
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: amin maalouf
Afrikalı Leo, gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bri yaşamöyküsü: Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namıdiğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü yazmış olsaydı yazacağı gibi... Amin Maalouf, bu ilk romanında -daha sonra Semerkant, Tanios Kayası, Doğunun Limanları, ve…

Yazar: amin maalouf
Ben kimim?.. Nereye aitim?.. Doğulu muyum yoksa Batılı mı? Nereye aitim?.. Kültürel özellikler beni ne kadar ben yapıyor?.. Toplumsal yapı beni ne kadar belirliyor? Toplumsal ve kültürel koşullanmalardan ne kadar bağımsız düşünebiliyorum ve ne kadar özgür hareket edebiliyorum? Baktığım aynalar sürekli çatlayıp kırılıyor... Gerçekten ben, düşündüğüm ben miyim yoksa bir yanılsamanın içinde debeleni…

Yazar: amin maalouf
Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı) Afrikalı Leo ve Semerkant'tan sonra, yine bir Doğu öyküsü. Mehmet Ali Paşalı yılların Mısırı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma. Bir serüven ve sadakat romanı... Yazara ünlü Goncourt ödülünü getiren…

Yazar: amin maalouf
XII. yüzyılda, Akitanya'dayız... Soylu bir ozan, Jaufre Rudel, zevk ve eğlenceye doymuş, böylesi yaşam sürmekten bıkmış; uzak, arı ve sonsuz bir aşkı düşlüyor... Kusursuz, düşsel bir kadını anlatıyor dizelerinde. Ve günün birinde, denizler ötesinden gelen Gezgin, bu imgenin gerçekten yaşadığını haber veriyor ona. Çılgına dönen ozanın "Uzaktan Aşk"ını arayışı böyle başlıyor. Daha…

Yazar: ahmet telli
Söz ve eylem diyalektiği öznesinin yüzleşeceği olgu, etiktir. Sözün sahiciliği azalmayı; eylemin sahiciliğiyse, azalarak çoğalmayı göze alıştır, ki etik, burada, bu sahicilik ile hayat buluyor. Meşruiyet kazanma yerine eleştirelliği, egemen olma yerine eşitlikçi duruşu yeğlemek, belli ki sistemle aramıza koyacağımız mesafeyle mümkün olacaktır. Bu süreç, söz ile eylemin sorgusunu bir vicdan olarak…

Yazar: ahmet telli
Kalbim dedim sonra, aşk daBozkırdaki yangınlar misaliYeşerse de arsız otlar yenidenNe dağların eflatun ufku ne deKırlangıçların esmerliği görülürKi her ömrün ezberindedirBu hecenin bütün harfleriEprimiş anılar kalıyor gerideBir de ceylanların ürkekSıçrayışları tetik boşluğundaVe unutuluyor işte bu kadarÇok sevilmişse sevilenin adı

Yazar: ahmet telli
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirHer sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünküBir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitseAma bir tufan az mı gelir yoksa yine deYırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlakaHiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler

Yazar: ahmet telli
Sesinden ışık bakışlarındanZifirî karanlık sızan deli tayŞimdi sana hangi dağın yeliHangi uçurumun uğultusu Hangi suların yıldız şavkları...

Yazar: ahmet telli
Suya düşen bir karanfilse yüreğinbırak kendini ırmağın türküsüne gülümvursun seni o taştan bu taşa

Yazar: ahmet telli
Aşklar mı diyordun, anladımSenin incindiğin benimseYollara düştüğümdür benimseBiten bir aşk içinSöylenecek söz şu olmalıGüzeldi yine deHiç kimse bir aşkıOnarmaya kalkmasınKaybedilmeye değerEn güzel anında bitirilmişse eğer

Yazar: ahmet telli
Dövüşen anlatsınAcının miladıylaÇeliğin sessizliğinde Yol ayrımıMülkümüz kederdirEfkarlı olduğumuz doğrudurBir sevda kiBel bağlamadık sevdadan gayrısınaElveda kederZulmün defteri eksik tutulmuşturGünlüğü yoktur hüznün Acının sarnıcıZamanı ve sevdayı kollamaktayızSeher türküleriHer seher yeniden Direniş günleriKavgalar büyüdükçe Bir hazin hikayeZulüm de biterGün ağarırken

Yazar: ahmet telli
Günlüğünü eksik tutan güz Usulca çekilmiş de kıyıya Bütün gürültülerden uzaktaEğiriyor suların köpüğünüUğuldayan yalnızlığını

Yazar: ahmet telli
Polisle çatışırken bitti galiba çocukluğum ve ilkgençliğim Yoldaşlık günleriydi; Kardeşler! diyordu içimizden biri Dağın geyiği, dilin şiiri tanık olsun; anamızın ak sütü

Yazar: ahmet telli
Bir yanılma, yanılsama ve kendini aldatma oldu sanat alanını kuşatan.Öyleyken, yani şiir, roman, öykü, sinema, heykel, tiyatro, dar bir alanda dolaşımdayken niye şiir yazıyoruz, niye gazetelerin lütfen ayırdıkları kültür sayfalarında yazmayı sürdürüyoruz? Yazmakta olduğum şiir niye beni geceyarısı uyandırıp masaya sürüklüyor, onu yeni baştan yazmakla yüzyüze getiriyor?Elbette kimse beni şiir ya d…

Yazar: ahmet telli
Büyük aşklar yolculuklarla başlarVe serüvenciler düşer bu yollara ancakOnlar ki dünyanın son umuduSoyları tükenen birer çılgındırlarNe bir adresleri vardı onların yeryüzünde Ne de aşktan başka bir sığınaklarıAma yaşarlar dünyanın dört bir yanında Ölümle alay ederler sanki................Derler ki, Son büyük serüvenci yaralıdır hâlâ

Yazar: salman rushdie
Yıl 1991. Los Angeles. ABDnin eski Hindistan büyükelçisi ve karşı-terör uzmanı Maximilian Ophuls, gayrimeşru kızının kapısının önünde, kendine Soytarı Şalimar diyen Keşmirli şoförü tarafından güpegündüz öldürülür. Salman Rushdienin yeni romanı Soytarı Şalimar, Max Ophuls, katili ve kızının öyküsü. Ama bu üçlü arasındaki gizemli bağlantının anahtarı dördüncü bir karakterde, Keşmirli bir kadında...…

Yazar: salman rushdie
Salman Rushdienin Bu kitabı yazmak için yıllarca okuyup araştırma yapmam gerekti, dediği roman, türlü türlü anlatıcılar, gezginler, serüvenciler tarafından aktarılan, Babur İmpa-ratorluğu ve Osmanlılar, Moğollar ve Rönesans Floransasının tarihine ve kültürlerine göndermeler yapan, bölgenin tarihini masallarla kaynaştıran büyüleyici bir yapıt. Kitaptaki cinsellik ve erotizmin odağı olan güzeller…

Yazar: salman rushdie
1981de Booker, 1982de James Tait Black, daha sonra da 25 yılın Booker ödüllü kitapları arasında birincilik anlamına gelen Booker of Bookers ödülünü alan Geceyarısı Çocukları, 20. yüzyılın en iyi 100 romanı arasında sayılıyor.Kahramanımız Salim Sina 15 Ağustos 1947de, tam geceyarısı dünyaya gelir: Aynı anda Hindistan bağımsızlığına kavuşmuştur. O gece büyülü güçlere sahip yüzlerce çocuk doğar. Cad…

Yazar: latife tekin
Dünyanın ne gücüne gidiyor biliyor musun Elime... Senin ırmaklarının, dağlarının yeri yanlış demek istiyor bu insanlar bana, kesiyoruz ormanlarını, doldurup düzlüyoruz kıyılarını, kırıyoruz tepelerinin burnunu... İşi doğrusuna getiriyoruz biz, beğenmiyoruz aldığın biçimi, acele soğumuşa benziyorsun, güzel olmamış kabuğun... Uçaklarına pist yapacak yer bulamadılar, havalimanıymış!.. Ölsünler, mil…

Yazar: latife tekin
Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü... demiştim. İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor, demişti, unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun...Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta diyorum ben. Şeref, Sırlarımız gelecekte çözülecek ama dediğinde de soluğum…

Yazar: ihsan oktay anar
Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep ülkemizde geçiyor Efrâsiyâbın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... Yani, Puslu Kıtalar Atlasını ve Kitab-ül Hiyeli okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, içine dalması k…

Yazar: ihsan oktay anar
Puslu Kıtalar Atlasıyla birçok okuru şaşırtan ve sevindiren İhsan Oktay Anarın ikinci romanı Kitab-ül Hiyel, eski zaman mucitlerinin inanılmaz hayat öykülerini anlatıyor. Yafes Çelebi, Calud ve Lalezar Necef Beyden Angilidis Efendiye, Samur ve Yağmur Çelebilerden Uzun İhsan Efendiye bir sürü mucit, hiyelkar, aktarıcı, rivayet edici, mağdur, sarhoş, meyhaneci, kahveci... Okuyanın okumayanlara kola…

Yazar: ihsan oktay anar
Bütün zamanların kahramanı olan bir insanın hikayesidir bu. O hem herkes hem de hiç kimsedir. Dünyadan alacağını tahsil etmeye gelmiştir. Çünkü, Tanrı dahil herkesin ona borcu vardır. Vebaline girilen tüyü bitmedik yetim işte odur. Kadim zamanlardan beri hakkı yendiğine göre, sonlu ama sınırsız bir evrenin engin ve derin merkezi insan olmanın, 'olmasa da olur' halini icrâ etmesinde hiçb…