ebrusner
@ebrusner

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Küçük Bir Aşk Hikayesi (Kowalski Family, #1)

Keri Daniels ünlü haftalık magazin dergilerinin birinde çalışan bir muhabirdir. Asıl hedefi editör olmaktır. Bunun içinde yapması gereken bir röportaj vardır. On sekiz yıl önce ki lise aşkı yazar Joseph Kowalski ile özel bir röportaj ayarlaması gerekir. Keri yıllar önce Joe'i terk etmiş ve Joe'nin zor zamanlar geçirmesine neden olmuştur. Keri'nin kendisi ile röportaj için geldiğini anlayan Joe Keri'e bir teklif yapar. İki haftalığına gideceği yere gelecek Kowalski'lerle geçirdiği her gün için bir soru hakkı olacaktır ve oraya hiçbir elektronik eşya getiremeyecektir. Başka şansı olmayan Keri bu şartı kabul eder ve Kowalski ailesi ile iki hafta geçirmeye başlar. Kowalski ailesi harikaydı. Böyle ailelere bayılıyorum. İlk kitap olduğundan aileyi detaylı bir şekilde okuma fırsatı oluyor ve ikili aile ile sık sık bir arada. İkiliyi sevdim. Sıkmayan, olaylarla yormayan akıcı, eğlenceli bir kitap.

Baskı: Mavi Umutlar (Sinclair Family Saga #5)

Gemma Smith beş yaşına kadar bir bakıcı ile yaşamıştır. Bakıcı ölünce de yetiştirme yurduna bırakılmıştır. Burada çok kötü günler geçirdiği bir seneden sonra yatılı okula gönderilmiştir. Anne babasını ve okul masraflarını karşılan kişinin kim olduğunu bilmez. Yirmi birinci yaş gününde ona harçlık gönderen avukattan bir mektup gelir. Mektubu yazan annesidir. Londra'ya abisi Gabriel Sinclair'i ve kendisini bulmaya gelmesini yazmıştır. Böylece Gemma doğumu ile ilgili gizemleri keşfetmek için Londraya yolculuğa başlar. Bir handa kendisini gören ve tanışmaya gelen Louisa Crookshank yardım eder. Yengesi Gemmanın abisi Gabriel'in abisi ile evli olduğundan evinde kalmasına izin verir. Louisa önce ki kitapta nişanlanmak isteyip peşinde koştuğu markiden sevdiği adam için ayrılmış ve marki yengesi ile evlenmiştir. Şimdi Lucas ile nişanlıdır.Meraklısı olduğu Londra'ya giderken gördüğü Gemma'ya yardım eder ve dostlukları başlamış olur. Gemma yetiştirildiği yurda gidip müdürenin odasında ki kayıtları kimliği ile ilgili bir şeyler bulmak umudu ile incelemek ister. Ama orada Matthew Fallon ile karşılaşır. Matthew'de orada ki kayıt defterlerinin peşindedir. Defterleri alıp kaçarlar ve birbirlerine yardım etmeye karar verirler. Matthew bir kaptandır. Donanmaya girince annesi ve kardeşine düzenli olarak para göndermiş kardeşi ile sürekli yazışmıştır. Bir süre sonra mektuplar kesilmiş annesininde öldüğü haberini almıştır. Eve döndüğünde ev satılmıştır ve kardeşinden iz yoktur. Kardeşini arayan Matthew ile abisini arayan Gemma'nın yolu böylece kesişmiş olur. İkilinin arasında bir süre sonra yakınlaşma olur ve hem aşk hem ailelerini buldukları bir mücadeleye girişir ikili. Louisa'da teğmen olan Colin ile tanışır ve ilk andan bir etkileşim olur. Nişanlı olmasına rağmen bir şeyler hissetmeden duramaz. Açıkçası çok ayran gönüllü olduğunu düşünüyorum. Hiç sevemedim onu önce ki kitapta bu kadar itici gelmemişti bana. Kitapta Louisa'ya o kadar çok yer verilmişti ki esas çift kim belli değildi geri planda kaldı esas çift. Psyche ve Gabriel çiftini yeniden görmek Gabriel ve Gemma arasında yaşananlar dışında beğendiğim fazla bir şey olmadı. Yazar yan karakterlere bu kadar fazla yer vermemeli.

Kır Zincirlerini
4/1010.10.2020

Baskı: Kır Zincirlerini

Juliana Applegate ve kardeşleri maddi olarak zor durumdadır ama hayatları yolundadır. Evlerine babalarına çok benzeyen biri gelinceye kadar. Gabriel Sinclair'i önce ki kitaplardan tanıyoruz. Çocukluğu kendisinden nefret eden, sevgi görmediği babası sandığı adamla geçmiştir. Daha sonra da gerçekleri öğrenmiştir. Artık gerçek babasını bulur ve karşısına çıkar. Annesi ile markizin kötü bir evliliği vardır. Annesine kötü davranır. Bu yüzden annesi de kaçmış ama markiz onu bulup getirmiş öldürmekle tehdit etmiştir. Gerçek babası ise annesine aşıktır. Kaçmayı önermiştir ama o kocasından korktuğundan ve ondan bir çocuğu olduğundan kabul etmemiştir. Kocasının şüpheciliği artınca da ayrılmışlardır. Daha sonra yeniden karşılaşmışlar ve bu kez diğer kitaplardan tanıdığımız Gemma olmuştur. Gabriel babası ile yüzleştikten sonra babası üvey kız kardeşlerinden birini ziyaret etmesi için davet etmesini ister. Sakattır ve durumları iyi değildir. Kızlarının iyi bir evlilik yapmasını ister. Gabriel kabul edince de gidecek olan kız Juliana olur. Gabriel'in evinde salgın hastalık ortaya çıkar ve karısı Psyche'nin annesinin arkadaşı Julia'ı kendi evinde ağırlar. Evde bir de vaftiz oğlu Sir Oliver Ramsey vardır. Oliver çekingen bir bilim adamıdır. Juliana ile de aralarında çekim olur. Bir de vaftiz annesinin başına gelen durum ile ilgilenme işi ikiliye kalınca ikili iyice yakınlaşmış olur. Kitapta ikili ve hikayelerinden çok Gabriel'in sonunda babasını bulmasını yüzleşmesini sevdim. Onlar en iyi detaylardı. Kitabı çok sevemedim.

Sözde Nişanlı
7/1010.10.2020

Baskı: Sözde Nişanlı

Psyche Hill annesi ve babasını kaybetmiş ve kız kardeşi ile kalmıştır. Babasından kalan mirasda amcası ve kuzeninin gözü vardır. Bu yüzden kuzeni kendisi ile evlenmesi için baskı yapar. Mirasını alabilmesi için evlenmesi gerekmektedir. Ama kuzeni ile kesinlikle evlenmek istemez. Nişanlanırsa mirasının yarısını alabileceğinden bir plan yapar. Bir aktör tutar ve nişanlandığını duyurur. Gabriel Sinclair bir kumarbazdır. Kumarda arazisini kaybeden adamın peşine taktığı haydut çetesinden kaçarken yanında duran ve Tarrington Markisi'ni arayan aracı kaçmak için fırsat olarak görür ve biner. Gittiği malikanede aile ile tanıştırılacak nişanlı olarak bulur kendini. Gençliğinde evli bir kadınla yaşadığı ilişkiden sonra çıkan skandal babası tarafından evinden uzaklaştırılmasına neden olmuştur. Kumarda kazandığı arazi servetini yeniden oluşturması için uygun bir mülktür. Babasına ailesine inandıkları gibi işe yaramaz olmadığını kanıtlamak için bir yol olduğunu düşünür. Toplumda ki yerini geri almaya kararlıdır. Bu yüzden peşindekileri atlatabilmek için bu sahte nişanlı rolüne bürünür.İşler düşündüğü gibi olmaz ikili ummadıkları bir etkileşimin içinde bulur kendilerini. Peşlerinde olan adam ile uğraşırken bir yandan oyunlarına devam eder bir yandan da ortaya çıkan hisler ile uğraşırlar. İkiliyi sevdim. Küçük kardeşe bayıldım. Gabriel'in geçmişinde ki olayları halledememesi durumu hoşuma gitmedi ama kitap güzeldi. Güzel başladı farklı bir konu değil çok güzel bir kitapta değil ama sıkılmadan okudum.

Kalp Hırsızı
10/1010.10.2020

Baskı: Kalp Hırsızı

Jane Leslie'nin yedi abisi ve iki ablası vardır. Babası Dumfries kalesin de kahyadır. Annesi onu doğururken ölünce Kelt milliyetçisi anaannesi onu büyütmüştür. Büyütülme şeklinden dolayıda tuhaf olduğu bir cadıya benzediği düşünülmüştür. Jane ise evlenmek çocuk yapmak istemez. Şifa yeteneği ile kendisini insanları, hayvanları iyileştirmeye adamak ister. Lynx De Warenne eşi öldükten sonra yeniden evlenmemiştir. Barondur, birçok arazisi vardır ve amcasının Surrey Kontluğunun da varisidir. Fakat kendisinin bir varisi yoktur. Bir çocuğunun olmasını ise her şeyden çok ister. O sırada ülke karışıktır. İskoçlar Fransa ile müttefik olmuş, İngiltere'i istila etmeye kalkmışlardır. Kral Edward Plantagenet de İskoçya'yı istila emri verir. Lynx'in yol arkadaşı da gözetlemesi gereken, kendini İskoçya'nın meşru kralı olarak gören bunun için adım adım ilerleyen Robert Bruce'dir. Lynx Dumfries kalesini garnizona dönüştürmek için gider. Artık oranın yeni efendisidir. Kahya işini en iyi şekilde yaptığından ondan memnun kalır. Onun çocuk isteğini gören kahya ise ona nişanlanmasını önerir. Bu nişanlılık bir kadının bir erkekle birlikte olmasını onaylamaktadır. Nişanlılık bir sene bir gün sürer. Süre sonunda çift evlenmek veya ayrılmak istediğine karar verir.Bu birliktelikten çocuk olursa da meşru sayılır. Lynx de kahyanın çocuklarının doğurgan olduğunu bildiğinden onun nişanlı olmayan tek kızı ile nişanlanmak ister. Hamile kalırsa onunla evlenecektir. Hamile kalmazsa da nişanlılık bozulacak babasına tazminat verecektir. Kahya ile anlaşırlar ve geriye sadece kızı Jane'i ikna etmek kalır. Lynx Jane'i görünce şaşırır ikili daha önce karşılaşmıştır. Lynx de Jane'nin ormanda gördüğü yakınlaştığı vaşağın hayat bulmuş halidir. Jane önce istemese de ikna edilir ve nişan gerçekleşir. Fakat iki gün sonra Lynx orduya geri döner. Aylar sonra geldiğinde ise hayalleri nihayet gerçek olur Jane hamiledir. İkili bir yandan yeni durumlarına alışmaya çalışırken Lynx'in eski sevgilisi sorun olmaya başlar. Başka bir düşmanı daha vardır ve peşini bırakmamaya kararlıdır. Tüm bu sorunlar ve içinde bulundukları karışık döneme rağmen ikili duyguları her geçen gün daha çok artarak yaşamaya başlar. Kadınlara güvenmeyen Lynx Jane sayesinde her geçen gün biraz daha değişir. Ölümden döndüğü o dönemde Jane'nin onu iyileştirmek için yaptıklarına hayran oldum. Evet tarihi detayların yoğun olduğu bir kitap fakat beni sıkmadı. Normalde bu ayrıntı kitaptan soğumama neden olur ama bu kitapta öyle olmadı. O dönemi, koşulları daha iyi anlamamı sağladı. Tekrar bu çağı farklı bir dille okudum, yeni detaylar öğrendim, daha çok ilgimi çekti, araştırmama sebep oldu. Bunları yaparken asla sıkılmadım, yorulmadım. Güzel bir tarih ve güzel bir aşk hikayesini keyifle okudum. İkiliyi çok sevdim bayıldım onlara. Vaşak olayı ise ayrı bir hoşuma gitti. Robert ve Jory aşkı ise bambaşkaydı. Robert İskoç Ulster Kontu Edward de Burgh'un desteğini alırsa kral olabilecektir. Jory bunun yalnızca ona hayran olan kızı Elizabeth De Burgh'u kraliçe yapma sözü ile gerçekleşeceğini bildiğinden bu fikri Robert'in aklına koyacak kadar onu seven bir kadın. İki güzel aşkı tarihi detaylarla okumayı sağlayan harika bir kitap bayıldım.

İhtiras Çemberi
10/1010.10.2020

Baskı: İhtiras Çemberi

Prenses Eleanor Plantagenet İngiltere kralı John'ın kızıdır. İngiltere'nin bilinen en kötü krallarından olan babası öldükten sonra kendisi çok küçükken annesi Angouleme'li Isabella onları bırakıp önce ki sevgilisi ile evlenmiştir. Eleanor eşsiz bir güzeldir.Ülke de kralın eşsiz mücevheri olarak tanınır. Daha çok küçükken İngiltere Mareşalı Pembroke Kontu William Marshal ile evlenmeye karar verir. Dört yıl boyunca abisi kral III. Henry'nin William ile evlenmesine izin vermesi için uğraşır. Dokuz yaşında amacına ulaşır ve William ile evlenir. Küçük olduğundan on beş yaşına kadar gerekli eğitimi alır. Kendisi kocasına aşıktır sabırsızlıkla kendisini almasını bekler. Kocası ise onun büyümüş halini görünce tanıdıkça aşık olur. Nihayet kocasının yanına gittiğinde ise evliliklerini tamamlamayı ne kadar isteseler de William on altı yaşına gelmesini bekler. Prens Richard ve William'ın kardeşi Isabella'nın evlendiği evliliklerini tamamladıkları gecede ise William zehirlenir ve Eleanor'un üzerinde ölür. Kırk altı yaşında ki William öldükten sonra genç karısının doymak bilmez taleplerinden,tutkusundan dolayı kalbinin patladığı dedikodusu yayılır. Çok sevdiği kocasını kaybeden Eleanor ise suçluluk duyar ve evlenmemeye karar verip dulluk yemini eder. Rahibe olmaya karar verdiği bir yıl geçirir. Simon de Montfort kıtanın en iyi savaşçılarındandır. Kralın hizmetine girmeye gelir. Babası Fransa'ya hizmet etmeyi seçince İngiltere'de ki topraklarına el koyulmuştur. Simon'da mallarını ve Leicester Kontluğunu almaya gelmiştir. Kontluğunu aldığında paraya ihtiyacı olduğundan zengin bir gelin arayışındadır. Bir kontes ile evlenir ama kral araya girince bozulur. Eleanor yeniden toparlandığı ilk gün kocasının hediyesi bozdoğanını bir sungur öldürür ve ağlarken Simon ile tanışır. Aralarında geçen atışmadan sonra Simon peşine düşer ve nihayet kim olduğunu öğrenir. İyice emin olur gelinini seçmiştir. Kaçma kovalama başlar ve Eleanor hamile kalınca Eleanor'un yeminine rağmen herkesten gizli tutarak evlenmenin yolunu bulurlar. Gizli nikahı kıskanç kraliçe duyunca konsey ve kilise evliliği geçersiz ilan eder. Nihayet bu problemi de hallederler fakat sorunlar bitmez. Simon'un tahta göz diktiği bu yüzden prenses ile evlendiği söylentileri yayılır. Simon aforoz edilir. Eleanor zina ile suçlanır. İkili çocuklarını bırakıp sürgüne gitmek zorunda kalır döndüklerinde ise yeni bir oğulları vardır. Her şeye rağmen ikili tüm sorunları aşıp beş oğulları ve tek kızları ile mutlu olmanın yolunu bulur. Kral Henry'nin Provenceli Eleanor ile evliliğinden sonra her yöne çekilebilen halleri artar. Kraliçenin akrabaları iyice ülkeye yayılır onlara unvan ve toprak verir. Olmayan parayı daha çok harcamaya başlar. Simon toprakları dağıtmaya, kanun dışı vergiler alınmasına, adaletsizliğe son vermeye karar verir. Baronlar ile amaçları tahta prens Edward'ı geçirmek İngiltere'nin gördüğü en iyi kral yapmaktır. Çıkan savaştan sonra ise Simon İngiltere'i yönetir. Parlamentoda halktan kişilere yer verir ve amacına ulaşır. Kitaba bayıldım. Hem tarihi detayları hem aşkı okumaya doyamadım. Kitabın ilk kısmın da Eleanor'un William ile evliliği anlatılıyor. Uzun da sürüyor normalde ikililerin önce ki ilişkilerinin anlatılmasından hoşlanmam ama burada sevdim. Sanki iki ayrı hikaye okuyor hissi verdi. İkinci kısmında ise Simon ile olan evliliği anlatılıyor. Eşler ile birlikte Eleanor da değişti. William ile evli iken kendini kontrol eden,sakin kadın birden vahşileşti iki hali de güzeldi. Ayrıca önce ki kitaptan Falcon de Burg ve karısı Jasmine ikiz oğulları Mick ve Rickard da var. William önce Jasmine'e aşıktı bunada değinilmişti. Rickard da annesi gibi görüler görüyor. Kitapta başka bir aşk daha var. Prens Richard ile William'ın kardeşi Isabella arasında. Isabella evli iken ilişkileri başlamış kocası ölünce de evlenmişlerdir. Fakat sonunda Richard'ı sadık o çok seven hali ile malesef göremiyoruz. Her satırını keyifle sıkılmadan okudum okunmaya değer güzel kitaplardan.

Kalbimin Tek Sahibi
10/1010.10.2020

Baskı: Kalbimin Tek Sahibi

Jasmine II.Henry'nin gayrimeşru oğlu Salisbury kontu William Longsword'un gayrimeşru kızıdır. Annesi ölünce büyükannesi ile yaşamaya başlar. Narin,kırılgan bir kızdır. Annelik eşlik yapamayacak kadar ufak tefek, sağlıksız olduğundan müzik,resim,yazı,botanik,şiir,büyü alanında eğitim almıştır. Büyükannesi doğaüstü güçler,fallar,büyüler ile uğraşan biridir. Bu işleri yaparken Jasmine'i güzel olduğu için geleceği görüp büyüler yapan bir peri kızı olarak kullanır. Tek boynuzlu ata bindirip masallarda ki prensesler gibi görünmesini sağlar. Falcon de Burgh karanlıklar prensi lakaplı bir şövalyedir. William galler sınırının güvenliğini sağlar. Falcon'dan da kendisi ile savaşmasını ister. Yasal evliliğinden iki kızı vardır ve Falcon'un damadı olmasını ister. Falcon iki kız arasında hangisini seçeceğini düşünürken daha önce bir kutlamada gördüğü kendisini şeytan sanan, bir öpücükle bıraktığı, etkilendiği Jasmine'i yeniden görür. Onunla evlenmeye karar verir. Eşliğe uygun olmadığı,zayıf olduğu söylense de ısrar eder. Jasmine sözlenmeyi istemediğinden saray ahalisine katılması şartı ile kabul eder. Jasmine evlenmeyi istemediğinden işleri hiç kolaylaştırmaz. Sürekli kaçar, diklenir,hep reddeder,tersler saray entrikaları da işin içine girince Falcon uzun bir süre kovalamak zorunda kalır. Kral John dahil başka erkekler de Jamine'e göz koyar. Hatta kral onu evlendirir. Falcon ise papa John'u aforoz etiğinden evliliğin geçersiz olduğu gerekçesiyle evliliği bozup sonunda Jasmine ile kendisi evlenir. Evlendikten sonra bile Jasmine inat edip kaçmaya çalışsa da nihayet oda sevmeye başlar ve ikiliyi mutlu görmeye başlamış oluruz. Jasmine'nin sürekli Falcon'u terslemesi, istemediği zorla evlendiği adama bile ses çıkarmazken onun için nehirleri aşıp, adam öldüren,onu kurtaran Falcon'a o kadar diş bilemesi, zor durumda kalınca Falcon'u istemesi gelince terslemesi tutarsız,şımarık halleri önce çok sıksa da neyse ki sonra düzeliyor. Kitap Aslan Yürekli Richard dönemi ile başlıyor. Kral bir ok ile yaralanıp ölünce Yurtsuz John taç giyer. John önce eşinden ayrılıp on dört yaşında ki başkası ile sözlü Angoulemeli Isabella'ı kaçırıp evlenir. Kralın sapkınlıkları,kadınları en yüksek fiyatı verene satması,aldığı rüşvetler,vergiler sonrası ülkenin kötü durumuna, baskıcı politikalara dayanamayan baronların imzalattığı Magna Carta, birçok tarihi detay, Robin Hood'un doğuşu ile dolu bir kitap. Hem tarihi detayları hem de ikiliyi okumayı çok sevdim. Güzeldi.

Beni Senden Kurtar
10/1010.10.2020

Baskı: Beni Senden Kurtar

Leydi Brenna evlenmeyi reddetmiş ve manastıra girmeyi istemiştir. Babası Baron Lecrowdan bunu hoş karşılamamış bir yıl önce onu kuleye hapsetmiştir. Kadınların resim yapmasına karşı çıkılsa da o resim yapar. Herkes dini resimler yaptığını bilse de aslında erotik resimler de yapar. Yaşadığı yerde ki rahipten yardım alarak resimlerini satar. Bu sayede de İtalya'ya gidip manastıra girecektir. Hem özgürce resim yapabilecek hem de ailesinden uzaklaşmış olacaktır. Çünkü babasından hiç sevgi görmemiş kardeşleri tarafından hep kullanılmıştır. Yüzünde çocukluğundan kalma bir iz vardır. Saçını ise kardeşini bir talibinden kurtarmak için kesmiştir. Kendisini çirkin,değersiz hisseder. Kaçmasına sayılı günler kala kardeşi babasının tutsak alındığı haberini verir. Babası düğün merasimine pusu kurmuş infazcı da onu rehin almıştır. İnfazcı James Vaughn Montgomery Kontu'dur. Kralın emriyle kaçakçıları,asileri yok eder. Kraliyete bağlı korsan gemisi var. Kardeşinin ise nişanlısıdır. Kardeşi evlenmek istemez. Kontun son karısını öldürdüğü, bir adamı çıplak elle öldürebildiği, canavar olduğuna dair söylentiler vardır. Ailelerinin güvenliği için Brenna'nın kendi yerine evlenip gece kontu öldürmesini ister. Bunun için şeytanın gözü adlı özel bir bıçak verir. Köpek yardımıyla oradan kaçıp İtalya'ya gidebilmesini sağlayacaklardır. Brenna bunu kabul etmez. James gelinini almaya gelince kardeşinin korkusunu görür onunla yapamayacağını anlar ve gelinin kendisi olduğunu söyler. James ise inanır, bu evliliğin olması gerekir. Kasabanın limanı Baron Lecrowdan'ın idaresindeydi ve evlilikle James'e geçecekti. Kaçakçılardan denetlenmesi, bölgeye huzur getirmesi için evlilik ayarlanmıştır. Ve evlilik gerçekleşir. Ama Brenna James'i bıçaklayınca kırbaçlama ve boynunu vurdurma cezası alır. Kırbaçlanır. Gerçekten bu olur ama ölmekten son anda kurtulur. Kaçmak ister fakat prangalanır. Hayatını zor kurtarmışken kardeşleri hala plan için Brenna'ı kullanma derdindedir. İnsanlar dedikodusunu yapar, hain olduğunu düşünür. James onu sindirmek evcilleştirmek ister. Brenna ise itaat etmek istemese de ailesinin güvenliğini de içeren bir anlaşma ile uysal olmaya söz verir. Bir anda kendisini hep gitmek istediği yerde bulur. James'in başka bir amacı daha vardır.Kralın asılmasını istediği uygunsuz Kralın sevgilileri resminin ressamını bulmak. Ressam kadındır hem de Brenna. Bu bilgi başlarına bela açar ve ikiliyi bambaşka yerlere götürür. James'in geçmişinde de acı olaylar var bu ve Brenna'nın tüm fedakarlığına rağmen ailesinin yaptıkları üzücüydü. Brenna cesur bir karakterdi ikiliyi sevdim. Nefret aşk arasında duygular değişti durdu ve aşk zamanla oldu ve güzel oldu. Farklı bir konuydu sürekli bir olay vardı. İlk defa bir kadının başına bunlar geldi. Akıcı bir kitaptı. Türünün iyi örneklerinden.

Baskı: Artık Benimsin (MacLean Curse Serisi #1)

Fiona MacLean en küçük erkek kardeşi ölünce diğer erkek kardeşlerinin çılgınca bir şey yapmaması için evlenmeye karar verir. Damadı Jack Kincaid'i ise sürükleyerek evlenmeye götürür. MacLean'lar ile Kincaid'ler uzun yıllar boyunca düşmanlardır. En küçük kardeşleri Callum Kincaid'lerden Jack'in üvey kardeşinden gelen hakareti kaldıramayıp karşılık verince kavganın sonu ölüm olmuştur. Böylece asırlık kavga yeniden alevlenmiştir. Diğer kardeşleri intikam istediğinden Jack ile evlenirse Jack ve ailesi ailelerinin bir parçası olacağı için intikamdan vazgeçeceklerdir. Ayrıca evlenirse üzerlerinde ki lanetin kalkacağına da inanır. Lanet büyük büyükbabasının öfkesi,bencilliğinden tiksinmiş bir cadı tarafından yapılmıştır. MacLean ailesinin her üyesine havayı etkileme gücü vermiştir. Ne zaman bir MacLean öfkelense evlere yıldırım düşüp yangın çıkar, seller her yeri mahveder. Kardeşi ölünce de lanet başlamış günlerce yağmur,fırtına durmamış, oraya yakın köyler yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Laneti bozmanın tek yolu bir neslin tüm üyelerinin çok büyük bir iyilik yapmasıdır. Şimdiye kadar bunu başaran olmamıştır. Fiona başarabileceğini düşünür. Jack Kincaid on beş yaşına geldiğinde üvey babası ile yaşayamaz hale gelince evi terk etmiş evine nadiren gitmiştir. On dokuz yaşında taş kalpli bir serseri, kumar bağımlısı olarak ün kazanmıştır. Yirmi iki yaşında evine yaptığı bir ziyarette Fiona ile tanışınca bir hafta içinde onun doğru kişi olduğuna karar verip Fiona'ı kaçmaya ikna etmiştir. Ama ayarladıkları gece Fiona gelmemiş bir gök gürlemesi ile erkek kardeşlerini göndermiştir. Kardeşleri Fiona'nın gelmeyeceğini söyleyerek, gelmeyeceğini yazdığı mektubu vermişlerdir. Bu olaydan sonra Jack kadınlara bağlanmadan ciddi olmayan ilişkiler yaşamaya başlamıştır. On beş yıl sonra Fiona yeniden hayatına girince üstelik onu bilinci yerinde değilken evlenmek zorunda bırakınca önce evliliği iptal etmek ister. Fakat Fiona herkese hamile olduğunu söylediğinden bu evliliği bir süre devam ettirmeye karar verir. Fiona gerçekten hamile kalınca hayatından çıkacaktır. Bunu kabul ederek başladıkları evlilikleri aralarında ki büyük çekimden dolayı düşündükleri gibi olmaz. Evliliğe alışma çabaları,ikilinin arasına girmeye çalışanlar, Jack'in Fiona'ı öfkelendirdiğin de bol bol nasiplendiği lanet yağmurları ile kitap hemen bitiyor. Kitap detaylı bir kitap değil hatta çok yüzeysel sonu ise çok çok yetersiz hiç sevmediğim sonlar. Tüm kişiler, tüm olaylar öyle kaldı bir iki cümle ile bitirildi hiç sevmedim bu sonu. İkiliyi aralarında ki rekabeti sevdim lanet olayları ise çok güzeldi. Sıkmadan, şimdi ne olacak diye düşündürmeden hemen biten kitaplardan.

Baskı: İskoç Ateşi (Highlander Serisi 3)

Deirdre Chattan önce ki kitapta bildiğimiz gibi nişanlısını aşağılamak için kendisini kullanan Melor Douglas'ın evlilik sözlerine kanmış ve bir ilişkisi olmuştur. Bu olay duyulunca nişanı bozulmuş ve babası kendi isteği ile kiliseye gitmek isteyen kardeşi ile onu kiliseye göndermiştir. Çeyizinide kiliseye bağışlamıştır. Cameron klanının lideri Liddell Kontu Quinton Cameron kiliseye kraliçeyi aramak için gelince ikili yeniden karşılaşır. Deirdre'nin kiliseye gitmesini önerenlerden biride Cameron'dur. O zamanlarda da ikili arasında etkileşim olmuştur. Karşılaşınca da yeniden alevlenir. Quinton gittikten sonra kiliseye gelen kraliçe evleneceği kişi ile buluşması için Deirdre'den yardım ister. Kraliçenin kıyafetlerini giyerek kiliseden çıkar ve kraliçenin peşindekilerden kurtulmasını sağlar. Kraliçeyi yakaladıklarını sanan Quinton'un adamları Deirdre'i Quinton'un karşısına çıkarınca da Deirdre ayrılmak istese de oradan ayrılamaz. Daha ilk günden yakınlaşan ikili kaçma kovalama, başlarına gelen olaylar, kıskançlıklar derken nihayet mutlu sona kavuşuyor. Quinton daha ilk andan kadınım demeye başladı. Önce ki kitaplarda ki erkeklerin aksine hemen aşık olmamaya kalbini kaptırmamaya kararlı fakat davranışları ile aksini söyleyen bir adam. Seri de banyo faslı, giydikleri güzel elbise, bu lükse alışmamak istemeleri, çalışan yardımcıların davranışları aynı tekrar tekrar okuyormuş hissi uyandırdı. Kitap çıkan kitaplar arasında en iyisiydi bence. İkiliyi de olayları da sevdim. Sıkılmadan okudum. İskoç olunca hemen bitirmemek elde değil.

Baskı: Maskeli Aşk (The Brides of Fortune, #5)

Binbaşı Nick Falconer bir markinin varisidir ama hayatını orduda savaşarak geçirmiştir. Çocukluk aşkı olan karısı ile evlenmiştir. İşinden dolayı vakitlerinin çoğunu ayrı geçirmişlerdir. Karısı bir hırsız yüzünden ölünce sarsılır. Kendisini sorumlu tutar ama hayatına devam eder. Kuzeni Rashleigh kontunun peşindedir. Kuzeninin peşinde olduğu gece gördüğü kadın Molly'e büyük bir ilgi duyar. Kadın önce kendisine ilgi gösterip yakınlaşsa da kuzeni gelince ona yönelir ve kuzeni kadının peşinden gittikten bir süre sonra ölü bulunur. Yanın da Molly'nin sarı peruğu, siyah maskesi ve elinde tavuz kuşu meşeliği kartviziti ile. Bu kartvizit muhteşemin kartvizitidir. Muhteşem ülkenin en kötü şöhretli kadın eşkiyasıdır. Bu Muhteşem Kızlar zenginden alıp fakire veren bir çetedir. Kurbanlarını soyduğunda da kart bırakırlar. Nick kuzeninin katilini, muhteşemi bulmak için yollara düşer. Görevin de yardım için yanına ilk kitapta ki Dexter Anstruther atanmıştır. Gittikleri yerde karşısında bulduğu gizemli kadın Mari ise işleri tamamen değiştirir. Marina Osborne'i Rashleigh'nin babası küçükken ailesinden alıp eğitmiştir. Rus kölelerin çocuğunu alıp leydi gibi eğitmeyi denemek istemiştir. Ölünce yerine geçen oğlu Mari'nin metresi olması karşılığında köle ailesini bırakacağını söyleyince ailesinin özgürlüğü için kabul etmiştir. Çok kötü zamanlar geçirdikten sonra kaçıp kurtulmayı başarmıştır. Yedi sene sonrada Rashleigh izini bulup kaçak bir köle hırsız olduğunu ortaya çıkarmakla tehdit edince üstelik muhteşem ile ilgili detaylarıda bildiğinden buluşmaya gider ama Rashleigh ölünce kaçmak zorunda kalır. Rashleigh'in ölümünü araştırmak, muhteşemi bulmak için gelen o gece gördüğü etkilendiği Nick'den uzak kalmaya çalışsa da Nick'in uzak durmamakta ki kararlığı bir de çok etkilenmesi işin içine girince uzak kalması mümkün olmaz. Saklanan sırlar, Mari'nin kötü geçmişi, yaşadığı acılar, hala aldığı tehdit mesajları, Nick'in arada kaldığı ikilemler her şeye rağmen Mari'nin yanında olması ile geçen güzel bir kitap. Kitap serinin beşinci kitabı gibi görünüyor ama değil. İlk kitaptaki karakterler var ama Laura hala Cole düşesi ve Dexter ile birlikte değil. İlk kitabı okumadan bu kitabı okumak daha iyi olur. Kitap güzeldi beğendim. İkiliyi çok sevdim . Nick'in sabırlı halleri çok hoşuma gitti. Mari yaşadığı zorluklara rağmen ayakta kalmayı başaran biri. Güçlü karakterleri seviyorum kitabı beğenmemde ki büyük etken. Her şey ayarındaydı. Bir yöne ağırlık verip diğer yön boş bırakılmamıştı. Aşk, macera dengeleri çok iyiydi. Yazarın kitaplarını beğendiğim söylenemez ve bence yazarın en iyi kitabı.

Bir Gecelik Günah
8/1010.10.2020

Baskı: Bir Gecelik Günah

Roselyn Timothy Longworth'ın kardeşidir. Abisi bankasında parası olanların parasını çalmış ve batmıştır. Abisi kaçınca da tüm zor günlerinde kuzeninin kocası Hayden Rothwell ve ailesi yanlarında olmuştur. Hayden abisinin tüm borçlarını ödemiştir. Rose Hayden ve kuzeni Alexia'dan daha fazla yardım almak istemediğinden kendi başının çaresine bakmaya çalışır. Bu yüzden kendisini sevdiğine inandığı vikont Norbury ile ilişkisi olur. Ama Nurbury'nin evinde katıldığı partide onun abisinin kurbanlarından biri olduğu için kendisini kullandığını anlar. Sadece fahişelerin ve lordların olduğu partide gitmek istese de gidemez. Üstelik Norbury onun şüpheli olup kaçan bir adamın kardeşi olduğunu,serveti ve aile bağlantılarının yok olduğunu, yatağına düştüğünü ama artık ondan sıkıldığını ve açık arttırmaya çıkardığını söyler. Böylece Rose açık arttırmada en yüksek fiyatı veren Kyle Bradwell'e satılmış olur. Kyle kömür madeni işçisi bir ailenin oğludur. Norbury'nin kont olan babası onun mimarlık ve mühendislik eğitimi almasını sağlayınca Kyle yoksul bir hayatta mahkum olmaktan kurtulmuştur. Parti de Rose'i görür görmez onun diğerlerinden farklı olduğunu anlar. Üstelik onu iki sene önce bir tiyatroda görmüş ve çok etkilenmiştir. Düştüğü durumu görünce de onu kurtaran kahraman olur. Rose'i alıp kuzeni Alexia'nın evine götürür. Ama skandalın çıkmasına engel olamazlar. Rose artık toplum tarafından dışlanan biri haline gelir. Bu duruma el atan Easterbrook Markisi Kyle ile anlaşmak ister. Kyle Rose ile evlenirse skandalı önleyebilecekler. Kyle iş bağlantıları sağlayacak, soylu aileden güzel bir eşi, bir miktarda parası olacaktır. Kyle önce bu durumdan emin olamasa da zaten beğendiği Rose'i birazda kıskanmaya başlayınca evlenmeye ikna eder. Böylece ikili evlenmiş olur. Tabi ki olaylar bitmez. Bir yandan skandal ile uğraşırlarken, bir yandan da Timothy'i bulmaya kararlı başında da Norbury'nin olduğu grup ile uğraşırlar. Evliliklerine alışma ve ortaya çıkan duygularda olunca işler iyice karışır. Sürekli adam kadın denilmesi beni çok yordu bunların bir ismi var sayfalarda bu çok gözüme batmaya başladı. Kyle'nin karısını korumaya çalışması hep yanında olması çok güzeldi. Rose'i kitabında daha çok sevdim. İkiliyi sevdim olaylarda güzel gidince keyifle okuduğum bir kitap oldu. Önce ki kitaplara göre bu kitap kesinlikle en iyisiydi.

Baskı: Aşkta Yalan Olmaz (Beau Monde, #3)

Lisette Lavigne , bir önceki kitapta kardeşi ile Daniel'in gemisine gelmişti ve öncesinde yaşananları okuduktan sonra devam ediyor kitap. Lisette babası öldükten sonra kardeşi ile kalmıştır. O zor dönemde kendisine yardım eden adam ile nişanlanmıştır. Nişanlısının gerçek yüzünü öğrenip amacının çeyizi ve kardeşinin mirası olduğunu anlayınca New Orleanstan İngiltere'ye kardeşi ve kuzeni ile kaçmaya karar verir. Onları götürebilecek tek gemi ise kaptan Daniel'in gemisi Cecily. Daniel gemisinde kadın yolcu olmasına asla izin vermez. Bu yüzden Lissette ve ailesini kabul etmez. Lisette Daniel ne isterse vermeye hazır olduğundan kedisini dul sanmasına izin verir ve böylece Daniel'i ikna eder. Daniel beş yıl önce bir evlilik geçirmiştir. Karısı Cecily'nin evlerinde kaldığı dönemde karısı birlikte olabilmek için elinden geleni yapmış yatağına girmiştir. Ailesine yakalanınca evlenmek zorunda kalmıştır. Cecily evlenmeden önce sevgilisinden hamile kaldığı için ilaçlar kulanmıştır. Az alması gereken ilaçları çok alması ölmesine neden olmuştur. Cecily ile sürekli kavga ettiklerinden karısı öfke nöbetleri geçirdiğinden Daniel ölümünden kendisini suçlamıştır. Bir daha aynı şeyleri yaşamak evlenmek istemez. İlk karşılaştıkları andan itibaren ikili birbirinden etkilenir. Gemide zaman geçirdikçe daha çok yakınlaşırlar. Lisette'nin nişanlısı ise peşlerine düşünce Lisette'i koruyabilmek için evlenirler. Nişanlısı ile yüzleşip gemi yolculuğu bitince olaylar bitmez. Bir yandan evliliklerinin tadını çıkaran ikili bir yandan ortaya çıkan peşlerini bırakmayan nişanlı ve başka düşmanlar ile uğraşmak zorunda kalır. Bir de kıskançlık ikilinin arasına girince olaylar iyice büyür. Önce ki kitapta Daniel ile yola çıkan Amelia ve Jake çiftide evleniyor ve Amelia'nın hamileliği ilerliyor. Yine ikinci bir çift daha var. İkiliyi çok sevdim önce ki kitapta Daniel ilgimi çekmişti ve hikayesini merak ediyordum. Çok sevdim kitabı, ikili de olaylarda güzeldi sıkmayan olayların eksik olmadığı bir kitap. Yazarın kitaplarının çevirisinde büyük sorun olsa da seride en sevdiğim kitap oldu.

Baskı: Siyah Elbisenin İtirafları (Bachelor Chronicles, #4)

Lord Geoffrey Larken gözden düşmüş rezil olmuş Baron Larken'in oğludur. Toplumda sürekli oğlununda babası gibi olduğunu ima edilmiştir. Larken aslında devlet için çalışan bir casustur. Birçok olaya karışmış yaptıklarından yapmak zorunda kaldıklarından dolayı psikolojik olarak kötü olmaya başlamıştır. Fazlasıyla riskli olmaya başlayınca da altı ay önce Avrupa'dan evine gönderilmiştir. Görevlerden uzak olduğu dönem de hapishaneden kaçırılan Amerikalı korsan kaptan Dashwell'i bulması için görevlendirilir. Kaptan ile Larken önceden dost iken Amerika'lılar İngilizlere isyan edince dostlukları düşmanlığa dönüşmüştür. Kaptan Dış işleri Bakanlığı'nın yaptığı operasyonlar hakkında çok fazla şey biliyordu çok fazla ajanı tanıyordu bu büyük bir riskti. Yakalamak zorundadırlar. Kaptanı ise iki kadın kaçırmıştır. Bu kadınların kaptanın sevgilisi Philippa ve kuzeni Tally olduğundan şüphelenirler. Larken de görevi için Hollindrake Dükünün rahip kuzeni Ryder olarak eve girer ve Tally ve Philippa'ı inceleme,araştırma yapma fırsatı bulur. Tally eniştesinin kuzenini görür görmez etkilenir ve rahip olmadığını hisseder. Tally ikizi Felicity 'nin çöpçatanlık için verdiği partide istemeseler de yakınlaşırlar. İkisinin de sırları vardır. Hem sırlarını saklamaya çalışmaları hem görevler bir de ortaya çıkan etkileşim derken ikilinin işleri zorlaşır. Bir de Tally'nin karışan sandığında çıkan şimdiye kadar gördükleri en güzel siyah elbise var. Bu elbise sadece birinin giyebileceği bir elbise. Siyah Zambak Birliği casusları örgütünün. Örgüt yüzyıllardır Fransız kraliçelerini entrikalardan koruyarak onlara hizmet eden bir örgüt. Örgütte ki kadınlardan birine Larken'in babası aşık olmuş ve kadın babasını vatana ihanet suçu işlemiş biri olarak gösterip öldürmüştür. Larken bir yandan da örgütün faaliyetlerini açığa çıkarıp kadını aramaya çalışır. Maceralar,aksiyon,kaçma,kovalama,aşk dolu bir kitap. Kitap çok ilgi çekici farklı bir kitap. Normalde casusların olduğu çok kitap var ama bu kitabın konusu hoşuma gitti. Bu tarz kitaplarda aşk ile dengeyi sağlamak zordur bence denge çok iyiydi. İkili arasında ki duygu yoğundu ama beni daha çok Dash ve Philippa çifti etkiledi. Resmen rol çaldılar merakla bekliyorum onları. Ayrıca kitabın sonunda Bay Ryder ile ilgili sürpriz çok hoştu.

Baskı: Evcilik Oyunu (Bachelor Chronicles, #1)

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Alexander Denford bir barondur. Baron Sedgwick hovarda, rahat yaşayan bir adamdır. Evlenmesi için peşinde olanlardan ve evlenmesi için baskı yapanlardan kurtulmak için kendisine bir eş uydurur. Sevgili hayali eşi Emmaline hasta, sosyeteye girmez,kocasının sözünden çıkmaz,kocasının istediğini yapmasına izin verir. Alex bunun rahatlığı ile yaşarken bir anda gelen haberler ile her şey değişir. Hayali karısı alışveriş yapmaya,evini yenilemeye başlamıştır. Alex bunları duyunca kendisine faturalar gelmeye başlayınca ne olduğunu anlamak için evine döner ve artık bir eşi vardır. O sahtekarı sokağa atma düşüncesi ile gittiği evinde çalışanları evin hanımı için endişelenir halde bulur. Popüler sahte karısının odasına gittiğinde karısı kocam zorla içeri girmenden hoşlanmayacaktır diyerek kendisine silah doğrultur. Vurmak üzere olduğu adamın kocası olduğunu öğrenince de şaşkınlıktan düşürdüğü silah ateş alıp kocasını sıyırır ve duvara çarpar. Karısının tek düşüncesi duvar kağıdının mahvolması,emeklerinin boşa gitmesi,odanın havasının bozulması olur. Alex ise onu omzuna atıp evden kovacakken kendisinden sonra ki varis kuzeni karısı ile gelir. Dedikoducu çiftin orada kalmaya başlamasının sorumlusu da sevgili sahte karısıdır. Alex onu göndermeye kararlıdır ama öncelikle kuzenleri gidene kadar sahte karısının evinde kalmasına izin verir. Emmaline'nin ise iki haftası dolmadan gitmeye niyeti yoktur. Alex'in hayalinde ki Emmaline ufak tefek mütevazi biri iken bulduğu kadın vahşi,harika,baştan çıkarıcı bir kadındır. Emmaline'e söylenen baron ise sıkıcı bağnaz bir adam iken karşısında gördüğü adam her yönüyle ilgisini, çeken bir adamdır. Alex Emmaline'nin aslında kim olduğunu onu kimin tuttuğunu ortaya çıkarmaya çalışırken onun geçmişi sırları da ortaya çıkmaya başlar. Bir de kuzeni Hubert var ki babaları ikizdir ve anneleri onları karıştırıp varis olması için Alex'in babasını seçmiştir. Hubert hala buna karşı ve gerçek varisin kendisi olduğunu söyler en azından unvan ona geçmelidir. Bu yüzden ikilinin evliliğine karısı ile bol bol karışır. Kuzenler,ikilinin aralarında gelişenler derken kitap bitiyor. Kitabı beğendim. Emmaline ve uydurduğu hikayelerine,pikette ki ustalığına,dolandırıcılığına, kayıtsız eğlenceli hallerine bayıldım. Özellikle sonlara doğru her yerde Emmaline ile ilgili bir olayın ortaya çıkması verdiği karışıklık sonunda kendisinin de bilmediği uydurdukları sahte kimliğin gerçek olmasını keyifle okudum. Farklı bir konusu var, konu dikkatimi çekince başladım hemen biten akıcı,eğlenceli bir kitap.

Baskı: Karanlık Sırlar (Scandal & Scoundrel, #1)

Talbot ailesi aristokrasinin skandal ailesidir. Jack Talbot Wight Kontu unvanını on sene önce kraldan almıştır. Onun kömür serveti ile unvan aldığına dair birçok söylenti vardır. Aile ile sürekli alay edilir. Seraphina, Sesily, Seleste, Seline ve Sophie'e kirli S'ler ve Tehlikeli Kızlar denir. İnsanlar onları yargılayıp,kötü bakar. Aile sosyeteye kabul edilme derdinde iken Sophie o dünyadan,hiyerarşiden, kurallardan nefret eder ve daha fazla katlanmak istemez. Liverpool Kontesinin partisinde hamile ablası Seraphina'nın Haven Dükü kocasını bir kadın ile birlikte görür. Eniştesi ablası ile evlendikten sonra mali durumunu düzeltmiştir fakat herkes ablasının evlenmek için onu kandırdığını söyler. Eniştesi de bebeğin kendisinden olmadığı düşüncesindedir. Bu hakaretlere katlanamayan Sophie eniştesine hakaret eder,aniden dönen eniştesini itince eniştesi dengesini kaybeder ve balık havuzuna düşer. Tüm Londra'da bunu görünce ayıplanmalardan nasiplenen Sophie olur. Ablaları birlikte oldukları erkekler ve yaptıkları her hareketle skandal yaratmak için ellerinden geleni yapar. Sophie skandalı olmayan tek kardeş iken oda bir skandala karışmış olur.. Sophie'nin durduğu duvar dibinin orada pencereden Eversley Markisi atlar. Kıyafetleri de arkasından gelir. Bir kontun nişanlısı ile yakalandığı için kont peşindedir. Sophie'nin eline markinin çizmesi geçince kendisini de giderken götürmesi için bir anlaşma yapmak ister. Kirli S'ler den birinin üstüne kalmasını istemeyen marki kabul etmeyince Sophie onun uşağından babasının yanında çalışması karşılığında üniformasını alır. Markinin faytonunun arkasında evine gidebilmek için dışarıda tutunarak yolculuğa başlar. Londra'ya gitmeyen faytonda Marki yoktur ve onu ancak durdukları handa deri giymiş, tek çizmesi yok halde yarış yaparken görür. Marki onu hemen tanır fakat yardım etmeme konusunda kararlıdır. Tabi ki fazla dayanamaz ikisinin de Cumbria'ya gitme planı vardır. Fakat marki bunların kendisini evlenmeye mecbur bırakmak için bir tuzak olduğunu düşününce yolları ayırırlar. Sophie oraya kitapçı dükkanı hayali, evde hissetme umudu ve çocukken evleneceğine söz verdiği fırıncı arkadaşı için gider. King, skandalları seven, soylu serseri olarak da anılan marki Lyne Dükü babası rahatsızlandığı için çağırılmıştır. Ona soyun kendisi ile son bulacağını söylemek için gidecektir. Babasını yıllar önce sevdiği sütçü bir kız ile yaşayamadıklarından dolayı suçlar bu yüzden aşk ve evlilikte istemez. Yolu o gece Sophie ile kesiştikten sonra başlarına gelmeyen kalmaz. Sophie omzundan yaralanır, onun iyileşmesi için beklerler. Nihayet gidecekleri yere ulaştıklarında ise fırıncıyı evlenmiş çocukları olmuş halde bulurlar. Üstelik orası eskisi gibi de değildir. Artık ikilinin başka bir planı vardır. İntikam için nişanlı rolünde dükün yanına gideceklerdir. Bu yolculuk süreci ve sonrasında ki yakınlaşmalardan sonra yalan artık gerçek olur. Ama tabi ki öyle kolay kolay kavuşma olmaz yanlış anlamalardan sonra nihayet mutlu son. King evlilikleri mahvetmekten zevk alan biri olarak anılıyorken aslında onlara dokunmuyor istemedikleri evliliklerden kurtulup istedikleri ile aşk evlilikleri yapmasını sağlıyormuş bu çok etkileyiciydi. Kitaba bayıldım başından sonuna kadar olayların eksik olmadığı,akıcı güzel ilerleyen bir kitaptı. İkiliye, evlenmelerine,atışmalarına tüm yaşadıklarına bayıldım. Yine yaşanan posta arabası kovalama,çizme yerine geçen ayakkabı,uşak çalma olayları da ayrı bir güzeldi.

Baskı: En Güzel Rüya (The Rules of Scoundrels, #4)

Georgiana Pearson bir dük kızı ve kardeşidir. On altı yaşında iken bir adama aşık olup birlikte olur fakat aynı karşılığı ondan göremez. Adı lekelenir ve bebeğini doğurmak için dışlandığı sosyeteden uzaklaşır. Yirmi yedi yaşında sosyeteye yeniden döner. Herkesten sakladığı bir kimliği vardır. O Londra'nın en ünlü kumarhanesi Düşmüş Melek'in kurucusu Chase'dir. Evet herkesin korktuğu o gizemli adam aslında bir kadın. Sosyete kendisini dışlayınca oda sosyeteyi kendisine borçlu hale getireceğine dair ant içmiştir. Bu yüzden haklarında bilgiler toplamış ona sırt çevirenlerin üzerinde güce sahip olmak, ders vermek için çabalamıştır. Sosyeteye yeniden dönüşünün ise bir amacı var. Koca bulmak için dönmüştür. Kızı Caroline'de kendisi gibi dışlanınca evlenmeye karar vermiştir. Hedefi ise unvanı olan ama paraya ihtiyacı olan Lord Fitzwilliam Langley. Bu evlilik için onun sırrını kullanmaya bile hazırdır. Fakat karşısına çıkan Duncan West işleri karıştırır. Duncan West Londra'nın en çok okunan yayınlarından beşinin sahibidir. Sosyeteye yeniden dönen Georgiana'dan etkilenir ve tesadüfen onun Chase'nin sevgilisi sandığı Anna olduğunu öğrenir. Onunla bir anlaşma yapar. O Georgiana'ı sezonun yıldızı yapıp vikontu almasını sağlayacak oda kendisine sürekli istediklerini yaptıran Kont Tremley'in vatan hainliği hakkında bilgi toplayacaktır. Duncan'ın Tremley ile geçmişten gelen bir olayları var. İkilinin birbirinden sakladıkları sırlar, Georgian'ı sosyeteye kabul ettirme çalışmaları, karşılaştıkları tehditler ile uğraşırlarken bir yandan da aralarında ki aşk ile uğraşırlar. Bir de Düşmüş Melek sahiplerinin dostluğu var bu okunmaya değer. Açıkçası Chase'den daha farklı bir kitap beklerdim. Ona göre daha durağan geldi bu kitap. Daha fazla olay beklerdim. Fakat bu grup, dostlukları okunmaya değer.

Baskı: Aşk Affetmez (The Rules of Scoundrels, #3)

Sıra Düşmüş Melek'in ortaklarından Temple'nin hikayesinde. On sekiz yaşında ki William Harrow'ın Lamont Dükü babası evlenecektir. Dördüncü üvey annesi on altı yaşında,bir bankerin güzel ve zengin kızıdır. Diğer üvey annelerine yaptığı gibi düğünden önce tanışmak istemez bu görevi gece gerçekleştirecektir. Geceyi bir kadınla geçirmiştir. Kadınla odasına çıktığını, viski içtiğini hatırlar ama sabah uyandığında kadın yoktur. Üstelik hiçbir şey hatırlamaz. Bir anda yatağın kendi yatağı olmadığını, çıplak ve yatağın kan içinde olduğunu fark eder. Yatak Mara Lowe'nin üvey annesinin yatağıdır. O artık üvey annesini öldüren Katil Düktür. Bu yüzden sosyeteden dışlanır. On iki yıl içinde Düşmüş Melek'in ortaklarından olur. Orada adamlar her şeylerini kaybettiklerinde ring son çareleri olur. Yani Temple'nin hüküm sürdüğü yeraltı dünyası. Kaybettiklerini tekrar kazanabilmeleri için tek bir seçenekleri vardır. Temple ile dövüşüp onu yenmek. Şimdiye kadar Temple'i kimse yenememiştir. On iki yıldır dövüyordur. Doğuştan hakkı olan dünyayı geri kazanmak için. Mara ise babasının annesi ve kendilerine yaptıklarından sonra onun gibi zalim biri ile evlenmektense bir plan yaparak kaçmak ister. Amacı öldüğünün düşünülmesi değildir ama afyonu ve kanı fazla kaçırınca böyle düşünülmüştür. Bu yanlış anlaşılmayı düzeltmek içinde bir girişimde bulunmamıştır. On iki yıl sonra işlettiği yetimhanede kalan çocukların babalarının bıraktığı para ve kendi parasını verdiği kardeşi paraları kumarda kaybedince Temple'nin karşısına çıkar. Kardeşinin kaybettiği para karşılığında kimliğini açıklayıp Temple'nin aklanmasını sağlayacaktır. Temple intikam istediğinden Mara'dan görüntüde metresi olmasını ister. Bu sayede sürekli bir araya gelen ikili sürekli geçmişte ki olaylar, meydan okumalar, yaralanmalar ve boş durmayan kardeş ile uğraşmak zorunda kalır. Bir de araya aşk girince yenilmez Temple bir kadın tarafından yenilmiş olur. Kitabı sevdim kurguda karakterlerde çok güzeldi. Diğer ortakların ve eşlerinin de yer aldığı onlardan da haberdar olduğumuz bir kitaptı. Kumarhanenin isminde bir türlü sabit kalınmaması ise sinir bozucu bir karar verilsin artık. Aslında Mara'nın babaları öldükten sonra bile yanlış anlamayı bilmesine rağmen ortaya çıkmaması kötüydü. Kitapta sık sık belirtildiği gibi Temple'nin hayatını mahvetti. Bu gerçek olsa da kızamıyorum sonuçta bu günlere gelebilmesine neden oldu. Aşkı yine çok güzel işlemişti yazar. Ayrıca sonra ki kitapta ki sürprizi okumak için sabırsızlanıyorum.

Baskı: İntikam Ateşi (The Rules of Scoundrels, #1)

Michael Bourne Bourne Markisidir. Anne babası ölünce komşuları ve babasının dostu Vikont Langford kendisini ve markiliği korumuş mal varlığını arttırmış ve kumarda orayı ele geçirmenin yolunu bulmuştur. Michael tüm parasını,her şeyini kumarda Langford'a kaybeder. Unvanı ve eski bir evden başka bir şeyi kalmamıştır. Bu yüzden intikam yemini eder. Dokuz yıl içinde Düşmüş Melek adlı kumarhanenin dört ortağından biri olur. Servetini yeniden yaratıp iki katına çıkarmıştır ama kaybettiklerini geri alamamıştır. Vikont Falconville topraklarını elinde tutamayıp bir oyunda kaybetmiştir. Yeni sahibi de toprakları kızı Penelope'nin çeyizine dahil etmiştir. Michael o toprakları almaya kararlı olduğundan ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Buna bir eşe sahip olmak da dahildir. Penolope Marbury yirmi sekiz yaşındadır. Evlilik yaşı geçmiştir. Yıllar önce bir dük ile nişanlanmıştır ama dük başka birine aşık olup evlenince nişanı bozulmuştur. Bu olay Penolope'i kötü etkiler. Aldığı evlilik teklifleri sayısı düşer. Hatta son dört yılda hiç teklif alamamıştır. İki kardeşi bu olaydan dolayı iyi evlilikler yapamamıştır. Kalan iki kardeşinin iyi evlilikler yapmasını ister. Babası büyük kızının evlenememesinin diğer kızlarını etkilememesi için bir çözüm bulur. Falconville topraklarını Penelope'nin çeyizine ekler. İlk teklifte çocukluk arkadaşı olan Langfordun oğlu olan Tommy'den gelir. Çocukluk arkadaşının teklifini kabul etmez ama karşısına çıkan diğer çocukluk arkadaşının teklifini reddetme gibi bir şansı olmaz. Michael evlenmeleri gerektiğini söyleyerek Penolepe'i sırtına atıp götürür. Geceyi birlikte geçirmelerini sağlayarak evliliklerini garanti altına alır. Penelope'nin babasında Lanford'un mahvolmasını sağlayacak bir belge olduğundan Michael belge karşılığında Penelope'nin kardeşlerine iyi bir evlilik yapmalarını sağlama sözü verir. Aynı sözü Penelope'de ister ve bunun için kocasının yeniden sosyeteye girmesini ister. İkili sosyeteye girip aşk evliliği yapmış gibi davranırlar. Gerçekte ise durum karışıktır. Michael istediği halde istemiyor gibi davranıp uzak durur ama başkasına da izin vermez. Klasikte olsa bu bölümleri okumak hoşuma gitti. Kitabı çok sevdim. İntikamdan başka bir şey düşünmeyen Michael'in bıkmadan yanında olan onu değiştiren Penelope'nin yaptıklarını, ikilinin verdiği mücadeleyi okumak güzeldi. Bölüm başlarında ki önce ikilinin yazışmaları daha sonra Penelope'nin yazıp cevap alamadığı, yazıp gönderemediği mektuplar çok hoştu. Yazarı sevdim akıcı eğlenceli, güzel bir kitaptı. Diğer kitapları merak ediyorum.

Aşk Mevsimi
4/1010.10.2020

Baskı: Aşk Mevsimi

Alexandra on yedi yaşında bir dük kızıdır. Annesi Worthington düşesi kızının Londra sosyetesine katılabilmesi için yıllarca beklemiştir. Alex'in son üç yılı aldığı sayısız dersler ile geçmiştir. Üç abisi vardır. Stafford erkekleri yakışıklılıkları ile tanınır. En büyük abisi Weston Markisi William yirmi üç, Farrow Kontu Nicholas yirmi bir, Baxter Baronu Christoper on dokuz yaşındadır. Alex'in çocukluktan itibaren hiç ayrılmadığı iki kız arkadaşı vardır. Langford Markisinin kızı Vivian Markwell ve Marlborough Kontunun kızı Eleanor Redburn. Onlarda Alex gibi sosyeteye takdim edilecektir. Ella kendi dönemini anlatan bir roman yazmak ister bu yüzden elinde defter sürekli notlar alır. Vivi'nin ise küçükken annesi ölmüş babası onu ve ikiz erkek kardeşlerini kendisi büyütmüştür. Babası aşk evliliği yapmış kızının da tek bir amaçla evlenmesini ister aşk için. Vivi'de ideal eş kavramına inanır.Herkes için ideal bir erkek olduğu düşüncesindedir. Alex'in çocukluğu abileri, iki kız arkadaşı ve yan komşuları olan Gavin Sewell ile geçmiştir. Gawin şimdi Blackmoor Kontudur. Gavin'in babası Alex'in babasının en yakın çocukluk arkadaşıdır. Üç ay önce ise kont atından düşüp ölmüştür. Gawin ise bunun kaza olmadığını düşünmektedir. O sıralarda Fransızlara gizli bilgiler satan İngiliz casuslar aranmaktadır. Bir de ölen kont bildiklerini belgelemiştir. Bunun ve Gavin'in babasının ölümü hakkında ne bildiğini öğrenmenin peşinde olan biri vardır. Yer yer katilin düşüncelerine, yaptıklarına da yer verilmiştir. Bir yandan casus ile uğraşılıp gerçekler öğrenilmeye çalışılırken bir yandan da ikilinin değişen duyguları ile uğraşırlar. Kitap biraz polisiye barındırsa da çok az yer veriliyor buna. Daha çok kızların balo hazırlıkları, baloda yaptıkları, balodan kaçma istekleri, merakları, dedikoduları ile geçiyor. Aşk ise çok az büyük bir aşk yok aralarında ki o duyguyu hissedemedim. Yan karakterler hem fazlaydı hem de çok anlatılmıştı. İkiliden rol çalındı. Yazarı severim ama bu kitabı beğenmedim. Okurken sıkıldım.

Baskı: Bir Dükün Kalbini Titretecek On Bir Skandal (Love By Numbers, #3)

Yazarın diğer serisinin ilk kitabı olan İntikam Ateşi'nde Lady Penelope Marbury’nin nişanlısının aşık olduğunu nişanının bozulduğunu okumuştum. Anlatılan o aşk hikayesini merak ettim. Bu serinin ilk kitabında da Juliana ortaya çıkmış kardeşler tanışmış ve Juliana sosyeteye tanıtılması için gerekli dersleri almış hatta Leighton Dükü ile bir kitapçıda tanışması anlatılmıştı.Daha sonra ki karşılaşmalarını aralarında geçenleri ise bu kitapta okumuş oluyoruz. Juliana İtalyan bir tüccarın kızıdır. Annesi oğullarını ve kocasını bırakan düşmüş bir İngiliz markizidir. Daha sonra babası ve kendisini de bırakmış, babası ölünce de üvey abilerinin yanına gelmiştir. Abisi Ralston Markisinin evinde ki balodan bahçeye çıktığı sırada bir lordun saldırısına uğrar. Adamı vurarak kaçmayı başarır ama saklanmak için girdiği araba Leighton Dükünün arabası çıkınca işler iyice karışır. Simon gerçek kimliğini bilmeden önce Juliana'ya gayet iyi davranırken kimliğini öğrenince bu durum değişir. Konumunu unutmamasını, hatta metresi bile olabileceğini söyler. Juliana ise Londra'da kalıp düke ve onu yargılayan, annesine benzediğini söyleyen tüm insanlara gördükleri kişiden daha fazlası olduğunu kanıtlamak için kalmaya karar verir. Fakat skandallardan tabi ki uzak duramaz. Simon kibir dükü diye anılır. Resmi,düzenli,ilgisiz,unvan takıntılı biridir. Skandaldan uzak durmak için elinden geleni yapar. Kardeşi ile ilgili sır duyulursa ailesinin saygınlığı kalmayacaktır. Aile adına leke sürmemek, dedikoduları önlemek için kusursuz bir eş ister. Bu yüzden bela mıknatısı,aklına geleni hemen söyleyen,korkusuz Juliana'dan kesinlikle uzak durmalıdır. İkisi de birbirinin dize getirilmesini ister. Bu yüzden Juliana ile bir iddiaya girerler. Juliana soğuk bir dükün bile tutku olmadan yaşayamayacağını kanıtlayacaktır. Simon ise direnerek itibarın daima kazanacağı dersini verecektir. Zaten ilk görüşte birbirinden etkilenen ikili bir de iddia için Juliana sayesinde sık sık bir araya gelince Simon ne kadar uzak durmak istese de duramaz. Sonrasında ise Simon'ın nişanlı olması nedeniyle kavuşamama durumları ortaya çıkar ve kitap skandallar ile dolu bir kitap haline gelir. Juliana'nın Simon'ı getirdiği aşık adam durumu okunmaya değer kitabın başında ki hallerinden eser yok. Bu durumu okumak çok keyifliydi. Önce Juliana'ı pek sevemedim Penelope'e taktığı üzüm ismi, yaptıkları hoşuma gitmese de daha sonra toparladı. Beğenerek okudum. Önce ki kitapların karakterlerinin de sık sık yer aldığı güzel, akıcı bir kitaptı.

Baskı: Bir Lordu Dize Getirmenin On Yolu (Love By Numbers, #2)

Serinin ikinci kitabı ilk kitaptan tanıdığımız ikiz kardeş Nicholas St. John'ın kitabı. Nicholas bir dergide evlenilecek en gözde lord seçilmiştir. Bu yüzden hem genç kızların hemde ailelerinin ilgi odağıdır. Artık bir av olduğundan saklanmaya karar verir. Bu sırada Leighton Dükü iki haftadır kayıp olan kız kardeşini bulması için Bulan lakaplı Nick'den yardım ister. Nick kayıpları bulma işini bırakmış olsa da peşine düşen ısrarcı taliplerden kurtulmak için, Türk olan yakın arkadaşı ile araştırma işine girişir. Isabel Towsend bir kont kızıdır ama babasını yıllardır görmemiştir. Babası iki çocuğunu ve karısını taşrada bırakıp skandallarla dolu bir hayat yaşamak için Londra'ya gitmiştir. Babasını seven annesi ölene kadar onun dönmesini beklemiş ama kocası dönmemiştir. Evin tüm sorumluluğunu Isabel üstlenmiş, evi ve evdekileri geçindirmişdir. Babası ölünce de bu durum devam etmiştir. Zor durumlarından dolayı çalışanları gidince evine sığınan kadınları almış çalışmaları karşılığında kızlara yardım etmiştir. Evine en son sığınan kişi Leighton Dükünün hamile kız kardeşidir. Bir dükün kardeşine haberi olmadan kalacak yer vermek riskti. Küçük bir kont olan kardeşine evinde saklanan kadınlar zarar verebilirdi ama yardıma muhtaç kadınları geri çeviremezdi. Bu yüzden tüm sorumluluğu üstlenir. Bunun dışında başka sorumlulukları da vardır. Kardeşini okula göndermeli,evin giderlerini karşılamalı, evde ki kadınları saklamalıdır. Kuzeni evlenmesini önerir ama eğitimsiz,çeyizi olmayan biri ile kimsenin evlenmeyeceğini,bir lordu dize getirecek türden bir kadın olmadığını düşünür. Paraya ihtiyaçları olduğundan sevdiği heykelleri satmaya karar verir. Ve aradığı antikacı Nick kendisini kurtarıp karşına çıkınca heykellerini göstermek ister. İlk karşılaşmada etkilendiği,üstelik antikacı olduğunu bilen tek kadın iyice ilgisini çekince Nick Isabel'in evine gider. Isabel'in sırlarını keşfeden Nick yardıma muhtaç kadınlara karşı zaafı olduğundan ve Isabel ile iyice yakınlaştığından onu bırakamaz. Acı çocukluk geçiren ikilinin korkularına rağmen yaşadığı aşk okunmaya değer. İkilide kitapta harikaydı. Okurken çok eğlendim. Kitapta Nick'i Osmanlı topraklarında hapisten kurtarmış Türk arkadaşı var. Üstelik az da olsa Isabel'in kuzeni ile aşkı yer alıyor. Kitapta bazı bölümlerin başında bir lordu elde etmenin on kuralı da yer alıyor. Yazarı çok sevdim, her kitabı ayrı güzel. Bir sonra ki kardeşi okumak için sabırsızlanıyorum.

Baskı: Bir Çapkını Baştan Çıkarmanın Dokuz Yolu (Love By Numbers, #1)

Leydi Calpurnia Hartwell bir kont kızıdır. Sosyeteye takdimi başarısız olmuş, erkekler tarafından göz ardı edilmiştir. Yine kötü geçen bir balodan sonra Ralston Markisi ile karşılaşır. Londra'nın en kötü şöhretli çapkınlarından biri olan Gabriel St. John evliliğe dair umudu olmayan Callie'i teselli edince Callie Gabriel'den etkilenir. Yirmi sekiz yaşına geldiğinde hala on yıl önce karşılaştığı Gabriel'i unutamamıştır. Artık kız kurusu olarak anılır. Bugüne kadar itibarını korumuş, kurallara uymuştur. Ama artık yaşadığı sıkıcı hayattan başka bir hayat yaşamaya karar verir. Leydilerin yapmaması gereken maddeler ile dolu bir liste hazırlar. Kendisi ile ilgili söylenenlerden sonra pasif bir kız kurusundan daha fazlası olduğunu kanıtlama işine girişir. İlk iş olarak Gabriel'in evine gider. Gabriel'in ikiz erkek kardeşi vardır. Anneleri onları terk etmiş yokluğunda babaları ve kendileri çok acı çekmiştir. Anneleri yeniden evlenmiş ve Venedikli bir tüccardan kızı olmuştur. Onları da terk etmiş ve ölünce kızının abilerine gönderilmesini istemiştir. Bir anda bir kız kardeşe sahip olan Gabriel onu sosyeteye takdim için hazırlayıp evlendirmeye karar verir. Bunun için birini aradığı dönemde kapısına hatta odasına gelip kendisini öpmesini isteyen Callie'i bir şartla öper. Kardeşinin takdimi için yardımcı olacak kusursuz ünlü leydi olması şartı ile. İkili böylece bir araya gelmiş olur. Callie bir yandan Gabriel'n kardeşini sosyeteye hazırlarken bir yandan da listesinde ki maddeleri yapar. Bu maddeler yolunu hep Gabriel ile kesiştirince Gabriel'in listeden haberi olur ve bir süre sonra birlikte yapmaya başlarlar. Aralarında ki çekim gittikçe artar. Gabriel yavaş yavaş değişmeye başlar. Fakat Callie'nin istediği aşkı verebilecek kadar değişmesi için aşması gerekenler vardır. Kitabı da yazarı da sevdim. Akıcı, sıkmadan ilerleyen, olayların eksik olmadığı, eğlenceli, güzel bir kitaptı. Yan karakterler ile dolu dolu bir kitap olmuştu. Sonra ki kitapları merak ediyorum. Ayrıca kitabın ismi ne alaka dokuz madde dışında uyan tek bir durum yok. İsim yanlış düşünmeye sebep olsa da neyse ki okumaya başlar başlamaz gerçek durum ortaya çıkıyor.

Vahşi Güzel
10/1010.10.2020

Baskı: Vahşi Güzel

Alexander Dunstan ölmeden önce klanını koruyabilecek bir adama teslim etmeye kararlıdır. Buda eski damadı kuzeyli asker Colin McTiernay'dir. Colin'in küçük kızı Makenna ile evlenmesini ister. Makenna Dunstan, nasıl kadın olunacağını bilmeyen,erkek gibi ata binen, avlanan, askerlere kılıç talimi yaptıran vahşi güzeldir. Babasının ölen ablasının kocası ile evlenmesi isteğine kesinlikle karşı çıkar. Colin'i iki sene önce ablası ile evlendiğinde tanımış ve yaptığı tüm işlerin bir kadın için tehlikeli olduğunu söyleyerek yapmasını engellemiştir.Tüm sevdiği işleri elinden alan adamla kesinlikle evlenmemeye kararlıdır. Colin ilk kitapta ki Conor'un kardeşi McTiernay ailesinin ikinci büyük oğlu. Karısı öldükten sonra bir daha evlenmek istemese de karısı ölmeden önce kardeşi ile evlenmesini istemiştir. Dunstan klanı ile başladığı işi yarım bırakmak istemediğinden evlenmeyi kabul eder ve ikili kendilerini evli bulur. Herkes onların birbirine uygun bir çift olduğunu düşünse de onlar karşı çıkmışlardır. Tabi yakınlaşıp büyük bir çekim duyana kadar. Evlenen ikilinin verdiği mücadele okunmaya değer. İlk kitaptan çok daha güzeldi. Makenna ve Colin'i sevdim. İkilinin tartışmaları ve Makenna'nın düşüncelerini sesli söylemesi eğlenceliydi. Conor ve Laurel de gelince daha da eğlenceli oldu. İki kardeşinde eşlerine olan aşkları, korumacı tavırları çok güzeldi Sevdim.

ÖncekiSayfa 27 / 32Sonraki