
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Herkes Herkesle Dostmuş Gibi...
Başlangıçta tarzını anlayana kadar kafam karışsa da sonra harika bir kurgu ile karşı karşıya kaldığımı anladım ve beğendim. Yani gerçekten beğendim. Birdman'in kitap versiyonu gibi olmuş, tek çekim kitap. İlginç. İlginç ve güzel.
Baskı: Korkma Ben Varım
Çok hızlı, kafanızda filme çekerek okuyacağını bir kitap olmuş. Bunun yanında yer yer tokat etkisi taşıyan kısımlar da içeriyor. Şahsi kanaatimce Dublörün Dilemması'ndan daha güzel bir kitap olmuş.
Baskı: Hani
Her cümlesi ve tespiti 'bu adam bunu söyleyebilmek için kim bilir neler yaşamış ve düşünmüştür' dedirten harika bir eser. Okumak lazım hani.
Baskı: Guermantes Tarafı / Kayıp Zamanın İzinde (3. Cilt)
Müthiş derecede detaylı akrabalık ilişkilerinden dolayı yer yer bunalmış olsam da özellikle burjuva hayatı ve dönemin Fransa'sı hakkında söyledikleriyle sağlam bir 'üçüncü' kitap.
Baskı: Küçük Prens
Hacminden çok çok fazlası olan kitaplardan biri. Yalnızlığa, sevgiye ve dostluğa dair acayip laflar ediyor.
Baskı: Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde / Kayıp Zamanın İzinde (2. Cilt)
Aşk, ilişkiler, mutluluk, mutsuzluk, kıskançlık üzerine çok güzel tespitlerin yine uzun uzadıya bir anlatımıyla karşı karşıyayız. Edebi yetkinlikten taviz vermeden yola devam ediyoruz.
Baskı: Swann'ların Tarafı / Kayıp Zamanın İzinde (1. Cilt)
Gerçekten edebiyat okumak isteyenler için bir kitap. Uzun cümleler ve paragraflar, mükemmel detaylı tasvirler, karmaşık ruh halleri, bir anlık tadın insana hatırlattığı uçsuz bucaksız anılar ve daha neler neler. Kendimi müthiş bir yolculuğa başlamış gibi hissediyorum.
Baskı: Ses ve Öfke
Okuduğum en zor ve karmaşık ilk bölüme sahip sanırım bu kitap. Fakat o bölüm sayesinde de çok güzel.
Baskı: Coşkuyla Ölmek
Birbirinden güzel, tokat etkisine sahip dört öykü var bu kitapta. Hafif de efkarlıyken ele alınırsa tadından yenmez.
Baskı: Eskici ve Oğulları
Elli altmış yıl kadar öncesine gidip Anadolu'ya ve Anadolu insanına karışmak, zamanı ve şartları anlamak için okunabilecek muhteşem bir kitap.
Baskı: Kambur
Bir saatte bitirilebilecek bu eseri o bir saatte dayak yemiş gibi hissetmek isteyen herkese önerebilirim.
Baskı: Eylembilim
Oğuz Atay'ın bu kitabı bitirecek kadar ömrü olsaydı en güzel kitabı olabilirdi gibi bir his var içimde. İnsanın ağzına bir parmak bal çalınması gibi olmuş bu haliyle, ah ki ne ah.
Baskı: Tol
İnsanın kafasına çekiç gibi inen ve edebiyatımızın en güzel açılış cümlelerinden birisine sahip Tol. Her kesimden okura hitap ettiğini düşünmüyorum ama türe ilgi duyanı için paha biçilemez olduğu kesin.
Baskı: Babalar ve Oğullar
Bazarov'un çok doğu yansıtılmış bir nihilist olduğunu düşünüyor muyum? Hayır. Dönemi ve şartları düşününce Bazarov'un ve genel olarak kitabın iyi olduğunu düşünüyor muyum? Kesinlikle evet. Yani? Güzel kitap bence Babalar ve Oğullar.
Baskı: Hüsn ü Aşk
Yirmi beş yaşında yazılmış olduğuna inanamadığım bir mesnevi. Edebiyata, şiire ve özellikle tasavvufa ilgisi olanların okuması lazım. Şahane.
Baskı: Günlük
Eserleri hakkındaki notların yanında Halid Ziya Uşaklıgil ve Kemal Tahir ile ilgili birkaç not var ki okuyana çok şey katıyor.
Baskı: Martı Jonathan Livingston
Anlatmak istediğini çok sade ve temiz bir şekilde anlatan, aradaki martı görselleriyle okuyucusunu yormamış olsa bile dinlendiren, tek seferde başlanıp bitirilebilen çok güzel bir kitap. Tüm martılar okumalı ve bilinçlenmeli.
Baskı: Bir Bilim Adamının Romanı
Ağır ağır okumak lazım bu kitabı. Ağır ağır okumalı ki eğitim nasıl verilir anlamalı, akademisyen nasıl olunur öğrenmeli. Ruhu şad olsun Mustafa İnan hocamızın.
Baskı: Semaver
Herhangi bir insanın herhangi bir yerde geçirdiği herhangi bir gününün belli kesitlerine şahit oluyormuşum gibi bir hissiyat edindim bu kitaptaki öyküleri okurken. Yani ufak tefek ama gerçek detaylardan oluşuyor hepsi. Okumak lazım.
Baskı: Kırmızı Zambak
Çok fazla isim var. Kafa karıştırıyor. Sebebi de kimsenin doğru düzgün tanıtılmaması. Herhangi bir karakterle bağ kuramadığım gibi sayfalar da geçmek bilmedi. Uzun zamandır ilk kez bu kadar sıkıldım bir kitabı okurken. Neden böyle oldu, ben de anlamadım açıkçası.
Baskı: Korkuyu Beklerken
Topluma yabancı bir adamla başlayıp unutulmuş bir sevgiliye dönüyoruz. Ardından korkuyu bekliyoruz ve göndermeyeceğimiz bir mektup yazıyoruz. İsyankar sevdamıza ne evet ne hayır bir cevap alınca (!) önce devleti, sonra da babamızı eleştiriyoruz. Ve en nihayetinde Oğuz Atay'la baş başa kalıyoruz. Buradayız diyoruz sevgili yazar, hep buradayız.
Baskı: Uğultulu Tepeler
Çok güçlü hisleri çok başarılı ve yine çok güçlü anlatan bir kitap. Emily Bronte'nin çok genç denebilecek bir yaşta, daha otuzunda bu diyarlardan göçmüş olması gerçekten çok kötü.
Baskı: Oyunlarla Yaşayanlar
Tipik bir Oğuz Atay kitabı. İki perdeden oluşan bir tiyatro eseri ortaya koymuş bu kez Atay. Trajikomik bir içeriğe sahip ve tabii ki baş karakterimiz yine bir tutunamayan (adayı).
Baskı: 41. Oda: Mardinkapı
Çarpıcı olmayan ama anlattığı kadarını güzel ve düzgün anlatan bir kitap.