SteinBeckenbauer
@SteinBeckenbauer

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: İN - Baykal Kaseti Dink Cinayeti ve Diğer Komplolar

Cemaat bu kadar pis bi yapı mıdır kesinlikle evettir cevabım. Ahtapotun yıllar içinde, gelişmiş dipnotlarla geçmişten günümüze doğru, zaman zaman tekrar geçmişe dönerek anlatımı yerinde ve inandırıcı. Fakat yazarın göze batan en büyük kusuru ise Askeri ve TSK'yı savunuculuğu ve bir eleştiride bulunamaması. 28 şubatın mimarlarına bir şeyler dememesi. Unutmayalım cemaatin bu kadar güçlenmesinde imam hatiplerin kapatılıp muhafazakar ailenin çocuklarının direk cemaate itilmesi de vardır. Yayınlanan RTE ses kayıtlarına doğrudur diyen yazarın Balyoz kayıtlarında askerlerin ses kayıtlarına değinmemesi demokrasiyi vurgulamasına gölge düşürüyor. "Ben bu davadan beraat ettim ben bu davadan da beraat ettim" diyen yazarın vicdanını rahatlatması, Ak parti cemaate güvenmiştir ama TSK'ya neden güvenememiştir? sorusunu cevaplayamaması bir eksiklik. Yine de Sabri Uzun'lara ihtiyacımız olduğu gerçektir.

Serenad
6/1024.07.2013

Baskı: Serenad

Daha önce yüzlerce versiyonuna rastladığımız nazilerden kaçış temasının Türkiye versiyonu. İçinde verilen bir kaç bilgi dışında bir sıradışılığı yok.

1Q84
4/1020.07.2013

Baskı: 1Q84

Buraya kadar Mister Murakami. Kitabı sevmek için çok uğraştım ama kitap bana hiç bir şey katmadı diyebilirim zaman kaybından başka. Sürekli karakterlerin detaylarının anlatımı, geçmiş cinsel deneyimlerin tekrarının tekrarının tekrarı, kitabı gereksiz şekilde uzatmış ve zaten çokta ilerleyici olmayan bir hikaye çekilmez hale gelmiş. Murakami hep kendine has bir dünya yaratmaya çalışıyor ama bunu maalesef çoğu zaman başaramıyor. Haşlanmış harikalar diyarı aynı şekilde bir dünya yaratma çabası barındırıyordu ama buna yetemeyecek kadar detaysız ve kısaydı. 1Q84 ise yine aynı amacı güdüyor aşırı uzun ve yalnızca karakter detaylarını odaklanıyor üstelik bu detaylar ezberleyin cinsinden bir şekilde tekrarlanıyor ve o dünya yaratılamıyor oraya 2 tane ay koymakla!!! Sahilde Kafka'nın mottosu Dünya bir metafor her şey bir metafor idi. Yani yazarın atadığı metaforu senin bilip çıkarman çok zordu ve kitap bir çok kişi için havada bitti. 1Q84'ün mottosu ise "İlk seferde anlamayacak olman daha sonra duyduğunda anlayabilecek olman anlamına gelmez" benzeri bir cümleydi. Tam aklımda değil. Burada Murakami'nin yaptığı okuyucuyu psiokolojik olarak tuzağa çekmek. Ortada mükemmel bir hikaye var ama o bir metafor onu bulman gerek ya da anlayamıyorsan ben ne yapayım'!!! Tam bir kurnazlık örneği. Ortada dolaşan 2 ay neden 2 güneş değil? Saçma sapan bir 1984 bağlantısı ve bitmek bilmeyen bir kitap. Sonunda modaya uymak için okunmuş ve harcanmış onca zaman.

Sis
8/1020.05.2013

Baskı: Sis

Ana karakterimiz dünyaya gözlerin önünde bir sis perdesiyle bakmaktadır. Bir gün karşılaştığı bir kadın bu sisi ortadan kaldırır fakat bu kalkan perde artık bütün kadınlarada açmıştır o gözü. Çok fazla felsefi yaklaşım olduğu gerçek ama kitap gayet okunaklı ve ara ara insanın yüreğini coşturan ögelere sahip.

Baskı: Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar

Çok fazla felsefi kitap okumam okumak isterim ama çoğu ağır gelir. Fakat bu kitap çevirmenin sadeleştirme etkisinden midir yoksa Schopenhaur'un doğal yalın anlatımından mıdır bilinmez, gayet anlaşılır ve hakikaten de yaşam bilgeliği üzerine bizim bakamadığımız bakış açıları sunuyor. Şövalyelik şerefi ve düello olayı dışında kitaptan alınacak pek çok şey var.

Baskı: Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

fantastik fakat içi doldurulamayan bir dünya. belki seri halinde 3 kitap olarak yazılsaydı daha anlaşılır ve çekici olabilirdi ama dünya yaratılmış sağdan soldan kırıntı bilgilerle doldurulmaya çalışılmış. sürekli yazarın kendini rahatlatmak için filmler kitaplar ve eski şarkılarla süslediği yaban koyununun izinde olduğu gibi kafada başlayıp kafada biten ama elde tutacak bişey bırakmayan bir kitap. sPOİLER sPOİLER -o değilde sen o kadar beynin içinde bişeyler yapacak seviyeye ulaştırmışsın karakteri, şarjı çabuk biten pille hikayeye korku vermeye çalışıyorsun be murakami. çağ insanının korkusunu yansıtmak için bir metafor mu bu da?-

Baskı: İmkânsızın Şarkısı

Bu kitapda aşkı bulan insanın gerçek hayattaki aşk algısı cinsel fantezilerden öteye gitmeyendir. Kitapda aşk namına ben bir şey bulamadım, hikayenin çekici yanları olsada saf erotizm yerine "salt" erotizme indirgenmiş olması -ki murakami okuduğum 4 kitabında da buna yol veriyor- etrafta zaten sıradışı bir öykü, büyüsel bir dünyada yoksa bu erotizme sıkışıp kalıyor kitap bi süre sonra çekilmez hale geliyor. Murakami'nin okuduğum 4. kitabıydı ve artık onun bir overrated olduğunu düşünmeye başladım. Başyapıtı olduğu söylenen 1Q84'ü de okuduktan sonra karar vereceğim.

Baskı: Alamut'un Efendisi Hasan Sabbah

Bu kitabı okuduktan sonra Fedailerin kalesi alamut'un ne kadar populist bir kurguyla yazıldığını anlıyor insan. Özellikle Türk tarihinin en önemli kadın karakterlerinden biri olan Terken Hatun'u tanımanızı da sağlıyor.

Yalan
8/1005.04.2013

Baskı: Yalan

Kitap içinde bir gizemin keşfini saklıyor gibi görünse de, ilk iki bölüm sonrası okuyucu bu gizemi çözebiliyor lakin gizemin ana ve yan karakterlar tarafından çözümlenme süreciyle sizi içine çekmeye çalışıyor. Yalan iyi bir kitap tek sorun bence uzunluğu. Heleki o isimlerin soyadları ve çoğu zaman ünvanlarıyla birlikte kullanılması insanı bunaltıyor. Kitap bittiğinde aklımda en çok kalanlardan birisi Profesör doktor osman nuri balcı idi. Özellikle sonralara soğru bu ismin bir sayfada bilmem kaç kez tekrarı kötü hisler yarattı bendde. Profesör balcı de geç sayın Tahsin yücel. Herneyse Kitap Yusuf Aksu'nun buhranı, Türk elitinin aydın sıfatını nasıl kullandığı hem tek hem iki taraflı, aydın ve bilgin insanlara yaklaşımın politize edilişi güzel işlenmiş. Cemile hanım 5. murat ve -yunus- karakterleri ise kitabın öne çıkanları çok sevilenleri olmuştur gözümde.

Sahilde Kafka
7/1003.04.2013

Baskı: Sahilde Kafka

Murakami hikaye anlatımı konusunda en az S. King abimiz kadar çenesiz. Bazı benzetmeler konusunda ise rakipsiz bir hayal gücü parçalama ve birleştirme yeteneğine sahip. Kitap ilk başlarda farklı konusu ve akıcılığı ile sizi içine çekiyor her abartılı cinsel yaklaşımda kitap sizden uzaklaşıyor ama tekrar sizi bir daha yakalıyor. Sonu ise bir çok konuda havada kalıyor. Malum cümle bizden bir son bulmamızı istiyor ama o son yine o malum cümleye dönüyor. Kedilerle konuşma konusunda gogol'dan bir alıntı görüyorsunuz, keza felsefe konusunda da sanki oraya bir yerden yapıştırılmış gibi aynı şekilde klasik müzik ve müzisyenlerin hayatlarından parçalar konusuda sanki kopya edilmiş gibi duruyor ama çok fazla sırıttığını söyleyemem. Sonu umursamazsanız yine de zamanınız varsa okunabilecek bir kitap. Zamanım yok derseniz ve okuyan bir arkadaşınız varsa Nakata'nın ben deniz diye başlayan cümlelerinin altını çizmesini isteyin arkadaşınızdan ve onlara göz atın.

ÖncekiSayfa 2 / 2Sonraki