HA
@HankR

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Köşeye Kıstırmak
6/1004.12.2013

Baskı: Köşeye Kıstırmak

Başı iyiydi, sonu da çok iyiydi ama aralar biraz yavandı. Kitabı okurken Auster'ın bunu takma isimle, zor günlerinde para kazanabileceği klişe bir cinayet romanı olarak yazdığını hatırlamakta fayda var.

Baskı: Fedailerin Kalesi Alamut

Hikaye ilginç olsa da kurgusu çok hoşuma gitmedi. Bazı olaylar birbirinden oldukça kopuktu. Çok daha ilginç ve heyecanlı bir kitap olabilirmiş. Kitabın girişindeki olaylar size daha farklı şeyler vaat ederken, sonuna gelmeden öyle olmayacağını görüyorsunuz. Daha derine çekmiyor kitap sizi, hep yüzeyin biraz altından gidiyorsunuz.

Cyrano de Bergerac
10/1022.11.2013

Baskı: Cyrano De Bergerac

Of ulan of!

Gece Kanatları
9/1019.11.2013

Baskı: Gece Kanatları

Silverberg'ün olayları tasviri, anlatımı hiç görmediğiniz bir çağın ve dünyanın içinde yaşamanızı sağlıyor. Bu okuduğum ikinci kitabı ve ikisinde de aynı özelliği sayesinde çok akıcı okuyabiliyorsunuz. Usta bir hikayeci. Bu kitaba Steven Spielberg ön söz yazmış. İyi bir Spielberg filmi olacağını düşünüyorum.

Cesur Yeni Dünya
9/1022.10.2013

Baskı: Cesur Yeni Dünya

Kitap ile ilgili detayları öğrendikçe yeni bir değerlendirme yazma gereği duydum ve daha önce yazdıklarımı silmeye karar verdim. Cesur Yeni Dünya distopyaların arasında insanı en az rahatsız edenidir. En az korkuncudur. Ama biraz araştırdıktan sonra gördüm ki aslında kitabın az rahatsız edici olması en korkunç yanı. Dünya korkunç diktatörlükler tarafından değil, insanların günlük hayatlarıyla daha çok meşgul olarak düşünsel hayatı terkederek yıkılacak. İnsanlar hayatlarının kontrolünü yavaşça ve kendi istekleriyle verecekler. Kurbanın kendi isteğiyle gelmesi sağlanacak. Burda Huxley'in George Orwell'a yazdığı mektup var. http://www.edebiyathaber.net/aldous-huxleyden-george-orwella-mektup/ Orijinal metin için http://www.dailymail.co.uk/news/article-2111440/Aldous-Huxley-letter-George-Orwell-1984-sheds-light-different-ideas.html

Krallık (Fargo, #3)
8/1019.10.2013

Baskı: Krallık (Fargo, #3)

Fargo çifti Indiana Jones'un karı-koca versiyonu. Okuması oldukça keyifli bir roman. Clive Cussler'ın yeni kahramanları da Dirk Pitt seviyesine yakın maceralara sürüklüyor insanı.

Sakıncalı Piyade
10/1008.10.2013

Baskı: Sakıncalı Piyade

BU ülkede yaşayan her insanın okuması gereken bir kitap Sakıncalı Piyade. Oğuz Atay absürdlüğünü aratmayacak derecede gerçek olaylar ve karakterler dolu. Bu ülkede "Sakıncalı" nasıl olunabilir? "Sakıncalı" olmak için akan suyla beraber akmamanın yeterli. O an güç kimdeyse hoşuna gitmeyen bir şeyler söyleyin, yapın; hooop gözaltı. Kalemine sağlık Uğur Mumcu. Huzur içinde yat.

Hayatın Kaynağı
10/1003.10.2013

Baskı: Hayatın Kaynağı

Öncelikle bu ikinci okuyuşumdu. 5 sene önce ilk okuduğumda Atlas Silkindi sarhoşluğundan kurtulamadığımdan beni o kadar etkilememişti Hayatın Kaynağı. O zaman işsizliğin ne demek olduğunu da çok iyi bilmiyordum, insanın sevdiği bir işi yapmaktan mahrum bırakılmasının ne demek olduğunu da. İkinci kez okumaya başlamadan önce bunları biliyordum. Uzadi biraz, çok not aldım, iki satır okudum sonra hakkında iki saat düşündüm, üzüldüm, sinirlendim, sevindim, kendimi buldum. Ama bitti. Ben de kendi granit ocagimda çalışıyorum. Şehre geri dönecek miyim dönmeyecek miyim bilmeden. Kitap bitti, işten çıktım kitapçıdan İngilizcesini de aldım. Asıl kelimeleri, cümleleri de okumak istedim. Kitapta uzun bir zaman sürecine yayılmış mükemmel bir roman yazılı. Okurken siz de yaşlanıp olgunlaşıyorsunuz okurken. Bir toplum entellektüel ve ahlaki açıdan çöktüğünde neler olacaklarını görüyorsunuz. Şu anda olanları görüyorsunuz. İnsanların kendi düşünceleri, amaçları, inançları, değerleri değil de sürekli başkalarının düşünceleri, inançları ve değerleriyle kendisini tanımlamasının toplumu nasıl çöküşe ilerlediğini görüyorsunuz. Fikirleri olmayan bireylerin oluşturduğu bir toplumun fikirlerine dayanarak yaşamanın sonuçlarını, güç peşinde olmanın sonunda kişiyi vurmasını görüyorsunuz. Bu kitap Atlas Silkindi'ye hazırlıktır. Okuduktan sonra, Atlas Silkindi de bu olayların dünyayı nasıl etkilediğini görüyorsunuz. "Yanılıyorsun Peter, cebimde tam 14 dolar 57 sent var"

Biz
8/1001.09.2013

Baskı: Biz

Bu kitabın ilham verdiği üç kitabı yani 1984, Cesur Yeni Dünya ve Fahrenheit 451 okuduktan sonra kendisini de okudum. Belki çeviriden, belki gerçekten üslubundan kaynaklıydı ama okurken o dünyayı yeterince iyi özümseyemedim. 1984'ü okurken bütün mizanseni kafamda oluşturabilmiştim. Sonra filmini de izlediğimde kafamdakilere çok benzeyen sahneler izledim. Distopya çok güzel tasvir edilmiş. Kişilerin ruh halleri, yaşanılan ortam, benzetmeler, diyaloglar. Beni kitaptan tutan şey olayların geçişleri arasında akıcılığın olmayışı. Bunun dışında da bir iki eksik yön olabilir ama şimdi hatırlamıyorum. Not almam lazımdı kitabı okurken. Dikkatimi çeken başka ama benim çok hoşuma giden şey ise Zamyetin'in matematik kuramlarını, geometriyi romanın içinde oldukça çok kullanması. Konuya hakim olduğu belli. Onun dışında tarihten, incilden alıntılar da güzeldi. Sırf bahsettiğim üç kitabın fikir babası olması nedeniyle bile okunması gerektiğini düşünüyorum. Ama 1984, distopik bilimkurguda benim için zirvedeki yerini yine korumayı başardı.

Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar

Okuduğum yabancı bir değerlendirmede "bir davası olmadan isyan eden insan"ı en iyi betimleyen kitaplardan birisi olarak gösteriliyor. Benzerlerini hiç okumadığım için en iyilerinden birisi mi bilemiyorum ama kesinlikle çok iyi. Bu kitabı lise yıllarımda ya da üniversitenin ilk yıllarında okumayı isterdim. Çünkü o yıllarda bir erkek çocuğunun duygularına tercüman olacak bir kitap. 15-20 yaşlarındaki özellikle erkeklerin okuması gerekir. Erken Kaybedenler bu kitabın ucuz bir uyarlaması. Onu söyleyebilirim. Kitap başlarda ve ortalarda daha çok çeviri olmasından kaynaklı nedenlerden ötürü çok sıkıcı olabiliyor. Çünkü İngilizce'de günlük konuşmada çok doğal olan cümleler, Türkçe'ye çevrildiği zaman çok iğreti duruyor. En basitinden "Son of a bitch", bizde "Orospu Çocuğu"nun kullanıldığı gibi kullanılmaz. Sürekli bu tip cümleler okuyunca "bu ne ya?" isyanını yaşıyorsunuz. Ama kitap özellikle sonlarda asıl mesajını vermeye başlıyor. Sizi düşünmeye zorluyor. Özellikle de çocukluğunuzda siz de benim gibi biraz Holmen gibi hissetmişseniz. Kitabın anlatmak istedikleri bir kaç sayfada en fazla. Ama o anlattıklarını anlamak için kalanını da okumalısınız. Başka türlü vurucu etkisini yapması mümkün olmazdı zaten.

Baskı: Kayıp Kent (Numa Files, #5)

Kitap, ortalarda akıcılığını yer yer kaybetmeseydi ve biraz daha gerçekçi olsaydı daha iyi olacaktı. Ülke ülke geziyorsunuz yine, çok çeşitli konularda çok ilginç bilgiler öğreniyorsunuz. Eğlenceli, sürükleyici.

Baskı: İmkânsızın Şarkısı

Isınamıyorum bir türlü Murakami'ye. Gerçi okuduğum ikinci kitabı ve kendisi de bu kitapla tanınmak istemediğini belirtmiş ama piyasadaki -çok popüler olmasa da- fazla abartılmış kitaplardan birisi. Murakami'nin duyguları ve olayları aktarma becerisi çok iyi. Ama aktardıklarının içeriği de bir o kadar yetersiz.

Kinyas ve Kayra
5/1007.08.2013

Baskı: Kinyas ve Kayra

Çok sıkıcı ve bıraktığım ender kitaplardan. Depresif, hayatta hiçbir şeye değer vermeyen nihilist iki adamın hikayesi. O kadar sayfaya gerek yok bunları anlatmak için. Bir de insanlar kendi sevdikleri bir şey eleştrildiğinde kendilerine hakaret edilmiş gibi reaksiyon gösterir ya. İşte bu kitap o reaksiyonu haketmiyor.

Korkuyu Beklerken
10/1031.07.2013

Baskı: Korkuyu Beklerken

Korkuyu Beklerken'de,Oğuz Atay çok zor bir şey başarmış. Kafası karmakarışık,binlerce bilgiyle dolu bir insanın rasgele düşüncelerini üretirken anlatmış. Bu ruh haline çok iyi hakim olmanın zorluğu bir yanda, bir karakteri bu ruh haline göre saçmalatabilmek diğer yanda. Büyük yazar olmak kolay değil. Olunca da Oğuz Atay oluyor adı. Sonra Tahta At var. Gezi Parkı direnişinin absürd bir hikayesini yazmaya kalksaydı Oğuz Atay bu hikaye Tahta At olurdu. Beyaz Mantolu Adam çok başarılı bir başarısızın yani Tutunamayan'ın öyküsü. Oğuz Atay hep Tutunamayanlar'ı anlatıyor. Çok güzel anlatıyor. Yazım tarzı benim gibi dikkati çabuk dağılan birisine baş ağrıları çektirse de Oğuz Atay'dan kopamıyorum. Kendimi zorluyorum, kaçırdığım yere geri dönüp yeniden okuyorum ama bırakmıyorum hiçbir şekilde. Huzur içinde yat büyük insan. Bir daha senin gibi bir yazar zor gelir. Senin gibi bir insan bile zor gelir bu dünyaya.

Yakın ve Tehlikeli
4/1030.07.2013

Baskı: Yakın ve Tehlikeli

Ölümle burun burunasınız ve tek düşündüğünüz şey seks. Anlatım vasat, hikaye çok klişe, karakterler klişe. Birşey beklemeden okumakta fayda var.

Baskı: İskelet Sahili (Oregon Files, #4)

Diğer Juan Cabrillo romanları gibi bu roman da oldukça iyi örülmüş. Kitabın giriş kısmı ayrı bir tat veriyor. Hayatınızda görmediğiniz bir ortamda olduğunuzu hissettirebilecek kadar iyi yazılmış. Clive Cussler'ın en beğendiğim yönlerinden birisi de budur.

Profesyonel
9/1027.07.2013

Baskı: Profesyonel

Kitap aslında süper. 10 puanlık kitap benim için. Ama Feniks Kitap öyle berbat bir çeviri yayınlamışki. İmla hataları her paragrafta var. Çeviri hataları her sayfada iki üç tane bulmak mümkün. Bu tip kitapları çok okuduğum, çokça film izlediğim için bir çok jargon'u, terimi ingilizceleriyle ve uygun çevirileriyle biliyorum. Ör: Çeviri: "Operasyon güneye gitti." Orijinali "operation went south". Anlamı "işlerin istenildiği, planlandığı, öngörüldüğü gibi gitmemesi". Bir yerde albay yazar bir yerde colonel yazar. Bir yerde Ahmed yazar bir yerde aynu kişiden bahsederek "Achmed" yazar. Bitmemiş cümlenin devamı paragraf başı olarak devam eder. Bu kitabın Türkçe çevirisi resmen fiyasko ama kitap kesinlikle harika. Türü seviyorsanız ve ingilizceniz varsa orijinalini alıp okumanızı öneririm. Konuyla ilgili Feniks kitapla görüştüğümde, bana bunun çeviriyi ve aynı zamanda edisyonu yapan kişiden kaynaklanan bir sorun olduğunu söylediler. Diğer kitaplarında böyle bir sorunun olmadığını da belirterek iyi niyet göstergesi olarak bana iki kitaplarını hediye olarak gönderdiler.

Baskı: Ego: Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti

Cesur Yeni Dünya ile belli konularda paralellikler gösteren, ama bunu daha yalın bir fakat başarılı bir anlatımla ifade eden güzel bir hikaye/roman.

Gölge Hırsızı
9/1021.07.2013

Baskı: Gölge Hırsızı

Çocukluğuyla arasındaki bağları hala kopartmamış olan yetişkinlerin seveceğini düşünüyorum.

Baskı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Kitap direnişe denk geldiği için tam tadını çıkartamadım. Bu kitabı Atatürk'ün neden bu kadar çok sevdiğini anlamak zor değil. Bir ülkede eğitimle, çalışarak ve her bireyin çabalamasıyla kendilerini nasıl refaha ve daha bir hayata kavuşturduklarının gerçek hikayesi. Hâlâ günümüzle paralellik taşıyan noktalar olduğunu görmekse yozlaşmışlığın, bozulmuşluğun zamandan bağımsız olduğunu hatırlattı bana. Okunması gereken kitaplardan.

Amok Koşucusu
9/1005.07.2013

Baskı: Amok

Stefan Zweig yazınca okunur. Okuduğum beş-altı kitabından sonra bunu emin bir şekilde söyleyebilirim artık.

Baskı: Kasandra'nın Aynası

Kitabı satır satır değerlendirecek olsam anlatım dili, verdiği anekdotlar, yazarın kitapları için kullandığı bilgi birikimi için daha büyük takdir görürdü ama çıkan ürün için maalesef aynı değerlendirmeyi yapamam. Kesinlikle bir karıncalar serisi ile kıyaslama yapılamaz. 616 sayfalık bir roman için daha büyük beklentileri oluyor insanın. Belli hosluklar için okunabilir ama illa da okunacak kitaplardan değil.

İskender
7/1013.06.2013

Baskı: İskender

Sonuna gelene kadar türk filmi izliyormuşum gibi geldi. Elif Şafak hundan daa iyi bir kitap yazabilirdi. Sonu olmasa puanim daha düşük olurdu.

ÖncekiSayfa 2 / 7Sonraki