ebrusner
@ebrusner

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Onay (The Legal Briefs #2)

Jake ceza avukatıdır. Ev arkadaşı Stanton aynı şirkette çalıştıkları başka bir avukat olan Sofia ile yaşamak için geçen yıl daireden ayrılınca daire ona kalmıştır. Çalıştığı şirkette yükselen yıldızların olduğu elit gruptandır. Diğerleri gibi ortak olmak ister ve en iyisidir. Ayrıca arkadaşlarının aksine aile, kız arkadaş, evlilik, çocuklar gibi zaman sömüren şeyler tarafından engellenmiyordur. Sunacağı ve karşılığında istediği tek şey beklentisiz ilişkilerdir. Tekrara vardır ama gözlerinde yumuşak, duygusal, yaralı bir bakış belirdiği anda onun için biterdi. Bunun nereye gideceği hakkında konuşmakla ilgilenmez. Hastalık bulaşma tehlikesi atlattıktan sonra artık ismini bilmediği kadınlarla takılmamaya, sadece randevuya çıkmaya karar vermiştir. Daha önce hiç randevuya çıkmamıştır ve sevgilisi olmamıştır. Fakat artık seçici olacaktır. Bu yüzden kendisi için zor günlerdeyken bir çocuk cüzdanını çalar. Çocuğu yakalar ve ailesine haber vermesi gerektiğini düşünerek evine gider. Karşısında ise beğendiği Chelsea'yı bulur. Chelsea'nın abisi ve eşi iki ay önce trafik kazası geçirmiş ve ölmüşlerdir. Böylece yirmi altı yaşında yaşadığı şehirde her şeyini bırakıp gelmek zorunda kalmıştır. Haberi aldıktan sonra tüm hayatı değişmiştir. Kendi acısını yaşayamadan yeğenleri için sürekli koşturduğu, kendine vakit ayıramadığı bir hayata başlamıştır. Jake aklından çıkaramamışken Chelsea peşinde yeğenleriyle ofisine gelir. Yeğeni başını belaya sokmuştur ve avukat gereklidir. Jake yardım eder ve yeğenlerde ona alışınca her başları sıkıştıklarında aramaya devam ederler. Jake önce bu sorunum değil diye düşünse de aramadıklarında bile her problemde koşar. Chelsea'nın adını duymak bile gülümsemesine sebep olur. Nadiren gülen biri olduğundan bu durum hiç ona göre değildir. Kıskanmaya başlar ve ilişkileri başladıktan sonra ona her kadına yaptığı gibi ilgisiz davranamaz. Amaçları öncelikleri vardır bulunduğu yere bir kadın yüzünden dikkati dağılarak gelmemiştir. Fakat Chelsea ve çocukları kendi düzenli hayatına oturtmaya çalışır. Sürekli onları düşünmeye başlar. İşe geç gider ve onları daha çabuk görmek için erken çıkar. Onlar için yapamayacağı tek şey yoktur. Her şey yolundayken olanlar Jake için çok fazla gelir. Bir aile, o türden bir sorumluluk onun için asla bir planın parçası olmamıştır. Kendi rol modelleri karısını dövmekten hoşlanan ayyaş babası ve kendisine yardım eden kürsüsüyle evli bir işkolik olmuştur. Aile babası nasıl olunur bilmez ve onları riske atmak istemez. Bu yüzden Chelsea'ya istediği, evleneceği adam olamayacağını söyler ve ayrılır. Çok kötü geçirdiği günlerden sonra arkadaşlarının da yardımıyla akıllanır. Kimse Chelsea'yı onun kadar isteyemez ve sevemezdi. Chelsea onun için önemli olan tek şeydir. Çocukları da kendi çocuklarıymış gibi sever ve gülümsemek için artık yedi harika sebebi vardır. Chelsea ise hasta olduğunda Jake onu yatağa taşıyıp her şeyin yoluna gireceğini söylediği adan beri onu seviyordur. Her parçasını, onun göstermekten korktuğu parçalarını bile sever. İlk kitaba göre çok çok daha iyiydi. Dörtlü yine birlikte ve kendi hukuk ofislerini açarlar. Çiftimiz nişanlanır, Stanton ve Sofia çifti ise sonunda evlenir. Yazarın tarzı, kolay okunan bir kitap daha.

Düşler Evi
8/1006.12.2022

Baskı: Düşler Evi

Cassandra de Warenne Avrupa tarihi okumuş, tarihi romanlar yazan otuz iki yaşında bir kadındır. Kız kardeşi Tracey boşandığında doğduğu günden beri kendisine ihtiyacı olan yeğenini himayesi altına almış onu yetiştirmiştir. Kendisinden tamamen farklı kardeşi manşetlerde olduğu sosyete hayatı yaşarken tek başına annelik yapamayacağı için Catharine teyzesinin yanına taşınmıştır. Böylece kendine ait bir hayat yaşama fikrini tamamen kenara atmıştır. Günleri aynı şekilde geçerken teyzesinin evine Antonio de la Barca gelir. Yedi yıl önce onun verdiği bir dizi konferansa katılmış ve konferanstaki hemen hemen her kadın gibi oda Antonio'ya aşık olan kadınlar arasına girmiştir. Birden karşısına çıkmıştır ve teyzesinin evine on altıncı yüzyıldan kalma gerdanlığı görmeye gelmiştir. Üstelik kız kardeşinin erkek arkadaşıdır. Antonio Madrid'de görev yapan uluslararası üne sahip bir orta çağ profesörüdür. Onunla bir kez olsun karşılaşmış herhangi bir kadının asla unutamayacağı adamlardan biridir. Bir oğlu vardır ve duldur. Antonio dul olsa bile Cass kendisini aşacak klasmanda biri olduğunu düşünür. Dersini yıllar önce almıştır. Bir kez ve sonsuza dek kalbinin kırılmış olması ona yetmiştir. Tracey'nin sevgilisi olması yetmezmiş gibi birde teyzeleri onu Tracey'nin hayatından çıkarmalarını söyler. Aileleri arasında bir geçmiş vardır. Asırlar boyunca aileleri iş, aşk, savaş ya da politika ile hep birbirine karışmıştır. Bu duruma dahil olan kişiler için hep kötü şekilde sonuçlanmıştır. Gerdanlık ise Antonio'nun atalarından biri ile kısa bir süre evli kalan Sussex Kontunun kızı Isabel de Warenne'ye aittir. Isabel Kanlı Mary döneminde daha yirmi yaşındayken tanrı tanımaz olduğu söylenerek kazığa bağlanıp yakılmıştır. Ailelerden evlenenler olmuştur ve teyzelerinin tüm karşı çıkmalarına rağmen Tracey kızını alıp Antonio'nun yanına gider. Kızı gibi olan yeğeni olmadan Cass yaşayamayacağından kavgalarına rağmen yardımcı olabileceği bahanesi ile onlarla gitmek ister. Antonio'nun aile evindeki Isabel'in gerdanlığı taktığı portresini de görebilecektir. Cass gelirse Antonio çocuklarla arasının kötü olduğunu göreceğinden Tracey önce gelmesini istemez. Aşık olduğu ve kendisinden ayrılacağını hissettiği Antonio ile arasını düzeltmek, iyi bir anne olduğunu göstermek ister. Fakat Antonio Castille'daki yazlık eve gittiğinden kendilerini götürmesi için Cass'inde gelmesini kabul eder. Teyzeleri ise kesinlikle Casstill'ya gitmemelerini söyler. Oraya gidene kadar Antonio'nun babası ile aralarında bir sorun yokmuş. Eşlerine tapan iki dost, iş arkadaşı olmuşlardır ve Isabel'in hayatını araştırmaya başlamışlardır. Soyları hakkındaki araştırmaya kendilerini o kadar kaptırmışlar ki birkaç gün içinde sevgili olmayı bırakıp birbirlerinden nefret edip, zarar vermeye çalışmaya başlamışlardır. Teyzeleri Antonio'nun babasını mahvetmek istediği için arabanın önüne atılmasını sağlamış ve ölmesine sebep olmuştur. Kendisine gelip ne olduğunu fark ettiğinde Isabel'i karşısında bulmuştur. Isabel'in kazanmak için geri geldiğini söylemesine rağmen sessiz, karanlık, soğuk düşler evine giderler. Antonio'da babası gibi ailesinin tarihçesini toplamaya çalışır. Isabel'i araştırma sürecinde Cass ile çalışmaya başlarlar. Antonio sorularının hepsinin cevabının evde olduğunu düşünür. Cass'inde kalıp kendisine yardım etmesini ister. Isabel'in hayatının gerçeklerini, sekiz yaşında ailesini kaybettiği dönemle on dokuz yaşında evlendiği dönem arasındaki parçaları bir araya getirip, gerçekten tanrıtanımazlıktan mı suçlanıp öldürüldüğünü öğrenebileceklerini düşünür. Ailelerini birbirine bağlayan kaderin nedenini ortaya çıkarabileceklerdir. Ayrıca Antonio'nun büyükbabası da babası gibi kırklarının başındayken karısının bıçaklamasıyla ölmüştür. Yeğeni gitmek istese, korksa da Cass kalmak ister. Uzun zamandır bir erkeğe hisler besleme konusunda kendine ket vurmuştur. Kız kardeşine ait olan adam onun hiç ummadığı, kaçındığı şekilde tekrar canlı hissetmesine neden olmuştur. Tracey Cass'ın sevgilisine olan ilgilisini fark eder ve Antonio ayrılmak isteyince de bambaşka birine dönüşür. Herkesin huzursuz olduğu evde izlendiklerini hissederler, garip ışık sönmeleri, kitlenmeler, tıkırtılar, bilgisayar kapanıp açılmaları olur, Isabel'in kokusu menekşe kokusu gelir. Bilgisayar da bana ihanet ettiler, artık kız kardeşinim yazısı bile belirir. Kızların teyzeleri gibi Antonio'nun annesi de Isabel'in evde olduğunu düşünüyordur. Çocuklar ise Isabel'i rüyalarında görür. Cass'in yeğeninin kulağına annen ben olacağım diye fısıldamıştır. Bedenlerde birden Isabel'in yüzü görünür. Antonio'nun sekreteri ikiz erkek kardeşine acil Antonio'nun yanına gitmesini söylediği için kardeşi de eve gelir. Cass'ın yeğeni ise hepimizi buraya topluyor Catherine teyzede gelecek der. Isabel hepsinden intikam almak istediği için orada olduklarını düşünen Catherine teyzede gelir ve gelir gelmez ölür. Antonio'nun sekiz sene önce orda eve gittiklerinde aniden kaybolan karısını camda görürler. Tracey sürekli kaybolur bambaşka biri olur Antonio'nun kardeşi Gregory ile yakınlaşır. Gregory Tracey ile birlikte olduktan sonra çocukluğunda kabuslarında gördüğü Isabel'in yüzünü görür. Babaları da Catharine'i Isabel gibi görmüştür. Cass ve Antonio'da yakınlaşır. Gitmemeleri için arabaların lastikleri kesilir. Eve gelen elektrikçi evin bıçağı ile bıçaklanmış, kaza yapmış halde bulunur. Gregor'un kaza yapıp ölmesini sağlayan sürücü yine Isabel'dir. Hepsi değişir öfke, nefret, şiddet ile dolarlar bazen neyi neden yaptıklarını anlamazlar. Isabel'in öfkesi bulaşıcıdır ve zihinlerini zehirler. Adaletin yerini bulmasını, hakkı olanı istediği için durmaz Tracey'i ele geçirir. Nihayet gizem çözülmeye başlar. Isabel on beş yaşındayken kuzeni Rob ile birbirlerine aşık olmuşlardır Birlikte olmalarına rağmen amcası evlenmelerine izin vermemiştir. Isabel ise söz verdiği gibi Rob'u beklemiştir ve dört sene sonra onu amiral de Warenne olarak karşısında bulmuştur. Üstelik bir sene önce evlenmiştir. Isabel ise kendisine aşık, kraliçenin kocası Prens Philip'in danışmanı Alvarado de la Barca ile evlenmiştir. Fakat evliliğinden bir hafta sonra Rob ile ilişkisi tekrar başlamıştır. Amcası ise kocasına karşı casusluk yapmasını istemiştir. Babasının Rob olduğu bir oğlu olmuştur. Yabancısı olduğu, dillerini bilmediği, onu sevmeyen insanlarla dolu, soğuk topraklarda, sevmediği kocası ile yaşamak istemediğinden kocasını terk etmek için Londra'ya dönmüştür. Üstelik kocası oğlunu görünce kendisinden olmadığını anlayacaktır ve yapacaklarından korkmuştur. Yardım için Rob'u beklediği için bilerek çirkin görünerek vazgeçirdiği, ama gerçekleri bilip ona aşık olan talibi Douglas Montgomery ile görüşür. Fakat Douglas dönüp kocasını ikna etmesini, yeni bir metres bulmuş olan Rob'un onlar için kendini asla feda etmeyeceğini söyler. Kocası sarayda Rob ile arasında çıkan söylentilere inanmamış, karısının gözünün önünde kendisini aldatmayacağını düşünmüştür. Rob ile mektuplarını görünce inanmıştır. Kocası onu dövüp tanrıtanımazlıkla suçlanmasını sağlamıştır. Rob oğlunu himayesine alsa da onun sadece kendini düşünen, hırslı biri olduğunu anlamıştır. Kulede bile ziyaretine gelip onu kurtarmaya çalışan Douglas'ı görünce ise yanlış adamı sevdiğini anlamıştır. Farklı bir tercih yapmış olsaydı o kocası, çocuğunun babası, hayatı olabilirdi. Onunla aşklarının gerçek, ebedi olduğunu anlar ama artık çok geçtir. İkiyüzlülükten, düzmecelerden azat edilmek istediği için af dilememiştir. Yanarken ölmek istemediğini anlamıştır ama durduran olmamıştır. Son sözleri ise hepiniz bunu unutmayın, size asla unutturmayacağım olmuştur. Bir katliama sebep olsa da sonunda nihayet herkes huzur bulur. Yazardan asla beklemediğim çok farklı türde bir kitaptı. Sorumluluk sahibi, muhteşem karakterli Cass'in kardeşi, yakın yardımcıları kayıpken, bir hayaletle uğraşırlarken kardeşinin sevgilisinden ayrı kalamaması çok saçmaydı. Kardeşinin sevgilisine aşık olma durumu güzel değildi. İntikam isteyen hayalet ise zaten her şeyi bile isteye yapmış bu kadar çok adalet arayışına düşmesi saçmaydı. Yine de farklı olduğundan merakla bitirilebilecek bir kitap.

Baskı: İtiraz (The Legal Briefs #1)

Stanton Shaw lise son sınıftayken her şeyde ilki, en iyi dostu olan kız arkadaşı Jenny hamile kalmıştır. Erkeklerin koruyucu olmaları gerektiği fikriyle yetiştirilmiştir bu yüzden hamileliğin kendi hatası olduğunu düşünüp sorumluluğu almak ister. Hep kasabadan ayrılmak, daha büyük, daha parlak bir şeyler istemiştir ama verebileceği tek karar olduğunu düşünüp evlenmek ister. Fakat Jenny onlar için en iyisini yapması için üniversiteye gitmeye onu ikna eder. Jenny ailesi ile kalacak ve aileleri çocuğa bakarken hemşirelik okuluna devam edecektir. Yedi ay sonra ise mezuniyet partisine gitmeleri gerektiği sırada kızları olur. İkisi de birbirini seviyordur ve kimseyi birbirlerini sevdikleri kadar sevmeyeceklerdir. Bu düşüncelerle Stanton onları bırakıp üniversiteye gider. Her fırsatta yanlarına gelir ama çocuğunun en önemli anlarını kaçırır. Bu yüzden geri dönmeyi isterken dahil olduğu kardeşlik birliğinden Drew Evans destek olur. Çocuğuna iyi bir baba olmak için çabaladığını, iyi bir babanın yapacağı şeyin bu olduğunu söyler ve Stanton'un kızlarla vakit geçirmesini sağlar. Yaşadıkları yerde herkes birlikteliklerini bilir Jenny'e asılamayacakları için Jenny'nin isteği ile açık ilişki kuralını yaşamaya karar vermişlerdir. On yıl sonra Stanton iyi bir ceza avukatı olur. Jenny ve kızının DC'ye taşınmasını istemiş ama Jenny şehrin çocuk yetiştirmek için uygun olmadığını, kızlarının onların büyüdüğü gibi büyümesini istediğini söylemiştir. Böylece sürekli onlarla konuşup, ilgilendiği, açık ilişki yaşadıkları bir hayatları olmuştur. Sofia Stanton gibi ceza avukatıdır ve aynı yerde çalışırlar. Kendisine yeten, hayat önüne ne çıkarırsa çıkarsın hazırlıklı olan, savunduğundan vazgeçmeyen, gardını hep yukarıda tutan biridir. Güzel bir kadındır ama kafa yapısı olarak tam bir erkektir. Çok çalıştığı yoğun bir iş hayatı vardır. Karışıklık istemez. Stanton ile beklentisiz birliktelikleri altı ay önce başlamıştır. Bunun dolu programlarında stres atıcı bir şey olduğuna karar vermişlerdir. Hayatı yolundayken Stanton Jenny'nin evleneceğini öğrenir. Kadını evleniyordur. Delirir ve eve Mississippi'ye gitmeye karar verir. Evlenmekten vazgeçirecektir yoksa evleneceği adamı öldürecektir. Jenny'nin evleneceği adam için hissettiklerinin kendisi için hissettiklerinden daha güçlü olabileceğine inanmaz. Tüm bu olanların bir yardım çığlığı olduğunu düşünür. Hep Jenny'le yaşları daha büyükken evleneceklerini düşünmüştür ama evlilik teklifi Jenny'nin evlenmesine engel olacaksa yapması gerekeni yapmaya hazırdır. Sofia Stanton'un kadını için savaşıp başaracağından emindir. İyi bir arkadaş gibi ona yardım eder ama kıskanmadan edemez. Duygularıyla yönlendirilen kadınlardan değildir. Birlikte olduğu arkadaşına aşık olmak aptalca olurdu ve o aptal değildir. Stanton ise onunla gitmesini ister. Sofia onu sakin, odaklanmış halde tutup, Jenny'ye hayatının hatasını yaptığını göstermesi için neler yapabileceği ile ilgili yardım edecektir. Büyük, romantik jestler yapmalıdır ve Sofia eküri, yardımcı pilotu olacaktır. Ona ihtiyacı vardır ayrıca kendisi yokken Sofia etrafını saran erkeklerle yalnız kalacaktır. Bu canını sıkar, kendi yerine koyacak birini bulması aklına yatmaz ve tüm bahanelerine rağmen Sofia'yı gitmeye ikna eder. Böylece ikili Stanton'un büyüdüğü çiftliğe gider. Stanton Sofia ile ilişkisini değiştirmeden Jenny'yi ikna etmeye koyulur. Jenny ve kızları Presley Stanton'un ailesidir. Stanton yıllar önce evleneceklerini söylemiştir ama Jenny söylemek ve istemenin farklı olduğunu bilir. Bir şeyi seviyorsan bırakırsın gelirse senindir. Jenny'de Stanton'u gelecekleri için bırakmıştır ama o dönmemiştir. İş, kadınlar, şehir hoşuna gitmiştir. Stanton Jenny'i on iki yaşından beri sevmiş ölene kadarda sevecektir. Jenny'de Stanton'u sever ama onlarınkinin evlenecekleri türden bir sevgi olmadığını anlamıştır. Evleneceği adama aşıktır. Stanton işini bırakıp kasabaya yerleşip orada ofis açmaya hazırdır. Onlardan vazgeçmeyecektir. Aşık olduğuna ikna edemeyince Jenny'den son bir öpücük ister. Hala evlenmek istiyorsa kenara çekilecektir. Fakat öpücükten sonra çekimi, olması gereken yerde olduğu, kollarındaki kadının isteyebileceği her şey olduğunu hissettiren duygu gelmez. Jenny bir şeyin eksik olduğunu onunda hissetmesini sağlar. Aşık bir adam olduğunu fark eder ama Jenny'ye değil Sofia'ya aşıktır. Sofia ise aşık olduğunu anladığı Stanton'un Jenny için savaşmasına yardım ediyor gibi davranmaya daha fazla katlanamaz. Stanton'un kendisi için savaşmasını ister. Artık onun sahip olduğu parçasını değil her parçasını ister. Stanton ise herhangi birine ihtiyaç duyduğundan daha fazla Sofia'ya ihtiyaç duyar. Her şeyi düzeltmek, üzerine titremek için bir şans ister. Jenny hep ilk aşkı olacaktır ama Sofia son olacaktı. Sofia onun kalbidir ve o neredeyse orası evi olacaktır. Kitapta Stanton'un iki kadını da bırakmayıp, birinin yanından ayrılıp diğerinin yanına gittiği o kadar uğraştıktan sonra aslında kime aşık olduğunu anladığı saçma bir olay var. Yazarın tarzı güzel olsa da konudan dolayı pek güzel olmayan bir kitap.

Baskı: Asil Duygular (Royally 3)

Logan büyükbabası, babası, amcaları suç işleyip hapishaneye giren, kuzenlerinin sokak ortasında öldürüldüğü, kızlarını satan halaların olduğu bir aileden gelir. On beş yaşına geldiğinde orada kalırsa önünde ya hapishane ya da mezarlığın olacağı iki seçenek olduğunu anlamıştır. Bu yüzden erken yaşta orduya yazılmıştır. Prens Nicholas'ın ekibinde özel nitelikler aradıklarından kraliyet ailesinin güvenlik ekibine koruma olarak seçilmiştir. Nicholas Olivia ile Wessco'ya dönünce Olivia kardeşi için endişelendiğinden Nicholas Logan'a güvendiği için Ellie'nin yanında kalıp, ona göz kulak olup, güvende tutmasını istemiştir. Böylece Logan Ellie ile fazlasıyla vakit geçirdiği bir hayata başlar. Ellie ablası Wessco'ya gittiğinde lise son sınıf öğrencisiydi. Okulu ve yürütmesi gereken bir iş olduğundan yoğun bir temposu vardır. Ablası varken her şey ile o ilgilendiğinden her şeyin üstesinden gelip o yokken işleri yürüteceğine dair söz vermiştir. Babaları ise annelerinin ölümünden sonra dağılmış bir alkolük olduğundan yalnız başınadır ama artık onu koruyan kahramanı Logan vardır. Logan söylediği her sözle, yaptığı her hareketle Ellie'nin istendiğini, korunmaya değer önemli biri gibi hissetmesini sağlar. Acıdan ve tehlikeden koruyacağını hatta korumak için canını vereceğini bilmek Ellie için heyecan verici, harika bir şeydir. Logan Ellie'nin kendisine vurulduğunu bilir. Oda çekici buluyordur fakat Ellie genç ve ona yasaktır. Bu yüzden duygularından bahsetmemeye karar verir. Nicholas ve Olivia evlendikten sonra Logan yine Ellie ile ilgilenmeye devam eder. Elli'de ablası ve eniştesi ile yaşamaya başlar. Nicholas'ın arkadaşı Ellie'nin annesinin turta tariflerini almıştı bu yüzden kahve dükkanı artık ödeyebildikleri kadarını ödedikleri temasıyla restoran zincirine dönmüştür. Babaları artık içmiyordur ve tüm işlerle ilgileniyordur. Restoran, hayır etkinlikleri, kraliyet görevleri ile zaman geçirirler. Nicholas ve Olivia çiftinin şöhreti Ellie'de bulaşır ve onunda artık sadık bir hayran grubu vardır. Geçen yıllarda Ellie üniversiteden mezun olur, Olivia ikiz bebeklere hamiledir ve kraliyet bebeği haberinden sonra gazeteciler ve hayranlardan dolayı rahat yaşayamaz hale gelirler.Bu yüzden güvenlik için saraya Wessco'ya taşınırlar. Bu süreçte ikilinin duygularında değişme olmaz. Ellie randevuya çıktıkça Logan'ın canı sıkılır, ruhu kararır. Rüyalarından, hayallerinden Ellie çıkmasa da aralarında bir şey olamayacağını bilir. Bu kendi için inşa ettiği mesleğini, asil görevini her şeyi mahvederdi. Ellie'nin ise yıllar önce Logan ile tanıştığından beri her randevusunda düşünceleri Logan'a gitmiştir. Kaderinin peşine düşüp, elini taşın altına koymanın zamanı geldiğini düşünür ve sonunda Logan'a açılır. Logan önce inkar eder ama kaybetme korkusu ile daha fazla dayanamaz ve ikilinin ilişkisi başlar. Ellie sonsuza dek ve daima Logan'a aitti. Ellie için yaşayıp onun için ölecektir. Onu en iyi şekilde sevmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Ya Ellie'ye yada işine sahip olabilecektir oda sevdiği kadını seçer ve istifa eder. Ellie ise kraliçenin söylediği gibi ablasının sahip olduğu peri masalına sahip olabilecekken sevdiği adam için her şeyi teper. Mutluluk çok uzun sürmez bir servet avcısı gibi görülmek, hiçbir şeyin parçası olamamak, Ellie'nin kendisi için vazgeçtikleri Logan'a fazla gelir ve olanları kafasında çözmek ister. Neyse ki toparlanmaları uzun sürmez.Logan artık gerçek bir kahraman olur. Wessco'nun kahramanı olarak şövalye ilan edilir ve yeni bir iş kurar. Kitap ikinci kitaba göre daha iyiydi. Diğer iki kitabın karakterleri de bol bol var. Herkesin çocukları üçlediği final ise gayet güzeldi.

Asil Aşk (Royally 2)
7/1001.12.2022

Baskı: Asil Aşk (Royally 2)

Prens Henry'nin abisi aşık olup evlenerek tahttan çekilince Henry Wessco tahtının varisi olmuştur. O günden sonra en çok duyduğu şey meşru varisin doğru düzgün davranması gerektiği olmuştur. Henry ise kendisine söyleneni yapma konusunda asla iyi olmamıştır. Hep tersini yapmıştır. Artık eğlenceli, kaygısız Henry olamazdı. Halkı ona güveniyor ve onları geleceğe taşıyacağına inanıyordur. Ülkesi için büyük asil umut olması gerekiyordur. Nefret ettiği politika artık hayatıdır. Öğrenmesi gereken büyükannesinin sürekli gönderdiği yüzlerce kural ile boğuşur. Hayatı böyle geçerken bir yapımcı gelir ve kraliyet ailesine özel bir program hazırlandığını söyler ve programın yıldızı olmasını ister. Asil soydan gelen yirmi güzeli bir kaleye koyacaklar ve Henry'de kendisine ilgi göstermelerine izin verecektir. Bir ay sonrada kraliçesini seçecektir. Önce ilgilenmez ama darmadağın bir haldedir. Kafasını toplaması için kraliçenin sürgüne gönderdiği kalede artık kabullenme zamanının geldiğini anlar. Başarısız olacaksa da bunu kendi tarzıyla yapacaktır. Mükemmel Çift: Kraliyet ailesi fikri muhteşem görünür ve kabul eder. Sarah kontes kızı olan bir kütüphanecidir. Tanıdığı insanların yanında rahatken yeni öngörülemez durumlar onu endişelendirir. Fazlasıyla utangaç biridir. Annesi ve kız kardeşi ile birlikteyken evlerine bir yapımcı gelir. Kardeşi Penelope ile Mükemmel Çift programına katılmalarını ister. Sarah istemez ama Penelope bu sektörde kariyer fırsatı yakalamak istediği için katılmayı çok ister. Anneleri ise ona göz kulak olması için Sarah'da katılırsa kabul eder. Kardeşi ısrar eder ve Prens Henry tüm yarışmacıları işten, okuldan, diğer sorumluluklardan muaf tutan bir bildiri imzalamıştır. Sarah bu resmi kraliyet kararını duyunca işi için topluluk önünde konuşma yapmaktan kurtulmak için kardeşi ile onun asistanı olarak gitmeyi kabul eder. Böylece program başlar. İlk gecenin sonunda Henry kalmasına karar verdiği her yarışmacının yastığına cam ayakkabı şeklinde kolye uçları bırakarak sayıyı on kişiye düşürür. Kraliçe olacak kişiye elmas tacı verene kadar her gece aralarından bir kişinin ayrılacağı programda en çok ilgisini çeken farklı, kitap kurdu Sarah olur. Odasındaki kameralardan, peşindeki kadınlardan kurtulmak için Sarah'ın odasına sığınır ve böylece ikili bol bol vakit geçirmeye başlar. İkisi de birbirinden hoşlanıyordur ama Sarah Henry'nin şimdi böyle düşündüğünü onun bir kitaptaki karakter gibi bencil, sorumsuz, düşüncesiz olduğunu karakterin kitaptaki kadın karakteri mahvettiği gibi kendisini mahvedeceğini, kalbini kıracağını bilir. Deneyimsiz, entelektiel kadın ve çapkın adam hikayesi yürümezdi. Onunla olamazdı başka bir kitap karakteri gibi ciddi, sıkıcı ama güvenilir, istikrarlı, romantik, seven bir adam ile birlikte olması gerektiğini bilir. Hayatını böyle seviyordur ama Henry onun bir hayatı olmadığını, kitapların arkasına gizlendiğini düşünür. Onu sevmek için kitapların arasından gelecek bir kahraman yoktur ama Henry canlı bir şekilde karşısındadır. Sarah her şeyi kabullenip cesur davranmaya karar verir ve ikilinin ilişkisi başlar. İkili birbirine iyi gelir. Henry'nin vurdumduymaz halinin arkasındaki gerçek kişiliği ortaya çıkar. Sarah utangaçlığından kurtulmaya başlar. Henry abisinin her şeyden nasıl vazgeçtiğini nihayet anlar. O da sevdiği kadın için adından, unvanından, tacından vazgeçer ülkesini değiştir hatta öldürürdü. Sarah ile yasalara uyduğu için değil onunla istediği için evlendiğini tüm dünyanın bilmesini istediğinden yasayı değiştirmek ister. Sarah için daha iyi bir adam olmak ister. Çapkın prens sessiz kız tarafından ehlileştirilir ve mükemmel eşini bulur. Sarah için macera, eğlence, heyecan dolu bir hayat binlerce kitabın sayfasını doldurmaya yetecek kadar mutluluk vaat eder. Aslında konusu ilk kitaptan daha güzel olsa da karakterler ilk kitaptaki kadar iyi olmadığından ilk kitaba göre daha kötüydü. Prenslerin aşklarını kabul etme konusunda sıkıntı yaşamayıp hemen kabul etmeleri serinin en güzel yanı. Henry'nin kendisi dahil gelecekteki tüm varislerin istediği kişiyle evlenebilecekleri yasayı yapabilmesi saçmaydı Nicholas ve Olivia çifti harcandı. Neyse ki Olivia hamile ve ikili fazlasıyla mutluydu.

Baskı: Asil Teklif (Royally 1)

Prens Nicholas, uluslararası üne sahip, anında fark edilen, günlük hareketleri bile sürekli manşetlere çıkan, istediğini yapmaya izninin olmadığı bir kraliyet ailesinden gelir. Aşırı duygusal olmak ona göre değildir, soğukkanlı olup daima ileri bakması öğretilmiştir. Son dakika planları yapamaz, her şeyin önceden planlanması gerektiğinden doğaçlama tadını çıkaramadığı bir lükstür. İnsanlar seksi hazretlerinin kendi leydisini bulup evlenmesini dört gözle beklerken onun yakın zamanda evlenmeye hiç niyeti yoktur. Büyükannesi ise tüm dünyanın dikkatini çekecek yüzyılın düğününü yapmasını ister. Babası annesini seçmiş onunda istediği gibi bir eş seçebilmesi, aşık olması için zaman vereceğine dair annesine söz vermiştir. Uzun süre beklediğinden artık beklemekten vazgeçmiştir. Ailesinin ve ülkesinin Nicholas'a ihtiyacı vardır. Büyükannesinin isteği ile yaz sonunda basın toplantısıyla nişanlısını açıklamak zorundadır. Evlenmek istemiyordur ama üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundadır. Tek bir işi vardır asil kanını bir sonraki nesle aktarmak, büyükannesinin yerine geçeceği gibi bir gün kendi yerine geçecek bir varis yaratıp ülkeyi yönetmektir. Beş ayı vardır ve bu beş ayı büyükannesinin verdiği uygun adaylar listesindekilerle geçirmek istemez. Eğlenceye düşkün kardeşini New York'tan getirmeye gider ve hayatı değişmeye başlar. Olivia New York'ludur. Turtalarının meşhur olduğu yerel kahve dükkanı vardır. Çok çalışır ve maddi sıkıntıları ile uğraştığı yoğun bir hayatı vardır. Yoğun kar yağışlı bir günde sesini duyar duymaz etkilendiği Nicholas ve arkadaşı dükkanına gelir. İlk görüşte etkilendiği ve doğru fiyata her şeyin ve herkesin satın alınabileceğini düşünen Nicholas geceyi kendisiyle geçirmesi karşılığında para teklif eder. Fazlasıyla açık sözlü olan Nicholas'dan etkilense de istediği öpücük yerine yüzüne turtayı yapıştırır ve ikili tanışmış olur. Nicholas gerçek kimliğini bilmeyen ve çok güzel bulduğu Olivia'dan fazlasıyla etkilenir. Sarhoşken söylediklerinden dolayı özür dilemek için tekrar dükkanına gider ve yıllar sonra bir kadını randevuya davet eder. Kendisini yanında tutmak için her şeyi yapmaya hazır olan kızlar varken Olivia onu kovar. Reddedilse de gitmeye devam eder ve sonunda ikna eder. İlişkileri başlar her şey yolundadır ama Nicholas evlenmek zorundadır. Yaz bittiğinde bitirecekleri bir ilişkiye başlarlar. Nicholas gitmek zorunda olduğundan yazı geçirmek için Olivia'ı saraya gelmeye ikna eder. Olivia Nicholas'ın kurallarla dolu, gazetecilerin peşinde olduğu hayatına uyum sağlamaya çalışır. Her şey güzelken tabi ki bu fazla uzun sürmez ve Nicholas'ın güvensizliği ayrılmalarına sebep olur. Olivia gittikten sonra Nicholas mahvolur. Olivia her şeyi olmuştur, onu sevmek hayata dönmesini sağlamıştır. Ruhunun arzuladığı şeyi ne ülke ne taht için daha fazla görmezden gelemez ve basın toplantısında bir gün kraliçeleri olacak kadının adını vermek yerine ya Olivia evleneceğini ya da hiçbir zaman evlenmeyeceğini duyurur. Kanun açık ve nettir tahta geçecek prens asil soydan gelen bir kadınla evlenmek zorundadır. Halk içinden biriyle evlenecek olsa bile o kadın Wessco'da doğmuş olmak zorundadır. Olivia bu iki kritere de uymaz. Bu yüzden Nicholas tahta geçme hakkından feragat eder ve kardeşine devreder. Olivia için bir krallıktan vazgeçer. Eğer Olivia yanındaysa bir krallığa ihtiyacı yoktu zaten tüm dünyaya sahipti. Olivia ve ailesi ile yürüttükleri restoran, dernek işleri dışında prens prenses, dük düşes oldukları bir hayata başlarlar. Bir prensin olması dışında farklı bir olay, konu yoktu. Kolay okunan, sıkmayan bir kitap.

Baskı: Akıncı (İskoç Muhafız Alayı, #8)

Rosalin'in dört yaşındayken anne babası ölünce ona on dört yaşındaki abisi Robert Clifford bakmıştır. Ona göz kulak olup, korumacı bir baba gibi davranan abisi, eşi ve çocukları tek ailesidir. Abisi kuzeydeki İskoç hainlerine karşı savaşır. İskoç asilerine karşı verilen savaşta önemli bir komutan ve İngiltere'deki en iyi şövalyelerdendir. Tehlikeli olduğunu söylemesine rağmen uzun süredir görmediği abisinin yanına gider. Abisi asi mahkumları hapsetmiştir. Bu asilerden birinden çok etkilenir. Onun görkemli cüssesi ve yakışıklılığı dışında hep kendinden zayıf adamları korumak için suçu ve cezayı üstlenen kibarlığından ve asaletinden de etkilenmiştir. İşleri tek başına yüklenen bu adamın efsanelere konu, ozanlara ilham olacağını düşünür. O zamana kadar gördüğü en güçlü ve korkutucu erkektir. Sarayda güzel Rosalin olarak anılsa da onu görene kadar hiçbir erkekle ilgilenmemiştir. Mahkumlara yardım etmek için her gece gizlice yemek götürür. Yakalanması büyük bir soruna yol açıp adam öldürülmek için kapatılınca kendisini suçlu hisseder. Öldürülmemesi için kaçmasına yardım eder ve adam bir öpücükle teşekkür edip bir gün yeniden buluşmalarını umarak gider. Robbie Boyd on yedi yaşındayken babası ahırda yakılınca İngiliz ihaneti ve adaletsizliği konusundaki ilk dersini o zaman almıştır. Sahip olduğu her şey üzerine buna son vereceğine yemin eder. Bedeli ne olursa olsun İskoçya'nın İngiliz derebeylerinden kurtulduğunu görecekti. Başka çocuklar babalarının kirişlere asılmış yanık bedenlerini görmeyecek, başka abiler kardeşlerine tecavüz edildiğini, erkek kardeşlerinin idam edildiğini duymayacak, başka çiftçilerin çiftlikleri yakılmayacaktı. On beş yıl daha savaşmak zorunda kalsa da tüm İngilizlerin İskoçya'dan kaçtığını, İskoç krallığının simgesi olan aslanın özgürce kükrediğini görmeden rahat etmeyecektir. Çocukluk arkadaşı William Wallece'ın yanında savaştığı ilk günden beri önemsediği tek şey özgürlük olmuştur. Başka hiçbir şey umurunda değildir. Robert Bruce'un özel muhafızlarındandır. Aynı zamanda kralın sınır bölgesindeki yetkilisidir. Hristiyan alemindeki en çok korkulan adamlardan birdir. Cüssesi ve namıyla bile herkesi titretir. Ama kontrolünü zorlayan iki şey vardır. Biri partneri Ejder diğeri altı yıl önce onu hapse atan, o zamandan beri sürekli önüne engeller çıkaran İngiliz şövalyesi kral Edward'ın İskoçya'nın yeni koruyucu olarak seçtiği derebeyi sör Robert Clifford'dı. Altı yıldır kendisinden kaçmayı başarmıştı. Bruce kanunsuz ve savaştan yıpranan sınır bölgesindeki huzuru sağlaması için onu görevlendirmiştir. Zaten Akıncı savaş ismi bu alandaki deneyimi nedeniyle verilmiştir. Kral İngiliz baronlarına diz çöktürmesi konusunda ona güvenir. Bruce'nin başarısından sonra İngiliz baronlar barış anlaşmasını yenilemiştir ama Clifford bu teklifi reddetmiştir. Partneri Seton ile krala ödenecek olan derebeylik vergilerini toplamakla görevlilerdir. Kral yiyecek ve para bulmak zorundaydı. Savaşın geleceği Robbie'ye bağlı olduğundan Clifford ile barışı sağlamaya, onun iş birliği yaptığını görmeye kararlıdır. Yaşadıklarından sonra İngilizlerden nefret eder. İngilizlere ait bir istisna vardır onu kurtaran koruyucu melekleridir. Yıllarca onun kim olduğunu bulmaya çalıştıktan sonra artık bunun bir hayal olduğundan şüphelenmeye başlamışken beklemediği gelişmeler olur. Bruce'un acımasız fedaisi, İngitere'de en nefret edilen, en korkulan adamlardan biri olan Robbie Boyd'u herkes bilirken Rosalin serbest bıraktığı adamın o olduğunu geç öğrenir. Yıllarca duyduğu korkunç hikayelerden sonra doğru şeyi yapıp yapmadığını hep sorgulamıştır. Artık önüne bakar. Yeğeni ile gittiği panayırda asilerin saldırısı olur ve yeğeni ile kaçırılırlar. Robbie Cliffor'un yaptığını yapıp İngiltere'nin önemli köylerinden birini alevler içinde bırakır. Adamları Clifford'un oğlunu yakalamıştır ve onu bırakmayan kadının başına çuval geçirip ikisini kaçırır. İngilizlere ait her şeyden nefret eden Robbie o kadar kadın hayranı varken kaçırdığı İngiliz kadından yüzünü görmeden etkilenir. Çok geçmeden Clifford'un güzelliği dillere destan kardeşini kaçırdığını öğrenir. Rosalin bu zamana kadar gördüğü en güzel canlılardan birdir. Nefes kesici, mükemmel bir İngiliz gülüdür. Fakat kendilerini mahvedip, topraklarını fethetmek ve onların boyun eğdiğini görmek için elinden geleni yapan adamın kardeşidir. Ondan etkilendiği için kendini ihanet etmiş gibi hisseder. Onun kendisini kurtaran kız olduğunu öğrenir. Rosalin ona borçlu olduğu için onları bırakmasını ister. Nihayet Clifford'a anlaşmayı kabul ettirip, parayı alacakları fırsatı bulmuşlardır. Fakat Rosalin borçlu olduğunu söylediği için gururu ile görev duygusu arasında savaşır. Ona borçluydu ve Robbie her zaman borçlarını öderdi bu yüzden sadece onu serbest bırakmak ister. Rosalin yeğenini bırakmak istemez ve ikilinin macerası başlar. Robbie hayatında ilk kez kıskançlık duygusunu hisseder, buna engel olamaz. Rosalin'e zarar vermeye kalkışacak herkesi öldürecek hale gelir. Rosalin de başkası ile evlenemez hala gelir çünkü Robbie'ye aşıktır. İkili büyük bir savaş verse de sonunda aşk galip gelir ve her şey yoluna girer.

Ebediyen
7/1019.08.2022

Baskı: Ebediyen

Abrielle Haçlı Seferleri'nin merhum Sakson kahramanının kızı ve kutsal topraklarda yıllar süren cesurca hizmetleri için itibar kazanmış bir Norman şövalyesinin üvey kızıdır. Kral tarafından saraya davet edilirler. Babası onurlandırılacak ve üvey babasına gösterilecek cömertlik Abrielle'a yüklü miktardaki çeyizle elde edilen çok istenen ama ender olarak kazanılan ülkedeki en iyiler arasından kendisine koca seçme şansı sağlayacaktır. Fakat umdukları gibi olmaz kral babasını onurlandırır ama üvey babası yıllarca süren hizmetine karşılık bir ödül alamaz. Durumları kötü haldedir, fakirleşmeye çok yakınlardır. Asıl endişelendikleri ise Abrielle'in evlilik için beklentilerini düşürmek zorunda kalacak olmasıdır. Güzelliği için onu kullanmak isteyen adamların kovaladığı bir duruma düşüp, hiç koca bulamayabileceğinden korkarlar. Abrielle erkeklerin kaderi tarafından hırpalanır bir hale gelir. Önce babası sonra nişanlısı evlenecekleri günden bir gün önce ölmüştür. Şimdi de üvey babası ile ilgili kralın kararları dünyasını sarsmıştır. Geleceğini kurmak için kendisine yardımcı olabilecek tek şeyi kocasını seçme hakkını elinden almışlardır. Etrafında dört dönen, saatlerce kapısında bekleyen adamlar zengin bir varis olamayacağı anlaşılınca bakmayı bile keserler yeni tanıştığı biri hariç. Abrielle güzelliğinden dolayı erkeklerin ilgisine alışkındır. Fakat sürekli kendisini izleyen Raven'in bakışları alışkın olmadığı bir yoğunlukla üzerindedir. Raven İskoç'tur. İskoçya kralı David'i temsilen ülkesi adına saraya elçi olarak gelmiştir. Tüm gece Abrielle'i izlemiştir. Bugüne kadar gördüğü en büyüleyici kadındır. Sadece görüp böyle tepki verdiği bir kadın hiç olmamıştır. Onunla tanışmadan önce hiçbir kadın Raven'ın kalbini yakalamaya onun ilk karşılaşmalarında olduğu kadar yaklaşamamıştır. Abrielle'i nişanlısı öldüğünden beri ona kafayı takan üvey kardeşi Desmond'un saldırısından kurtarır, korumak için kapısında nöbet tutar ve yolları ayrılır. Etkinlikten bir ay sonra Desmond evlenmek için Abrielle'a talip olur. Ailesini yoksulluktan kurtarmak için tek şansı evlilik olduğundan Abrielle ailesi için evliliği kabul eder. Düğüne üç gün kala nişanlısının mülküne Raven gelir. Desmond Abrielle ile evleneceği için gösteriş yapmak amacıyla davet etmiştir. Raven Abrielle'i tekrar görmek için daha kötüsüne bile katlanmaya hazır olduğundan gelmiştir. Abrielle'i unutamamış, ona sahip olmak için hissettiği arzuyu yok sayamamıştır. Abrielle gözünde güzelliği her ölçütün ötesinde olan zarif bir çiçektir. Söz konusu Abrielle olduğunda zayıflaşır. Onu ilk gördüğü an güzelliğiyle büyülenmiştir. Güzelliği bir adamı mantığını kaybettirecek kadar kör edip ruhunu sonsuza dek çalan türden olsa da onun cesaretini görünce daha çok etkilemiştir. Gerçek güzelliği kalbine damga vurur ve bir daha başkasının olmayacağını anlar. Fakat yüreğinin derinliklerine dokunan tek kadının başka bir adamla evlenmesini izlemek zorunda kalacaktır. Raven'ı görmek Abrielle'nin bastırmaya çalıştığı iyi bir adam ile kendine ait bir aileyle mutlu bir hayata dair düşüncelerinin yüzeye çıkmasına neden olur. Artık hayatında düşlere, romantik fikirlere yer olmasa da gözlerini Raven'den alamaz. Onun kendisine zengin çeyizi olan bir eş aradığını kendi şartlarında ki bir kadınla gönül eğlendireceğine inanır. Desmond Raven'den intikam alma planı istediği gibi gitmeyince saldırıya uğramalarını sağlar. Aralarında bir savaş başlar ve Abrielle'nin tek korkusu Raven'ın zarar görecek olmasıdır. Tüm isteksizliğine rağmen Abrielle evlenir ve düğün gecesinde kocasından kaçarken yardımına Raven gelir. Kocası üvey kardeşini iterek öldürdüğü yerde düşer ve ölür. Böylece Abrielle artık gelin değil duldur. Abrielle'nin dul kalmasıyla servet peşinde olan adamlar peşinde gezmeye başlar. Evlenerek üsteleneceği sorumluluklara layık bir adam bulmak zorundadır. Raven'de onu ilk gördüğü andan beri kendine almak için yanıp tutuşmuştur. Abrielle onun nişanlanmadan önce parasızken adım atmadığı için onunda paranın cazibesine kapılan adamlar gibi olduğunu düşünür, güvenemez. Kendisine uygun bir aday olmadığını düşünse de ona bakmadan duramaz. Raven'in ise ona sahip olma isteği daha fazla artar. Abrielle'i kazanma savaşı hayatının en şiddetli mücadelesi olabilirdi ama bedeli ne olursa olsun onu kazanmaya kararlıdır. Bu yüzden her daim yanında olur, yardımına koşar, iki kez kaçırıldığında onu kurtarır. Kocasının yeğeni miras için Abrielle ile evlenmeye kararlı olduğundan rahat durmaz ve Raven onu kurtardığında üşüdüğü için yanında yatınca sabah o halde yakalanırlar. Dedikodular çıkar ve Abrielle'nin başka şansı kalmaz itibarını korumak için evlenir. Raven Abrielle'nin servetini istemez, ona paçavralar içinde gelse de Abrielle'i aynı şekilde isterdi. Fakat Abrielle'nin çeyizini reddettiğini bilmesini istemez, ne tür bir adam olduğunu kendisinin fark edip, güvenmesini ister. Onu ruhen de kazanmaya kararlıdır. Abrielle ise kocasına aşık olmayı şiddetle reddederken onun servetine önem vermediğini, onu ve halkını koruyup terk etmediğini görünce savaşı sevgileri sayesinde atlatırlar. Raven sabırlı, cesur, ne istediğini bilen bir karakterdi ama Abrielle ne istediğini bildiğini sanan ama hiçbir şey bilmeyen, sabır zorlayan bir karakterdi. Raven'ı gereksiz reddetmesi, bitmeyen ve hep kaçıran talipleri sıkıcı olmaya başladı. Kısa bir kitap ama bir süre sonra yazar gereksiz yere uzatmış diyebileceğim kadar sıkıcı olmaya başladı kitap. İkili neredeyse yok gibi. Yazarın en sıkıcı kitabı olabilir.

Cesur Gardiyan
7/1019.08.2022

Baskı: Cesur Gardiyan

Yüzbaşı James Trevillion dikkat etmesi gereken saf ablasını gözden kaçırınca tecavüz eden adamı neredeyse öldürecek kadar dövmüştür. Adamın babası sulh hakimi olduğundan tutuklama kararı çıkarmışlardır. James'de babasının zoru ile şehirden kaçıp süvariler birliğine katılmıştır. On iki yıl emrindeki adamları yönetip zorlu görevlerde çalışmıştır. Peşine düştüğü haydut atını vurunca atı üzerine düşmüş ve bacağı sakatlanmıştır. Wakefield Dükü onu kurtarmıştır. Şimdi ise dükün gözleri görmeyen kardeşi Leydi Phoebe'nin korumalığını yapar. Phoebe doğuştan kör değildir. On iki yaşına kadar görüşü gayat normal olmuştur. Günün birinde görüşü bulanıklaşmaya başlamıştır. Şimdi ise tamamen kördür. Abisi dünyanın her yerinden doktorlar getirmiştir. Her tedavide bu kez olur diye umutlanmış, sadece birazcık görmeye bile razı olup yalvarmıştır ama birazcık bile olmamıştır. Bütün manzaralardan mahrumdur. Bu yüzden abisi onu korumak için tehlikeli olduğunu düşündüğü hiçbir yere göndermez, sürekli kontrol altındadır. Aniden kaçırmaya çalışanlar ortaya çıkınca daha fazla korumacı olur. Phoebe artık bu duruma dayanamaz. Her hareketi önceden planlanmadan, engellenmeden yapma hakkı ister. Artık nefes alamaz hale gelmiştir. Gitmek istediği yere gidebilmek, kur yapan bir beyefendiyle tanışmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak ister. Saldırılar devam eder ve James Phoebe'i korumak için yeterli olmadığını düşünerek onun tüm ısrarlarına rağmen istifa eder. James Phoebe için önce yoldaş, dost olur. Hem özgür olmak hem de James'ın hayatına geri dönmesini ister. Gardiyanıyla özgür olmasına imkan yoktur ve onsuzda mutlu olması mümkün değildir. Bir evlenme teklifi alır ama kabul etmez. Çünkü o James değildir. Hayatında ona ihtiyacı olduğunu o olmadan bir yanının hep eksik kalacağını anlar. Tekrar kaçırılınca James kaçıranlar bulununcaya kadar emniyette olacağı konusunda kimseye güvenmeyeceğinden Phoebe'i abisinin bile bilmediği bir yere ailesinin evine götürür ve böylece ikili yalnız vakit geçirmeye başlar. James Phoebe'i mutlu etmek ister. Ona hayatında ki her şeyden daha çok değer verir, onun için cinayet işlemeye ölmeye hazırdır. Hayatının anlamı haline gelir. Farklı sosyal mevkilerde olmaları, aralarında yaş farkı olması önemini kaybeder. Kalbi aklına baskın çıkar. Phoebe'i dünyasından kaybederse güneş de gökyüzünden kaybolacakmış gibi hisseder. Onsuz nasıl yaşayacağını bilemez. Onu sever ve sonsuza dek sevecektir. Kaçırılmalar, kaçırılmanın arkasındaki kişi derken kitap biter ve ikili için artık yalnızlık yoktur. Kitaptan daha büyük beklentim vardı ama umduğum gibi olmadı. Montgomery dükünü merakla bekliyorum.

Baskı: Aşkın Kuralsız Hali (The McCarthys of Gansett Island #7)

Tiffany harika bir eş olmuş yemek temizlik gibi ev işlerini halletmesinin yanında kocası Jim hukuk fakültesinde okurken çalışmış ikisine birden bakmıştır. Yaptıklarından sonra kocası evlerinde sadece yataklarını bırakıp her şeylerini almıştır. Neden bittiğini bilmediği evliliğini kurtarmak için uğraştıktan sonra artık yoluna devam etmeye karar vermiştir. Boşanma süreci çok uzamıştır ve bir an önce boşanmak için sabırsızlanır. Boş evine yeni eşyalar almaktansa tüm parasını yeni açacağı erotik giyim ve oyuncaklar satacağı mağazasına harcamıştır. Aylarını mağazasının her detayı ile uğraşarak geçirmiştir. Mağazası yeni bir hayata başlamak için attığı ilk adımdır ve bu yeni hayata başlamak için sabırsızlanır. Fakat daha açılışı yapamadan mağazasını kaldıramayan adalılardan tepki alır. Ne pahasına olursa olsun işini yapmaya kararlı olduğundan sattığı kostümlerden giyerek mağazası ile ilgilenmeye, reklam yapmaya başlar. Giydiği kostüm ilgi çekip kazaya sebep olunca karşısında polis Blanie'yi bulur. Evliliğini kurtarmak için son girişimi rezil olup tutuklanması ile sonuçlanmıştı. Yardımına yetişen Blaine ile geçirdiği kısa andan sonra kocası ile geçirdiği yıllarda çok fazla şey kaçırdığını anlamıştır. Kocası ile bağlarını keser kesmez kendisini aramasını söyleyen Blaine'i arayamadan boşandığı gece Blaine gelir ve beklentisiz ilişkileri başlar. Blaine aylardır Tiffany'yi aklından çıkaramamıştır. Onu ilk gördüğünde beğenmiş, evli olduğunu öğrendiğinde öleceğini sanmıştır. Evliliğinin sallantıda olduğunu duyunca umutlanmış ve uzun süre boşanmasını beklemiştir. Kostümleri giymesini kıskanır, onu kimsenin görmesini istemez. Daha önce yaşadığı ilişkilerde ki felaketten sonra ilişkilerinde çok ileri gitmemek için elinden geleni yaparken Tiffany ile kendi kendine koyduğu kuralları yerle bir eder. Bunun basit bir ilişki olduğunu, onun problemlerin çözmek zorunda olmadığını, onun yüzünden kendini kaybetmek zorunda olmadığını kendine hatırlatsa da birden kendini onun boş evine eşya alıp, hastalanınca bakıp, onunla ve kızı ile ilgilenirken bulur. Tiffany kendisini kullanıp, kalbini kırıp giden kadınlardan farklıdır. Ondan koparabileceklerinin peşinde değildir. Tiffany'yi mutlu etmek, onu geçmişinde ki gibi hayal kırıklığına uğratmamak, onu ve kızını korumak, hep yakın olmak ister. Çok geçmeden Tiffany sert köşelerini törpüler ve ona yeniden umut etmek için sebep verir. Aşkla işinin bittiğine yemin etmişken bir anda kendini sırılsıklam aşık bulur. Tiffany önce Jim ile olan esareti yeni bitmişken ihtiyacı olan son şeyin başka karmaşık bir ilişki olduğunu düşünür. Fakat kimse ile Blaine olduğu gibi uyumlu hissetmemiştir. Blaine ona tekrar mutlu hissetmenin mümkün olduğunu gösterir. Onun güvenli limanı olur. Buna değmeyeceğini düşünüp, babası kocası gibi terk edeceğinden korkarken Blaine olmak istediği yerde olduğuna ve kimsenin umurunda olmadığına onu ikna eder. Yeni işinde çıkan sıkıntılar, kocasının çıkardığı problemler, Blaine'nin annesinin oğlu geçmişte yaşadıklarının aynısını yaşar diye Tiffany'ye tepkili olması derken her şeyin üstesinden birlikte gelmeyi başarırlar. Kocasının ayrılması Tiffany'nin başına gelen en iyi şey olur. Gerçek bir ilişkinin neye benzediğini keşfetme şansı verir ve neler kaçırdığını görür. Yine kolay okunan, karma bir kitaptı. Kadın karakterin işinden dolayı herhalde yazar önce ki kitaplara göre daha fazla açılmıştı. Tabi ki diğer karakterlerde bol bol var. Evan stüdyo işleri ile uğraşır ve Grace ile ilişkileri dolu dizgin devam eder. Kara özgüvenli, istediği her şeyi alan ve kardeşi için kendisini bırakan eski avukat sevgilisine çok benzeyen Dan'i sürekli reddedip böyle birine bir daha kapılmayacağını söylese de sürekli bir bahane bulup etrafında dolanan Dan'i daha fazla reddedemez. Düğününe iki gün kala en yakın arkadaşı ile nişanlısını yakalayan Dan yaşadıklarından sonra görüştüğü kadınlardan tamamen farklı olan Kara'dan etkilenmeden yapamaz ve yeni bir çift daha başlar. Seamus deli gibi aşık olduğu Carolina için işini bırakıp gitmeye hazırken sonunda sevdiği kadını ikna eder. Maddie'nin arkadaşı Daisy sürekli affettiği sevgilisinden yine dayak yer ve hastanelik olunca onunla Janey'in eski nişanlısı David ilgilenir. Stephanie hayallerinde ki restoranı açar. Grant ile ilişkileri tüm hızıyla devam eder. Maddie babası annesinden boşansın diye babası ile görüşmeyi kabul eder ve Mac her daim yanınadır. Blaine'nin eğittiği polis Wyatt Tiffany'nin yanında çalışan Tiffany'nin görünümünü değiştirmesinde yardım ettiği Patty ile yakınlaşır. Laura oteli açar ve nişanlısı Owen ile her şey yolundadır. Owen'in ordu komutanı babasından yine şiddet görüp gelen annesi Sarah Stephanie'nin üvey babası Charlie ile yeni bir başlangıç yapar.

Baskı: Aşka Düşünce (The McCarthys of Gansett Island #2)

Janey haftalarca, aylarca ayrı kaldığı stajyer doktor nişanlısına yıl dönümlerinde sürpriz yapmak için evine gider fakat nişanlısını alması için yardım ettiği yatakta başka bir kadınla yakalar. On üç yıldır birlikte olduğu nişanlısına destek olmak, daha fazla ilgi isteyerek strese sokmamak istemiştir. Onun bütün mazeretlerini kabullenmiş, ikisi birden okursa kredilerin zorlayacağını söylediği için en iyi veterinerlik okuluna gidebilecek notlara sahip olduğu halde adadaki veterinerin muayenesinde teknisyen olarak çalışmaya razı olmuştur. Tüm fedakarlıklarına rağmen gördüklerinden sonra yıkılmış bir haldeyken arabası da bozulunca Joe'i arar. Joe Gansett Adası feribot şirketinin sahibi ve kaptanıdır. En iyi arkadaşı Mac'in kız kardeşi Janey'e yılardır aşıktır. Onu hep istemiş, aldığı nefesten daha fazla istemiştir. Janey'in kendisine ihtiyacı vardır bu sözleri ondan duyabilmeyi uzun bir zaman hayal etmiştir. Hemen yardımına koştuğu Janey'in kendini toplayana kadar evinde kalmasını ister. Janey'in çevresinde olmak bile acı verirken evinde, yanında olmasının hata olduğunu bilse de dayanamaz. Asla birlikte olamayacağı bir kadını severek hayatının yarısını geçirmiştir. Şimdi yanındadır ve bu kadarı bile yeterlidir. Uzun zaman önce Janey'in kalbinin parçası olduğunu kabullenmiştir. Hayatta en çok sahip olmak istediği kişi şimdi yanındadır ve kendisinden uzak duramaz. Janey Joe'nun ilgisinin arkadaşının kız kardeşine duyduğu ilginin ötesinde olduğundan şüphelenmiş, son birkaç yıldır bir araya geldiklerinde hissettiği titreşimlerin derinine inmeye gerek duymamış, her sadık nişanlının yapacağı gibi durumu yok saymıştır. Fakat Joe ile kalınca çekime karşı koyamaz. Kısa bir süre kendilerini dünyadan soyutlarlar. Janey daha önce hiç hissetmediklerini hisseder daha fazlası için hazır olmasa da on üç yılını yanlış adama harcadığını anlaması için Joe ile iki gün geçirmesi yeter. Joe'nin daha önce birçok ilişkisi olsa da hiçbiri önemli olmamış, Janey'den başkasını gözü görmemiştir, sadece onu ister. Yıllarca umarak, dileyerek bekledikten sonra hayalleri gerçek olur. Ufak pürüzler olsa da ikili halletmenin yolunu bulur. Joe'nin hayattta en çok istediği, ihtiyaç duyduğu, dünyadaki her şeyden daha çok ve daima seveceği kadın artık yanındadır. Janey ile birlikte olmak için dünyanın her yerine gitmeye hazırdır. Janey ise nihayet hayallerini gerçekleştirmeye karar verir ve Joe olmadan bir hayat düşünemez hale gelir. Akıcı, kolay okunan, güzel bir kitaptı. Joe harika bir erkek yazarın erkek karakterleri ve aşkları okunmaya değer. Bu kitapta evlenen Mac ve Maddie ikilisi de bol bol var.

Baskı: Bir Aşk Çarpıntısı (The McCarthys of Gansett Island #1)

Maddie erken yaşta gelişen fiziği ve gösterişli göğüsleri sayesinde erkeklerin hep ilgisini çekmiştir. Lisedeyken birini reddettiği içinde iftiraya uğramış ve Maddie'nin kendisi ve tüm arkadaşları ile birlikte olduğunu söyleyince adı motor Maddie diye anılmaya başlamıştır. Beş yaşındayken babası onları terk etmiş annesi ise karşılıksız çek yazmaktan hapse girmiştir. Kat hizmetlisi olarak çalıştığı otelde kalan ve yazar olan bir misafirle tanışmıştır. Tüm kasaba onu sürtük olarak tanısa da bu ilk ilişkisi olmuştur. Bir mesajla bırakılınca oğlunu alacağı korkusu ile hamile olduğunu söylememiştir. Dokuz aylık oğlunun bakımı ve yoğun işlerinden sonra günlerini bitkin düşerek bitirir. İşe yetişmeye çalıştığı bir gün bir kaza geçirir ve tüm hayatı değişir. Mac McCarthy mühendistir. Ortakları ile Miami'de ofis kiralamak isteyenler için yeni mekanlar düzenlerler. Yetersiz uyku, aşırı çalışma ve stresten sonra panik atak geçirmiştir. Doktor toparlanması için en az bir ay işten uzak durmasını söylemiştir. Bir süre işe ara vermek için doğduğu adaya gider. On sekiz yaşındayken üniversiteye gitmek için ayrıldığından beri ara sıra kısa süreliğine ailesini ziyaret etmek dışında adaya hiç gelmemiştir. Adanın görüntüsü bile onu hapsolmuş hissettirir. Gider gitmez bir kaza olur ve önüne çıktığı bisikletiyle ezilmek üzere olan Maddie'ye yardım eder. Görür görmez onun gözlerinden etkilenir ve Maddie'de yıllar sonra lisede beğendiği Mac'i yine aynı gösterişiyle karşısında bulur. Aynı zamanda patronunun oğlu olan Mac kazadan kendisini sorumlu tuttuğu için Maddie'nin yarası ile ilgilenir, onu evine götürür ve iyileşene kadar oğluna bakıp, kovulmaktan korktuğu için işini yapmaya karar verir. Mac kadınlar tarafından oldukça beğenilirken kendisinden kurtulmaya bu kadar meraklı bir kadınla hiç karşılaşmamıştır. Maddie'nin neye ihtiyacı olursa halletmek ister, üzülmesini istemez. Gözlerini ondan alamaz, aralarında büyük bir çekim olur ve hayatında hiç öyle güçlü bir çekim hissetmemiştir. Hiçbir kadına karşı hissetmediği duyguları hisseder. İlk kez karşısında her şeye ihtiyacı olan ama hiçbir şey istemeyen bir kadın çıkmıştır. Onun için bir şeyler yapmak ister. Maddie ile ilgili söylenenlere inanmaz. Maddie kendisi ile adı çıkarsa kasabada hakkında iyi şeyler söylenmeyeceğini söylese de umursamaz. Hayatı boyunca insanların hakkında ne söylediği umurunda olmamıştır ve umursayacak değildir. Maddie'ye kapılmıştır yirmi dört saat dolmadan aşık olmuştur ve ona karşı koyamaz. Maddie ile olabilmek için her şeyi göze almaya hazırdır. Ona farklı olduğunu, kendisine güvenebileceğini gösterecektir, fikrini değiştirmeye kararlıdır. Maddie hayatının büyük bir kısmını McCarthylere imrenip aynı zamanda onlardan nefret ederek geçirmiştir. Mac'in annesi karşılıksız çek verdiği için annesini ihbar etmiştir. Kardeşi Evan ise kendisi ile ilgili dedikoduyu çıkaran çocuğun arkadaşıdır ve gerçekleri bilmesine rağmen sessiz kalmıştır. Yaşadıklarından sonra bir McCarthy'den etkilenmesine şaşırır. Mac'ın diğer erkeklerin peşinde olduğu şeyin peşinde olduğunu, kendisi gibi birini asla umursamayacağını düşünür. En son bir erkeğin vaatlerine kandığında kendisini yalnız bir anne olarak bulmuştur. Mac'ın diğerlerinden farklı olmadığına, ilgisinin gerçek olmadığına, istediğini aldığında yoluna bakacağına, onu unutup hayatına döneceğine inanır. Sevdiği her erkek onu yüzüstü bırakmıştır ve Mac'in de farklı olmayacağını düşünür. Ona kendini kaptıran kadınlardan olmamaya, kalbini bir erkek için riske atmamaya kararlıyken Mac'in neşesi, iyimser kişiliği, oğluyla ilgilenişinden sonra sert kalamaz. Daha önce hiç Mac kadar düşünceli, şefkatli, samimi bir erkek tanımamıştır. Daha tanıştıkları ilk günden tüm hayatı boyunca yaptığından daha fazla gülümser ve çok fazla karşı koyamaz. Kaza ikilinin başına gelen en güzel şey olur. İkili hemen aşık olsa da ufak pürüzler tabi ki olur. Mac'in annesi oğlunun adı çıkmış biri ile olmasını istemez, kafasında oğlu için uygun gördüğü bir aday vardır. Dört oğlu vardır ve hiçbirinin aile kurmak gibi bir niyeti yoktur. Onların aşkı kaçırmasını istemez ve ipleri gözde oğluna bırakmak istemez. Maddie'nin ailesi de ilişkileri için hemen onay vermez. Minik pürüzlere rağmen ikili mutlu olmanın yolunu bulur. Farklı olmasa da güzel, akıcı, ikilinin harika olduğu bir kitaptı. Mac harika biriydi yaptıkları, hemen aşık oluşu okunmaya değer.

Hiç Umudum Yokken
10/1028.06.2022

Baskı: Hiç Umudum Yokken

Gabriel MacBain hem kendi destekçilerinin hem de kendisine sığınan MacLaurin klanının lordudur. Uzun, iri, güçlü, acımasız görünüşlü bir savaşçıdır. İngiliz Baron Nicolas ile savaşta birbirlerine destek olmuştur. Toprakları artık Nicholas'ın kız kardeşine aittir. Nicholas oraya Gabriel istese de istemese de akraba olmak için gelmiştir. Gabriel'den kız kardeşi ile evlenmesini ister. Evlenmese kral John kardeşini kötü olan bir baron ile evlendirecektir. Bu baron ile evlenirse baron sürekli oraya adamlarını gönderecek ve MacBain İngiltere ile sürekli savaş halinde olacaktır. Topraklara saldırılmış neredeyse her yer yok edilmiştir. Nicholas'ın kardeşi Johanna ile evlenirse topraklar yasal olarak Gabriel'in olacak kralda onu rahat bırakacaktır. Kralın gözü Johanna'nın üzerindedir. Özel odada, misafirsiz, günlerini korku içinde geçirmesini sağlar. Bu yüzden Nicholas kardeşinin İngiltere'den uzaklaşmasını ister. Gabriel ile evlenmesi de tek çaresidir. Kralda Johanna'nın İngiltere'den gitmesini ister bu yüzden evliliğe heveslidir. Ayrıca Johanna bir sır biliyordur ve Kral John geçmişteki günahlarının yakasına yapışmasını istemez. Gabriel ise kendisine ait olanı ister. Topraklarını geri almak için cadaloz, inatçı bir kadınla bile evlenmesi gerekiyorsa yapacaktır. Annesi babasının kim olduğunu bilmese de kendisinin olduğunu düşündüğünü söylediği için sahiplendiği bir oğlu vardır bu yüzden kısır olduğunu düşündükleri Johanna ile evlenmeyi kabul eder. Leydi Johanna genç, güzel bir kadındır ve genç yaşta dul kalmıştır. İri, yakışıklı savaşçıyı ve devasa köpeğini görünce evlenmeyeceğini söylese de ikna edilir ve çok geçmeden evlenirler. Gabriel'in de eski kocası gibi bir canavar olmasından korkar. Eski kocası yavaş ve sinsice karakterine saldırmış, içindeki ışığı tüketmiştir. Mücadele edince de dayaklara başlamıştır. Fakat güçlü bir kadındır ve yoluna çıkan her şeyle mücadele etmeye hazırdır. Yeni evinde ilk kocasının yok ettiklerinden dolayı kendisine karşı olan birçok kişi olsa da yıllar sonra ilk kez korkusuz yaşamaya başlar. Kocası onu güvende tutmak için sürekli emirler verip, bir şey yapmasına izin vermez ve sürekli dinlenmesini ister. Peşinde hep bir adamla gezdiği günlere alışmaya, huzur dolu günler geçirmeye başlar. Narin, çekingen, korkak kadın çok yol alır ve kendini güvende hissetmeye, kendine güvenmeye başlar. Eskiden kasvetli, mutsuz olan hayatı değişir. Gabriel hayatına girince mutluluğun ne olduğunu öğrenir ve kocasına aşık olur. Gabriel'de karısı hayatına girince düşünceli davranmaya başlar, kalkanlarını unutur. Hayatının aşkını bulur geçmişte hayalini kurduğu aileye sahiptir artık. MacLaurinler ve MacBainler huzur içinde yaşamayı öğrenemez. Onlar ile ilgili problemleri çözmüşken yeni problemler ortaya çıkar. Kral John'un abisi oğlu Arthur doğmadan ölmüştür ve birçok baron Arthur'un kral olması gerektiğine inanır. Arthur öldürülmüştür ve Johanna'nın bu konuda bildikleri sıkıntıya sebep olur. Tüm bunlar yetmezmiş gibi Johanna'nın ilk kocası ölmemiştir. Çıkan tüm karışıklıklara rağmen ikili mutlu sona kavuşur. Yazarı okumayı çok özlemişim. Yazarın yine harika bir kitabı daha. Johanna harikaydı yaptıklarını, maceralarını keyifle okudum.

Baskı: Bir Buket Aşk (Blossom Street Serisi 10)

Lauren Elliot hayatındaki en can sıkıcı haberi almıştır. Kız kardeşi hamiledir. Kardeşini seviyordur ama onu sıkan kendisi otuz dört yaşındadır ve hala evli değildir. Kardeşi ile aralarında her zaman rekabetçi, dostça bir ilişki olmuştur. Daha rahat ve geniş olan Lauren'in büyük kariyer hedefleri olmamıştır. Üniversiteden ayrılmış bir takım işlerde çalışmıştır. Satış konusunda iyi olduğundan bu alana yönelmiştir. Uzmanlık alanının nişan ve evlilik yüzüklerinin olduğu takı işindedir. Kardeşi ise büyük bir yazılım şirketinde program tasarımcısı olarak çalışır. Üniversite aşkıyla evlenmiştir ve mükemmel bir hayatı vardır. Lauren bir yıl önce popüler bir yerel televizyon kanalının haber spikeri olan sevgilisi Todd ile ilişkileri hakkında konuşmuştur. Todd evliliklerinin kesinlikle geleceklerinin bir parçası olduğuna dair güvence vermiş sadece maddi durumu bunu yapmaya yeterli olmadığından biraz sabretmesini, zamana bırakmasını istemiştir. Lauren bunu kabul etmiştir ama artık sabrı tükenmiştir. Gerçeği artık kabul eder eğer Todd karısı olmasını isteseydi çoktan parmağına bir yüzük olurdu. Todd gibi ilişkilerinden bazı bakımdan memnundur. Todd eğlenceli ve popülerdir. Onunla olmaktan keyif alır, çok iyi anlaşırlar. Todd işi nedeniyle tanınır Lauren'de sık sık onunla yüksek profilli sosyal etkinliklere katıır, şehrin seçkin isimleriyle samimi olurdu bu yakınlıkların işine de katkısı olmuştur. Fakat Todd kariyeri ile çok meşguldür. Bir sunuculuk pozisyonunu gözüne kestirmiş, dikkatinin büyük kısmını kariyerine odaklamıştır. Todd'un bir nişan yüzüğü vermesini beklemeye son vermiştir. Zaten ilişkileri sığ bir hal almıştır. Kardeşi hamiledir ve kendisinden sadece iki yaş büyük olan yakın arkadaşı büyükanne olacaktır. Bu yüzden Todd ile ayrılmaya karar verir. Bir erkekte kendisi için nelerin önemli olduğuna dair bir liste yapar. Hep istediğinin Todd gibi yakışıklı, dışa dönük, hırslı biri olduğunu düşünmüştür. Fakat karakter daha önemlidir. Sağlam, onurlu, ayakları yere basan, iyi mizah anlayışı olan bir adam koca ve çocuklar ister. Todd ayrılmayı hemen kabul etmez. Lauren başına gelen en iyi şeydir ve mücadele etmeden onu bırakmaya niyeti yoktur. Lauren'in çalıştığı dükkanın sahibi olan Elisa'nın üniversitede olan on dokuz yaşındaki kızı kendisinden üç yaş büyük son sınıf öğrencisi sevgilisinden hamiledir. Evlenmek ister fakat Elisa hamileliğin kızının hayatını mahvedeceğini düşünür. Tarih tekerrür ediyordur. On dokuz yaşındayken oda hamile kalmış kocası Garry ile evlenmişlerdir. Sonra ikizleri olmuştur. Kızının hamileliğini de evliliğini de onaylamaz. Bethanne bir yıldır evlidir. İkinci kez aşkı bulmuştur. İlk kocası yirmi yıllık evliliklerinden sonra onu terk etmiştir. Kendisini baştan yaratmış, ayakları üstünde durup işini kurmuştur. Beklemediği bir anda ise tekrar aşkı bulmuştur. Parti şirketi vardır ve Seattle'da yaşarken kocası Max şarap dağıtım işinin bulunduğu Kaliforniya'da yaşar. Bu yüzden ikili sürekli birbirinin yanına gidip gelir ama artık bu durum aralarında probleme neden olur. Max Bethanne'nin eski kocasının sürekli etrafında olmasından rahatsız olur ve yanına taşınmasını ister. İkili taşınma konusunda büyük bir ikileme girer. Bethanne bir yandan da çok mutlu olduğu bir olay yaşar büyükanne olacaktır. Bu yüzden Lydia'nın Bir Yumak Mutluluk dükkanına gider torunu için bebek battaniyesi örmek istiyordur. Lauren'de Lydia'nın dükkanın önünden geçerken vitrinde bebek battaniyesi görür ve kardeşi için örmesi gerektiğini düşünür. Dükkandayken Max ile gelen kaslı, uzun saçlı, deri yelekli arkadaşı Rooster dikkatini çeker. Todd'un tam tersidir tipi değildir ama dikkatini çeker. Lauren'de Rooster'in ilgisini çeker. Fransız Kafede otururken yine geç kalan Todd'u bekleyen Lauren'in yanına gider. Lauren daha fazla beklemek istemediği için Rooster'i yemeğe davet eder. Rooster Lauren'den çok hoşlanır onu düşünmeden duramaz fakat Tood'un sözlerinden sonra onun kendisini Tood'u kıskandırmak için kullandığını düşünür. Çevresindekilerin sözleri minik bir probleme neden olsa da ikili birbirinden hemen ayrılamaz. Lauren Rooster ile kendini canlı, mutlu hisseder. Bir erkekte istediği özelliklerin listesini hazırlarken sanki detayları Rooster'a göre düzenlemiştir. Bir erkeğe bu kadar hızlı ve şiddetli çekilmemiştir. Rooster içinde durum aynıdır. Yıllardır Lauren'i bekliyordur. Lydia ise evlatlık kızının yaşadığı problemler ile uğraşırken içinde ör beni yazısının olduğu örgü sepetleri çeşitli yerlere dağıtılıyordur. Atkı örüldüğü zaman evsizlerin barınağına, ya da Lydia'nın dükkanına teslim edilecektir. Yünler Lydia'nın dükkanından alınmıştır. Kimin başlattığını bilmedikleri bu harika kampanya hayatlarında güzel değişikliklere sebep olur ve yavaş yavaş her şey yoluna girer. Yine kadınların Bir Yumak Mutlulukta toplandığı örgü sayesinde hayatlarında yeni bir döneme girdikleri güzel bir kitap.

Baskı: Tehlikeli Düşler (The Bareknuckle Bastards, #3)

Grace annesi ile evli dükün çocuğu olmadığı halde Marwick Dükalığı'nın varisi Robert Matthew Carrick olarak vaftiz edilmiştir. Dük hizmetkarlarla, rahiplere sessiz kalmaları belgelerde değişiklik yapmaları için ödeme yapmıştır. Grace kırsala sıkışmış, konuşmasına izin verilmemiş, neredeyse görünmez olmuştur. Dük Grace ile doğan piç üç oğlundan biriyle onu değiştirmeyi planlamıştır. Grace yalnız geçirdiği yıllardan sonra nihayet kendisini anlayan üç kişi Devil,Whit ve Ewan hayatına girmiştir. Aralarından Ewan onun için farklı olmuştur. Ewan şimdiye kadar gördüğü en güzel şeydir. Dünyada onun gülüşü gibi hiçbir şey yoktur. Dükün entrikaları, eziyetleri arasında vakit geçirip Grace'e görmediği hayatı anlatmış, vakit geçirmişlerdir. Rekabet içinde yaşarlarken kardeşler bir anlaşma yapmıştır. Kim kazanırsa diğerlerini güvende tutacak, babalarının istediği varisi ona vermeyeceklerdir. Fakat Ewan sözünden dönmüş ve Grace'i öldürmeden Devil araya girmiş yüzündeki yarayı almıştır. Yaralı kardeşler Grace, Devil ve Whit o gece evden ayrılmıştır. Londra'ya gelince çok çalışmışlardır. Grace'nin dövüş yeteneği keşfedilmiş Covent Garden'de efsane olmuştur. İki kardeşi de ona eşilik etmiş Çıplak Yumruklu Piçler olarak o yumrukların üzerinden para kazanarak bir imparatorluk kurmuşlardır. Grace mükemmel iş kadını, siyaset simsarı, Londra'nın en imrenilen istihbarat ağlarından birinin lideridir. Kraliçe Dahlia olarak kalesini inşa etmiştir. Londra'da kadınların gittiği sosyetik kulübün sahibidir. Kulüp üyelerin zevkine göre hizmet sunar. Kadınlar kulüpte saygın hayallerinden sıyrılıp, farklı isim ve kişiliklerle farklı bir dünyaya geçiş yapardı. Hayat kadınlara hiç adil davranmıyordu ve kulüp bunu değiştirmek, kadınların hayallerine erişmesi için inşa edilmişti. Kardeşleri ile hayatlarını yoluna koymuşken Ewan ortaya çıkar ve rahat durmaz. Önceki kitapta rıhtımda patlama yapmış, yük dolu ambarlarını, gemilerini kaybetmelerine, adamlarının ve Whit'in karısı Hattie'nin yaralanmasına sebep olmuştu. Bu patlamada Ewan'da yaralanır ve Grace onu bulup iyileştirir. Ona hak ettiği cezayı vermek ister. Yirmi yıldır onsuz yaşamayı öğrenmiştir. Fakat Ewan'ı görünce işler değişir. Ewan genelevde doğmuş annesi ile orada yaşamıştır. Hasta annesine yardım etmek için her şeye hazırken dük ortaya çıkmıştır. Dük onu genelev batağından çıkarıp para, güvenlik, unvan, annesi için yeni bir şans sunarak gelmiştir. Büyük, zorlu bir mücadeleden sonra kardeşleri ile birlikte kaçma hayalleri yıkılır. Dük Grace'nin yaşamaması gerektiğini, yaşarsa ölümüne sebep olacağını söyler. Hiçbiri yaşayamazdı. Dük birlikte kaçmalarına izin vermeyecektir. Eğer Ewan yapmazsa dük yapacaktır. Dük yaparsa hepsi daha fazla acı çekerdi. Başka şansı kalmamıştır. Dükün değer verdiği herkesi yok etmediğinden emin olmak için tek şansı vardır. Hayatta olmak için en iyi şansları Ewan'ın kalmasıdır ve kardeşlerine saldırır. Yıllarını Grace'i arayarak geçirmiştir. Yirmi yıl boyunca uyandıktan sonra ilk düşüncesi sevdiği ve kaybettiği Grace olmuştur. Onu aramaktan ve özlemekten asla vazgeçmemiştir. Kardeşleri Grace'nin öldüğünü söyleyince mahvolmuştur. İntikam ve öfke ile dolmuştur. Yıllar sonra Grace'i bulunca Grace onu döver ve geri dönmemesini ister. Bir yıl geçtikten sonra Grace Ewan'ın suratsız halinden kurtulup, sürekli dans ettiğini, eş için piyasaya çıktığı haberini alır. Bir maskeli balo veriyordur. Giderken söz verdiği gibi bunu Grace'nin düşes olması için yaptığını söylemiştir. Fakat yıllar önce bir anlaşma yapmışlardır. Evlilik, varis olmayacaktır. Varis için döndüyse buna son verecektir. Ewan dük olarak halkın gözü önünde olduğu her saniye hepsini riske atıyordu. Bir unvan çalmıştı ve hepsi bunun parçasıdır. Devil ve Whit eşleri ve çocukları ile mutludur. Dükün menfaati uğruna onlardan herhangi birini tehlikeye atmasına izin vermeyecektir. Bu yüzden işe koyulur ve ikilinin macerası başlar. Grace Ewan'ın başlangıcı, sonu, diğer yarısıdır. Onunla birlikte umudu da hayata dönmüştür. Grace ise Ewan'ın gitmesine bir daha izin vermeyecektir. Kardeşler o kader gecesinde hiçbir şeyin düşündükleri şekilde gerçekleşmediğini, Ewan'ın unvanı onlara değil, onlar için tercih ettiğini anlar ve sonunda geçmişi yakarlar. Seride en merak ettiğim kitaptı ama en az beğendiğim oldu bu ikiliden daha güzel bir hikaye beklerdim. Sonu güzeldi.

Baskı: Tehlikeli Arzular (The Bareknuckle Bastards, #2)

Henrietta Sedley kont kızıdır. Londra'nın rıhtımlarında balo salonlarından daha rahat hisseder. Gemileri, atları, düğüm atmayı sever. Kafası işe basar. Babasına ait Sedley gemilerinin güvertelerinde büyümüş, gemicilik işini öğrenmiştir. Etrafındakileri eğlendirecek kadar zekidir ama erkekler ona tutkuyla değil dostça yaklaşır, peşinden koşmazdı. Artık hayatının dizginlerini elinde tutmak, geleceğini eline almak ister. Yirmi dokuzuncu yaş gününden önceki gece faytonunda bağlanmış, bilinçsiz bir erkek bulur. O gece yirmi dokuzuncu yılının başlangıcıdır. Hayatının kendisine ait olacağı yıl belirli bir saatte belirli bir mekanda gerçekleştireceği bir planı vardır. Dahlia'nın sahip olduğu kadınlar için hizmet eden eve gidecektir. Planları için kendisini engelleyen tek şeyi yapması gerekiyordur. Bir gece geçirdikten sonra herhangi bir adamın karısı olma yolundan çıkacak ve babasının gerçekte istediği şeyi reddetmesi imkansız hale gelecektir. Kendisine ait bir işletme, hayat, ve gelecek ister. Babasının işlerini devralmak için çok çalışmıştır. Erkeklerin dünyasında bir kadın olarak doğmuş bütün ömrünü orada kendine bir yer bulmak için savaş vererek geçirmiştir. Çeyiz olmak istemez kendine ait olmak, kendi tercihlerini yapmak ister. Kaderinin hükümdarı olmak için dört noktadan iş, ev, servet, gelecekten oluşan bir planı vardır. Arabasında olan görüp göreceği en güzel yüze sahip adamın planlarını bozmasını istemez. Adamı kardeşinin bıraktığını anlar ve onu öptükten sonra arabadan atar. Fakat tercihlerini yapmaya müsade edilmesinin tek yolu olan kendisi için değer biçilecek tek şeyden bekaretinden kurtulmak için gittiği yerde karşısında öpüp attığı adamı bulur. Londra'nın karanlık sokaklarında Beast adıyla bilinen Whit Çıplak Yumruklu Piçler'dendir. Terzi annesi ile yaşarken hep babasının onları kurtarmaya gelmesini beklemiştir. On yaşındayken o gün gelmiştir. Babasının her şeyden çok istediği varis için ona ihtiyacı vardır. Düşes bir daha çocuğunun olamayacağı şekilde onu yaralamıştır ve düşesin kızı Grace'i sahte bir şekilde erkek varis olarak belirtmiştir. Grace ile aynı gün üç farklı kadından aynı anda doğan oğullarından hangisinin soyadını, mirasını alarak aristokrasiye dahil olacağını belirlemek için onları acımasız bir mücadelenin içine koyup o hayat için savaştırmıştır. Whit, Devil, Ewan babasının o istediği varise kavuşamaması için bir söz vermiştir fakat Ewan kardeşlere arkasını dönen olmuştur. Ewan Whit'i yaralı halde bırakıp babasının emriyle Grace'nin peşinden gittiğinde Devil araya girip yüzündeki yarayı almış ve Whit, Devil, Grace o gece kaçmıştır. Grace'e aşık olduğu Ewan'a zarar vermeyeceklerine dair yemin etmişler ve Grace'i Ewan'dan sakladıkları bir hayata başlamışlardır. Grace'nin üstün dövüş yetenekleri sayesinde dövüşmüşler ve fazlasıyla güçlenmişlerdir. Whith artık karanlıkta iş gören, çok sayıda casusu olan Londra gölgelerinin krallarından biridir. Kaçakçılık yaparlar ve şehrin tamamındaki en güçlü adamlardır. Kimse için güvenli olmayan Covent Garden da hüküm sürerler orada krallardır. Tırnaklarıyla kazıyarak geldikleri yerde mahalleyi kalkındırıp, insanlara iş vermişlerdir. Bir süredir onlardan çalan biri vardır ve bunla uğraşırken bayılır. Kafasına yediği darbeden sonra kendisini esir alan adamı mahvedeceğini düşünürken karşısında etkilendiği Hattie'i bulur. Bu gece Hattie'nin yılı başlıyordur ve doğum gününde kendisine özel planları olan Hattie onu arabadan attıktan sonra gittiği yeri görür. Çöplüğünde ondan habersiz hiçbir şey yaşanmazdı ve onu bulmak fazlasıyla kolay olur. Sevkiyatı gitmiş, adamları saldırıya uğramıştır. Hattie'nin aylardır aradıkları düşmanın adını vereceğini düşünür ve karşısına çıkar. İstediği adam olmak niyetindedir. Hattie Whit'in abisinden intikam istediği için bunu teklif ettiğini düşünür. Abisinin olaydaki rolünü öğrenir. Abisi babasının verdiği işi batırmış ve piçlerden çalmıştır. Hattie abisinin hayatını kurtarmak için bunu temizlemeye karar verir. Karşılığında ise kardeşi babalarına işletmeyi istemediğini tüm kontrolü Hattie'e vermesini söyleyecektir. Whit'e kaybettiği şeyi iade edecek karşılığında istediğini alacaktı. Böylece ikili anlaşır ve maceraları başlar Ewan'a Grace'nin öldüğünü söylemişlerdir. Ewan Grace'den vazgeçmiş kaçmasına izin vermiştir. Fakat kardeşler onu güvende tutamamıştır. Grace'den geriye sadece Devil ve Whit kaldığı için onları öldüremezdi ama onları bitirebilirdi. Whit'i Hattie ile görünce nasıl yapacağına karar verir. Kendisi aşka sahip olamayıp, mutlu olamadıysa Whit'de olmayacaktı. Hattie'i önemsiyorsa kendi yaptığı gibi ondan vazgeçecektir ya da onu Whit'den alacaktır. Ewan'ın tehdidinden sonra Whit Hattie'i korumak için mücadeleye başlar işleri batırıp, Hattie'nin çok istediği şeyin önünde engel olsa da ikili anlaşmanın bir yolunu bulur. Hattie bu yola kendi hayatını kontrol etmek için çıkmış vücut, işletme, ev, servet, gelecek hepsini Whit'de bulmuştur. Whit ise Hattie'nin yılı sayesinde hayallerine kavuşur. Yine yazarın güzel olmadığını her fırsatta söyleyen ama cesur ve istediğini yapan bir kadın karakterinin olduğu kitaptı. Güzel, akıcı bir kitap. Grace için onların kardeşiydi ama benim kalbimdi diyen Ewan'ın kitabı en çok merak ettiğim.

Baskı: Tehlikeli Anlaşma (The Bareknuckle Bastards, #1)

Marwick Dükünün aynı gün, aynı saatte, aynı dakika farklı kadınlardan üç erkek gayrimeşru çocuğu olmuştur. Aynı gün, aynı saatte, aynı dakika dördüncü kadın düşes bir bebek doğurur. Bu kız çocuğu dükten olmasa da mirasçısı olur. Bu kardeşlerden Devil birkaç günlük bebekken annesi onsuz daha iyi olacağını düşünerek üstünde babasına teslim edilmesini söyleyen bir notla onu bırakıp suya atlamıştır. Babası almaya gelmeyince yetimhanede büyümüştür. Bir ismi olmadığı için ona geldiği yere, annesine ithafen Devon Culm demişlerdir. Düşes babasını vurup bir daha çocuğu olmamasını sağlamıştır. Dük için tek önemli şey bir varis olduğundan on yaşındayken onu ve diğer iki erkek kardeşini bulmuştur. Grace gizlenmiş ve dük tek bir erkek varisi olduğunu duyurmuştur. Üç kardeş Devil, Whit, Ewan doğumlarından gelen utancı yalanlayacak biçimde dans etmeyi, yemek yemeyi, güzel konuşmayı öğrenmiştir. Fakat aralarından sadece biri varis olabilecektir. Kardeşler babalarının istediği şekilde dövüşmüştür. Dük onları tek başına karanlıkta bırakmış, diğerleriyle dövüşmeye razı olurlarsa onları özgür bırakıp ışığa çıkarmıştır, onlara hediyeler verip geri almıştır. En güçlü ve açgözlü olanın varis olmasını istemiştir. Kardeşler dükün kazanmasına asla izin vermeyeceklerine,bir mirasçıya kavuşamayacağına, çok zengin ve güçlü olacaklarına yemin etmiştir. Fakat yarışı Ewan kazanmış unvanı, evi, serveti, babasının sunduğu dünyayı elde ettikten sonra saf değiştirmiştir. Devil'in sol yanağında bir yara izi bırakmıştır. İki yıl kaldıktan sonra kaçmışlardır. Devil, Whit ve Grace kenar mahallelerde aç, korkmuş halde kaldıktan sonra sokaklarda dövüşürken dövüş ringi işleten bir adam tarafından keşfedilmişlerdir. Üçü önce ringin sahibi sonra Covent Garden'ın sahibi olmuştur. Devil ve Whit Mayfair'den uzakta Londra'nın uğursuz köşelerinde Covent Garden'da Çıplak Yumruklu Piçler olarak tanınır. Kaçakçılık imparatorluğunu yönetirler. Kimse düşmanlarına merhamet göstermeyen bu ikilinin karşısına çıkmaya cesaret edemez. Bir gece yarısı arkalarında sırlar ve günahlar bırakarak kendi sırlarından ve günahlarından oluşan başka türlü bir krallık kurmak üzere dükalığın kırsal yerleşiminden kaçmalarından bu yana geçen onlarca yıl yeni dükü Ewan'ı görmemişlerdir. Genç, güçlü, kuvvetli ve yakışıklı yeni dük Londralı bir mirasyedi gibi dönüş yapmıştır. Deli olduğu söylentileri dolansa da soyluların onda olmasını isteyebileceği her şeye sahiptir. Evli değildir ve bir eş aradığını ilan eder. Devil ve Whit gazetede bu manşeti görmüştür. Kardeşleri dük hiç uyarıda bulunmadan ortaya çıkmış açgözlülüğünü ilan etmiştir. Yirmi yıl önce üç silah arkadaşı arasında bir anlaşma yapmıştır. Marwick Dükü mirasçı yapamazdı. Hiç kimse Devil'a verdiği sözden geri dönemezdi ve cezalandırılması gerekir. Ewan'a uzun zaman önce verdikleri sözü hatırlatacak, Londra'nın kendi çöplükleri olduğunu gösterecek ve onu ait olduğu yere göndereceklerdir. Tam Ewan'ın yanına gidecekken karşısına Felicity çıkar Devil onu tam göremese de gözlerini ondan alamaz. Cemiyettekiler hakkında kendi kendine söylenen Felicity ile konuşmadan yapamaz. Çirkin, çekici olmadığı için evde kaldığını ve annesinin Marwick Dükünün peşinde olduğunu söyleyen Felicity daha çok dikkatini çeker. Felicity Faircloth bir markinin kızıdır. Bir zamanlar çok popülerdir ve her şeyin merkezinde olmuştur. Gözdeyken kendisini yanlışlıkla evli olmadığı bir adamın odasında bulunca ışığını kaybetmiş, arkadaşları ona sırtını dönmüştür. Başak tarlasında bir ayrıkotuna dönmüştür. Arkasından sahipsiz, meyvesiz, işi bitmiş diye konuşulur. Ailesi ise tüm servetlerini kaybetmiştir ve Felicity'nin evliliğini tek umutları olarak görür. Annesi ve ikiz erkek kardeşi onu uygun biriyle evlendirmek için her şeyi yapmaya hazırdır. Felicity ise bir teselli evliliğinden daha fazlasını ister. Arkadaşları kendisi ile dalga geçerken yeni tanıştığı gizemli Devil'ın sözleri aklından çıkmaz ve sessiz kalmayı bırakıp eski arkadaşına dükü elde edemeyeceğini çünkü onu çoktan elde ettiğini söyler ve tüm hayatı değişir. Ewan on iki yıldır kardeşlerini arar. Bir eş aradığını duyurarak sonunda onların dikkatini çekmeyi başarır. Aralarında kan bağı olmasa da kardeş dedikleri takımın dördüncüsü Grace için dönmüştür. Daha çocukken bile Grace'e aşıktır. Üç erkek kardeş ihanet aralarındaki bağı koparmadan Grace'i korumaya yemin etmiştir. Ewan'ın ihaneti ile Grace dükalığın en tehlikeli sırrı haline gelmiştir. Çünkü dükalığın hak sahibi gayrimeşru olsa da eski dük ve karısından olma Grace'dir. Artık yasal olarak hiçbirine ait olmayan unvanı Ewan taşır. Grace Ewan'ın unvanını, servetini, geleceğini çaldığının yaşayan kanıtıdır. Krallık bu hırsızlığı hafife almazdı ve açığa çıkarsa Ewan biterdi. Ewan unvanı, parayı, gücü seçmiş onların ölmesini istediği halde yaşamasına bir şartla izin vermişlerdir. Babaları bir varis için çıldırmıştır ve ölürken bile ona o zevki tattırmayacaklardı. Bu yüzden bunca yıl Ewan'ın unvanla yaşamasına izin vermişlerdir. Ewan' ı öldürmeyeceklerine dair Grace'e yemin etmişlerdir. Devil Ewan'ın müstakbel gelinlerini elde edecektir ve asla bir varise sahip olmasına izin vermeyecektir. Ewan ile nişanlarını ilan eden Felicity Ewan için uygundur ve bu nişanlılığa itirazı yoktur fakat Devil buna asla izin vermeyecektir. Devil Felicity'nin odasına girer ve ona istediği şeyi vermeye gitmiştir. Dükün aklını ve kalbini kazanmasını sağlayacak sonra ücretini almaya gelecektir. Başarısız olursa Felicity ondan bir iyilik isteyebilecektir. Böylece Devil yardım etmeye başlar. Tek amacı başkasını mahvetmek için Felicity'i kullanıp onu da mahvolmuş halde bırakmakken Felicity'e dokunan, onunla dans eden erkeklerden nefret eder. Her birini cezalandırmak ister. Felicity ise istediğine kavuşur dük nişanlanmaya hazırdır fakat her fırsatta onu anlayan, ilgisini çeken Devil ile görüşmeye gider. Çok geçmeden Devil planını uygulamak istemez bir hale gelir. Felicity kendisinden üstün bir sınıfa aittir ve dünyaları ayrıdır. Devil karun kadar zengindir Felicity için güzel bir hayat sunabilir, istediği her şeyi alabilirdi ama bir suçluyla evli olacağı gerçeğini değiştiremez, cemiyetin geri aralarına almasını sağlayamazdı. Felicity Devil'i o dünyadan daha çok istediğini ikna etmek için her şeyi yapmayı hazırdır ama öğrendiği gerçekler, Devil'in iyiliği için söylediği yalan ayrılığı kaçılmaz yapar. İkili çok geçmeden gerçeği anlar. Kilit hırsızı, ayrıkotu Felicity Devil'in ışığı, geleceğidir. Devil ise gerçek bir hırsızdır ve Felicity'nin kalbini çalmıştır ve onu Covent Garden'in kraliçesi, piçin gelini yapar. Ortalara doğru biraz sıkıcılaşması, Felicty'nin sürekli kendisini güzel, çekici olmadığı konularında kötülemesi dışında güzeldi.

Baskı: İskoç Esareti (Campbell Trilogy #3)

Jeannie Grant dokuz yaşındayken annesi dört çocuğu olduktan sonra aşık olup evlendiği kocası artık kendisiyle fazla ilgilenmediği için bir İngilize aşık olup kaçmıştır. Kısa bir süre sonra pişman olsa da Freuchie lideri babası tekrar kabul etmemiştir. Bir yıl sonrada annesi bir kazada ölmüştür. Annesi gittikten sonra sorumluluk Jeannie'e kalmış tüm hayatı annesi ile ilgili skandalın gölgesinde geçmiştir. Herkes onu annesine benzetir. Babası da bir hata yapmasından korkar bu yüzden babasına annesine hiç benzemediğini kanıtlamak ister. Babası ile kralın davetindeyken bir adam ilgisini çeker ve tüm hayatı değişir. Duncan Campbell gayrimeşrudur. Annesi terk ettiğinde babası onu alıp üvey erkek ve kız kardeşleri ile büyütmüştür. Ona diğer çocuklarından farklı davranmamış hatta daha çok sevmiştir. Doğumuyla gelen lekenin kendisine engel olmasına izin vermemiş, çok çaba harcamıştır. Komutan olmuş aynı zamanda Argyll Kontu kuzenin sağ kolu olmuştur. İrlanda'dan İskoçya'ya kadar Kara İskoç olarak bilinen isminin tek nedeni saç rengi değil aynı zamanda savaş meydanındaki ölümcül yetenekleridir. Babası saraya gidip Grant liderini Huntly Kontu ile yapacakları savaşta kral ve Campbell'larla birlik olması konusunda ikna etmesini istemiştir. Grant'ı ararken bir gülüş duyar ve sahibini görünce nefesi kesilir. İçine işleyen ve içinde fırtınalar koparan bir şeyler hisseder. Onun Grant liderinin kızı Jeannie olduğunu öğrenir. Başarısına rağmen gayrimeşru bir çocuğun güçlü İskoç liderlerinden birinin kızıyla evlenmesinin söz konusu olamayacağını bilir. Hislerine karşı koyamaz ve Jeannie ile flört etmeye başlarlar. Jeannie'de ilk görüşte vurulur. İkili birbirinden uzak duramaz. Daha önce hiçbir kadın Duncan'a odaklanması gereken şeyleri unutturamamıştı. Jeannie'i ilk gördüğü andan beri hiçbir şeyi hiç kimseyi istemediği kadar çok ister. İkili birbirini seviyordur ve yakınlaşmaları kaçınılmaz olur. Duncan evlenme teklifi eder ve babasına Grant'ın yanlarında yer alma kararını sağlamlaştıracağını düşündüğü kızı Jeannie ile evlenme düşüncesini söyler. Fakat kardeşi önce davranmış ve onunla bir evlilik teklifi yapılmıştır. Duncan babasının desteğini alamaz, kardeşi ile eşit olmamak onu yaralar. Görevi gereği geri çekilmesi gerekse de hislerine karşı koyamaz. Jeannie kendisine aittir ve onun eşi olacaktır. Evlenmeleri babası ve kuzeni ile olan ilişkilerini zedeleyecek, uzun uğraşlar sonucu sahip olduğu her şeyden vazgeçmiş olacaktı fakat Jeannie'i seviyordur ve ona kavuşabilmek için cehenneme bile girmeyi göze alırdı. Jeannie ise sadece Duncan ile evlenmek ister. Ailelerinin izni olmadan da evlenmeye hazırdır. Savaş başlar fakat Jeannie'nin babası söylediğinin aksine Campbelle'lara ve krala ihanet etmeyi planlar. Huntly Kontunun ikinci oğlu Francis ile de Jeannie'i evlendirmeye karar vermiştir. Kızından da klanına karşı sorumluluğunu yerine getirmesini ister. Jeannie Duncan'ın yanına gidip hemen gitmelerini yoksa asla evlenemeyeceklerini, korkunç bir şey olacağını ve bunun ortasında kalmasını istemediğini söyler. Fakat babasına ihanet etmeden sevdiği iki adamı koruyacak bir yol bulamaz. Jeannie'nin babasının ihaneti ile yenilirler. Duncan'ın haritası kayıptır ve Jeannie'nin gönderdiği not şüpheleri üzerine çeker. Çantasından da altın çıkınca Grant ile birlik olduğunu düşünürler. Jeannie'nin Huntly'nin oğlu ile nişanlandığı öğrenince kaybolan haritayı birlikte geçirdikleri gece Jeannie'nin aldığını düşünür. Jeannie yapmadığını söylemesine ağlayıp, yalvarmasına rağmen inanmaz ve onu terk eder. Duncan suçlu bulunur ve kellesi için ödül konmuştur. Evini, ailesini, İskoçya'yı bırakıp gider. Bir gün adını temize çıkarmak ve bunlara sebep olan insanla hesaplaşmak için geri döneceği düşünceleri ile gider. Yanlış mı yaptım diye düşünerek dönmeye karar verdiğinde ise Jeannie'nin evlendiği haberini alıp vazgeçer. Doğumundan itibaren zorlukla kazandığı ve ihanetle kaybettiği itibarının küllerinden yeni bir yaşam kurmuş, on yıl boyunca geri dönmek için doğru zamanın gelmesini beklemiştir. Bu süre içinde savaşıp yeteneklerini geliştirmiş, sayısız savaş meydanında boy göstermiştir. İşlemediği bir suç yüzünden sürgünde on yıl geçirmiştir. Ne pahasına olursa olsun adını temize çıkarıp, duygularının bir daha kendisini yönlendirmesine izin vermemeye kararlıdır. Jeannie yıllardır başarısızlığını hatırlatan bir isim olmuştur. Onu geçmişte bırakmak istese de ona ihtiyacı vardır. Gölde yüzen çıplak Jeannie'nin karşısına çıkar. Hadım edilmiş birini bile baştan çıkarabilecek bir vücuda sahip olan, tanıdığı tüm kadınlardan daha çekici olan Jeannie'i görür görmez fazlasıyla etkilenir. Fakat ummadığı bir şey olur İrlanda'nın en büyük savaşçısını çıplak Jeannie silahıyla yaralayıp yere indirir. Jeannie'nin eşi ölmüştür. Gölde yüzmeye gittiğinde bir ziyaretçisi olduğunu fark eder. Daha önce kaçırılmıştır aynı şeyin olmasına izin vermemek için ziyaretçisini yaralar. Karşısında bir zamanlar yüzünü yeniden görebilmek için her şeyi vermeye hazır olduğu ve şimdi görmek isteyeceği son adamı Duncan'ı bulur. On yıl önce Duncan kendisini terk ettikten sonra hatasını anlayıp geleceğini düşünerek iki hafta beklemiştir. Gelmeyeceğini anlayınca durumundan dolayı daha fazla bekleyemeyeceğine karar verip, gururunu hiçe sayarak Duncan'ın evine gitmiştir. Duncan'ın ihanetle suçlanıp gittiğini öğrenmiştir. Onun için her türlü riski almaya hazırken onun tek bir söz bile etmeden kendisini terk etmesi Jeannie'i yıkmıştır. İlk yıl canı çok acımış diğer sekiz yıl nefret ve kendini suçlama duyguları arasında gidip gelmiştir. Şimdi Duncan'ın masumiyetini kanıtlamak için kendisine ihtiyacı vardır. Duncan'ın orada olduğu her an sırrının ortaya çıkması riskini arttırır. Bu ani dönüş eski nefreti de canlandıracaktı. Jeannie Duncan'dan her şeyi olduğu gibi bırakmasını ister ama Duncan'a hiçbir şey engel olamazdı. Bir servet biriktirip, kötü bir ün kazanmış hedeflediği her şeye ulaşmıştır. Fakat özgür olmadan para ve itibarın bir önemi yoktur ve o vatanında yaşayıp ölmek ister. Yeniden bir araya gelen ikili geçmişin öfkesi ile önce birbirinden uzak durmaya çalışsa da hislerine fazla engel olamazlar. Duncan çok uğraşmış ama Jeannie'i unutamamıştır. Jeannie kanına iliklerine işlemiştir. Onu ilk gördüğünden beri kendisi için Jeannie'den başka hiçbir kadın olmamıştır. Aralarında kurtarabilecekleri bir şey kalıp kalmadığını görmek, geçmiş hatalarını düzeltmek ister. Jeannie ise Duncan'ı sevmekten hiç vazgeçmemiştir ve onu bir kez daha kaybetme düşüncesine katlanamaz. Duncan'ın masumiyetini kanıtlama çalışmaları, sırlar, ihanetler derken kitap bitiyor. Jamie Caitrina, Elizabeth Patrick çiftlerinin de olduğu güzel bir kitaptı.

Çaylak
10/1026.05.2022

Baskı: Çaylak

Mary İskoçya'nın en çok aranan adamlarından biriyle on dört yaşındayken evlenmiştir. Kocası Atholl Kontu John'un hiçbir zaman istemediği çocuk gelini, neredeyse varlığının bile farkında olmadığı eşi olmuştur. Evliliği boyunca hapsedilmiş, uzun süre kocasını görmediği ayrılıklar yaşamıştır. Kocasını bir idol haline getirmiş, onun kendisini sevmesini beklemiştir fakat o hep başka kadınlarla ilgilenmiştir. Mary yıllarca hayal kırıklığı ile yaşamış ve sonunda bunu kabullenmiştir. Altı ay önce kocası onu ve oğulları David'i İngiltere'nin daha güvenli olduğunu söyleyerek bırakıp kendisini bekleyen savaş için gitmiştir. Kocası bağımsızlık çağrılarında her zaman kılıcını ilk çeken olmuştur. Son on yıldır İskoçya'nın bağımsızlığı için verilen mücadelede neredeyse tüm büyük savaşlarda savaşmıştır. Bu yüzden hapse atılmış, Edward'ın ordusunda savaşmaya zorlanmıştır. Oğulları sekiz yıldan uzun bir süre boyunca esir edilmiştir. Tüm olanlara rağmen Robert'in taht sevdası için savaşmayı kabul etmiştir. Altı aylık bile olmadan alınan oğlu İngiltere topraklarında kalması şartıyla bu senenin başında geri gönderilmiştir. Korkunç günler geçiren Mary sürekli korku içinde yaşayıp cesur olmaya çalışmaktan çok yorulmuştur. Kocası arandığından kapıda biri olduğu haberi ile uyanmaya alışmıştır. Yine bu sebeple birinin geldiğini düşünürken karşısında kendisini almaya gelen ikizi Janet'i bulur. İngiltere Robert Bruce ile bağlantısı olan İskoçlar için uygun bir yer değildir ve onların fazlasıyla bağlantıları vardır. En büyük kız kardeşleri Robert'in ilk eşiydi. En büyük abileri Robert'in kız kardeşiyle evlidir. Şu anda Mar Kontu olan erkek yeğenleri Robert'in kraliçesi ile birlikte aranmaktadır. Kız olan yeğenleri de Robert'in tek varisidir. Mary'nin eşi yakalanmıştır. Acımasız Kral Edward yeğenleri de dahil kadınları kafeste hapsetmiştir. Kralın yapacaklarından korkarlar, Mary oğlunun bir daha alınmasına dayanamayacağından kardeşi ile kaçmaya karar verir. Savaşın ortasında kalırlar, köprü çöker ve Mary kardeşini kaybeder. Kocası öldürülür oğlu ise bir kez daha elinden alınır. Üç yıl boyunca kalesinin leydisi olarak görevlerini yerine getirip, nakış işleyerek kendi kendine geçinmeyi başarmıştır. Henüz yirmi altı yaşında olmasına rağmen ilgi çekmemek için daha büyük görünmeyi başarır. Hayatında ilk kez bağımsızdır fakat çok geçmeden yeni kral İskoçya'ya gitmesini ister. Highland yarışları düzenlenecektir ve Mary ateşkes heyetinin bir parçası olacaktır. Kral Edward'ın şartlarını kabul etmesi için Robert'i yumuşatmasını ister. Mary'de oğlunun kontluğunu ele geçirdiğini görmek ve kardeşini bulabilmek için İskoçya'ya gider. Kenneth Sutherland herkes gibi kralın efsanevi işler yapan ünlü, karanlığın içinde kimliklerini belli etmeden birer hayalet gibi sıyrılıp geçen savaşçılardan oluşan gizli ordusuna dair söylentileri duymuştur. Kenneth ve Sutherland klanı geçtiğimiz yılın sonlarına doğru Robert'in tarafına geçene kadar söylentilerin doğruluğundan emin olamamıştır. Söylentiler doğrudur ve birlikte yaverlik eğitimi aldığı arkadaşı da bu grubun bir parçasıydı. Arkadaşı öldürülmüştür ve Kenneth İskoçya'nın en iyi savaşçılarının arasına arkadaşının yerini doldurmak üzere girmek ister. Bunun için çok çalışır. Kral Kenneth'in kont olan kardeşi William ile kız kardeşinin evlenmesini istemiştir. Önceki kitapta William klanın şifacısı Muriel ile evlenmek istemişti. Kral onlarla müttefik sağlamak ister ve görev Kenneth'a düşer. Muriel'in çocuğu olamayacağından William onu varisi ilan etmiştir. Bir eş Kenneth'in öncelikli planları arasında yoktur. Doğru bağlantıları olan, soylu, birkaç erkek çocuk verirse kiminle evlendiğinin bir önemi yoktur. Kralın kardeşini eş olarak söyleyeceğini düşünürken Atholl Kontesini söyler. Mary Robert için çok kıymetlidir. Onu adamlarından biriyle yeniden evlenmeye ikna etmek ister. Doğru bir eş adayı onu ve kont oğlunu Robert'a katılmak için ikna edebilirdi. Mary'nin yeniden evlenmeye niyeti yoktur. Oğlunu İngiliz kralına karşı isyan edip onlara katılmaya ikna edebilirler mi bilmez. Kenneth'in Mary ile tanışıp bu işin üstesinden gelip gelemeyeceğine karar vermesini ister. Mary Kenneth'i ahırda bir kadınla birlikte olurken görür. Hayranlık uyandıran Kenneth'den fazlasıyla etkilenir. Kenneth'de röntgencisinden etkilenir. Mary'i ister. Onun hizmetçi olduğunu düşünüp kendisi ile buluşmasını ister. Mary bu yürüyen ziyafetten, günahlar presinden çok etkilenir ama bir diğer hareme daha katılmak istemez. Onun kolay lokma olduğunu düşündüğü için peşinde olduğunu düşünür fakat bir gece geçirmenin hissettirdiklerine karşı koyamaz ve geceyi Kenneth ile geçirir. Kenneth kadınların gözdesi olmaya alışkındır. Hep kadınlar ona gelmiş bir kadın için uğraşmak zorunda kalmamıştır. Mary işleri değiştirir. Onun gerçek kimliğini öğrenir. Öfkesine rağmen birbirlerine çok uyduklarını düşünür fakat alışık olmadığı şekilde reddedilir. Mary'nin evlenmeye niyeti yoktur hemen gitmek ister fakat işler düşündüğü gibi ilerlemez. Kenneth'e bir şans daha verilir. Gizli orduda yerini elde etmek için vazgeçmeden mücadele eder ve sonunda Bruce'un gizli ordusundaki yerini alır. İkilinin ayrılığının arasından dört ay geçmesine rağmen Mary'nin potansiyel eş olarak kendisini yok sayması Kenneth'in canını yakar. Kral ondan İngiltere'ye gidip İngiliz kralına sadık eski arkadaşı ile yeniden arkadaş olmasını, Edward'ın planları hakkında öğrenebileceklerini öğrenmesini ister. Kenneth Mary'den de intikam alabileceğini düşünerek gider fakat bir sürpriz ile karşılaşır ve işler hiç ummadığı şekilde ilerler. Mary mutluluk şansını kaybettiğini, aşka dair hayallerinin yok olduğunu düşünürken aşkı bulur. Kenneth hayatı boyunca kendini kanıtlamaya çalıştıktan sonra sonunda bunu başarıp Hristiyan aleminin en itibarlı savaşçılarının arasında kendine bir yer edinir ama Mary için bundan vazgeçmeye hazırdır. Karısı için her şeyi yapardı, dünyadaki en önemli şey onun için karısıdır. Serinin diğer kitapları gibi harikaydı. Çiftte hikayeleri de güzeldi. Magnus ile Kenneth'in vazgeçmeden kapışmaya devam edişini okumak çok keyifliydi.

Baskı: Tutkunun Sırrı (Secrets #1)

Miranda Chase'nin ailesi araba kazasında ölmüştür. Amcasının kitapçı dükkanına bakar. Kendini okuduğu kitaba kaptırmışken bir adam gelir. Adam bir türlü Miranda'nın dikkatini çekip sorduğu soruya cevap alamaz. En son seks kitaplarını sorunca nihayet Miranda'nın ilgisini çeker. Miranda adamdan etkilenir. Onun gibi şık, erkeksi, iyi giyimli biri her gün gelmez amcasının dükkanına. Onun sadece bir müşteri olduğunu, işini bitirir bitirmez gideceğini düşünür ama o kendi okuduğu tek olan kitabı ister. Bir yılda bile kazanamadığı bir para teklif eder fakat kopya çok değerlidir. Miranda'nın yazıştığı yazar göndermiştir ve kitabın en heyecanlı yerindedir. Neler olacağını öğrenmek ister. Eline geçecek her kuruş kıta seyahatine imkan sağlayacaktır ama kitapları sever ve kabul etmez. Atışma, adamın kızdıran kitap yorumlarının olduğu uzun sohbetten sonra adam gider. Kaybolan paketini almak için ertesi gün tekrar gelir. Miranda'nın kalbini çarptıran ilk erkektir. Onu bir daha göremeyeceğini düşünürken herkes gibi lord Downing'in dikkatini çekmeye gelmesini, randevulaşmasını, zincirlerinden kurtulmasını söyleyen arkadaşı onun Maximillian Vikont Downing olduğunu söyler. Maxim bilerek yanlış paketi almıştır. Paketleri değiştirmek için amcası evine gönderir. Maxim'in büyük bir kütüphanesi vardır ve kitapları sınıflandırıp düzenleyecek birine ihtiyacı vardır. Miranda'ı kendisine sormadan işe alır. Tanıdığı en yetenekli kişi Miranda'dır ve yüksek bir ücretle onu ikna eder. Maxim bir iddiaya girmelerini ister. Miranda bir hafta boyunca işini yaparken Maxim onu baştan çıkarmaya çalışacaktır. Karşılığında Miranda kopyası imkansız bir kitap ve değerli bir bilezik alacaktır. Böylece ikilinin macerası başlar. Maxim ilk kez kendisine karşı çıkan birini bulmuştur. Miranda yeni tanıştıklarını düşünse de yeni tanışmamışlardır. Miranda'ı istediğine karar vermiştir. Her istediğini elde ettiğinden Miranda'nın peşine düşmüştür. Miranda'nın karşılaştığı en heyecanlı kadın olduğunu, kitapların ardına saklandığını ve saklandığı yerden çıkarılmayı bekleyen bir şaheser olduğunu düşünür. Her fırsatı değerlendirir ve sonunda amacına ulaşır. Babasına aşık annesi ile birlikte babasını sürekli başka kadınlarla yakalamışlardır. Bir süre sonra annesi de aldatmaya başlamıştır. Ailesinden dolayı aşk uğruna evlenmenin aptallık olduğunu düşünür. Evliliğe, aşka karşı değildir ama aşk evliliğine karşıdır. Bu yüzden kendisine uygun bir nişanlı bulmuştur. Fakat Miranda'ı her gördüğünde, konuştuğunda daha çok ister. Tek düşünebildiği Miranda'dır. Birbirlerini sevseler de ayrılık kaçınılmaz olur. Her şeyin yoluna girmesi çok uzun sürmez. Maxim'in bakış açısı çok azdı. Okumakta zorluk çekilen bölümlerle doluydu. Harcanan bir kitap olmuş.

Baskı: Yeni Başlangıçlar Mevsimi (Blossom Street Serisi 6)

Yeniden Lydia Goetz'in tuhafiyesi Bir Yumak Mutluluğa dönüş yapılır. Lydia kanseri iki kez yendiği için hamile kalma ihtimali yoktur. Yaşadığı her günün, her anın tadını hiç pişmanlık duymadan, üzülmeden çıkarmaya çalışır. Hayatında minnettarlık duyabileceği birçok şey vardır. Hayran olduğu eşi Brad, onun dokuz yaşındaki oğlu Cody ve huzur ve mutluluk kaynağı dükkanı Bir Yumak Mutluluk vardır. Dükkanı yeni hayatının başlangıcı olmuştur. Sahip olduğu onca güzelliğe rağmen bebek sahibi olma arzusu hiç dinmemiştir. Bu yüzden Brad ile bir bebek evlat edinmeye karar vermişlerdir. Bu süreç devam ederken ablası Margaret ile yeni bir kurs oluştururlar. Örgüyle bırak alışkanlıklarını kursu. Kursa ilk fizik tedavi uzmanı olan Phoebe katılır. Eski nişanlısını unutmak ister. Daha öncede kendisini aldatan nişanlısı fuhuş yaparken basılmıştır. Ayrılmıştır fakat hala eski nişanlısını seviyordur. Nişanlısı da ayrılığı bir türlü kabullenememiştir ve barışmak için uğraşır. Phoebe bir daha canını çok yakan nişanlısının sözlerine kanmayacağına yemin etmiştir. Örgü kursunun unutmasını sağlayacağını düşünerek kursa katılır. Hutch hovarda, bencil, kibirli bir gençken babasının vefatından sonra aile işleri olan Rainer Dağı Çikolataları'nın başına geçmiştir. Bir gecede hayatı değişmiştir. İşinin stresinden dolayı sağlığı kötü durumdadır. Dikkat etmezse babası gibi genç yaşta kalp krizinden gidecektir. Doktor arkadaşı çalışmayı azaltmasını, egzersiz yapıp, beslenmesine dikkat etmesini söyler. Rahatlamasına yardımcı olacak ve bir türlü iyileşmeyen parmağına iyi gelebilecek bir şeyi daha önerir. Örgü kursuna yazılmasını tavsiye eder. Bu yüzden Hutch kursa başlar. Önceki kitaplardan tanıdığımız Alix düğün hazırlıkları sırasında stresten sigaraya başlamıştır. Rahip olan kocası Jordan sigara içmesini hiç istemez. Çocuk sahibi olmak istedikleri içinde sigarayı bırakması gerekiyordur. Çocuk sahibi olmak istese de korkuları vardır. İyi bir ailede büyümemiştir. Çocukluğu sayısız koruyucu ailenin evinde geçmiştir. Hayatının değişebilmesi için ilk adım olarak alışkanlığını bırakması gerekir ve kursa başlar. Önceki kitaptan Anne Marie artık yasal olarak Ellen'in annesidir. Üç arkadaşıyla birlikte yirmi dilekten oluşan bir liste hazırlamışlardı. Sevdiği biri ile Paris'e gitmek dileğini Ellen ile giderek gerçekleştirir. Kızı ile hayatı yolundayken Tim hayatına girer. Tim Ellen'in annesi ile hayatının en berbat günlerinde tanışmıştır. O zamanlar ikisi de uyuşturucu, alkol bağımlısıdır. Tim Ellen'in annesinden ayrıldıktan sonra rehabilitasyon programına yazılmıştır ve sekiz yıldır ağzına içki sürmeyen iyileşme döneminde bir alkoliktir. Hatalarını telafi etmek istemiştir. Ellen'in annesine ulaşmaya çalışırken onun bir kızı olduğunu öğrenmiştir. Ellen'in kızı olabileceğini düşündüğünden Anne Marie'ye ulaşmıştır. Ellen kızı ise onu tanımak ister. Kurs başlar ve grup toplanır. Herkes geliş amacını söylerken Phoebe nişanlısının öldüğünü söyler. Hutch ile birbirlerinden hoşlanırlar ve görüşmeye başlarlar. Hutch uzun zamandır hissetmediklerini hisseder. Phoebe'i görme düşüncesi bile onu heyecanlandırır. Yoğun iş temposunu azaltır ve hayatı yoluna girmeye başlar. Eski nişanlısından çok farklı olan Hutch Phoebe'i fazlasıyla mutlu eder ve yeniden aşık olur. Linda için evlatlık işlemlerinde yardımcı olacak sosyal hizmetler görevlisinin on iki yaşında olan Casey için iki geceliğine kalacaj bir yere ihtiyacı vardır. Başka seçeneği olmadığından Lydia'dan rica eder. Bu süre önce bir haftaya çıkar ve sonra daha fazla uzar. Önce hiç anlaşamasalar da zamanla Casey ailenin bir parçası haline gelir. Anne Marie Ellen'in babası ile vakit geçirebilmesi için Tim ile görüşmeye başlar. Zamanla ondan hoşlanır ve birlikte mükemmel bir aile olacaklarını düşünürken Tim'in ilişkisi olduğunu öğrenir. Bir anda tüm hayalleri yıkılsa da sonunda her şey yoluna girer. Yine kursun herkesin hayatını değiştirdiği, önceki karakterlerinde olduğu güzel bir kitaptı. Lydia ve kursları özlenmişti.

Son Kamelya
10/1006.04.2022

Baskı: Son Kamelya

2000 yılında New York'ta yaşayan Addison'ın kocası Rex ile mutlu bir evliliği vardır. Gerçek adı Amanda'dır fakat kocası gerçekte kim olduğunu bilmez. Bunu bilen ve istediği parayı vermezse kocasına söylemekle tehdit eden Sean hayatına girer. On beş yaşındayken annesi ölmüştür. Babası içki içmeye başlayıp kendisini dövünce teyzesinin yanına gitmek zorunda kalmıştır ve orada Sean ile tanışmıştır. Addison korktuğundan Rex ile İngiltere'ye gitmeye karar verir. Kocasının ailesi İngiltere'nin kırsal kesiminde bulunan tarihi bir köşk olan Livingston köşkünü almıştır. Yazar olan kocasının yazdığı kitap o bölgede geçer bu yüzden bunun yaptığı araştırma için harika olacağını düşünmüşlerdir. Addison'ın peyzaj tasarımı ile ilgili işleri yoğun olmasına rağmen Sean'ın bulamayacağını düşünerek gitmek ister. Köşke gider gitmez tuhaf bir şey olduğunu hissederler. Köşkün bazı odaları kitlidir ve sert kahya bayan Dilloway bilgi vermeye hevesli değildir. Addison okumak için aldığı kitabın içinde Middlebury Pembesinin ve köşkün giriş salonunda çekilmiş üniformalı bir askerin resmini bulur. Kitap eski dadı Flora'ya aittir. 1940 yılında Flora New York'ta annesi ve babası ile birlikte yaşar. Evin tek çocuğu olduğundan fırınlarında çalışıp ailesine yardım eder. Hayatı boyunca bitki bilimci olmak istemiştir. Botanik bahçesinde gönüllü çalıştığını duyan ve bitkilerle ilgili olan birine ihtiyaç duyan Bay Price bir teklif ile gelir. Flora'nın ailesi zor durumdadır. Bu yüzden para için işi kabul eder. Ailesi bitki bilimci olmak için Londra Serasına gittiğini düşünürken İngiltere'de kırsalda bir köşke dadı olarak gider. Price uluslararası çiçek hırsızlığı zincirini yürütür. Middlebury Pembesi ağacının son örneğinin Livingston köşkünde olduğunu öğrenmişlerdir. Flora köşkün sahibi Lord Edward Livingston'ın çocuklarına dadılık yaptığı için kimse ondan şüphelenmeyecektir. Kamelyayı bulup haber verecektir. Ailesinin rahat yaşayabilmesi için kamelyayı bulmak zorundadır. Daha önce Pierce ile çalışmış Georgia ve çalışacağı yeri duyanlar gitmemesini söyler. Evin leydisi geçen sene ölmüştür ve orada bir şeylerin yolunda gitmediğinden herkes emindir. Flora tüm söylenenlere rağmen köşke gider ve yaramaz dört çocuğun dadısı olarak işe başlar. Evin hanımı Leydi Anna Amerikalı zengin bir ailenin kızıdır. Fakir, kendisine uymayan bir adama aşık olduğu dedikoduları vardır bu yüzden babası oradan gitmesi için köşkü kurtarmak için bir servete ihtiyaç duyan Lord Edward ile evlendirmiştir. Anna köşkte alışamamış, hiç mutlu olamamıştır. Lord hep onu mutlu etmeye çalışmış hayal bile edilemeyen her türlü ağaç, bitki, çalıyı getirmiştir. Anna kamelyaları sevdiği için her çeşit kamelyayı bulundurmuştur. Anna lord ile tartıştıkları bir sabah kendisine aşık olan evin korkunç bahçıvanı Blythe ile terasta çay içtikten sonra bahçede yürüyüş yapmaya gitmiş o gece cesedi bahçede bulunmuştur. Lord bahçıvanı hemen kovmuştur ama o gece bahçede neler olduğunu, leydinin nasıl öldüğünü kimse bilmez. Anna öldükten sonra Lord kendini her şeye kapatmıştır. Çocukları ile neredeyse hiç ilgilenmez. Anna'nın serasına hiç girmemiş olduğu gibi bırakılması talimatını vermiştir. Kahya Dilloway leydiye bahçelerine bakma sözü vermiştir. Bu yüzden Flora'dan seraya bakmasını ister. Ayrıca içinde önemli bir şey olan leydinin kolyesi de kayıptır belki onu da orada bulabileceğini düşünür. Flora eve alışmaya çalışırken arayışını sürdürür. Gemide tanıştığı ve yakınlaştığı Desmond ile evde karşılaşır. Desmond lordun küs oğludur. Köşkün geleceğini kurtaracak bir kontesle nişanlıdır fakat Flora ile tanışınca evliliğin aşk üzerine kurulması gerektiğine karar verip ayrılmıştır. İkili aşklarını yaşamaya başlar ve Flora köşk ile sevdiği adam ile ilgili bazı gerçekleri öğrenir. Addison ve Rex köşkün sırları ile karşılaşmaya başlar. Flora'nın dadı olduğunu öğrenince araştırır ve İngiltere'de kaybolduğu haberini bulur. Onunla gemide tanıştığını söyleyen Georgia'nın gazetedeki yorumundan sonra onun Flora'ya verdiği kitaptaki yazan notun sahibi olduğunu anlar ve ulaştığı Georgia'dan Flora'nın köşke geliş amacını öğrenirler. Türünün tükenilmiş olduğuna inanılan Middlebury pembesinin en son köşkte bulunduğunu da öğrenirler. Addison Leydi Anna'nın odasına girer. Kahya leydinin odasını yaşıyormuş gibi muhafaza eder. Odada leydinin bahçedeki kamelyaları kaydettiği bir sayfası yırtılmış bir kitap bulur. Her sayfada notlar, sayısal kodlar vardır. Kasabada kadınların gizemli şekilde kaybolduğunu fark ederler. Kamelya kitabında bir çiçeğin sayfasında Lila Hertzberg'in kaçırıldığı tarih ve ismi ile doğduğu Sussex yazar. Kaybolan kadınların birbirleri ile, leydi ile ilişkisi neydi? Leydinin köşkte olanlara dair yakaladığı ipucu neydi? öğrenmeye çalışırlar. Ayrıca kahya leydinin otopsi raporunun gizli tutulmasını istemiştir. Her geçen gün yeni bir sırrı, gizemi keşfetmeye başlarlar. Livingston kardeşler sonunda annelerinin ölümü ile ilgili gerçeği, yaşananları öğrenir. Addison'da kendi geçmişi ile yüzleşir. Geçmiş dönüp dolaşıp yeniden onları bulur ve her şey yerine oturur. Yazarın tarzı geçmiş günümüz kitaplarından. Gizemli, fazlasıyla sır dolu bir kitaptı. Olaylar hiç bitmiyor hep bir sır çıkıyor. Tek eksik yanı Desmond'ın ve ikilinin ilişkilerinin çok az olması.

Baskı: Bir Dilekle Başladı Her Şey (Blossom Street Serisi 5)

Anne Marie ünlü bir kitapçının sahibidir. Durumu iyidir ama hayatında ne sevebileceği ne de onu seven biri vardır. Dokuz ay önce ayrı olduğu kocası ile tam yeniden bir araya gelmek üzereyken kocası kalp krizi geçirip ölmüştür. Aylar boyunca depresif hali geçmemiştir. Kocasının ölümüyle evliliğinin dönüşmesini umduğu her şeyden çocuk sahibi olma umutlarından vazgeçmek zorunda kalmıştır. Yeniden birine aşık olsa bile kırk yaşından sonra hamile kalması risklidir. Bu yüzden kendi çocuğunu dünyaya getirme hayali kocası ile birlikte ölmüştür. Bir şeye ihtiyacı vardır. Dükkanında dul kadınlar ile bir kitap grubu düzenlemiştir. Bu dul kadınlar birbirine yoldaş olmuş ayrı olarak görüşmeye başlamışlardır. Elise altmışlı yaşlarının ortasında emekli bir kütüphanecidir. Kocası ile otuz yıl ayrı yaşadıktan sonra yeniden bir araya gelmiştir. Üç yıl geçmeden de kocası kanserden ölmüştür. Anne Marie'nin kitapçısının müdavimlerindendir. Lillie ve kızı Barbie'nin bir parfüm şirketinde üst düzey yönetici olan kocaları üç yıl önce aynı uçak kazasında ölmüştür. Lillie yaşlanmayan yaşını göstermeyen kadınlardandır. Barbie'de annesi gibi sürekli bakımlıdır. Üniversite birinci sınıfa giden on sekiz yaşında ikiz oğulları vardır. Sevgililer gününde yalnız olan bu grup hayatın heyecanını yeniden yakalamalarına yardımcı olacak, geleceğe bakmalarını sağlayacak yirmi dilek yazma kararı alır. Hepsi dileklerini yazmaya başlar ve hayatları değişmeye başlar. Lillie yeni bir araba alır ve arabası hemen bozulunca yardıma servis müdürü Hector gelir. Sosyal statüleri farklı olsa da ikili birbirinden etkilenir. Anne Marie bir çocuğun yemek arkadaşı olmak için gittiği okulda içine kapanık Ellen ile tanışır. İyi anlaşmaya başladığı Ellen'in anneannesi fenalaşıp hastaneye kaldırılınca torununa bakması, kimseye vermemesi için Anne Marie'e yemin ettirir. Böylece Anne Marie Ellen ile yaşamaya başlar. Hiç anlaşamadığı üvey kızı ayrı oldukları dönemde kocası ile asistanını birlikte yakaladığını. Kadının bir bebeği olduğunu söyler. Bebek kendisi ile çocuk yapmak istemeyen kocasından olabilirdi. Ayrıca üvey kızının sorunları ile de ilgilenir. Çekici, güzel bir kadın olan Barbie'nin erkekler hep etrafında olmuştur. Barbie aşık olmak ister, kocasının zamanında yaptığı gibi kendisine prensesmiş gibi davranacak bir adam ister. Sinemaya gittiğinde engelliler yerine oturduğunu söyleyen sinirli tekerlekli sandalyede olan Mark ile tanışır. Kalkarken üzerine kola ve mısır döktüğü hayatında tanıştığı en kaba, laf anlamaz, huysuz ve yakışıklı bu adamdan çok etkilenir. Mark serbest çalışan bir mimardır. Geçirdiği kazadan sonra belden aşağısı felç olunca karısı terk edip gitmiştir. Böylece ikili karşılaşmaya, görüşmeye devam eder. Dilek listeleri grubun hayatına büyük yenilik getirir. Yavaş yavaş dileklerini gerçeğe dönüştürürler. Anne Marie nihayet mutluluğu bulur. Gözlerini keşfedebileceği yeni yollara hala gerçekleştirebileceği yeni ihtimallere açar. Yine yazarın tarzı bir kitap. Önceki kitapların karakterlerinden de bahsedilen akıcı bir kitaptı.

Baskı: İyi ki Geldin (Blossom Street Serisi 9)

Libby Morgan kendisini işine adamış, çalışkan, hedef odaklı bir avukattır. Eşi aile kurmak için kariyerine ara vermesini istediğinde eşinden birkaç yıl daha sabretmesini istemiştir. Eşi bu sürenin uzayacağını düşünmüş ve ayrılmışlardır. Çalıştığı hukuk firmasında ortak olmak ister. Nihayet altı yıldır beklediği anın geldiğini, yaptığı seçimler ve fedakarlıklar için ödüllendirilmek üzere olduğunu düşünür. Diğer tüm avukatlardan daha çok çalışmıştır. Fakat beklediği gibi olmaz ve firmaları zor bir dönemden geçtiği için işten çıkarılır. Libby onları buna pişman edeceğini düşünerek işten ayrılır. Hemen iş bulacağından emindir fakat dört ay geçmesine rağmen iş bulamaz. Hayatı boyunca hiç bu kadar çökmüş hissetmemiştir. Hiçbir şey doğru gelmez. Patronunun normal bir hayat kurması tavsiyesinde haklı olduğunu anlar. İhtiyaç duyduğu şeyin bir mola olduğuna karar verir. Bir amaca ihtiyacı vardır. Savcı arkadaşı Robin'in annesine yün almak için arkadaşı ile Bir Yumak Mutluluk dükkanına gider. Lydia ile tanışır ve orada bir şeyler onu derinden etkiler. Dükkandayken kendini çok özlediği ölmüş annesine yakın hisseder. Bir amaç, hedef için örgü örmek cazip gelir. Libby bu sayede Lydia'nın kızı Casey ve onun utangaç arkadaşı Ava ile tanışır. Ava'nın annesi geçen yıl ölmüştür ve abisi ile büyükanneleri ile yaşarlar. Ava'yı on üç yaşındaki kendi haline benzetir ve onunla ilgilenir. Kızlarla birlikte erken doğmuş bebekler için şapka örmeye başlar. Şapkaları teslim etmek için onlarla birlikte hastaneye gidince spor salonunda ilgisini çeken Phillip Stone ile karşılaşır. Soğuk, mesafeli davranıp görmezden gelen Phillip'den uzak durmaya karar verir. Çocuk bölümünde gönüllü çalışacaklara ihtiyaç vardır. Libby'nin sıkıntılı ruhunu yatıştıracak bir şeylere ihtiyacı olduğundan gönüllü çalışmaya gider. Hastanede Phillip'e taş kalpli denir. Hastanede birçok kadının onda gözü vardır ama hiçbiriyle ilgilenmez. Yoğun çalışır ve odağı hastane olunca başkalarına karşı pek nazik olmadığını, kendini unuttuğunu fark eder. Yoğun çalışıp, içine kapanık olduğu için ayrılıklar yaşayınca kendine zaman ayırmaya, hastane dışında bir hayata ihtiyacı olduğunu anlar. Arkadaş, ortak, sevgili oldukları bir ilişkisi, karısı, kendi ailesi olsun ister. Değişmesi gerektiği için yeni başlangıçlar yapar. Libby ile karşılaştıklarında Ava'yı kızı sanmış ve onun hamile olduğunu anlamıştır. Onun kızına yeterince ilgi göstermediğini düşündüğü için sert davranmıştır. Gerçekleri öğrenince ve Libby ile vakit geçirince ondan etkilenir. Libby'de etkilenir Phillip'i düşünmeden yapamaz. Odaklanması gereken konuları kaçırınca bir ilişkinin üstesinden gelebileceği bir şey olmadığını düşünür ve bir ayrılık yaşarlar. Phillip'in önerisi ile kendi işini kurmaya yeni bir adım atmaya karar verir. Phillip Libby'i birini sevebileceğini düşündüğünden çok daha fazla sever. Libby'de aynı şekildedir. Fakat Libby'nin hayatındaki değişiklikler ikiliyi yine bir yol ayrımına getirir. Libby yine kendisini çalışmaya gömerek acısını saklar. İşinde başarılı olur, kanıtlamak istediklerini kanıtlar. Annesinin ondan hayatta başarılı olmasını istediğini anlar. Hayattan çok daha fazlasını istediğini keşfeder. Robin ve aşık olduğu yargıç Roy ile ilişkisi, hayatını değiştirmesi, daha on üç yaşında olup büyük bir sorunu olan Ava ve yaşadıkları da var. Linda Brad çifti ve kızları bol bol var. Michael çok kısa var ve Macy hamileymiş. Yine yazarın tarzı keyifli, akıcı bir kitaptı.

ÖncekiSayfa 10 / 32Sonraki