Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Yükseklerde (Up in the Air #2)
İlk kitapta Bianca'ın evine babası gelmiş ve annesini öldürdüğünü kimseye söylememesi için tehdit edip dövmüştür. Bianca bu olaylar ve James ile yaşadıklarından sonra ayrılma kararı alır. Hastaneden çıkalı bir ay olmuş yaraları yavaş yavaş iyileşmiş ama James ile hala görüşmemiştir. James ise aramaktan vazgeçmez ve sonunda Bianca'ı görüşmeye ikna eder. Görüştükleri an ise eski hallerine dönerler. Fakat bu kez duyguları tamamen farklıdır. James ilişkilerini saklamak istemez, aynı evde yaşamak, hayatını paylaşmak ister, evlilik çocuk fikirlerini bile geçirir. James tamamen aşık bir erkek. Bianca'a bir şey olursa yaşayamaz, onun için yapamayacağı yok, zarar vereni öldürür durumuna gelir. Bianca ile sürekli ilgilenip, şımartır hediyelere boğar, vermeyeceği taviz yok, yeter ki istesin. Bianca ise sevdiğini anladı ama yaşadıklarından dolayı birlikte yaşamak, evlilik onu korkutur. Hala güven problemleri var ve emin olamaz. James''in yaptıklarına rağmen sevdiğini dile getirmemesini takar. James'in yanında her gördüğü kıza birlikte oldun mu diye sorar ve James'in cevabı hep aynı. O kadar çok eski ilişkisi var ki bitmiyor. Kitap ikilinin birlikteliği,kıskançlıkları, ilişkilerini duygularını anlamaları, verdikleri kararlar ile geçti. Bianca'nın ilişki istemeyen, masum kız hallerinden tabi ki eser yok. Bu tarz kitaplarda bu durum olmazsa olmaz. İkili ağlamaktan çekinmiyor. James'de bunu yapıyor. Yerine göre sert yerine göre sulu göz bir erkek. Ayrıca James'in kalbinin üstüne Bianca yazdırması çok hoştu.
Baskı: Uçuşta (Up in the Air #1)
Bianca, yirmi üç yaşında birinci sınıfta görevli bir kabin memurudur. Aile denilince aklına gelen tek isim Stephan'dır. Uçuşlarda birlikte çalışırlar aynı zamanda da komşulardır. Onun dışında ise kimseyle temas kurmaz. Stephan eşcinsel ama çevrelerinde ki çoğu kişi onları sevgili sanır. Bu durum ise Bianca için rahatlık sağlar. Bir uçuşun da karşılaştığı ve görür görmez aralarında etkileşim olduğu dünya çapında otel zincirine sahip James Cavendish yine uçuşundadır. Ve her zaman ki gibi kendisini izler. Hatta kendisi ile birlikte olmak istediğini söyler. James kabul etmeyen Bianca'ı fazla sürmeden ikna eder ama istediği çıkmak değildir. Dışarıda birlikte görülmek istemez. İstediği BDSM bir ilişkidir. Bianca ise şiddetli çocukluğundan dolayı uzak durmak istese de masum olmasına rağmen BDSM'e ilgisi olduğundan bay güzele karşı koyamaz. Bu tarz kitaplarda olan sorunlu geçmiş ikilide de var. Bianca'nın çocukluğu anne ve babasının kavgaları ile geçmiştir. Babası annesi ve kendisini hep öldüresiye dövmüştür. Son kavgasında ise babası annesini gözünün önünde öldürmüştür. Yıllarca bunun kabuslarını görüp kandan arınmaya çalışmıştır. Annesi öldükten sonra kaçmıştır. Stephan hep yanında olmuş babası buldukça yeniden kaçmışlardır. Stephan'da amcası tarafından cinsel tacize uğramış babası inanmayıp şiddet uygulamıştır. Eş cinsel olduğunu öğrendiklerinde de evden atmışlardır. James'ın ise on üç yaşında iken anne ve babası ölmüştür. Vasisi ise onu ilaçla uyutup taciz etmiştir. Onu dövüp dokunamamasını sağlamıştır. Öldürülünce de tamamen kurtulmuştur. Böylece iki hasarlı ruh bir araya gelmiş olur. James doyumsuz,sahiplenici,otoriter,kontrolcü bir adamdır. Şimdiye kadar hiç ciddi bir ilişkisi olmamıştır. Bianca ile tanıştıktan sonra kıskanç, sahiplenici bir adam olur. Bianca'ı yaptığı resimleri sergileme konusunda da ikna eder. Tabi ki her şey yolunda gidemez. Araya eski ilişkiler, yalanlar,zarar veren kişiler girer ve sonu bu tür kitaplarda hep olan bir sonla biter. Yine bir CEO ve masum bir kız. Ama bu kez kaçan daha çok kadın karakter. Yaşadıklarından dolayı şüpheci, güvensiz sırlarını saklayan, ilişkinin çok hızlı geliştiğini düşünen kadın. Bu farklılıklar güzeldi. Bu tarz diğer kitaplarla benzerlikler tabi ki var ama aynı değil. Stephan ile aralarında ki arkadaşlık ise çok çok güzeldi ilişkilerine bayıldım.
Baskı: Çifte Vuruş (Sinners on Tour #5)
Trey Mills Günahkarlar'ın ritim gitaristidir. Biseksüeldir. Brian ile geçmişte yaşadığı ilişkiden sonra hem buna devam etmiş hem de Brian'a aşık olmuştur. Uzun yıllar Brian'ı sevmiştir. Brian evlenmiş üstelik oğlu olmuştur. Brian'ın oğlunun manevi babası olan Trey artık Brian'ı serbest bırakmaya sadece kadınlarla birlikte olmaya karar verir. Trey abisinin grubunun ritim gitaristi için canlı olan seçmelerinde yardıma gider. Seçmelerde bir yarışmacının Brian olduğunu sanar. Çünkü aynı çalıyordur. Brian olduğunu düşünerek bakmaya gider ama karşısında ki Reagan Elliot'dur. Daha ilk karşılaşma da ikili arasında büyük bir çekim olur.Düzgün bir ilişki denemek isteyen Trey bunu Reagan ile yapmak ister ve ikilinin ilişkisi başlar. Önce turneye giden ikilinin normal bir ilişkisi vardır. Reagan'ın onu aldatan birlikte yaşadığı biseksüel eski sevgilisi Ethan araya girene kadar. Ethan ile Trey arasında büyük bir çekim vardır. Aynı zamanda Ethan Reagan ve Reagan Trey arasındada. Böylece bu grup birbirlerini sevdiğine ve sonsuza kadar böyle yaşayacaklarına karar verir. Trey'in iki sevgili durumu hoşuma gitmedi. Açıkçası sonunda Ethan'dan vazgeçer ve Reagan ile büyük aşkını yaşar sandım ama olmadı sevemedim. Seride en az sevdiğim kitap oldu. Grubun bir arada olması tek artısı diyebilirim.En sevdiğim kitap Sed ve Jessica ikilisinin oldu. Grup yine bir arada mutlular. Brian'ın oğlu oldu, Jessica Sed büyük düğün hazırlığında ve Jessica hamile. Rebekah ve Eric evli. Jace ve Aggie nişanlı gibi Trey ise iki sevgilisiyle mutlu.
Baskı: Ahlaksız Ritim (Sinners on Tour #4)
Günahkarların bateristi Eric Sticks, zor bir çocukluk geçirmiştir. Babasını hiç tanımamış bir bağımlı olan annesi ise dört yaşında iken onu bırakıp gitmiştir. Eric'de koruyucu ailelere verilmiştir. Bir evden diğerine giden sürekli belaya bulaşan bir çocuk olmuştur. Grup onun her şeyi. Tabi aşık olana kadar. Önce ki kitapta grubun geçirdiği kazada grubun ses mühendisi Dave sakatlanmıştır. Rebekah abisinin yerine geçer ve seride ki tüm kadınların yaptığı gibi grupla yollara düşer. Rebekah gruba hayrandır. Asıl ilgisini çeken birlikte olmak istediği ise Trey. Ama Eric Rebekah'ı görür görmez aşık olur ve bunun kader olduğuna inanır. Onu elde etmek için elinden geleni yapmaya başlar. Rebekah'ın asıl istediği Trey iken tanışır tanışmaz ilgisini çeken Eric olur ve olaylar başlar. Rebekah kanser tedavisi görmüştür. Bu süreçte hep yanında olan sevgilisi tedavisi bittikten sonra sahip olamayacaklarından dolayı onu bırakmıştır. Rebekah bunları ne kadar aşmaya çalışsa da kendisini eksik hisseder. Eric onun yeniden bir kadın gibi hissetmesini sağlarken Rebekah'da Eric'in asla sahip olamayacağını düşündüğü aileyi sunar. Geri dönen eski sevgili,kıskançlıklar,ayrılma,barışma derken kitap bitiyor. Grup üyelerini okumak keyifli. Birlikte oldukları anlarda eğlenmemek elde değil. Eric zaten sevdiğim karakterlerdendi. Onunda diğerlerine göre azda olsa paylaşımcı olması hoşuma gitmedi. Uyumlu bir çiftti. İkiliyi birlikte sevdim.
Baskı: Sert Rock (Sinners on Tour #2)
Günahkarların solisti olan Sed'in hikayesini ilk kitaptan biraz biliyoruz. Terk edilmiş ve bu çapkınlığının sebebi sürekli baktığı resimde ki ve sakladığı yüzüğün sahibi Jessica. İki sene önce Sed ve Jessica nişanlı iken Jessica hayali olan hukuk fakültesine kabul edilince Sed gitmesini istememiştir. Sed o zamanlar kariyerinde daha yeni yükselişe geçmiş ve Jessica'nın hukuk fakültesi ücretini karşılayabilecek durumda değildir. Sed kendisine inanmayıp desteklemeyince hatta karısı olmak istiyorsa hukuk fakültesine gitmeyeceğini söyleyince Jessica Sed'i terk eder. Ayrılıktan sonra Jessica çok ağladığı kötü bir ayrılık süreci geçirmiştir. Mali açıdan da zor duruma gelince arkadaşı ona striptiz kulübünde iş bulur. Jessica kendisine takıntılı olan hocası dersten bırakınca bursu ve yaz tatilini de sürekli kendisini sıkıştıran üvey babası ve annesi ile geçirmemek için işi kabul eder. Brian'ın bekarlığa veda partisinde gittikleri striptiz kulübü Jessica'nın çalıştığı kulüptür. Sed Jessica'ı çıplak dans ederken görünce ceketini üstüne geçirip Jessica'ı sahneden indirir. Bu olay grubun orada çalışanlarla kavgası ile sonuçlanınca Jessica yıllar sonra eski nişanlısı ile karşılaşmış ayrıca işsiz kalmış olur. Myrna araştırma projesi için aradığı asistanlık işini Jessica'ya teklif edince Jessica grup ile turneye çıkmasının gerektiği işi kabul eder. Böylece ikili yeniden bir araya gelir. Daha ilk andan birbirinden uzak kalamazlar. Jessica önce nefret ettiğini intikam almak istediğini söyler. Sed'in terk edildiğinden beri unutamadığı hala sevdiği kadını tekrar bırakmaya niyeti yoktur. Onsuz günlerinin nasıl geçtiğini hava kadar gerekli olduğunu,onsuz yaşayamayacağını düşünecek kadar çok seven bir erkek. Kulüpte ki kavgada Trey başına aldığı darbeden dolayı fenalaşır. Bu durum grubu kenetlese de Sed fazlasıyla yardımcı olur. İkili bir sürede Trey ve hastalığı ile ilgilenir. İlk kitaptan sonra Sed en merak ettiğimdi. Kitap çok güzel başladı. Trey'in olayları Sed'in Jessica'nın iyiliği için yaptıkları yeter artık dedirtti. Tüm sorumluluk Sed'in üzerindeydi. Bu kadar kontrol delisi olması bazen sıkılmama neden oldu. Umursamaz görünüşünün altında farklı bir erkek yatanlardan Sed. Sed'in çok sevmesi ayrılıktan sonra yaşadıkları Jessica'nın Sed'den başka kimse ile olmaması tamamen aşık bir çift okudum. İlk kitaba göre daha duygusal bir kitap. Yine grup üyelerini eğlenerek okuduğum bir kitap oldu. Birlikte harikalar yaratıyorlar.
Baskı: Tutkulu Notalar (Sinners on Tour #1)
Günahkarlar beş kişiden oluşan ünlü bir rock grubudur. Brian Sinclair baş gitaristtir. Brian'ın babası ünlü ve zengindir. Trey'in babası ise plastik cerrahıdır. Diğer çocuklar onlardan zengin oldukları için nefret ettiklerinden ikisi gitar çalmaya başlamış ve sekizinci sınıfta bir grup kurmuştur. Grup üyelerinden Eric gitar,piyano,saksafon,keman gibi birçok aleti çalabilir. Üstelik sesi de çok güzeldir. Sed onları bulana kadar şarkı söyleyip bas gitar çalmış sonra da kalıcı olarak bateriye geçmiştir. Sed on altı yaşındayken gelip yeni solistleri olmak için ısrar etmiştir. Önderlik edeceği bir grup aradığını, Eric'e yıldız niteliğine,grubun yüzü olacak görüntüye sahip olmadığını baterinin arkasına saklanmasını söyleyince grup başlamıştır. Daha önce basçı başka bir üyeleri varken daha sonra Jace gruba dahil olmuştur. Sed grubun ismini günahkarlar olarak değiştirmiş ve planı sayesin de başarılı olmuşlardır. Herkes tarafından sevilen başarılı bir grup haline gelmişlerdir. Myrna Evans Günahkarları sunum için gittiği konferanstan sonra kaldığı otelde görür. Tüm grup üyelerini tanıdığından, müziklerine bayıldığından onların yanına gider. Uzmanlık alanı insan cinselliği olan profesör tüm grubun ilgisini çeker. Ama Myrna o zaman terk edilmiş baş gitarist, besteci Brian'ı ister. Üstad lakaplı Brian Sinclair grubun en romantiğidir. Bu yüzden sürekli terk edilmiştir. Tek kadınla olmasına rağmen sürekli kadınlarını solist Sed'e kaptırmıştır. Yeni tanıştığı ve çok etkilendiği Myrna ile birlikteyken de Sed'in yanında temkinli olur. Ama Myrna eski eşinden aldatma konusunda çok olay yaşadığı için bu konuda yaralıdır. Kocası içtiği zaman onun başkaları ile ilişkisi olduğuna dair suçlamıştır. Hep pişman olup sevdiğini söyleyince Myrna kabul etmiştir. Bu yüzden seviyorum kelimesi ona zayıflığını hatırlatır. Bu kelimeyi söylemeye de duymaya da dayanamaz. Kocasından sonunda boşandığında sürekli takip edip, notlar bırakmış hatta kendisini dövmüştür. Ceza evine girince de soy adını değiştirip taşınmıştır. Eski eşinden dolayı ciddi bir ilişkiye hazır olmasa da Brian'dan uzak kalamaz. Grubun peşinde olan hayran kızlar ile ilgili araştırma yapabilmek için grupla üç aylık bir turneye çıkar. Birbirinden uzak kalamayan ikili iyice yakınlaşır. İkisi içinde yeni olan bir yakınlığa alışmaları hiç kolay olmaz. Kitap türü nedeniyle bazı sahneleri fazla içeriyor. Bu yüzden okumadan önce dikkate alınmalı bu detay. Kitapta Brian'ın paylaşımcı olması hiç hoş değildi. Bunu sevemiyorum. Olmamasını tercih ederim. Brian dışında Myrna'da oldukça rahat. Bu durumlar onuda kesinlikle etkilemiyor ve fazlasıyla meraklı. Ayrıca otuz beş yaşında ve Brian'dan yedi yaş büyük. Kitapta ikili hızlı bir giriş yapsa da yoğun duygular yok. Önce aşık olan bu kez kadın değil erkek karakter. Sanırım bu seride önce erkekler aşık oluyor. Grup üyelerine bayıldım. Hepsi çok komik onları okurken çok eğlendim. Sed ise en çok merak ettiğim neyse ki bir sonra ki kitap onun.
Baskı: Anlaşmalı Evlilik
Uzun zamandır okunmayı bekleyen kitaplardandı daha erken okusaymışım çok iyi olurmuş güzel bir kitaptı. Gigi çok zengindir fakat ailesinin unvanı yoktur. Babası öldükten sonra kendisini geliştirip onun işleri ile uğraşıp,ticaret yapmış servetini büyütmüştür. Annesinin tek isteği ise kızını düşes yapmaktır. Tam bu amaçlarına ulaştıkları için sevinirlerken dükün ölmesiyle başa dönerler. Annesi hala kızını bir dükle evlendirmeye kararlıdır. Dükün yeni varisi ile tanışırlar. Dükün yeni varisinin oğlu Camden ile tanışan Gigi evlenme teklifi eder fakat reddedilir. İstenmediği için değil Camden evlenmek için başka bir kıza söz verdiği için. Gigi hemen aşık olup evliliği ister. Unvan umurunda bile değildir. Camden de Gigi'den görür görmez etkilenir fakat koşullardan dolayı bir adım atamaz. Fakat Gigi hiçbir engeli umursamadan sevdiği adamla evlenmenin yolunu bulur. Fakat bu oyununu uzun bir ayrılıkla öderler. İlk karşılaşmalarından kitabın sonuna kadar ikili arasında ki çekim duygu yoğunluğu hissediliyor. Bayıldım ama ayrılık gereksiz yere uzundu. Camden bu kadarda olmamalıydı ama. Ayrıca kitabın bir geçmiş bir günümüz şeklinde olması farklıydı. Bu tarz romanlarda alışık olmadığımız bir durum güzeldi bu. Kısa olmasına rağmen boş olmayan çabucak biten bir kitaptı beğendim. Kitapta rahatsız edici tek durum zaman ve kullanılan kelimeler arasında ki uyumsuzluktu. Gigi'nin annesini de başarısından ötürü alkışlıyorum.
Baskı: Dalgalar Hep Aşk Getirse
Juli Flynn otuz yedi yaşındadır. Son altı yıldır Seattle'da yaşar ve bir yazılım şirketinin pazarlama departmanında çalışır. Şimdiye kadar birçok iş değiştirmiş yapmadığı iş kalmamıştır. Yüz seksen altı IQ'su vardır ve dikkat odağı kısadır. Denediği her yeni iştede çok iyidir. Çünkü dünyanın en zeki kadınıdır. Guiness Rekorlar kitabına bile girmiştir. Dayısı ölünce ondan Virgin Adaları'na tekneyle gidip St.John yakınlarına küllerini dökmesini ister.Kariyeri zaten hiçbir yere gitmiyordur. Doktoru kariyer ve yaşam tercihlerini yeniden gözlemlemesi gerektiğini söyleyince denizden korkmasına rağmen dayısı için yola çıkar. Alex Bradshaw yirmi yıl önce Kranston Denizcilik Şirketi'nde çalışmaya başlamıştır. Yıllar geçtikçe dünyanın en büyük denizcilik şirketlerinden birinin yönetim kurulu üyesi olmuştur. Fakat emeklilik primi yerine şirket hisselerini kabul etmiştir. Kranston'da yirmi yıl çalışmadan emeklilik primlerine hak kazanamazlar ve şimdi yirmi yılı doldurmaya iki ay kalmışken hisseler dibe vurmuştur. Emeklilik hisseleri olmadan tüm çalışanlar ne yapacağını bilemez. Alex iş arkadaşlarıyla hayatlarını düzeltmek için bir şeyler yapmayı çok ister ama kırk iki yaşında işsiz,bekar bir haldedir. Teknesine harcadığı para ve piyasadaki çöküşle neyi var neyi yoksa gitmiştir.Hayalini kurduğu tekneyi ona sağlayacak emeklilik ikramiyesinden mahrum halde yalnız ve beş parasız kalmıştır. Fakat şirket sahibinin üzerinde olduğu gizli bir para aklama işini öğrenirler ve Alex bir fikir bulur. Gemiyi ele geçirip yasa dışı elmasları alacaklardır. Juli Virgin Adaları'nda dayısının küllerini atmasını istediği bölgeye giden tek tur şirketinden bir tur ayarlar.Yolculuk ona hayatını gözden geçirmek için ihtiyacı olan zamanı verecek sonraki kariyer hedefinin ne olacağına karar vermek için zamanı olacaktı. Normal hissetmenin,normal insanlarla tanışmanın,bir yere ait olmanın yolunu bulabilirdi. Fakat yanlış tekneye biner ve Alex ile tanışır tanışmaz bir oyun için evli bir çift gibi davranırlar. Alex ve arkadaşları ile tanışınca onlar gibi korsan olmak ister. Grup önce Juli'e güvenmese de zamanla alışırlar. Alex ile daha ilk andan başlayan etkileşim giderek artar ve ikili hem amaçlarına hem aşklarına tüm hız devam eder. Farklı bir konusu vardı fena değildi ama yazar çok fazla içine çekemiyor. Bir şeyler hep eksik kalıyor.
Baskı: Bahse Var Mısın?
Grace Park iki yakın arkadaşı Bianca ve Meg ile yaşamaktadır. Üniversitede tanışmışlar ve bir süre sonra aynı evde yaşamaya başlamışlardır. Arkadaşları okulu bitirmiş ve çalışmaya başlamışlardır. Grace ise hala okuyor. Edebiyat yüksek lisansı yapar. Kızlar ne kadar başarılı olsalar da erkekler konusunda başarısızlardır. Berbat randevulardan sonra kurbağayı öpmekten bıkmışlardır. Artık prense geçmek isterler. Bu yüzden bir erkek boykotu yaparlar.Yeni yıla kadar kendini tutamayan, kurallara uymayan ortaya koydukları parayı kaybeder. Kaybetmeyen son kişi parayı alıp yeni yılda ki ilk randevusunda giymek için bir ayakkabı alacak ve iradesiyle övünmüş olacaktır. Michael, Jack ve Ryan ise aynı barı işleten arkadaşlardır. Üniversitenin son senesinde hepsi işletme bölümünü bitirdiklerinde tanışmışlardır. Birlikte bir işe girişmişler ve bir gece kulübünün barıyla ilgilenmişler barmenliğe başlamışlardır. Başarısız randevulardan özellikle bar sineklerinden bıkmış durumdalardır. Barda iyi kızlarla tanışamayacaklarına karar verirler. Gerçek, uzun ilişkilerin peşindelerdir. Bu yüzden bir iddiaya girerler. En son ilişkiye giren parayı ve iddiayı kazanacaktır. Bu iddiadan sonra çiftler tabi ki karşılaşır. Grace ve Michael, Bianca Jack, Meg Ryan hepsi önce ayrı ayrı yerlerde karşılaşır ve çok etkilenirler. Daha sonra bir araya gelen çiftler büyük bir çekim duysalar da arada iddia vardır. Kimsenin kaybetmeye niyeti yoktur. Kitap Reklam Aşkı kitabından daha güzeldi. Okurken eğlendim karakterleri sevdim. Asıl çift Michael ve Grace olsa da diğer çiftleri de bol bol okuyabildik. Uzun bir kitap. Önce bu kadar uzatılmasına gerek yoktu diye düşünsem de okurken sıkılmadım. Sıkıntılı olayların olmadığı keyifli bir kitap.
Baskı: Kalbimin Tek Sahibi (Dark Champion, #1)
Aimery de Gaillard'ın babası Normandiyalı annesi ise İngilizdir. Bu yüzden iki kültürü de iyi bilir. O dönemde karışıklıklar vardır. Kral ölmüş, dük William İngiliz tahtında hak iddia etmiş ve sonunda kral ilan edilmiştir. Kendisi için savaşanlara toprak ve güç vermiştir. Aimery de krala sadakatini kanıtlamıştır. İngiltere'de kalarak halkın yeni duruma alışmasına yardım etmek ister. Kılık değiştirip sorunlar ile uğraşır. Herkesten gizlediği bir Altın Geyik kimliği vardır. Bir gün karşına etkilendiği bir kız çıkar. Madeleine annesinin isteği üzerine manastıra gitmiştir ama rahibe olmak istemez. Babası ve abisi yeni kral için savaşırken ölür ve vesayeti artık kraldadır. Babasına verilen mülk Madeleine'e geçer. Evlenene kadar arazinin yönetimi teyzesine ve eniştesine verilir. Aimery kılık değiştirmişken Madeleine ile karşılaşırlar ve ikili birbirinden etkilenir. Hatta Aimery Madeleine'i eniştesinin oğlunun tecavüzünden kurtarır. Madeleine bunun dışında da zor günler geçirir. Eniştesi acımasızdır, halka kötü davranır ve arazisi de iyi durumda değildir. Bir kocanın himayesine ihtiyacı olduğunu anlar. Bu yüzden krala mektup yazar ve bekler. Halkı daha kötü bir sondan kurtarmak için kırbaçlanmasını ister ama yanlış anlaşılır. Ona yüklenen suçlar işlenir, halk,eniştesi, yengesi kötü davranır ne kadar iyilik yaparsa yapsın tavırlar değişmez. Neyse ki kral yardıma yetişir. Evlenmek için seçeceği üç adam ile gelir. Eniştesinin oğlu Odo, Stephen ve Aimery. Madeleine Aimery'den etkilense de onun gerçek kimliğini tanımaz önce. Aimery ise evlenmek istemez ve tüm yaptıklarına rağmen Madeleine onu seçer ve ikili evlenir. Evlenince tabi ki olaylar bitmez. Aimery hain mi, değil mi kim suçlu, kim haklı gibi yanlış anlamalar araya girer. Bir iyi bir kötüler tam yakınlık kuruyorlar yine bir olay. Fedakarlıklar,cinayet, savaş, barış derken arada güzel bir aşk doğuyor nihayet. Farklı bir yazar, farklı bir konu, farklı karakterler. Erkek karakter dövmeli, altın takılar takıyor, uzun saçlı, şarkı söylüyor alışılmışın dışında. Yer yer acımasız olaylar oluyor, bazı sayfalar boş geçerken bazı sayfalarda bir iki cümleyle senelik, önemli olaylar oluyor. Dönem iyi yansıtılmıştı tarihi detaylar yormadı. İkilinin güçte olsa aşkı okunmaya değer.
Baskı: Kalp Yolunu Seçer (Marriage to a Billionaire, #4)
Julietta Conte'ı önceki kitaplardan tanıyoruz. Michael ve Carina'nın kardeşi. Düzenli,kontrollü, iş kolik biridir. Kardeşi Carina ondan önce ki iki kişi gibi aşk büyüsü yapmış ve evlenmiştir. Julietta'nın da yapması için ısrar eder. Kardeşlerinin hepsi evlenmiş ve mutludur. Kendisinin ise yolunda gitmeyen aşk hayatı vardır. Israra dayanamayıp ruh eşinde olmasını istediklerinin listesini yapar. Listenin bir kopyasını yatağın altına koyar diğerini de yakar. Böylece büyüyü inanmasa da yapar. Büyük otel duayeni Sawyer Wells eniştesi Max'in arkadaşıdır ve Julietta ile görüşmek ister. Önce ki kitaptan Carina ile yakınlığından onu tanıyoruz. Kendi adıyla lüks oteller zinciri açacaktır. Purity otellerine özel yiyecek sağlayacak pastaneler zinciri ile anlaşma yapmak ister. La Dolce Famiglia'da en iyisidir. Bu iş ile ikili tanışmış olur. Daha ilk görüşmede etkilenirler. Julietta sadece iş yapmak ister Sawyer ise fazlasını. Böylece ikili yakınlaşırlar ciddi bir ilişki olmayacaktır fakat Anne Conte'nin başka bir planı vardır. Sawyer'den kızı Julietta ile evlenmesini ister. Yıllar önce Sawyer'e büyük bir iyilik yapmıştır ve şimdi bunu ödeme zamanıdır. Anne bir şekilde ikiliyi ikna eder ve ikili evlenir. Sawyer üvey babası yüzünden kötü,zor bir çocukluk geçirmiştir. Varlığının sevdiklerine hep acı getirdiğine inanır ve bu yüzden duygularına rağmen önce Julietta'dan uzak durmaya çalışır. Hep seveceği onu seven bir ailesi olsun istemiştir. Genel olarak seride hep bir aile özlemi var. Neyse ki bu büyük aileye giriyor ve bu özlemini gideriyor. Kitapta herkes toplanmıştı Carina Max, Michael Maggie çifti ve ikizleri, Nick Alexa çifti kızları ve oğulları ile. Michael ve Maggie ile yaşayan vahşi kedi Dante bile var ama Venezia Dominick çifti yok onlar çok uzak kaldılar. Anne Conte tüm çocuklarını evlendirmeyi başarır. Hepsi zorla evlenen bu çiftlerin hikayesini okumak harikaydı sevdim hepsini.
Baskı: İlk Öpücüğün Büyüsü (Marriage to a Billionaire, #1)
Alexa on dört yaşında iken en iyi arkadaşı Maggie'nin abisi Nick Ryan yakın oldukları halde aniden kendisiyle konuşmamış, evlerine gitmeyi bırakmış, yaptığı her şey ile dalga geçmiştir. Hatta normal kızlar gibi olmadığı,öpüşmeyi bilmediği için onunla uğraşmıştır. Alexa ise Nick kanıtlamasını isteyince onu öpmüş ilk öpücüğünden sonra ona büyüyünce seninle evleneceğim demiştir. Fakat Nick dalga geçmiştir. Üstelik arkadaşlarına da rezil olmuştur. O gün bir karar alır bir daha hiçbir erkek onu aşağılayamaz. Yirmi yedi yaşına geldiğinde New York'ta bir kitabevi vardır. Bankaya ipotekli ve yeni açacağı kafesi için yaptığı harcamalar bütçesini zorlamıştır. Babasının hastalığı için ödenen paralar ev faturalarını ödemeyi zorlaştırmıştır. Annesinin evini kurtarmak için bir erkeğe ihtiyacı vardır. 150.000 doları olan bir erkeğe. Evine kamp ateşi kurup bir erkekte aradığı özellikleri yazıp hayallerinin erkeğine kavuşmak için büyü yapar. Ama bunun onu çocukken üzen ilk öpücüğünün sahibi Nick'e götüreceğinden habersizdir. Nicholas Ryan'ın özel binalar tasarlayan mimarlık şirketi vardır. Şirketin sahibi olabilmek için amcasından kalan mirası alabilmeli bunun için de evlenmelidir. Evliliği ise bir sene sürmelidir. Bunun için eş arayışına girer. Aşk, evlilik, aile bağlarının onun için anlamı yoktur ama evlenmek zorundadır. Bu sıra da kardeşi Maggie bu anlaşmalı evlilik için arkadaşı Alexa'ı söyler. Alexa'nın paraya Nick'in eşe ihtiyacı vardır. Böylece yıllar sonra görüşen ikili büyük bir adım atar ve evlenir. Görür görmez birbirlerinden etkilenen birbirinin zıttı ikili bir süre kaçsa da duygularına karşı koyamaz. Nick'in Alexa'nın ailesi gibi sıcak sevgi dolu bir aile ortamı hiç olmadığından bu aileye girmede ki çekincelerinden sonra ailenin bir üyesi olması, nihayet sevgi dolu bir ailesinin olması güzeldi. Alexa'nın ailesinin yıllar önce gidip dönen babasını affetmesi bağışlama, aile, sevgi kavramlarını da öne çıkardı. Nick'in kıskançlıkları,Alexa'nın hayvan sevgisi ve bunun Nick'i soktuğu zor durumlar güzeldi. Akıcı,eğlenceli,sıkılmadan okunan hemen biten kitaplardan. Sonra ki kitaba dair bilgilerin de olduğu bir kitap.
Baskı: Sonuna Kadar
Gavin'in ailesine ait İtalyan restoranı iflasın eşiğindedir ve düzeltme görevi ona kalmıştır. Babası en yoğun oldukları saatler de bile balığa gittim tabelasını asmaktan çekinmez. Kardeşi Brando kız arkadaşıyla olan buluşmalarını restoranın hep en yoğun olduğu saatlere denk getirir. Barmen sürekli bir sigara molasındadır. Garson hasta. Şef ise karısının kendisini aldattığını düşündüğü için yemeklerde tuz ve baharat konusunda acımasız davranır. Tüm işler Gavin'e kalmış durumdadır ve işini bırakıp geldiği için restoranı kurtarması için sadece üç ayı vardır. Yemeklerin güzelliğine dair söylentiler yaymak zorundadır. Garsonluğun kendisine kaldığı bir gün sipariş almaya gider ve masada terk ettiği eski sevgilisini görür. Miranda Storme yemek yemek için eski aşkının restoranını bulmuştur. Üç yıl önce Gavin ile ilişkisi yolunda iken ona aşık olmuş sevdiğini söylemiştir fakat Gavin onu terk etmiştir. Üstelik bir e-posta ile. Nihayet unuttuğunda ise yeniden karşısına çıkar. Arkadaşının ona bir ders ver sözlerinden sonra Miranda intikama girişir. Onun da kendisi gibi acı çekmesini ister. Yemek eleştirmeni olduğundan yediği kötü yemeklerden de sonra Gavin'in restoranını yazar. Mia casa çöküyor diye. Gavin ise Miranda'ya ikinci bir eleştiri yazdırmak ister. Üç yıl önce yaptığı hatadan pişmandır. Onsuz mutlu olabileceğine inanmış fakat olamamıştır. Hayatına devam etmiştir diye de gelememiş ona sürekli göndermediği mektuplar yazmıştır. Ama o restorana gelince bunun karma olduğuna inanır. Artık evliliği de çocuğa da hazırdır. Bir şans ister ve bunu Miranda'ya kanıtlamaya kararlıdır. Kitap gereksiz kıskançlık,ayrılıklardan uzak bu yüzden de daha güzel. Ailenin de yer aldığı akıcı,sıcak kitaplardan.
Baskı: Adım Adım Mutluluk (Marriage to a Billionaire #3)
Carina İtalya'da ki üniversitesi bittikten sonra Amerika’ya döner. Amerşka'ya kendini bulmak,hayatını istediği gibi yaşama arzusu ile dönmüştür. Eğitimine rağmen en büyük arzusu resim yapmaktır fakat ailesi bile bunu ciddiye almamış hobi olarak görmüştür. Bu yüzden abisi Michael'in yanında şirkette işe başlar. Abisi işi öğretmesi için arkadaşı Max’in yanında çalışmasını ister. Max Carina'nın yıllardır aşık olduğu adamdır. Başka kadınlar ile maceralarına görmesine rağmen sevmekten vazgeçmemiştir. Max ise Carina'ı arkadaşının küçük kız kardeşi olarak görür. Ama Carina'nın o küçük kız hallerinden eser kalmadığını gören Max'in etkilenmemesi elde değildir. Carina ise ne kadar unuttum dese de bir araya gelince işler değişir. Vegas’a iş gezine gittiklerinde ise geceyi birlikte geçirirler. Carina'nın annesine yakalanınca da sonu evlilik olur. Yazarın okuduğum ilk kitabı seri olduğunu bilmeden başladım ama seri olduğunu ilk sayfalardan tahmin edebildim. Carina küçüklüğünden beri Max'e aşık küçükken aşık olup sonunda evlenen kızlara bayılıyorum. Bu kitapta bunu sevdim. Aşk büyüsü olayı da çok hoşuma gitti. Carina'nın bazı yerlerde erkek delisi gibi davranması hoşuma gitmedi. Sonu ise oldu bittiye gelmiş gibiydi. Bunun dışında güzel bir kitaptı.
Baskı: Aşka İkinci Şans (Marriage to a Billionaire, #2)
Serinin ilk kitabında Alexa, Maggie ile kont Michael'in tanışmasını sağlamıştı. İkili birlikte bir yemek yemiş fakat Michael ikincisini istemeyince Maggie onun Alexa'a aşık olduğunu düşünmüştür. Bu düşüncesinde de oldukça ısrarcıdır. Maggie fotoğrafçıdır. İç çamaşırı mankenlerini çeker. Canının istediği zaman istediğini yapar. Çekici,güzel, durumu iyidir. Geçmişinde yaşadığı bir olaydan dolayı ilişkilerinde bir bağ hissedemez. Ayrıca anne ve babası ile de abisi gibi bir yakınlığı yoktur. Babası şuan dördüncü eşiyle evlidir ve o istediği için çocuklarıyla görüşür. Annesi yaşlanmakta olduğunu kabul etmez, şöhret olma peşindedir. Maggie Alexa'nın yaptığı aşk büyüsü kitabını bulmuştur. Saçma olduğunu düşünse de bir erkekte aradığı özelliklerin listesini yapıp, ateş yakar ve büyüyü yapar. Michael Conte varlıklı, iyi bir kariyeri olan, sağlıklı, yakışıklı biridir. Derin duygulara ihtiyaç duyar. Kız kardeşi sevgilisi ile evlenmek ister fakat annesi izin vermez. Michael evlenmeden evlenemez. Eski bir aile geleneği olduğundan önce en büyük erkek çocuk evlenmelidir. Yoksa üç kız kardeşi evlenemez. Üstelik babası ölürken bunun için söz verilmiştir. Bu yüzden Michael'in kaçışı yoktur. Geçici evlilik yapabileceği bir kadın arayışına girer. İlk kitapta ki Maggie'nin abisi Nick ile iş yaptıklarından ve Alexa ile de yakın arkadaş olduğundan onların aile davetlerine sık sık katılır. Maggie ile de hep karşılaşır. Yine böyle bir karşılaşma da Maggie bir teklifte bulunur. Sahte eşi olarak bir haftalığına onunla İtalya'ya gelmesini ister. Maggie önce kabul etmese de bir şartla kabul eder. Michael Alexa'dan uzak duracak hiç görüşmeyecektir. Böylece ikili İtalya'ya sahte evliliklerini göstermeye gider. Zaten birbirinden etkilenen ikili zaman geçirdikçe daha çok etkilenir birbirinden. Maggie normal bir ilişki yaşamayı bilmez korkar. Sevgisiz geçen çocukluğundan sonra birinin onu sevebileceğini düşünmez. Michael onun bu korkularını aşmasını sağlarken. Maggie de onun ailesi ile arasını düzeltmesini sağlar. Ayrıca ailesi ile bağ kurup nihayet abisi ile özlemini çektikleri aileye kavuşurlar. Üçüncü kitabı Michael'in kardeşi Carina ve arkadaşı Max'in hikayesini daha önce okumuştum. Burada Carina'nın kendini bulmaya başlaması, Max'e olan duygularını gördüm. Ayrıca büyü kitabı Carina'a geçti. Bu aileyi ve ikiliyi okumak keyifliydi.Sıkmadan ilerleyen,akıcı bir kitap.
Baskı: Tatlı İntikam
Vikont Derick Aveline bir ajandır. Annesi ise Fransızdır. Babası ile ilgili gerçekleri öğrenmek için gittiği Fransa'da tutuklanır ve casus olması istenir. Ailesi ile ilgili öğrendiklerinden sonra kabul eder. Doğduğu ülkeye ihanet edemeyeceğini anlayınca çift taraflı bir ajan olur. Kraliyet için son bir görevi vardır. Bu yüzden Derbyshire'ye aile evine döner. Orada onu karşılayan ise çocukluk arkadaşı Emma Wallingford olur. Emma'nın abisi yerel yargıçtır. Askeri sırların bir kaynağa sızdığı saptanmıştır. Emma'nın abisi Fransızlara satılan türden bilgilere sahip olunca vatana ihanet suçundan dolayı şüpheli konuma gelmiştir. Derick yargıç ile görüşmeye gittiğinde yargıcın Emma olduğunu öğrenir. Abisi altı yıl önce atından düştükten sonra aklı yarı yarıya gitmiş ve sakat kalmıştır. Emma'nın Londra sezonu fiyasko olduğundan evlenemeyeceğini düşünerek yargıçlık işine başlamıştır. Derick'e çocukluğundan beri aşık olan Emma Derick'i yeniden karşısında görünce hayatı tamamen değişir. Derick görevi için geldiği yerde arka arkaya yaşanan cinayetleri çözme de Emma'ya yardım eder. İkili bir yandan araştırma ile bir yandan da ortaya çıkan duyguları ile uğraşır. Araştırmalar ise onları tahmin etmedikleri gerçeklere götürecektir. İlk kitaba göre daha güzeldi daha çok sevdim. Gizem,polisiye kısmı ile aşk kısmı eşitti birine ağırlık verilmemişti.Yazar bu dengeyi çok iyi sağlıyor. Emma'nın yanlış deyimlerini okurken çok keyif aldım. Yazar güçlü karakterler yaratıyor bazı yerler uzatılsa da sıkılmadan okudum.
Baskı: Tatlı Düşman
Liliana Claremont babası gibi kimyagerdir. Anne ve babası ölmüştür. Kraliyet Cemiyeti makalesini reddetmiş konferansa katılamamıştır. Bu hüsranla evine döndüğünde her yeri dağıtılmış bir halde bulur. Hırsızdan kaçmayı başarır. Evine dönüp evini düzenleme işine giriştiğinde kitaplıkta gizli bir bölme bulur. Babasının biri ile olan yazışmalarını görür. Ölmeden iki gün önce babasına gelen bir not bulur. Babasının haydutlar tarafından öldürüldüğünü sanan Liliana o notun babasını tuzağa çektiğini ölümünün sıradan bir olay olmadığını anlar. Notta ki mühür Wentworth mührü olduğundan araştırma için Wentworth Malikanesi'nde verilen davete gider. Wentworth Kontu Geoffrey ise ilk hedefidir. Abisi ölünce kontluk Geoffrey'e kalmıştır. Annesi bir varis istediğinden bekar uygun adayların listesini yapıp eve çağırmış ve bir parti düzenlemiştir. Mecburen kabul eden Geoffrey Liliana ile tanışınca bambaşka bir işin ortasında bulur kendini. Liliana babasının cinayetinin arkasında ki gerçekleri ortaya çıkarmak için gittiği partide yakınlaştığı ve daha ilk anda aralarında bir etkileşim olan Geoffrey ile bilmedikleri gerçeklerin ortasında bulur kendini. Bir yandan babalarının ölümünü araştırırlar bir yandan da karşı koyamadıkları duygular ile uğraşırlar. Kitabın farklı bir konusu vardı. Aşk, macera dengesi iyiydi. Sadece olayları çözmek için uğraştıkları sayfaları okumak zorunda kalmadım. Aynı zamanda ikili arasında yaşanan aşkı da bol bol okuyabildim. Bu durum güzeldi. Bazı durumlar uzatılmış olsa da akıcı bir kitaptı.
Baskı: Evli Barklı (Tangled, #4)
Drew Ewans hayatı boyunca kendini bir gün kilisede bulacağına ihtimal bile vermemiştir. Evlenmek onun için kesinlikle bir dönüm noktasıdır. Kate imkansızı başarmış onu değiştirmiştir. Tüm zorlukları atlatmayı başarmışlardır. Oğulları James'e iyi bir baba olmuş onun altını değiştirmekte dahil tüm bakımı ile seve seve ilgilenmiştir. Hatta önemli adımlarını kaçırmamak için çalışmayıp bazı günler Kate yerine evde bile kalmıştır. Her şey yolunda gitmiş oğulları iki yaşına gelmiştir. Çiftimiz ise evlenmeye karar vermiştir. Düğünden bir hafta öncede meşhur arkadaş grupları ile bekarlığa veda partisi için Vegas'a giderler. Drew veda partisinde Kate'i ne kadar kıskanırsa kıskansın kendisini tutar. Kate'i hüsrana uğratıp,ağlatmak,güvenine ihanet etmek istemez ve onun sevdiği adam olma yolundan sapmaz. Fakat içkiyi fazla kaçırınca sabah hiçbir şeyi hatırlamaz halde uyanır. Küçük çaplı bir kriz geçirir ama bekarlığa veda patilerinin berbat bir fikir olduğuna da inanmış olur. Drew yine çok komik kendisi anlatınca daha komik. Herkes için mutlu sonunun olduğu güzel bir final oldu.
Baskı: Sıkı Fıkı (Tangled, #3)
Önce ki kitaplardan tanıdığımız Drew'in kankası Matthew Fisher ve Kate'nin kankası De dee Warren'de sıra. Matthew yatırım bankacısı çapkın, başarılı bir adamdır. İyi bir ailesi, arkadaşları, kariyeri vardır. Drew'in aksine iki kez bir kadınla birlikte olabilir, beraber çalıştıkları ile beraber olmama kuralı yok,bir gün evleneceğini de hayal eder.Sadece doğru kişiyi bulana kadar yanlış kişilerle eğlenceden geri kalmak istemez. Hayatı dört hafta önce sıradan bir günde sıradan olmayan bir kızla tanışınca değişir. Önce ki kitaplarda ki gibi şuan ki durumla ilgili bir girişten sonra dört hafta öncesine döner. Dee Dee roket bilimci bir kimyagerdir. Kate'nin en iyi arkadaşı ve Kate'nin eski nişanlısının kuzenidir. İlk sevgilisi hamile bırakıp terk etmiş, bir sevgilisi evli çocuklu çıkmış, biri tüm hesabını boşaltmış, başka biri de dövmüştür. Bunlardan dolayı erkeklere karşı güvensizdir. İlişkileri eğlence amaçlıdır. Ciddi bir ilişki peşinde değildir. Matthew ile de böyle başlarlar. Vegas'a gidip nikah kıyacak halimiz yok ya diyerek başlanan ilişki ora da biter. Bu kitapta Drew hakkında kendi kitabında olmayan bilgiler, ayrılma sürecinde Kate ve nişanlısı arasında olanlar var. İlk kitapta perde arkasında kalanları öğreniyoruz. Durağan bir kitaptı kitabı yazarın güzel anlatım tarzı bile kurtaramadı. Boş geçti kitap. Okurken sıkıldım ve araya başka kitaplar girdi. Sonda yine bir Drew bölümü vardı özleyenlere sürpriz. İyi ki vardı bu bölüm.
Baskı: Darmadağınık (Tangled, #2)
İlk kitapta Drew o anda ki kötü halini anlatıp bu sürece gelme aşamasını anlatmaya aylar öncesine dönüyordu. Bu kez Kate Greenville Ohio'a dönmüş Drew ise New York'da kalmıştır. Sonsuza dek olayı iki yılda dolmuş Drew onları istememiştir. Aslında bu girişten yeni haber anlaşılsa da Kate hala anlamayanlar için sorunların başına bir ay öncesine gidiyor. Kate ve Drew iki yıldır birliktedir. İlişkileri yolundadır. Drew Kate'i el üstünde tutup kıymetli hissettiriyor, sürekli seyahatler edip eğleniyorlar iş yerinde ise ikili rüya ekiptir. Her şey yolunda iken Kate normal bir hafta geçirmemeye başlar. Aşırı yorgun,sinirli hassas bir durumdadır. Drew'in ablası Alexandra hamiledir. Onun belirtilerinin kendisinde de olduğunu fark eden Kate üniversiteden kadın doğum uzmanı arkadaşından randevu alır. Buraya giderken ise Drew'e yalan söyleyerek gider. Orada arkadaşının kocası olan bir diğer arkadaşını görür. Bu samimi sarmaş hallerini gören biri daha vardır. Kate planlarında olmasa da sevindiği güzel haberi vermek için eve gidince Drew'i bir kadınla bulur. Klasik Drew taktiği. Drew yalan söylediğini anlayıp Kate'i takip etmiştir. Arkadaşı ile samimi hallerini görüp sevgilisi sanmıştır. Kate Drew'in söylediklerinden onun hamile olduğunu öğrendiğini, istemediğini düşünür. Duyduğu korkunç sözlerden sonra evden ayrılıp annesinin yanına gider. Tabi her fırsatta Drew'in pişman olup dönmesini bekler. İki tarafında kötü geçen günleri, Kate'nin verdiği kararlar, Drew'in Kate'nin hayatında ne kadar yer açarsa o kadarına razı olup, her şeyi kabullenmesi daha sonra gelen barışma süreci sonra ki kırıkları onarma süreci, yeni kararlar derken kitap bitiyor. Üstelik sekiz ay sonra Drew'in ağzından gelen bir son ile. Kitap Kate'nin bakış açısıyla anlatılıyor. Kate'nin bilinmeyenleri göstermesi yönüyle iyiydi ama bence bir Drew değildi. Onun anlatımı çok daha güzeldi. Drew tabi ki yaptıkları ile sinirlendirdi. Gerçekleri bilmeden Kate'siz yaşayamayacağını söyleyip her şeyi kabul etmesi olanları unutturuyor, okunmaya değer. Ailenin ve arkadaşların yine iç içe olduğu bir kitap. Delores ve Matthew ise evlenmiştir. Onlarında bol bol yer aldığı eğlencelii, akıcı bir kitaptı. Yine birçok filmden bahsediliyor. Hata romantik Julie Garwood kitaplarından bile bahsediliyor.
Baskı: Karmakarışık (Tangled, #1)
Drew Evans normalde şık ve pahalı giyinen,sürekli tıraşını olan, yakışıklı bir adam iken şu an tıraşsız,kirli,dağınık, sefil bir haldedir. Evi normalde temiz,düzenli,modern iken şu an dağınık,kirli bir haldedir. Nedeni ise grip olup bir haftadır evden çıkamamasıdır. Üstelik başka bir nedeni daha var aşık olmuştur. Aşık olduğu kadın ise kendisini istemez ve tüm bunlar başına dört ay önce gelmiştir. Kitap kısa bir grip girişinden sonra dört ay önceye gripten önce ki Drew'e döner. Drew'in şirketi Evans, Reinhart ve Fisher'i babası ve iki arkadaşı kurmuştur. Yatırım bankacısıdır. Şirketlerin başka şirketleri satın alıp satmasına yardımcı olur. Bulunduğu yere çok çalışarak gelmiştir. Babasının ortaklarının oğulları da orada çalışır. Matthew Fisher ve ablası ile evli Steven Reinhart. Ama şirketin yıldızı işinde çok iyi olan Drew'dir. İlişkileri ise tek gecelik ilişkilerdir. Her hafta sonu gittiği gece kulüplerinden birinde gördüğü bir kızdan çok etkilenir. Geceyi kendisi ile geçirme zevkini yaşayacak şanslı kızın o olduğuna karar verir ve tanışmaya gider. Kız işletme yüksek lisansını tamamlamış ve yeni işe başlayacaktır. Bu yüzden arkadaşları ile kutlamaya gelmiştir. Drew etkilemek için işe başlar ama küçük bir engelle karşılaşır kız nişanlıdır. Buna aldırış etmez ama başka bir fırsat çıkınca vazgeçer gitmesine izin verir. Pişman olur çünkü kızı aklından çıkaramaz. Böyle bir halde iken şirkete yeni gelen eleman barda ki kız Katherine Brooks çıkar. Ne kadar zor olsa da onu asla ama asla olmazlar arasına koyar. Çünkü iş yerinde çalışanlar ile birlikte olmama kuralı vardır. Bu kural tabi ki göstermelik olur. İkisi iş yerinde önce yarışır hale gelir. Daha sonra birlikte çalışmaya başlarlar ve yakınlaşmak kaçınılmaz olur. Kate ne kadar nişanlısını sevdiğini söylese de hareketleri bunun tam tersidir. Kate on beş yaşından beri yani on bir yıldır nişanlısı ile birliktedir. Ohio'nun bir kasabasındandır. Annesi hala orada yaşayıp ailesine ait kovboy temalı bir lokantayı işletir. Nişanlısı ise müzisyen ve yıllardır birlikteler. Ama bu onun nişanlısının olduğu bir partide Drew ile yakınlaşmasına engel olmaz. Bu nişanlılık fazla sürmez ve yanında olan tabi ki Drew olur. Sonuç ise ikilinin birlikte geçirdiği bir hafta sonu olur. Drew Kate'e aşık olduğunu anlar her şey yolunda ikili mutlu iken eski nişanlı bir şans daha istemek için sürprizle ortaya çıkar. Drew Kate kendisini seçsin diye dua eder bir halde iken Kate eski nişanlısı ile aralarının iyi olduğunu söylediği için o kendisini başından atmadan kendisi atmaya karar verir korkunç şeyler söyler. Sonra ise gripten önce ki dönem biter ve sonrası başlar. Hatasını anlayan ve çok pişman bir Drew vardır. Aşık olduğuna inanmayan Kate'i ikna etmeye, harika sürprizler yapmaya başlar. Büyük uğraşlar sonunda ise nihayet mutlu son. Kitabı çok sevdim. Drew'in konuşma havasında ki anlatışı bu bakış açısı çok güzeldi. Diyaloglar,espiriler çok keyifliydi.Kitapta ki çoğu cümle benzetme çok hoşuma gitti. Drew'in verdiği bilgiler ilişkiler,erkekler hakkında ki tavsiyeleri harikaydı. Ayrıca birçok film geçti Drew'in bazılarından kopya çekişi hoş oldu. İkiliyi sevdim eğlenceli hemen biten bir kitap.
Baskı: Londra'da Bir Gece (Dük Hakkındaki Gerçekler)
Durham Dükü ölmek üzeredir. Oğlu Edward de lacey yanında ama diğer iki oğlu yanında değildir. Haber gönderilir ama büyük oğlu Charlie gelmez. Dük kendisini affetmelerini söyler ama işlediği günahı söyleyemeden ölünce bu iş avukata kalır. Babaları anneleri ile evlenmeden önce evlenmiş, bir hata olduğunu anlayıp ayrılmış ama boşanmamıştır. Anneleri ile evlendiğinde ilk karısı hayattaysa babaları iki eşlidir. Bu hala kanıtlanmamıştır ama dük gizli evliliğinin bilindiğine dair notlar almıştır. Bu durumu öğrenen iki kardeş yeni dük olan abilerine haberi vermeye gider. Umursamaz,hovarda Charlie bu durumla ilgilenmez büyük iş iki kardeşe kalır. Gerard şantajcıyı bulma işine girişirken Durham'ı yöneten Edward avukat işini halleder. Avukatı bulur ama aynı avukatın peşinde olan biri daha vardır. Francesca Gordon Londra'da ki en iyi avukatı etkilemek üzere yanına gider. Annesi İtalyan opera sanatçısıdır. Babası ile İngiltere'de iken evlenmiş ölümünden sonra İtalya'ya dönüp üvey kız kardeşinin babası ile evlenmiştir. Francesca İngiltere'de kocası ile yaşarken kardeşi İtalya'da yaşamıştır. Evlenip Londra'ya yerleşmiş, bir kızı olmuştur. Kardeşinin babası çok zengin olduğundan kızına yüklü para bırakmıştır. Torunu doğduğunda ise para torununa geçmiştir. İki yıl önce kız kardeşi ve kocası ölmüştür. Kardeşinin kocası ise kızı için evlenmiştir. Yeni eşi ile önce sorun yokken eniştesi öldükten sonra sorun yaşamışlardır. Kadın hamiledir ve kocasından ona çok az şey kalmıştır. Yeğeni Francesca'dan bir kez ailesini hatırlatan evden çıkarmasını istemiş yeğenini almak isteyince üvey annesi izin vermemiştir. Çocukları doğduktan sonrada izin vermemiş hatta yeğenini görmesi engellenmiştir. Yeğenini parası için tuttuklarını,kötü davrandıklarını düşündüğünden vesayetini almak ister. Davası için avukatı ikna ettiğini düşünürken bir anda davasını alamayacağı haberi gelir. Buna neden olan davanın sahibinin Edward'ın karşısına çıkar ama bir sonuç alamaz. Edward ise olanları nişanlısının bilmeye hakkı vardır diye düşünüp anlatır. Fakat ertesi gün gazetede tüm olanlar yazılır üstelik nişanı da bozulmuştur. Francesca da bir teklif ile gider. Yazıyı yazan adamı tanır. Onu sözünü geri alacağı bir makale yazmaya ikna edecek, Edward da ona avukatlarla görüşmesinde yardımcı olacaktır. Böylece bir araya gelen ikili dava ile ilgilenirken bir yandan da aralarında oluşan çekim ile ilgilenir. Kitap güzeldi, akıcı, hemen ilerleyen, sıkmayan kitaplardan sevdim. Francesca o kadar davası ile uğraştı, uğraştırdı ama boşa gitti. Sanki kafasında kurdu ve biz onları okuduk havası vardı kitapta. Edward'ın davası ise tamamen kaldı. Bu ve kitabın sonunda küçük kardeşten gelen mektup diğer kitapları merak etmeyi sağlıyor.
Baskı: Muhafazakar Aşk
Marcus Reece ve David ikiz kardeşlerdir. Marcus daha önce doğduğu için düktür. Marcus düklüğün getirdiği ağırlığa sahipken David tam tersi kumar,eğlence ve kadınlara çok ilgilidir. En son evli bir kadınla birlikte iken Marcus bunu öğrenen koca gelmeden önce David'i bu olaydan kurtarır. Olay unutulana kadar David'in taşraya gitmesini önerir. David ise gider gitmez yeni bir olaya karışır. Yarış yaptığı arabasıyla kaza geçirir ve sakatlanır. Yardımına koşan ise Hannah Preston olur. Hannah dul papaz karısıdır. Kocası altı ay önce ölmüştür. Dört yaşında bir kızı vardır. Kocası ölünce papaz evinde yaşamaya devam etmişlerdir. Yeni papaz eve yerleşeceğinden taşınmak zorundadır. Gidebileceği tek yer ise babasının evidir. Evinin orada olan kazaya yardıma gider ve bacağı kırılan David'in evinde kalmasına izin verir. David kendisine bakan, Hannah'dan hoşlanmaya başlar. Evinden taşınmasına, çektiği sıkıntılara dayanamayarak arkadaşlık, saygı,takdir duygularına dayanıp evlenme teklifi eder. Böylece hem ona destek olacaktır hem de bu kendi kurtuluşu olacaktır. Hannah ise teklife önce sıcak bakmasa da kızının geleceği için kabul eder. Evlilik yaklaştıkça David pişmanlık duymaya başlar, alışkanlıklarından vazgeçmeye hazır değildir. Hannah'ın ve kızının onlara bakacak birine ihtiyaçları olduğundan bir plan yapar. Düğünden sonra Hannah ve kızını abisinin Londra'da ki evine götürür. İşi olduğunu söyleyerek evden ayrılır. Birkaç gün sonra ise Exeter Dükü Marcus Hannah'ın yanına gelir ve bir haber verir. David nikah defterini abisinin adıyla imzalamıştır ve ikili evlidir. Abisine düşes bulma görevini onun yerine yaptığına, üvey annesine ve kız kardeşine abisinin aşk evliliği yaptığına dair not bırakır. Gazeteye de ilan verir. Böylece herkes Marcus'un evlendiğini öğrenmiş olur. Marcus Hannah'a para verip sessiz kalmasını sağlamayı düşünürken üvey annesinin ve kız kardeşinin olaya dahil olmasıyla bir süre evli kalmaya karar verir. Hannah kızının geleceği için kabul eder ve yalan ile başlayan evliliğin gerçek olduğu süreç başlar. İkili arasında yavaş yavaş olan güzel bir aşk vardı. Ama Marcus'un aşık olana kadar Hannah'a papazın karısı demesi hoşuma gitmedi. Kitapta macera kısımları da var. Konusu ise farklı. Yazarın anlatımı,dili iyiydi beğendim.
Baskı: Senin İçin (Kowalski Family, #2)
Kevin Kowalski bir polisken amiri ile karısını yakalayınca işi bırakmış ve boşanmıştır. Boşandıktan sonra ise bir bar almıştır. Barında oturan Beth ve onu zorlayan patronunu görünce kadını kurtarmak amacı ile müdahale eder. Bu olay kavga ile sonuçlanınca Beth işsiz kalır. Bu tatsız geceden sonra Kevin'in erkek kardeşi ilk kitapta ki karakterlerin düğününde Beth çalışırken ikili yeniden karşılaşır. Birbirini unutamayan ikili yeniden karşılaşınca Kevin'in çabaları sonunda geceyi birlikte geçirirler. Sabah Kevin'in çıkarken kapıyı kilitle sözü ile uyanan Beth istenmediğini düşünerek gider. İlişkiyi sürdürmeyi düşünen ama yalnız uyanan Kevin'de istenmediğini düşünür ve ikili iletişimi keser. Üç hafta sonra Beth'in öğrendiklerinden sonra bara gelmesine kadar. Beth ailenin tek kızı olmasına rağmen özgür yaşar, gezip beğendiği şehirde inerek bir iş, kalacak yer bulup bir sonra ki yere geçmek için para biriktirerek hayatını geçirir. Ama hamileliği tüm hayatını değiştirir. Kevin ile ilişkileri bir bebek sahibi olacak komşular olarak başlar sonra arkadaşlığa dönüşür. Uzun bir süreçten sonra nihayet bir çift olurlar. Kevin'in haberi aldıktan sonra ki olgun duruşu güzeldi. Sabrına hayran kaldım. Beth'in inadı o kadar uzadı ki sıkıldım artık. Kowalski ailesini seviyorum eğlenceli bir aile. Aynı zamanda ikinci bir çift daha var onları daha çok sevdim diyebilirim. İlk kitabı daha çok beğendim. Bu kitabı okurken çok sıkıldım olmadı sevemedim.