ebrusner
@ebrusner

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Evimdeki Yabancı (Sons of Scandal #1)

Grace Banbury'nin annesi evlerini kumarda kaybetmiştir. Bunu telafi etmeye yetecek parayı kazanacağına söz verdiği bir not bırakarak evi terk etmiştir. Annesi gibi kumara düşkün erkek kardeşine olanları söylemek için kasaba evlerine gider. Tüm porselenlerin,tabloların olmadığı boş evde kardeşini bulamaz ama evin yeni sahibi Daniel Throckmorten gelir. Evler ve Grace'nin babasından kalan viyola dışında başka bir şeyi daha kazanmıştır. Grace'i. Grace ile evlenmek isteyen başka bir oyuncu bu teklifi yapmıştır ama kazanan Daniel olmuştur. Daniel'in ünlü bir besteci ve fakir olan babası ile dük kızı annesinin evliliği skandala sebep olmuştur. Annesi de besteler yapmış fakat onun ki basılmazken babası her geçen gün daha popüler olmuştur. Babası bir gün evinin balkonundan düşüp ölmüştür. Annesinin kocasının ölümünün kendi suçu olduğunu söylediği duyulunca herkes onun öldürdüğüne inanmıştır. Daniel'in de ailesi gibi skandallarla dolu bir geçmişi vardır. Herkesle her konuda bahse girebilen mali konularda dahi olduğu içinde çok zengin biridir. Grace'i görür görmez etkilenir.Evlenmeye niyeti yoktur metres arayışında olduğundan bir iddiaya girerler. İki hafta içinde Grace'i baştan çıkarırsa metresi olacaktır. Grace kazanırsa babasından kalan viyolayı alacaktır. Grace viyolayı satıp ev kiralayabileceğini düşünür.Abisinin mirasını geri kazanmak ister. Daha önce abisinin arkadaşı kendisi ile evleneceğini söyleyerek faydalanıp kandırdığı için abisi artık bir eş bulup mutlu olmasını ister. Grace ise mirası ya da güzelliği için kendisini isteyen biri ile evlenmek istemez. Artık erkeklerin numaralarına karşı akıllandığını söylese de daha iyi bir erkek yapmak için uğraştığı Daniel'den uzak duramaz. Daniel'in ise planları tersine döner Grace'siz yapamaz. Çok durağan bir kitap.Sıfır olay macera var. Aşk desen öyle yoğun bir duygu yok. Grace'nin evini izleyen bir adam var ortaya çıkıyor ama hiç bir şey yapmıyor bari o biraz aksiyon katsaydı. Her şeye sebep olan anne hiç ortaya çıkmadı ona ne oldu değinilmedi. İkiliyi de kitabı da pek sevemedim.

Kalpsiz
9/1018.01.2023

Baskı: Kalpsiz

Elinor Harriman'ın annesi on yıl önce babasını terk edip onu ve gerçek babasının kim olduğunu bilmediği kardeşi Lydia'ı da alarak Paris'e gelmiştir. Annelerinin sık sık sevgilileri olmuştur ve başlarda durumları iyi iken en son Paris'in kenar mahallerinde perişan halede yaşamaya başlamışlardır. İspanyol hastalığına yakalan annesi de kendisi gibi hep kardeşine ilgi göstermiştir. Hatta Elinor on yedi yaşındayken annesi şişman ve yaşlı olan aslında iki katı parayı verip kardeşini isteyen lordu Elinor için ikna etmiştir. Onuda kardeşinin iyiliği için sen olmazsan o olur diye ikna etmiş ve kızını kumar borçları ve bin pound için satmıştır. Tüm zor şartlara rağmen Elinor'un tek düşündüğü her erkeği kölesi haline getiren güzellikte ki kardeşinin iyiliğidir. Anneleri yemek için ayırdıkları son parayı ve broşu alıp gitmiştir. Elinor'da son paraları olduğu için arkasından çılgın partiler ve şölenlerin verildiği,yüksek bahisli kumarın oynandığı kont Giverney'in evine çalıntı araba ile gider. Francis Rohan ailesi ile İskoç kral için savaşmıştır. Culloden savaşında babası ile erkek kardeşi öldürülmüş onunda her şeyi alınarak yirmi iki yıldır devam eden sürgüne gönderilmiştir.İngiltere'ye dönecek olursa da idam edilecektir. Çok zengin,yakışıklı, sefahat halinde yaşayan biridir. Ailesi gözünün önünde öldüğü için kabuslarına girmesinler çığlıklar atarak uyanmasın diye kadınlar ile kendisini yorgunluktan tüketmeye,her türlü çılgınlığı yaşamaya başlamıştır.Cennet Konağın da yine kendilerini en hovardaca zevklere verecekleri,günahkar hissettirecek şeytani rütüeller yapacakları sloganı ise ne istersen onu yap olan bir parti vardır. Rohan, Cehennem kralı birçok ahlaksızlığa katıldığı halde can sıkıntısını geçirecek bir şey bulamamıştır fakat arkadaşının getirdiği üstü başı dökülen ve kendisine tiksintiyle bakan kız onu büyülenmiş gibi hissettirir. Annesini arayan Elinor ile annesini arar ve artık ilgisi oralar da nadir bulanan Elinor'a yönelir. Onu kuzeni ile evlendirmeye de çalışır,evine her türlü eşya,yiyecek gönderip yardımına da koşar ama ondan vazgeçmez de tabi kendi yöntemleriyle. Bu zorlu ikili arasında zorla gelişenler kalpsiz adamın Elinor hayatına girince yaşadıkları,onun için adam öldürmesi okunmaya değer. Elinor'un sürekli çirkinim diyerek burnundan şikayet etmesi, Rohan'ın sık sık kıza çocuğum demesi kötüydü. Aralarında on altı yaş olması çocuğu mu yapar ki zaten asla böyle bir düşüncesi de yok o zaman neden diye sordurur. Aslında kitap güzeldi ama çok yavaş ilerleyişi,ikili arasındakilerin geç olması,Elinor'un sürekli kaçıp diretmesi,kardeşi içinse çekmediğinin kalmaması,o aceleye gelmiş son kötüydü. İkilinin yaşadıkları ise üzücü. Kitabın farklı,gizemli havası da var tabi ki en çok ilgi çekende bu. Elinor'un kardeşi ve Rohan'ın arkadaşının aşkı da var yani yok yok.

Geçmişi Unut
8/1018.01.2023

Baskı: Geçmişi Unut

Rutherford Dükü Philip Burgess yakın arkadaşı kendisine ihanet edip nişanlısı ile kaçınca ondan intikamını çok sevdiği kardeşi ile evlenerek almıştır. Ona kur yapıp,sevdiğine inandırmış ve düğünün ertesi sabahı ise her şeyi anlatıp karısını bir kenara atmış ve metresine gitmiştir. Üç yıl boyunca karısı Charlotte'i görmezden gelmiştir. Charlotte de kocası skandallardan ve özellikle onları yaratan insanlardan nefret ettiği için birçok skandala imza atıp,birçok ilişkisinin olduğuna dair dedikoduların yayılmasına izin vermiştir. Karısının yarattığı skandallar Philip'in hiç umurunda olmamış boşanmayı ise hiç kabul etmemiştir. Fakat altı ay önce aniden karısını sevdiğini fark eder ve sevgilisini bırakıp karısının peşine düşer. Peşinde ki erkeklere aldırmamaya çalışır fakat artık dayanamaz ve kumarhanede başka bir adamın kucağında oturan kendisine ait olan kadını, elleri ve ağzını bağlayıp omzuna atarak kaçırır.Karısının gitmesine bir daha asla izin vermemeye kararlıdır. Diğer erkeklerin aksine o karısının kalbini de ister ve onu sevdiğine inandırmaya kararlıdır. Karısına boşanmayı kabul ettiğini karşılığında da yeni seçtiği gelini olan dul eski nişanlısına kur yapmasında yardım etmesini ister. Charlotte nefret ettiği,her emrinin yerine getirilmesine alışkın,ifadesiz,katı,duygusuz,bencil kocasına evlendiği o zayıf kız olmadığını göstermeye kararlıdır. Bu yüzden teklifini kabul eder ve ona iyi bir koca olması için yardım etmeye başlar. Fakat bir süre sonra kocasını başka bir kadın ile görmeye dayanamaz. Vakit geçirdikçe sevdiğini anlar. Bir süre birbirlerini kıskandırma çabalarına girişirler sevdiklerini itiraf etseler de her şey hemen yoluna girmez ama neyse ki düzelmesi uzun sürmüyor. Aslında güzel bir konusu vardı,güzelde başladı fakat güzelim konu yazarın elinde patlamış. Çok daha farklı ve güzel işleyebilirdi. Bazen olaylar çok detaylı iken asıl önemli konularda fazla geçiştirilmişti. Çoğu olayın ucu açık kaldı kadın karakterin ailesi ile arası bozuktu ne oldu,tüm olayların sorumlusu abisine ne oldu? Biraz gelecek bilgisi iyi olurdu.En önemlisi de geçmişe neredeyse hiç değinilmemişti. Erkek karakterin duyguları iyi yansıtılmıştı ama kadın karakter için aynısını söyleyemeyeceğim.Tüm eksiklerine rağmen kitabın ilgi çekici bir tarafı da vardı.

Baskı: Abartılı Yalanlar Aceleci Duvaklar

Heather Montgomery muhasebecidir. Sakin, düzenli, planlı bir hayatı tercih eder. Oldukça kalabalık olan ailesinin yine bir düğünü için nedimedir. Kuzeninin tüm nedimeleri ile Las Vegas'a giderler. İlişkiler konusunda berbattır. Erkeklerle bir araya gelmeyi denemiş, kadın dergilerinde bekar kadınların yapması gerektiği söylenen her şeyi yapmış ama sonuç alamamıştır. Evden o kadar uzakta asansör beklerken Tony'i görür. Tony'i ne zaman görse heyecanlanır. Zeki, profesyonel bir adamla evlenmek ister. Tony gibi adamların evlenmeyeceğini, serbest olmayı sevdiğini bilir. Böyle bir adamla geleceği olmayacaktır. Tony yakışıklı, çekicidir ama onun gibi adamlar rüyasında yer almaz ve kendisi gibi birinin de rüyalarında yer almasını istemeyeceklerine inanır. Asla Tony gibi yakışıklı bir adamla evlenemeyeceğini düşünür. Tony McCaffey artık kendi işini yönetmek istediği için işinden ayrılmıştır. İnsanlara kendilerini evinde hissettirmeyi amaçladığı bir bar almayı düşünür. Fakat satışa üç gün kala yardım için para verecek arkadaşı parayı vermeyince fırsat ellerinden kaymadan satış gününe kadar eksik parayı bulabileceği bir plan düşünür. Kumar oynamaya karar verir ve bayan şansında peşinden gelmesini dileyerek Las Vegas'a gider. Heather Tony'nin suratını asık görünce konuşur. Tony elde etmek için her şeyi yapabileceği, çok istediği bar için o gece kazanması gerekirken kaybetmiştir. Heather tekrar denemesini söyler ve odasının kapısının önünde bulduğu ve şanslı olduğunu düşündüğü fişi vererek oynaması için ısrar eder. İkna edebilmek için Tony'nin şans tılsımı olarak yerine oynar. Büyük bir risk alıp kaybettikten sonra gördüğü ilk makineden kazanır ve bunun yazgı olduğuna inanır. Tony yazgıya inanmazken inanmaya başlar. Kendisine saklayabilecekken parayı vermek için peşinden koşan Heather'ın daha önce tipi olmadığını düşünürken olmaması için bir neden göremez. Heather'ı bırakmak istemez. Şansının dönüp mükemmel kadını da bulmuş olabileceğini düşünür. Şimdiye kadar çıktığı kadınlar sadece eğlencelikken Heather çok farklıdır. Kendisinden daha akıllı bir kadınla olmak daha çekici gelir. Heather'ın doğru kadın olduğunu düşünür. Ona duyduğu ihtiyacı başka hiçbir kadına duymamıştır. Bu düşünceler içindeyken gece kutlamaya çıktıktan sonra sabah adını bile hatırlamadığı, minnet duyduğu Heather ile evlendiğini öğrenir. Bir kadınla birkaç günden uzun süre çıkmayıp, hayat boyu sürecek tuzaktan daima kaçınmışken birden evlenmiştir. Ailenin aklı başında kızı olan Heather'de aynı şekilde şaşkın uyanır. Hemen boşanmayı düşünürken eve döndüğünde büyük ailesini kendisi ve kocasını karşılarken bulur. Tony Heather'ın yaptığı iyilikten sonra aşağılanmaması için kuzeninin düğününe kadar bir ay evli kalmayı önerir. Böylece ikili aynı evde yaşamaya başlar. İkili kimse öğrenmeden boşanacaklarını düşünse de herkes öğrenir. Heather Tony'e işinde yardım eder. Tony'de hayatındaki her şeyin dümdüz, düzenli, kusursuz olmasını isteyen Heather'e eğlenmeyi öğretir. Tony Vegas'a para bulmak için gitmişken paradan daha değerli bir şey bulur. Bu kez yakışıklı erkeğin karşısında çok güzel bir kadın yok bu durum güzeldi. Akıcı, kolay okunan, güzel bir kitaptı.

Baskı: Küçük Yalanlar Yüksek Topuklar

Darcy McDaniel otuz dokuz yaşındadır. Elli yedi yaşındaki on dört yıllık zengin kocası onu arkadaşı ile tatile göndermiştir. Evine döndüğünde ise evinde yabancı bir aile bulur. Eşi onlara öldüğünü söylemiş ve evi satmıştır. Mücevherlerini götürmüş, eşyalarını ise evin yeni sahipleri ihtiyacı olanlara vermiştir. Tatile her şeyi olan biri olarak gitmişken hiçbir şeyi olmayan biri olarak dönmüştür. Evini, kocasını, kendine olan güvenini yitirmiş hayatı tepetaklak olmuştur. Tek kuruş parası kalmamıştır. Yaşadığı büyük şoktan sonra en başa döner ve gidebileceği tek yere ailesinin evine döner. Sadece arabası kalmıştır. Arabasını kimsenin kendisinden alamayacağını düşünürken ödemeleri yapılmadığı için kendisinin sandığı arabasına el koymaya gelirler. John Stark eski polistir. Dizini kırdıktan sonra işten ayrılmıştır. Haciz şirketi vardır. Karşısına kalıcı bir ilişki kurabileceği biri çıkmamıştır. Bakımlı kadınların hayatı cehenneme çevirdiğini düşünür. Öyle birini görünce hep yolunu değiştirmiştir. Arabasına el koymaya gittiği Darcy'ninde öyle olduğunu düşünür. Darcy arabasını vermeme konusunda direnip ağlayınca ödeme yapana kadar süre tanır. Fakat araba ile vedalaşacağını söyleyen Darcy anahtarları alıp kaçar. Giriştikleri mücadelede arabayı alması çok sürmez ve eşyalarını almak için gelen Darcy'e arkadaşı sekreterleri olarak çalışmasını önerir. Darcy kocasının zimmetine para geçirip ülkeyi terk ettiğini öğrenir. Rahat bir iş, maddi hayallerini gerçekleştirebilecek bir adam bulma hayalleri yıkılınca cehennem buz tutacağında kabul edeceği işi kabul eder ve John ile çalışmaya başlar. Darcy yeni hayatına uyum sağlamakta zorlanır. Yeniden yukarı çıkmak ister. Şimdiye kadar parmağında oynatamadığı bir adamla hiç tanışmamıştır fakat John farklıdır. Hoşlandığı erkek tiplerinden değildir. Emir veren, otoriter adamlar kendisine göre değilken John'a karşı çekilir. Darcy'nin yaptığı her şey John'u sinir ederken gözünü ondan alamaz ve Darcy'e kapılmaya başlar. Tüm kadınlar kendisini eninde sonunda sıkmıştır fakat Darcy farklıdır. Ona hissettiklerini hiçbir kadına hissetmemiştir. Aralarındaki çekime fazla karşı koyamazlar ve ilişkileri başlar. Birde Darcy'nin kocasının dolandırdığı şirketin sahibi Jeremy var. Darcy'i istediği hayata kavuşturmaya hazırdır fakat Darcy artık o hayata pek hevesli değildir. Tony'nin hikayesini daha önce okudum ve onun kitabı kadar iyiydi. Yazarı sevdim güzel, sıkmayan, akıcı bir kitap.

Baskı: Kuralsız Oyun (Play by Play #3)

Jenna Riley beste yapıp şarkı söylerken seçmelerde beğenilmediği için grubundan atılmıştır. Bu olay şarkıcılık kariyerinin sonu olmuştur. Şimdi ailesinin spor barını işletir. Kardeşlerinden biri ulusal futbol ligi oyun kurucusu diğeri birinci lig beyzbol oyuncusudur. Jenna ise spordan nefret eder. Babası hastalığından dolayı yarı zamanlı çalıştığı için bar tamamen Jenna'nın idaresine kalmıştır. Bu yüzden ister sevsin ister sevmesin spor hayatı olmuştur. Oyuncuları kesinlikle sevmez özellikle Tyler'ı. Son zamanlarda bara sıklıkla gelir. Jenna'da Tyler'dan etkilendiği için huysuz davranır. Eğer Tyler ile birlikte olursa bugüne kadar yapmam dediği her şeye ters düşmüş olacaktır. Tyler Anderson hokey oyuncusudur. Yaklaşık bir sene önce menajeri Elizabeth ve Jenna'nın abisi Gavin sayesinde Jenna ile tanışmıştır. Jenna kesinlikle tipi değildir. Zayıftır Ty ise etine dolgun kadınlardan hoşlanır, uzun saçlı kadınları severken Jenna'nın uçları mor olan kısacık saçları vardır. Birçok küpeli, piercingli, dövmeli biridir. Sert kızı oynasa da Jenna'nın fazlasıyla kırılgın olduğunu bilir. Jenna'dan hoşlandığı için sık sık bara gider ve daha fazlasını ister. Hedefi gözüne kestirdiğinde asla pes etmezdi bu yüzden uzak duran Jenna'nın peşine düşer. Jenna Ty'in ilgisinden kaçmak için görüştüğü biri varmış gibi davranır. Fakat nereye baksa Ty'i görür. Evine ailesinin yanına bile gelir. Büyük bir çekim duymasına rağmen Ty çıkılacak makul erkekler listesinde değildir. Ty ise ilişki arayışında olmamasına rağmen Jenna'nın randevularını kıskanır pes etmeye niyeti olmadığından vazgeçmez ve Jenna'da çekime daha fazla karşı koyamayınca ilişkileri başlar. Ty sonsuza kadar mutlu yaşadılar, sevgi tüm problemleri çözer olaylarına inanmaz. Yaşadığı an onun için önemlidir. Ona göre hiçbir şey sonsuza kadar sürmüyordu. Ailesi hiçbir zaman sıcak yakın bir aile olmamıştır. Bu yüzden evlenmeyi, çocuk yapmayı asla düşünmez. Kendi ailesinin yaptığı gibi küçük bir çocuğun hayatını mahvetmeyecektir. Fakat diğer çıktığı kadınlardan farklı olan Jenna ile yakınlaştıktan sonra Jenna'nın aradığı adam olduğunu anlamasını sağlar. Abileri hayatlarının aşkını bulmuş olsa da Jenna kimsenin dünyasını altüst edip, ayaklarını yerden kesmeyeceğini düşünürken korkularını yenmesini sağlayan Ty her şeyi değiştirir. Serinin en iyi kitabı ikinci kitaptı. Jenna en az sevdiğim ve hikayesini en az beğendiğim kardeş. Diğer kitaptaki karakterlerinde bol bol göründüğü, herkesin mutlu sona kavuştuğu bir kitaptı.

Baskı: Oyunbozan (Play by Play #2)

Gavin Riley birinci beyzbol liginde oyuncudur. İlk kitapta abisi ile menajerleri olan Elizabeth abisinin özel hayatına müdahale etmiş ve kız arkadaşı ile arasının bozulmasına sebep olmuştur. Bu yüzden abisi Elizabeth'i kovmuştur. Kovulmanın olduğu gece Elizabeth Gavin'i öpüp ortadan kaybolmuştur. Kendisinden beklenmeyecek şekilde aramamıştır. Liz kendisine çok iyi menajerlik yapmış üniversite eğitimi biter bitmez Saint Louis Rivers ana beyzbol ligine bağlamıştır. Zengin olması, reklamlarda yer alması için çok uğraşmıştır. Elizabeth bulunduğu her yerde dikkat çeken bir kadındır. Bir erkeğin onu fark etmemesi için kusurlu ya da ölü olması gerekir. Bu yüzden Gavin'inde ilgisini çekmiştir fakat işiyle özel zevklerini asla birbirine karıştırmadığı için hep profesyonel bir ilişkileri olmuştur. Liz'i acımasız, ruhsuz bir kadın olarak görmüş duyguları, hisleri olabilecek biri gibi görmemiştir. Artık Liz'in ortaya çıkması gerektiğini düşünerek karşısına çıkar ve onu evine götürür. Hislerine karşı koyamadıkları için yakınlaşmaları kaçınılmaz olur. Elizabeth üniversiteden mezun olur olmaz en iyi spor ajanslarından biri için çalışmaya başlamıştır. Kısa sürede kendi müşterilerini bulmaya başlamış ve önemli isimlerle çalışmıştır. İyi bir menajer ve sihirli bir halkla ilişkiler uzamanı olarak tanınır. Oldukça aranan bir isim olduğu için kimseyi aramaz sporcular kendisine gelir. Yalnızca işiyle ilgilenir. Gavin'e yıllardır aşıktır. Ondan dört yaş büyüktür ve kendisinden küçüklerle asla çıkmaz. Bu yüzden Gavin'e karşı mesafesini hep korumuş onunla kalabalık, halka açık organizasyonlarda bir araya gelmiştir. Gavin kendisini evine götürünce daha fazla hislerine karşı koyamaz ve bir süreliğine birlikte olmaya karar verirler. Liz Gavin'in tarzı değildir. Beraber olduğu kadınların mülayim, uyumlu olması ister. Henüz bir bayan Riley aramıyordur. Eğlenmekle meşguldür. Daha önce hayatında bir kadın olmasını hiç istememiştir. Dilediği zaman istediğini yapmıştır. Hiçbir bağı ve zorunluluğu yoktur. Hayatını değiştirmeyi planlamaz. Fakat Liz evinde kaldıkça orada olması hoşuna gider. Evcil bir adam değildir. Yerleşik düzene geçip, evlenmeyi çocuk yapmayı planlayacak olsa bile Liz tercih edeceği son kadın olacaktır. Ruhuz, soğuk bir köpekbalığı ile olmayı istemez fakat zaman geçirdikçe tüm düşünceleri değişir ve Gavin daha fazlasını istemeye başlar. Liz ise işini sever ve hayatının geri kalanında başka bir şey yapabileceğini hayal bile edemezken Gavin ile birlikte olunca işler değişir. Artık kariyerinden başka bir şey düşünür ve sonunda aşk oyununu kazanırlar. İlk kitaba göre çok daha iyiydi.

Baskı: Kusursuz Oyun (Play by Play #1)

Mick Riley Ulusal Futbol Liginde San Francisco Sabers takımının yıldız oyun kurucusudur. Herkes onu tanır kim olduğunu bilir. Her kanalda çıkan, birçok reklamda yer alan bir ikondur. Yakışıklıdır ve üniversite zamanlarından profesyonel hayatına kadar kadınlar ona hep çekilmiştir. Hiçbir kadının peşinden gitmek zorunda kalmamıştır. Gün içinde görüp akşam partide Tara ile karşılaşana kadar. Tara Lincoln organizatördür. Sorunlu bir anne baba ile büyümüştür. Ailesinden uzak kalmak için arkadaşları ile takılmaya başlamıştır. Arkadaş ortamında içki içip, arada uyuşturucu kullanmaya başlamıştır. Sorumluluk almayan erkek arkadaşından hamile kalınca ailesi evden kovmuştur. On beş yaşında olduğu için sosyal hizmetleri aramış ve bu sayede kalacak bir yer bulmuştur. On altı yaşında anne olduktan sonra üniversiteye gitmiş ailesinden tamamen kurtulmuştur. Hayatlarında olmasını istemediği uyuşturucu, hırsızlık olayları olan oğlunun babasından hapse girmeden önce oğlunun haklarından feragat etmesini istemiştir. Kendi kendine yetmiş oğlu ile bir hayat kurmuştur. Hayatında sadece on dört yaşındaki oğlu ve yeni kurduğu işi vardır. San Francisco Sabers takımının yaz partisinin organizasyonunu yapar. Şimdiye kadar yaptığı en iyi organizasyonu yaparak kusursuz bir iş çıkarır ve Mick'inde ilgisini çeker. Oradaki tüm kadınlar arasında Mick'in kendisine ilgi duyunca çok iyi hisseder. Uzun zamandır bir erkek kendisine ilgi duymamıştır. Gece herkes gidene kadar kendisini bekleyen Mick ile arasında büyük bir çekim olunca bir geceliğine kendisine izin verir. Mick Tara ile aralarında ilk görüşte bir çekim olduğuna inanır. Tara genelde elde etmeye çalıştığı kadınlardan farklıdır. Kadınlar genelde kendisine yapışırken Tara işiyle ilgilenmiştir. Bu kendisi için bir yeniliktir. Konuşup, gerçekten sohbet edebileceği, kariyeri için iyi olduğundan değil kendisi ile birlikte olmak istediği için yanında olan birini ister. İçten, dürüst, samimi, kendi kariyeri ile ilgilenen Tara onu anlar. Hiçbir kadın gerçekten birlikte olmak isteyecek kadar kendisini büyülememişken Tara büyüler. Geceyi birlikte geçirdikten sonra sabah Tara'yı bulamayınca üzülür. Normalde ertesi günler, ertesi buluşmalar, kadınlarla ilgili ertesi şeyler hiçbir zaman olmazken Tara ile durum farklıdır. Daha önce hiçbir kadının arkasından gitmemişken Tara'nın adresini bulup gider. Tara çok uzun zamandır hiçbir erkekten hoşlanmadığı kadar Mick'den hoşlanmıştır. Fakat işi ve oğluna yoğunlaştığı Mick'in hayatına uyum sağlayamayacağı için görüşmek istemez ama vazgeçmeyen Mick'e fazla karşı koyamaz. Böylece ciddi düşünmedikleri ilişkileri başlamış olur. Çok geçmeden ikisi duygularına karşı koyamaz. Güzel başladı ama aynı şekilde devam etmedi.

Baskı: Issız Bir Aşkın Kıyısında (Kız Kardeşler #2)

Seth kontunun üvey kardeşi Gareth Lloyd yarın yokmuş gibi yaşayan,kadın avcısı olarak tanınan,eğlenmeyi seven birdir. İlk kitapta ikilinin ilişkisini neredeyse bitirecek bir bahis açmıştı. İkili Gareth'ı affetmiştir ve onların düğün yemeğinde Faith'de affetsin diye onunla konuşmaya çalışmış fakat yanlış anlaşılmıştır. Zaten Gareth terbiyeli ve kusursuz Faith Ackerly'in hor gördüğü her şeydir. Faith içine kapanık,sorunlarını kendine saklayıp çözen biridir. Mesafeli duruşuna rağmen sosyetede buz prenses denilip eşsiz benzersiz ilan edilmiştir.Ablasının düğününden sonra evine dönmüştür fakat hamilelik döneminde yanında olmak için tekrar Londra'ya döner. Gareth'e Roth Markisi unvanı ve büyük bir servet kalır. Bu sayede sosyetenin gözde bekarları arasına yerleşir. Onunda bir varise ihtiyacı olduğundan evlenmesi gerekir.Bunu isteyen birçok aday olmasına rağmen o gözüne terbiyeli,kontrollü bir markizde olması gereken tüm niteliklere sahip diye düşündüğü Faith'i kestirir. Hep anne ve babası gibi sevgi dolu bir evlilik istemiştir fakat şimdilik bununla yetinir. Faith'i görmeye,çiçek göndermeye başlar. Faith ise ablasının düğününden bir yıl sonra gördüğü adamın bu kadar değişmiş olmasına şaşırır. Gareth'den etkilenir fakat eniştesinin ablasını sevdiği gibi kendisini seven biri ile evlenmek ister.Onunda böyle biri olmadığını,değişemeyeceğini düşündüğünden şans vermek istemez. fakat öpüşürken Gareth'ın eski sevgilisine yakalanınca çıkan skandaldan kurtulmak için aileleri nişanlandıkları duyurusunu yapar. Kendisini sevmeyen biri ile evlenmek zorunda kalan ikili aralarında ki güçlü duygular sayesinde aşkında olabileceği ihtimali ile evlenir. Evlenir evlenmez ikili arasında hep olan yanlış anlaşılmalar başalar.Sürekli yeniden başlamaya karar verirler. Faith Gareth'in davranışlarını anlayamaz Gareth ise onun sevgilisi olduğunu sanar. Evin çevresinde olan izler, eve verilen hasarlar ve davranışlarını da yanlış yorumlayınca bu sonucu çıkarır. Kaçma,yanlış anlama,ayrılma,yeniden başlama döngüsü derken sonunda aşık olup durulurlar. Faith bu kitapta bambaşka bir insandı.O ilk kitapta ki akıllı kızdan eser yok. Hiç sevemedim onu. Yazar sürekli bir yanlış anlama yaratayım da kitabı öyle tamamlayayım diye uğraşmış sanki. Ne iletişimsiz bir çift olmuşlar öyle. Yazar kadın karakterleri kaçırtmayı çok seviyor sanırım. Grace ve Trevor'un oğlu oluyor bol bol var onlarda. Her şeye rağmen tüm aileyi,kızları arkadaşları görmek güzeldi. En merak ettiğim Mercy ise dükü kendine aşık etmeye hala kararlı ve hep yeni denemeler ile geliyor.

Baskı: İskoç Gelini (Highlanders #3)

Saidh Buchanan yedi abi ile büyüdüğü için kendisini korumayı hemen öğrenmiştir. Abileri de ona erkekmiş gibi davrandığı için erkek gibi küfür edip ata biner,ağaçlara tırmanıp ,kılıç kullanabilir. Bu yüzden leydi gibi davranmak onun için çok zordur. Kuzeni Fenalla'nın düğününe gittiğinde tüm gece kuzeninin odasından çığlık,hıçkırık sesleri duymuştur. Ertesi gün de yine aynı sesleri duyar ve kuzeninin canını yakıp kendisine çok kötü davranan kocasını öldürdüğünü görür. Kötü halde ki kuzenine yardım eder ve onun herkesi haydular tarafından saldırıya uğrayıp kocasını öldürdüklerine inandırmasını sağlar. Fakat kuzeninin dört yıl içinde dört kocası da anormal şekillerde öldüğü için adı dulbırakana çıkmıştır. İlk kocası düğünün ertesi günü haydut saldırısına uğrayıp ölmüştür.İkincisi yaşlı olduğu için düğün gecesi yatakta ölmüştür. Üçüncü kocası evlenmelerinden bir ay sonra atından düşüp boynunu kırmıştır. Son kocası Lord MacDonnell çok iyi yüzdüğü halde her sabah gittiği gölde boğulmuştur. Son kocasının annesi de diğer kocaları gibi oğlunu da öldürmekle suçlamaktadır. Saidh'de ilk kocasını öldürdüğünü bildiği kuzeninin diğer kocalarını da öldürüp öldürmediğini öğrenmek için yanına gider. Kuzeni sevdiği kocası öldüğü için üzgündür,kocasının annesi onu suçlamaktadır ve onunla tek konuşan omzunda ağladığı önceden bir kiralık asker olan yeni lord Greer'dir. İkili ilk görüşte birbirinden etkilenir. Saidh Greer'in soluğunu keser fiziksel olarak çok etkiler. Saidh ise ilk konuşmadan kimseye anlatmadıklarını anlatıp,güvenir,ilk günden onu istediğine karar verir ve zaten ilk günden yakınlaşırlar. Birbirlerini görmeleri yakınlaşmaları için yeterli oluyor o kadar hızlılar yani. Üç günde gelen evlilik, kuzeni acaba kocalarını öldürdü mü, Saidh'e yapılan saldırılar,gelen yedi abi derken olaylar eksik olmuyor. Lord ve leydi gibi davranmayan ikili tam birbirini bulmuştu. Saidh'i sevemedim bir türlü, abiler ise çok fazlaydı hepsinin birden gelip dahil olması gereksizdi zaten varla yok arasındalar hepsi akılda bile kalmıyor. Saidh'in abilerini dövmesi,atışmaları önce saçma gelse de abilerin Greer ile atışmaları genel olarak toplu atışmalar güzeldi. Meraklandıran bir kitap olsa da bazı yerler yüzeyseldi ve ikiliyi sevemedim. İlk kitap çok daha güzeldi.

Baskı: Mirasyedi (Windham, #1)

Westhaven Kontu Gayle Windham dük olan babasının ilk meşru oğludur. Meşru olamayan birçok çocuğu vardır ama varisi Gayle olduğundan onu evlendirmek çocuğunun olduğunu görmek tek amacıdır. Bu yüzden elinden gelen her şeyi yapar. Casusları vardır.Sevgilisine hamile kalırsa onları evlendireceğini bile söylemiştir. Gayle'nin başından bir nişan geçmiştir. Bir kere bile ona fazla gelmiştir. Kimse onu yapmacık bir kız ile evlenmeye zorlayamaz. Onu en mutlu eden şey ıssız bir yer,sessizlik ve huzurdur. Varis olduğu için kendisini sömüren anneler ve genç kızlardan bıkmıştır. Her yerde istenir,birçok yerde olması gerekir ama bıkmıştır.Ev partileri,geziler,sosyal toplantılar ona göre değildir. Babasının baskılarından da sıkılınca sıcağa rağmen herkesten uzak evine çekilir.Bir hizmetçinin elbiselerinin düğmesi şömineye takılınca ona yardıma girişir ama karşılığında demirle kendisine vurulur. Kahyası hizmetçiyi taciz ettiğini sanınca böyle bir şey yapmıştır. Böylece Gayle kahyası ile tanışmış olur. Anna Seaton Gayle'nin kahyası. Normalde bir asilzade olmasına rağmen yaşadıklarından dolayı peşindekilerden kaçıp kimliğini herkesten gizlemiştir. Evin kahyası ama evde ki tüm işler ile ilgilenir. Eve getirdiği huzur,düzen Gayle'nin gözünden kaçmaz. Gayle'nin durumunun sorumlusu Anna olduğundan bakımını üstlenir işlerini yapmasına yardımcı olur. Gayle kahyasından hoşlanınca sürekli birlikte vakit geçirmeye başlarlar ve doğal olarak yakınlaşırlar. Anna'nın sırları ilişkilerini zorlaştırsa da bunun üstesinden tabi ki gelirler. İsmine bakarak farklı bir kitap beklemiştim ama alakasız çıktı. Anna'ı sevemedim bir türlü. Beklediğim gibi bir kitap değildi. Güzel bir konu vardı ama yazar işleyememiş. O kadar karışık ,gereksiz, saçma yerler vardı ki kitap ziyan olmuş resmen.

Baskı: Sımsıcak (Daughtry Ailesi, #1)

Rafael Daughtry orduda geçirdiği yıllardan sonra evine ölen amcası ve oğullarından kalan dük unvanı ile döner.Döner dönmezde Charlotte ile karşılaşır. Charlotte Seavers komşusu ve küçüklüğünden beri aşık olduğu Rafael'in yokluğunda ikiz kız kardeşleri ile ilgilenmiştir. Kardeşleri abilerinin ağzından onlara bakan halalarına,halalarının ağzından da abilerine mektup yazıp bu sayede aylar boyunca istediklerini yapmışlardır. Bunu fark eden Charlotte bunun hesabını sormak için kızların yanına giderken karşısına çıkan Rafael'in atından düşmesine sebep olur. Rafael altı yıl burnu bile kanamadan savaştıktan sonra evine geldiği ilk an Charlotte yüzünden yaralanır. İkili yıllar sonra yeniden bir araya gelir. Charlotte Rafael'in kardeşlerini korumak için onlara baktığını ve yanlarında kaldığını söyleyince de ikili sürekli bir arada kalır. Rafael'in yıllar sonra gördüğü kardeşleri,üzerine kalan sorumluluklar onu korkutur. Charlotte sayesinde bir dük gibi davranmaya başlar. Unvanı ve kardeşleri konusunda kendisine yardım etmeye başlar.Bu süreçte önce birbirlerinden kaçarlar sonra eski dostluklarını yeniden kurarlar. Rafael'in de Chorlotte gibi hep aşık olduğunu anlaması uzun sürmez. Bir de Rafael'in yokluğunda Charlotte Rafael'in kuzenlerinden biri ile nişanlanmak zorunda kalmıştır ve arada Rafael'in başına kazalar gelir. Kitap çok durağan. Kadın karakter çocukluğundan beri aşık ama öyle yoğun bir aşk hissedilmiyor hatta aşk hiç hissedilmiyor. Heyecan hiç yok. Yazar kazalar ile bir gizem katmaya çalışmış ama istenileni hiç veremedi. Rafael ile gelen komutan arkadaşı Fitz ile kardeşi Lydia arasında da bir şeyler başlar fakat sonu kötü biter. Bu durum üzücüydü. Zaten bunun dışında kitapta duygusal hiç bir şey yok.Kız kardeşler kitaba renk katan tek şeydi.

Baskı: Alev Alev (Daughtry Ailesi, #2)

On sekiz yaşında ki Leydi Nicole Daughtry ikizi Lydia'nın aksine kurallara uymayan,her şeye karşı olan,cesur,,hayat dolu,özgür ruhlu biridir.Yeni dük olan abisi savaştan döndüğünde yanında komutan arkadaşını getirmiş ve aklı başında,sessiz ikizi Lydia ile aşık olmuşlardır. Adam tekrar savaşa gidip ölünce bu haberin kardeşine yaptıklarını görmüş ve üç kez evlenen annesini de görünce bunun başına gelmesine izin vermemeye, hiçbir erkeği sevmemeye dair kendine söz vermiştir. Ona göre hayattan zevk alınmalıdır. Hayattan ne beklediğini,ne yapması gerektiğini bilmez. Tek istediği kalbinin kırılmamasıdır.Bu yüzdende ilk balo dönemi için geldiği Londra'ya evlenmek için değilde eğlenmek için gelmiştir. Fakat Basingstoke Markisi Lucas Paine ile tanışınca her şey değişir. Lucas mükemmel bir görgü ve tavra sahip,dul annesini el üstünde tutan,dansa kaldırılmayan kadınlarla dans eden,asla kumar oynamayan,halkı düşünen biridir. Yıllarca babasının bir hain olduğunu sanıp nefret etmiştir. Fakat babasının başka bir adam yüzünden mahvolduğunu öğrenir. Babasının adını mahveden adamın adını öğrenmek içinde ezilenleri,adalet arayan vatandaşları harekete geçirmek kışkırtmak için konuşma yapmak zorundadır. Böylelikle onları isyana sürükleyecekti. Babasının adını temize çıkarmak istediği için evlilik planları arasında yoktur ama bir su birikintisinde Nicole ile çarpışınca işler değişir. Lucas Nicole ile çarpışınca tüm dengesini kaybeder. Çok etkilenir ama bir kafa karışıklığına ihtiyacı yoktur. Aynı şekilde çok etkilenen Nicole'nin de tek istediği eğlenmektir. İkili önce arkadaş olmaya karar verir ama sonra bir anlaşma yaparlar. Lucas olaylar ile ilgisi olmadığını göstermek için Nicole ile ilgilendiğini gösterecektir. Lucas bir süre aptal aşık rolü oynayacak bu süreçte de Nicole'nin istediklerini yapacaktır. Böylece Nicole istediği macerayı yaşayabilecektir. Fakat işler umdukları gibi gitmez sıkıntılar ortaya çıkar. Lucas zorda olsa Nicole'i evliliğe ikna eder. İkili arasında ki inatlaşmalar güzeldi ama Nicole'nin çok bilmiş halleri biraz sinir bozucuydu sevemiyorum onu. Lucas'ın hemen aşık olup aşkını kabul etmesi güzeldi. Yazar aksiyon,entrika sevmiyor olayları da uzatmıyor. Pek bir olay yok zaten kitaplarında. İlk kitaba göre de çok çok iyiydi.

Baskı: Hayallere Kapılma (Liar's Club #2)

Lord Etheridge olarak bilinen Dalton Montmorency'i babası ölünce vaftiz babası olan İngiltere başbakanı Lord Liverpool yetiştirmiştir. Dalton'dan hep kendisine arka çıkmasını,gücüne katkı sağlamasını beklemiştir. Dalton'da onun emrinde pek çok görev yürütmüştür. Yalancılar Kulübünden emekli olan ilk kitabın kahramanı Simon'un yerine geçip yeni lider olmuştur. Kraliyet dörtlüsünden biri olmasına rağmen onun kobra olduğunu kulüpte bilen kimse yoktur. Sör Thorogood'un politik karikatürleri bazı güçlü adamların yaptıklarını ele alarak onları komik duruma düşürmüştür. Haksızlığı ve yolsuzluğu ortaya çıkaran bu karikatürler sırları ortaya çıkarmış kisinin mevkisini,kimisinin karısını kaybetmesine neden olmuştur. Karikatüristi bulma görevini ise Dalton üstelenir ve Sör Thorogood kılığına girer.Ülke için komplo peşinde olup olmadığını çözecektir. Casusların yeni lideri olduğundan onların saygısını kazanmak,onlardan biri olduğunu,işinde ne kadar iyi olduğunu göstermek için bizzat görevi üstelenir. Clara Simpson'un asker olan kocası ölmüş oda kocasının ailesi ile yaşamaya başlamıştır. Yan koşusu olan ve çalışanına çok kötü davranan lordu iğneleyerek ilk karikatürünü çizmiş daha sonrada bunlardan ödeme almaya başlamıştır. Her kuruşunu ise taşınmak için biriktirir.Tek istediği kendi ayakları üzerinde durabilmektir. Son gittiği baloda Sör Thorogood gelince şok olur çünkü gerçeği kendisidir. Herkesin ortasında onu ele veremeyeceğinden yalanlarını ortaya çıkarmak için ona yakınlaşmaya karar verir.Onun dikkatini çekebilmek için de diğer kadınlar gibi olmaya karar verir. Onlar gibi göz kamaştırıcı ve aptal olacaktır. Bu yüzden maskesini düşürmek için harekete geçer. Birde ilk karikatürünü çizdiği lordun kötü davrandığı hizmetçisi yerine çalışıp bu sayede bilgi alır.Yine öyle çalışmaya gittiği bir gece karikatürlerde hep adı geçtiği için lordun evine giren Dalton ile karşılaşır. Birbirlerini hırsız ve hizmetçi sanarlar.İkli böylece gündüz başka kimlikte gece başka kimlikte görüşmeye başlar. Sör thorogood'un ölüm emri verildiği için ikili birde suikastlerle uğraşır.Casusluklar,kaçma kovalama,aşk derken kiatp bitiveriyor. İkilinin aşkı geç başladı.Aslında aralarında ki aşkı hissedemedim var mıydı.Karakterleri anlayamadım anlamlandıramadım.Kadın karakteri cesur göstereceğim derken her şeye karışan,çok bilmiş bir tip yaratmış yazar. Yazar karakterleri kılıktan kılığa sokmayı seviyor bu durum ilk kitapta aşka engel olmazken bunda ikiliyi de aşkını da baya etkilemişti.İlk kitap çok eğlenceli iken bu kitap kesinlikle öyle değil. Ayrıca diğer kitaba göre casusluk olayları daha fazlaydı.Pek sevemedim.

Baskı: Asla Pişman Olma (Liar's Club #3)

James Cunnington ilk kitapta Franszı casusu olan metresi tarafından kaçırılmış esir edilmişti. Oradan kaçmayı başarmış ve başbakana düzenlenen suikasti engellemişti. Kahraman olarak anılsa da kendi hatası yüzünden Yalancılar Kulübünün üyelerinin ölmesi ve işlerinin aksamasından dolayı suçluluk duyar.Ölen adamlarının intikamını almak için de eski sevgilisinin vatan haini olduğunu kanıtlamaya kararlıdır. Bir gece bir kadını kendi evini gözlerken görür fakat elinden kaçırır. Aklından çıkaramadığı bu kadın bambaşka bir kılıkta karşısına çıkar. Phillipa Atwater'ın evini Fransız askerleri basmış ve babasını kaçırmıştır. Oda babasının ona verdiği defter ile söylediği gibi kaçıp Londra'ya gelmiştir.Hep fakirlikle boğuşmuştur.Hayatta kalmak ve babasının yaşayıp yaşamadığını öğrenmek için işe ihtiyacı vardır.Referansı ve deneyimi olmadığı içinde iş bulamamıştır.En son James'ın dokuz yaşında ki bir çocuk için verdiği özel öğretmenlik ilanını görünce ismini hatırlar. İsmi babasının notlarında görmüş onu yakından izlemesini yazmıştır. O da nedenini merak eder ve James'ın dost mu düşman mı olduğunu öğrenmek için erkek kılığına girer. Böylece bu kılık sayesinde peşindekilerden de kurtulabilecektir. Sefil halde yaşadığından başka çaresi de yoktur.Bu yüzden gece evi gözler sonra ki günde iş için gider ve James'ın evinde yaşayan kardeşi Agatha'ı kurtaran sokak çocuğunun öğretmeni olur. James asla evlenmemeye karar vermiş ve bu yüzden kimsesiz Robbie'i evlat edinip varisi olsun daha iyi bir hayat yaşasın diye evine almıştır. James yeni çalışanının sakladığı bir şeyler olduğundan emindir fakat bunun yaşı ile ilgili söylediği bir yalan olduğunu düşünür. Bunu da açlık ve çaresizlik yüzünden yaptığını düşünüp işe alır. İşleri zaten yoğundur.. Yalancılar Kulübünün dahi kayıp şifre kırıcısı olan Phillipa'nın babasının Napolyon için çalışıp ihanet ettiğinden şüphelenirler. Şifrelerini kırabilmeleri için onun defterine ihtiyaçları vardır. Defteri kızına bıraktığı umudu ile adamın kızını aramaya başlarlar. Kızın görünüşünü öğrenince de onun evini gözleyen kız olduğunu ve kendisini takip ettiğini anlar. Phillipa daha ilk andan kadın olduğunu anlayan Robbie'i eğitmeye başlar onunla James'ın arasını düzeltir. James ile vakit geçirdikçe de etkilenmeye başlar James'ı önce vatan haini sanır sonra kahraman olduğunu öğrenir. Babasını öldürmek isteyen adama aşık olur. James ise her şeyden habersiz kendi içinde ki karmaşa ve işleri ile uğraşır. Phillipa'nın ise erkeksi olmadığını düşünüp onu sertleştirmeye çalışır. Bir de Phillipa'nın kendisini büyülen farklı bir kimliği ile de karşılaşır.Gerçekler ortaya çıkar,hainler,aşk derken kitap bitiverir. Yazar karakterleri farklı kılıklara koymayı çok seviyor.Yine aynı durum vardı. James beni çok şaşırttı adam İngiltere'nin en iyi casusu ama burnunun dibindekileri görmüyor. En iyi casus bu mu şimdi. Seri genel olarak casus erkeklerin bir işe yaramadığını tecrübesiz kadınların onlardan daha becerikli olduğunu gösteriyor. Hep detayları bulan onlardı.Bunun dışında gayet aksiyonlu, bol maceralı, dolu dolu bir kitaptı.

Gül ve Avcı
7/1018.01.2023

Baskı: Gül ve Avcı

Evelyn Drummond bir kasabada koruyucu babası olan Desmond Simmons’ın yanında dedektiflik yapmaktadır. Kasabaya dövüşmek için gelen ve sarhoş olan Julıan Benedict Wharto'a aşık olur ve kendisini yatakta bulur. Sabah ise yalnız uyanır. Kullanılmış ve aşağılanmış hisseder kendini. Harewood dükü Julıan Benedict Wharton karısını öldürmekle suçlanır fakat kanıt yoktur. Evelyn ise sevdiği adama karşı olan suçlama da kanıt bulma işine girişir. Böylece ikilinin yolları yeniden kesişir fakat bu kez olaylar farklı olur. Yazarın bu okuduğum ilk kitabı beğendim mi aslında çok da beğenmedim. Kitap bana çok farklı gelmedi nedense, ne olacağını zaten tahmin edebiliyordum tanıdık geldi çoğu yer. Ayrıca ikilinin konuşmaları bazı yerlerde o kadar abartılıyordu ki ne gerek var başka bir şey yazılsa ya denilen cinstendi. Julian gibi bir adam nasıl birden böyle deli gibi aşık oldu, bu kadar yumuşadı anlayamadım. O kadar aşık olmasa yine o sertliğini korusa çok daha iyi olurdu. Çünkü hiç yakışmadı ona bu deli gibi aşık tip. Kitapta güldüğüm çok yer oldu. Ayrıca kapağını sevdim.

Baskı: Asi ve Güzel (Willowmere #1)

Amerikalı Mary Bascombe ve üç kız kardeşi Londara'ya gelir.Anneleri Stewkesbury Kontunun kızıdır. Alt düzey bir soylunun fakir oğlu olan babalarına aşık olunca kont evlenmelerine izin vermemiştir. Anne ve babası da Amerika'ya kaçmıştır. Durumları iyi olmamış babaları sürekli iş değiştirmiştir fakat mutlulardır. Babaları altı yıl önce ölünce onlara kalan hana ortakları gelmiştir. Annelerine aşık olmuştur. Anneleri de geçimlerini sağlayabilmek için evlenmeyi kabul etmiştir. Evlenince de pişman olmuştur. Üvey babaları ne eve bakabiliyor ne de iyi bir kocadır. Üstelik sarhoşken de kızlara asılır. Anneleri de ölmeden önce üvey babalarının insafına kalmamaları için kızlarına büyük babalarını anlatır. Mary'e de kardeşlerini büyükbabalarının evine götürmesi için söz verdirir. Anneleri ölünce Mary de sözünü tutar. Gelir gelmez ise rıhtım da kim olduklarını kanıtlayacakları belgelerin olduğu çanta çalınır. Hırsızın peşinden koşarken hırsızı Sör Royce Winslow durdurur. Royce etkilendiği Mary ve kardeşlerine yardım edip onları bir hana götürür. Karşılığında da bir öpücük alır. Mary de büyükbabasına ulaşmaya çalışır. Kont bir yıl önce ölmüştür. Oğlu da öldüğünden şimdi torunu kont olmuştur. Kontun babası ile de Royce'nin annesi evlenmiştir. Royce aileden olduğundan kızlara yardım eder ve kızlar kuzeninin yanına yerleşirler.Uyum sağlamak için dersler alırlar. Tabi bu süreçte Royce hep yanlarındadır. Bu yüzden ikili sık sık bir araya gelir. Birbirlerinden etkilendiklerinden aşık olmaları uzun sürmez. Üvey babalarının evlendirmek istediği kardeşleri kaçırılmaya çalışılınca bir de bu olayla ilgilenmeye çalışırlar. Kardeşleri sevdim eğlencelilerdi . Ama kitapta ki olaylar yok denilecek kadar azdı. Yeni aile, aldıkları dersler dışında tek olay kardeşinin peşindekiler. Oda zaten kardeşinin peşindelerdi. İkilinin olayı yok. Sanki araya bu çifti de ekleyelim denmişti. Kalabalıktan fırsat buldukça bir araya gelen bir çift bu yüzden onları aşık bir çift gibi göremedim. Royce'nin her fırsatta Mary ile yakınlaşması ve sonra üzgün olduğunu söyleyip durması, yine yine aynısını yapması hiç hoşuma gitmedi. Çok kalabalıklardı.Ayrıca kitapta sayfa sayısı olarak çok fazlaydı boş boş geçen sayfalarla doluydu.

Baskı: Kalp Asla Unutmaz (Matchmakers #4)

Nihayet tüm seride önemli bir yere sahip olan, sık sık geçen ve her kitapta hayatı bir kez daha anlatılan meşhur çöpçatan Frencesca'a sıra geldi. Frencesca ile Rochford Dükü Sinclair on beş yıl önce aşık olduklarından aralarında gizli bir nişan yapmıştır. Bir önce ki kitabın kahramanı Bromwell'in ablası Daphne Frencesca'a dük ile sevgili olduklarını söylemiştir. Frencesca da bir baloda eline geçen not ile kış bahçesine gidince orada ikiliyi birlikte görmüştür. Aldatıldığını düşündüğünden Sinclair'i dinlememiş ve kısa bir süre sonra evlenmiştir. Bunların Daphne'nin oyunu olduğunu Callie ile Bromwell'in düğününde öğrenmiştir. Sinclair'in kendisi yüzünden kadınlara karşı güvensiz olmasına neden olduğundan ona bir eş bulmaya karar vermiştir. Böylece yaptığı yanlışı telefi edecektir. Frencesca başka bir adam ile evlenmiştir fakat daha ilk geceden yanlış bir karar verdiğini anlamıştır. Evlilikleri boyunca kocası ayık olduğundan çok sarhoş olmuş, birlikte iken hep canını yakmıştır. Buz gibi olduğunu söyleyerek acı çekmesini sağlamıştır. Bebeğini düşürüp bir daha hamile kalamaması ihtimaline neden olmuştur. Beş yıl önce kocası ölünce mutsuz evliliği bitmiştir fakat bu kez de maddi sıkıntılar yaşamıştır. Sosyetede ki kızları evlendirmek için yaptığı çöpçatanlık işinden gelir elde etmesi ile azda olsa rahatlamıştır. Yeni işi ise Sinclair'i evlendirmek. Sinclair önce bulduğu kızlar ile görüştürmesine kızsa da daha sonra bunu kabul eder. Böylece ikili sık sık bir araya gelmeye başlar. İkilinin yeniden değişen duyguları ile mücadelesi başlarken bir yandan da Frencesca yeni bir sorun ile karşı karşıya kalır. Eşi ölmeden önce kumar yüzünden evini kaybetmiştir. Evi kazanan adam ya evi ya da parasını isteyince üstelik başka sıkıntılara da sebep olunca Frencesca'ı zor günler bekler. Tüm seri boyunca bu ikiliyi bekledim ama beni en çok hüsrana uğratan kitap bu oldu. Bu muydu yani bu ikilinin hikayesi hiç ama hiç yakışmadı bu ikiliye. Sadece sonu ve tüm kahramanların bir araya gelmesi güzeldi. Irene Gideon, Callie Brom ikilisi sık sık yer aldı ama ilk kitabın kahramanları dış kapı gibi oldu sahi onlara ne oldu diye düşünürken mutlu son da ortaya çıktılar. Costance yeniden hamile ve bir kızları var. Diğerlerinin ise oğlu var. Erkek karakterin düşüncelerine bu kitapta diğerlerine göre daha çok yer verilse de çok çok az. Kitap ile ilgili en çok beğendiğim durum kapaktı bunun dışında bende bir hayal kırıklığı oldu.

Baskı: Söz Dinlemez Kalbim (Matchmakers #2)

Irene Wyngate'nin sürekli sarhoş olan babasından evde herkes korkar Irene dışında. Bir gece babası eve geldiğinde onun bir adam ile kavgasına şahit olur. Onları silahı ile durdurur. Adamın ilgisini çeker ve adam babasını uyarıp gider. Yıllar sonra babası ölünce Irene ile annesi parasız, erkek kardeşi ile onu elinde tutan eşinin cömertliğine kalır. Yengesi sürekli evlenmesi gerektiğine dair baskı yapsa da onun evlenmeye niyeti yoktur. Yengesi en son kime elini atsa evlendiren Francesca Haughston'a söylemeyi düşünse de Irene evlenmeyi kesinlikle istemez. Francesca'ı ilk kitaptan tanıyoruz Dük Rochford ile girdiği iddiadan sonra kardeşi Vikont Leighton ve Constance'i evlendirmiştir. Eşi ölünce maddi sıkıntılar yaşamıştır. Sezonda ki kızları evlendirerek bir gelir sağlamaya başlamıştır. Bir gün evine Dük Rochford ve teyzesi gelir. Teyzesi ondan yeğeninin oğluna eş bulmasını ister. Yeğeni Gideon Bankes annesi ile yirmi yedi yıl önce kaçırılmıştır. İstenilen fidyeyi kont vermesine rağmen kontes de oğlu da gelmemiştir. Öldükleri düşünülse de kont ancak yirmi yıl sonra evlenmiştir. Bir sene önce ölmüştür ve ikinci eşinden de bir oğlu vardır. Asıl varisin hangi oğlu olduğunu öğrenmek için Roncford'u Gideon'u bulması için göndermişlerdir. Bulduklarında bir servet edinmiştir fakat gerçek kimliğini hatırlamaz. Sosyeteye ve unvana uygun davranmadığından ortaya çıkan söylentilerden dolayı iyi bir evlilik sorunları çözer düşüncesi ile evlendirmek isterler. Gideon'da kendi çıkarlarına uygun olduğu için bunu kabul eder. Aklında bir isim vardır. Yıllar önce babasını uyarmaya gittiğinde kavgayı durduran Irene'dir. Irene evlenmeyi düşünmediğinden uygun adaylar için düzenlenen davette çöpçatan Frencesca'a yardım eder. Fakat vakit geçirdikçe düşünceleri değişmeye başlar. İkili yakınlaşmaya başlarken bir yandan da Gideon'un gizemli geçmişinde ki sır ile ilgilenmeye başlarlar. Annesinin amcası ile ilişkisini öğrenir. Acaba annesi sevgilisi ile mi kaçtı,kaçırıldı mı, babası neden kendisini aramadı,gerçek kimliği gibi soruların yanıtlarını ararken kitap bitiveriyor. İlk kitaptan daha iyiydi. Irene'ı fazlası ile tanıma anlama şansımız oluyor fakat Gideon için aynı durum söz konusu değil. Sonlara doğru kitap polisiye detaylarını arttırıyor ve hareketleniyor. Her an yeni bir bilgi yeni bir olay, gerçek ortaya çıkıyor. Akıcıydı sıkılmadan okudum. Dük ile Frencesca için sabırsızlanıyorum.

Baskı: Aşk Hiç Bitmez (Matchmakers #3)

Rochford Dükünün kız kardeşi Calandra yirmi üç yaşındadır. Anne ve babası öldükten sonra abisi kendisine bakmış hep yanında olmuştur. Son zamanlarda evlenme zamanının geldiğine dair söylenti ve baskılar artmıştır. Özellikle büyükannesi kendisini evlendirmeye kararlıdır. Abisi ise zamparaların ve servet avcılarının onu avlamasına izin vermemeye kararlıdır. Dükten korktukları için pek çok erkek Calandra'nın karşısına çıkamaz. Meşhur Leydi Odelia Pencully seksen beşinci yaş gününü kutlamak için maskeli balo düzenler. Partide Callie'nın dikkatini bir adam çeker. Bromwell Kontu onu başka bir adamın saldırısından kurtarır ve yakınlaşırlar. Onları yalnız gören abisi büyük tepki verip Bromwell'i kardeşinden uzak durması için uyarınca bu olay abisi ile Callie arasında sorun olur. Callie'de Francesca'dan kendisine bir eş bulma konusun da yardım etmesini ister. Aklında ki isimlerden biri de kendisine ilgi gösteren Bromwell. Bromwell, Dük ve Frencesca'nın ayrılmasına sebep olan kadının kardeşidir. Ablası ona dükün kendisini hamile bıraktığını adını lekelediğini ama evlenmediğini söylemiştir. On beş yıl önce Bromwell daha çok genç olmasına rağmen düke meydan okumuştur. Fakat dük onu ciddiye almamış ve sosyetenin gözü önünde küçük düşürmüştür. Bromwell dük ile yüzleşmek için kardeşini kullanmaya karar verir. Callie'i kendisine aşık ederek intikam almak ister. Fakat sık sık bir araya gelen ikili birbirinden etkilenmeye başlayınca işler değişir. Yazar sade ve akıcı yazıyor sıkmıyor. İkiliden çok herkesin olayı, hayatı vardı. Önce kitap ilerlemedi geç açıldı. Rochford Dükü ve Francesca'nın hikayesini daha fazla öğrenme fırsatı oldu zaten Frencesca yine önemli bir yere sahip kitapta. Sık sık görüyoruz. Irene ve Gideon ikilisi de vardı onların hikayeleri de kısaca hatırlatıldı. İkilinin hikayesini okuyormuş gibi hissedemedim bu yüzden, bunun dışında güzeldi.

Baskı: Aşk Engel Tanımaz (Matchmakers #1)

Constance Woodley on sekiz yaşına gelip takdim edilme zamanı geldiğinde babası hastalanmıştır. Oda beş seneyi babasına bakarak geçirmiştir. Babası öldüğünde gayrimenkullerinde satılamaz şartı olduğu ve erkek varisi olmadığından ev ve topraklar babasının kardeşine kalmıştır. Constance'de evlenmemiştir. Babasının bıraktığı tamamı fonlara yatırılmış az miktarda paradan başka hiçbir şeyi olmadığından evde kalmalarına izin verilince evde kalmıştır. Kendisini pekte sevmeyen yengesine ev işlerinde yardım etmiş kızlarına şaperonluk yapmıştır. Yirmi sekiz yaşında olduğundan evde kalmış olarak kabul edilir. Sabırla miras kalan küçük gelirini biriktirip işletir. Bu sayede bir gün tek başına geçinip yaşayabilecek duruma gelmeyi bekler. Tüm hayatı yengesinin isteklerini yapmak ile geçerken Leydi Frencesca hayatına girer. Frencesca her zaman mükemmel olan bu sayede meteliksiz olduğunu kimsenin anlamadığı biridir. Kocası geriye borçtan başka bir şey bırakmadan ölünce zor durumda kalmıştır ama kimseye bunu belli etmemiştir. Rochford dükü Sinclair ile dikkat çekmeyen bir kızı kanatları altına alıp,göz alıcı bir hale getirip sezon sonuna kadar nişanlandıracağına dair iddiaya girer. Simon'un seçtiği kişi ise Constance olur. Dominic Leighton orduda süvari birliğindeyken abisi ölünce orduyu bırakmış vikontluğun sahibi olmuştur. Üstelik Frencesca'nın kardeşidir. Bir partide peşinde ki kadından kurtulmasına yardım eden kütüphanede ki Constance ilgisini çeker ve bir öpücükle ayrılırlar. Constance etkilendiği bu yakışıklı adamla bir şansının olmasının imkansız olduğunu düşünür. Francesca kendisine bu sezon bir koca bulabilse bile onun bile unvanı olan birini hedeflemediğini düşünür. Dominic ailesi ile anlaşamaz ve abisinin ölümünden sonra varis olduğu için çok sıkıntı yaşasa da çapkınlıkta nam salmayı başarmıştır. Contance'i gördükten sonra ondan etkilenir ama ailesinin borçları olduğu için zengin bir kadınla evlenmesi gerektiğinden uzak durmaya çalışır. Fakat hiç istemedikleri bir anda birbirinin hayatına giren bu ikili adım adım mutluluğa ulaşır. Yazarın okuduğum ilk kitabı beğendim.İkili dışında Frencesca'ıda sevdim.

Baskı: Aranan Aşk Bulundu (Searching For #1)

Kate Seymour Kinnections eş bulma ajansının sahibidir. Ne zamanla heyecanlansa kekeler. Birlikte olmak için yaratılmış iki insan arasında ki elektriği sezmeye yönelik doğuştan yeteneği vardır. Birbirinin ruh eşi olan bir çifte dokunduğunda elektrik çarpmış gibi hisseder. Çıktığı erkekleri başkaları ile uyumlu oldukları için bırakmıştır. Bu özelliği çöpçatan olarak işine yarasa da kendi hayatı tam bir felakettir. Tüm randevuları felaketle sonuçlanır. Son randevusundan sonra da hayal kırıklığına uğrayınca aşk peşinde koşmamaya karar verir. Slade bir boşanma avukatıdır. Kız kardeşi ile yaşar ama kardeşi taşınmak ister. Kardeşi daha önce yaşadığı ayrılıktan dolayı ölümden dönmüştür. Bu yüzden onu tek bırakmak istemez. Fakat kardeşi taşınmaya kararlıdır. Üstelik bir de bir çöpçatanlık ajansına yazılmıştır. Kardeşinin tekrar aynı şeyleri yaşamasından endişelidir. Bu yüzden çöpçatanlık ajansına gider. Kardeşinin dosyasını yırtmaları için ısrar eder. Sonuç alamayınca dolandırıcı olduklarını ispatlamak,test edebilmek için müşteri olarak kayıt yapar. Eğer ona aşık olabileceği birini bulabilirlerse geri çekilip destekçileri olacaktır. İşe yaramayacağından emindir fakat denemeye başlar. Daha önce evlenmiştir fakat karısı aldatınca boşanmıştır. Aşka inanmaz. Bir kadında aradığı özelliklerin hiç biri Kate'de yoktur fakat ondan etkilenir. Kate'de etkilenir. Hatta dokununca elektriklenme olur ama bundan kaçar. Slade için randevular ayarlar fakat Slade'nin istediği Kate'dir. Önce Kate istemem der ve kaçar. Slade ise ısrarcıdır. Üstelik Kate'de çekime karşı koyamaz haldedir.Ne kadar dayanabilir ki? Kate yazarın önceki kitaplarından bildiğimiz aşk büyüsünü yapar. Bir erkekte aradığı özellikleri yazıp birini yatağının altına saklar birini de yakar. Bu büyüyü yapınca diğer karakterler de görünmese olmazdı. Alexa'nın ikiz kardeşlerinden Genevieve Kate'nin yakın arkadaşı. Maggie Michael çiftinin sekiz yıllık evliliği mutlu bir şekilde devam ediyor. Carina hamile Max yanında, çocuklar etrafta koşturuyor. Onları yeniden görmek güzeldi. Yazarın kitapları eğlenceli, akıcı bir de araya aşk girince hemen bitiyor. Yine öyle güzel bir kitap.

Uygun Bir Eş
4/1018.01.2023

Baskı: Uygun Bir Eş

Ruthven Lordu baron Philip'in eşinde görmek istediği özellikler sadakat,yeterli akıl ve kabul edilebilir derecede güzelliktir. Artık evlenmek için hazırdır ve tam bu düşüncelere girdiğinde en son altı yaşındayken gördüğü üvey annesinin yeğeni Antonia evine gelir. Antonia'nın bir yıl önce annesi ölmüş evin ve kardeşinin tüm sorumluluğunu almıştır. Kendisi için bir karar verir. Ruthven malikanesini hep sevmiştir. Halasına olan sevgisi ve artık evlenmesi gerektiği gerçeği de eklenince kendisi gibi henüz bir eş seçmemiş Philip tam istediği aday olur. Halası da onun Philip'e uygun bir eş olduğunu düşünür. Tek yapmaları gereken bunu Philip'in görmesini sağlamaktır. Philip'e ise Antonia'ı Londra'ya götürüp ona koca bulma niyetinde olduklarını söylerler. Böylece bir araya gelen ikili biraz vakit geçirdikten sonra evlilik teklifinin gelmesi gecikmez. Antonia kabul eder ama Londra'dan döndükten sonra ilan etmek ister.Evlenmeden önce nasıl hareket edeceğini,eş olarak nasıl davranması gerektiğini öğrenmek ister. Eğer nişanlı oldukları bilinirse her hatasına dikkat edilecektir.Dikkatler üzerinde olmayınca iyice gözlem yapabilecektir. Philip'de yeterli tecrübeyi kazanıp dönmesine ikna olur. Böylece ikiliyi yoğun bir süreç bekler. İkili arasında ki aşk hiç hissedilmiyor çok sıkıcı, elle tutulur bir olay yok. Neyden bahsediyorlar ne oluyor bazen anlaşılmıyor bile .

Kalbimi Affettim
8/1018.01.2023

Baskı: Kalbimi Affettim

Penelope Ashford bir vikontun kızıdır. Zeki,açık sözlü, dobra biridir.Diğer leydiler gibi evlilik hayali kuran biri değildir.Evliliğin hiçbir olumlu yanını göremez. Gözlük takmaktan asla çekinmez olduğundan farklı görünmek istemez. Sosyetenin düşüncesi ise hiç umrunda değildir. Özgürlüğüne düşkündür bu yüzden evlilikten kaçmak için ne gerekiyorsa yapan biridir.Acımasız,insanlara tepeden bakan halleri,taliplerini sivri dille reddetmesi onları hiç vazgeçirmeyip aksine onu evlenmeye ikna etmek için yarışır hale getirir. Ama o özgürlüğünü kısıtlayacak bir evliliği kesinlikle istemez. Tek ilgilendiği Kimsesiz Çocuklar Yurdunun yöneticiliğidir. Kimsesiz çocukları himayelerine alıp çeşitli meslekler için eğitirler. Fakat son bir ayda dört ayrı çocuğu almaya gittiklerinde oraya kendilerinden önce başka bir adamın gittiğini öğrenmişlerdir. Kayıp çocukları bulmak ve diğerlerinin kaçırılmasına engel olmak için suçları açığa çıkaran polise bile yardım eden Barnaby'den yardım ister. Barnaby Adair bir kontun üçüncü oğludur. Dokuz ay süren davasında iz sürme sürecinden sonra başarıya ulaşmıştır. Polis gücünden minnet dolu övgüler almış başbakan bile son zaferini bizzat tebrik etmiştir. Dava bitince mutlu olacağını sanmıştır ama içinde bir boşluk yaratmıştır.Huzursuzdur. Bu düşünceler içindeyken gece yardımını isteyen bir ziyaretçisi olur. Penelope ile iki yıl önce bir düğünde tanışmışlar ve o zamanda ondan etkilenmiştir.Yine etkilenir. Yeni bir davaya da ihtiyaç duyduğundan kabul eder. Barnaby diğer erkeklerin aksine evlenmekten kaçınmaz tek istediği zeki,onu anlayabilen bir eştir. Penelope ile başladıkları araştırma olaylı bir hal alınca bir de işin içine duygular girince Penelope'i ikna etmek zorunda kalır. Ondan çok etkilenir,büyülenir,ondan başka bir şey düşünemez. Penelope yanında görmek istediği kadındır. Hiçbir kadına duymadığı yakınlığı hisseder. Hayatının kadınıdır ama onu tanıdıkça evlenme teklifini hemen kabul etmeyip kaçacağını anlar. Onun merakını,bilgiye olan açlığını bildiğinden onu baştan çıkarıp daha fazlasını merak edip,gelmesini ister. Penelope ise araştırmanın her aşamasına kendisini dahil eden Barnaby'den fazlasıyla etkilenir.Daha önce nefesini kesen bir erkek olmamıştır ama Barnaby ile işler değişir. Bu yüzden aralarına mesafe koymak ister ama ne kadar karşı koyabilir ki? Bu iş biraz uğraştırsa da sonunda aşk galip gelir. Kitap macera,aşk dolu bir kitap. Güzel bir konusu var ama kusursuz bir kitap değil. Yazar bazı yerleri o kadar uzatmış ki zaman zaman yoruyor. Karakterlerin alışılmışın dışında olması ise hoşuma gitti.

ÖncekiSayfa 4 / 32Sonraki