baskı: İnsan Ne İle Yaşar
Özenle yazılmış öykülerden oluşan bir kitap. Öyküler yayınevinden yayınevine farklılık gösterebiliyor onuda söyleyeyim. Ben İş Bankası yayınları'nı okudum ve çok memnun kaldım. Kitap bizlere ders vermek, bazı şeyleri öğretmek amacıyla yazılmış. Tolstoy hayat tecrübesini farklı hikayelerle bizlere aktarmış. Etkileyici hikayeler de var içinde. İnce de bir kitap, okunmalı bence.
Baskı: Gregor ve Felaket Kehaneti (Yeraltı Günlükleri Serisi, #2)
İlk 3 kitabı okudum ardından daha olgun bir seriye geçmek istedim. Aslına bakarsanız bir zaman sonra hamam böceklerinin ve farelerin konuşmasına alışıyorsunuz, sizin için ilginç bir şey olmaktan çıkıyor. Yarasalar sanki her zaman binek hayvanmış gibi geliyor. Akıcı dile sahip bir kitap. Kurgu tam bir bütün olarak ilerliyor ve okurken eğleniyorsunuz. Bot ile bebekliği tadıyor Gregor ile çocuk oluyorsunuz. Kitabın kapağını kapattığınızda ise sıkıcı gerçeklere dönüyorsunuz. Biraz küçük yaşa uygun denilebilir ama bu sizin fantastik edebiyata bakış açınıza bağlı. Eğer bunları garipsemeden kendinizi kitabın akışına bırakırsanız Gregor'un maceralarına sürüklenmeye başladınız demektir.
Baskı: Gregor ve Gri Kehanet (Yeraltı Günlükleri Serisi, #1)
İlk 3 kitabı okudum ardından daha olgun bir seriye geçmek istedim. Aslına bakarsanız bir zaman sonra hamam böceklerinin ve farelerin konuşmasına alışıyorsunuz, sizin için ilginç bir şey olmaktan çıkıyor. Yarasalar sanki her zaman binek hayvanmış gibi geliyor. Akıcı dile sahip bir kitap. Kurgu tam bir bütün olarak ilerliyor ve okurken eğleniyorsunuz. Bot ile bebekliği tadıyor Gregor ile çocuk oluyorsunuz. Kitabın kapağını kapattığınızda ise sıkıcı gerçeklere dönüyorsunuz. Biraz küçük yaşa uygun denilebilir ama bu sizin fantastik edebiyata bakış açınıza bağlı. Eğer bunları garipsemeden kendinizi kitabın akışına bırakırsanız Gregor'un maceralarına sürüklenmeye başladınız demektir.
Baskı: Hobbit
Hobbit, Tolkien´in dünyaca ünlü üçlemesi Yüzüklerin Efendisi´nden 60 yıl öncesini konu ediniyor. Gandalf, Bilbo Baggins ve 13 cücenin heyecanlı, merak uyandırıcı, yer yer komik ve şirin macerasını bizlere sunuyor. Yüzüklerin Efendisi´ndeki ciddiyetten çok bir masal tadında olmasına rağmen üst düzey bir fantastik eserdir Hobbit. Filmininde çıkması ile okurların ilgisini daha çok çekmeyi başaran kitabı bütün fantastik ve Tolkien hayranlarına tavsiye ederim.
Baskı: Hurin'in Çocukları
Eğer Silmarillion´u okumadıysanız başlamamalısınız. Önce Silmarillion´u "Turambar Turin´e Dair" adı bölüme kadar okuyup sonra bu kitaba başlarsanız daha iyi olur. Kitapta Hurin´in Morgoth tarafından lanetlenmiş soyu anlatılıyor. Turin´in başından geçen olaylar, yaşadıkları sizi kendine çekecek. Turin´in düştüğü durumlar ve en son geldiği durum sizi çok etkileyecek. Okurken zorlanır mıyım diye şüpheniz varsa; kitabın dili Silmarillion kadar ağır değil ama Yüzüklerin Efendisi gibi ayrıntılı da değil. Anlaşılır ve sade bir anlatımı var. Bence bütün Tolkien hayranları okumalı.
Baskı: Silmarillion
Sillmarillion orta dünyanın da küçük bir parçası olduğu Arda diyarının tarihidir. Yaratılmasından başlayıp Yüzüklerin Efendisi'nin bitişine kadar bu diyarda olmuş bütün olayları, sevinçleri, hüzünleri, ihanetleri, savaşları anlatır. Ağır bir dili vardır ve bu nedenle her yiğidin harcı değildir. İlk bölümleri okuyup da ben nereden aldım bu kitabı demeyin derim ben. Öncelikle kitabı okurken kendinizi kitaba vermelisiniz ve isimleri öğrenmeye çalışmalısınız. Kitabın arkasındaki sözlüğe sık sık bakmanızı da tavsiye ederim. Kitabı ilk bölümlerde ite ite zorla götüreceksiniz belki ama kitabı yarıladıktan sonra dil hafifleyecektir. Özellikle Beren ile Luthien´den sonrası su gibi akıp gidecektir. Kitapta çok fazla karakter ve çok fazla sıfat var (Noldor, Sindarin v.s). Ayrıca elfçe de başka cüce dilinde ve insan dilinde başka telafuzları var. Geçmişteki ve gelecekteki isimleri var. Bunlara çok takılmadan okursanız ve sık geçen isimlerini bilseniz yeter diye düşünüyorum. Ben kitabın ilk 300 sayfasını okudum ve bir zaman sonra zorlandğımı farkettim. Silmarillion´a tekrar baştan başladım ve böylece olaylar ve kişiler daha iyi oturdu. Ondan sonra Hobbit´e geçtim. Sonra da Yüzüklerin Efendisi´ni okudum ve seriyi tamamladım. Bu kitabı yarıladıktan sonra Hurin´in Çocukları adlı kitabı almanızı tavsiye ediyorum. "Turambar Turin´e Darir" adlı bölümde 60 sayfada anlatılan hikayenin geniş versiyonunu okumanızı ve sonra Silmarillion´a geri dönmenizi tavsiye ediyorum. O bölümü atlayıp diğerinden devam edebilirsiniz.
Baskı: Kralların Çarpışması (Buz ve Ateşin Şarkısı, #2, Kısım 2)
Yazarın ustalığını konuşturduğu kitap. Serinin diğer iki kitabından da daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bir anda hüzünleniyorsunuz ardından da gülerek yazarın kalemine hayran kalıyorsunuz. Tam olarak ne olacağını kestiremiyorsunuz ve her seferinde ters köşeye yatıyorsunuz. Savaşın başlaması ile aksiyon da artıyor ve kitap tadından yenmez bir hala geliyor. Hele de kitabın ikinci yarısı su gibi akıyor. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Baskı: Kılıçların Fırtınası (Buz ve Ateşin Şarkısı, #3, Kısım 2)
Harika bir eser. Bir an üzülüyorsunuz, bir an seviniyorsunuz, bir an şaşırıyorsunuz, her an heyecanlanıyorsunuz. Abartısız söylüyorum her bölümü harika bir kitap. Neler olacağını kitaba başlamadan önce düşünmeniz bile çok zor. Bitirince bitirdiğim için üzüldüm ve bir boşluğa düştüm. Bunun üstüne ne okusam yine o tadı vermez bence. Kesinlikle ama kesinlikle okunması gereken eserlerden ve serilerden.
Baskı: Kılıçların Fırtınası (Buz ve Ateşin Şarkısı, #3, Kısım 1)
Seri harika bir şekilde devam ediyor ama Kılıçların Fırtınası Kısım I biraz durgun bir kitap. Sizi sıkmaz tabi ki ama kralların çarpışması kısım 2'yi okuduktan sonra hareket bekleyebilirsiniz. Bu kitabı da okuyun ve Kısım II'ye geçin. İşte o zaman aradığınızdan fazlasını bulacaksınız. Diğer iki kitap gibi bu kitabı da ilgiyle okuyacaksınız. Özellikle denizin karşısındaki kraliçenin bölümerini çok seveceğinizden eminim