
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: enver aysever
Kimi kitaplar raflardan çağırır bizi... Kahramanların izini sürerken nasıl birinin kaleminden çıktığını unuturuz çoğu zaman o öykülerin. Yazmak, bir yaşam biçimi midir? Belki de bir zorunluluktur kimbilir! Korkular, kaygılar, tutkular, yalnızlıklar, düşler ve içinde yaşadığı toplumu değiştirme arzusu ile kalemi eline alır yazar... Kafka, Dostoyevski, Kazancakis, Melih Cevdet, Salah Birsel, Oğuz A…

Yazar: enver aysever
Geç Kalmış Romantikteki öykülerde, yaşamın kıyısında durmayı yeğleyen insanları ve neredeyse hep sanık koltuğuna oturan yetmiş kuşağının başkaldırısını, savunusunu okuyacaksınız. Gündelik yaşamın kargaşasında soluklanmaya niyetiniz varsa, sizi başka dünyalara davet ediyor, geç kalmış tüm romantikler.

Yazar: enver aysever
İstanbullu bir aşk bizim yaşadığımız Bal renkli gözlü, rüzgârla gelen kız Pardösüm uçurtma olmuş, ayaklarımı yerden keser İlk şiirler söylenmeden içimde büyür keder. Dans eden hayaline bakıyorum penceremde Yıldızlara bulandım, yaralı sözler bu gece Ses vermek için sana çırpınır bir haldeyim Nefesim tükendi artık, aşk için acemiyim. Ayrılık sözleri yakışmaz İstanbullu aşka Seni bana…

Yazar: enver aysever
Sen İstanbul kızısın. Erguvan görünümlü, Boğaz kokulu, şiirli ve sevgili! Umutsun elbet. Güzel bir cümlesin. Tutkulu bir melodi... O yapmayı çok sevdiğin kız resminin ta kendisi! Saçları mavi, upuzun elleri kalem gibi incecik, hep gülümseyen, morlara, turunculara, erguvan pembesine boyanmış o kızlar gibi... Hayat dolu...

Yazar: iclal aydın
Aşk ve Acı, insan hayatının en etkili, en değiştirici iki kaçınılmazı. Anca ikisinin de tanımı, etkisi, süresi herkeste ayrı. İclal Aydın, hayatın bu iki başrolü üzerine yazdığı yazılarını, yaratıcı bir proje içinde Aşk ve Acı kitabında topladı. Metin proje yönetmenliğini Tolga Meriç’in yaptığı Aşk ve Acı, iki ayrı konuda yazılmış, birbirinden bağımsız ama aslında birbiriyle iç içe, iki yönlü…

Yazar: iclal aydın
Okurlarının heves ve ısrarla beklediği İclâl Aydın, okumaya doyamadığınız gazete yazılarıyla yeniden raflarda...Benim için ssuskun geçen birkaç yılın ardından bana kapanmayan pencerelerinize seslenmek istedim, diyor İclâl Aydın...Yeni sayfalarda daha önce söylemedikleriyle buluşana dek gazete yazılarının derlemesiyle hasret gidermek istiyor.

Yazar: iclal aydın
Çalıkuşu Feride günlüğünün arka kapağına mavi mürekkeple yazarak bitirirdi sözde yaşam öyküsünü... Bu geceye kadar hep bir parça senindim Kâmran diye, anımsar mısın?Bir başkasının kadını olmaya giderken ebediyete dek Kâmrana teslim ederdi aslında kendini... Yazar ve bırakırdı... Kâğıda, tarihe, boşluğa, aslında sevgiliye... Bu konuştuklarımız kâğıda dökülürken, tüm albümler ve sandıklar bir bir…

Yazar: iclal aydın
Sana güzel bir yaz günü gelmiştim. Karlı bir sabahta gidiyorum. Beş mevsim yaşamışız beraber. Beş mevsim bir iç denizi kurutmaya yetti. İşte böyle sevgili... Biz artık seninle haritada iki küçük su lekesi. Hiçbir nehir kavuşturamaz bizi. İclal Aydın, çok satan ve büyük bir beğeni kazanan kitabı Hayat Güzeldirden sonra, ikinci kitabı Bitmiş Aşklar Emanetçisinde bu kez öyküleriyle sesleniyor okurla…

Yazar: iclal aydın
Zorba, itaatkârın üzüntüsüyle beslenir... "Sevgin direğimiz, üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer. Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize. Sen en çok beni severdin ya. En çok beni köle yapmışsın kendine." Samire, Yaşar, Lorin. Birbirlerinin gölgesinde saklanan, birbirlerinin masalını yazan üç küskün kadın. Yaraları doğuştan, lanetleri miras... Y…

Yazar: iclal aydın
İclal Aydın, Hayat Güzeldir programıyla televizyon izleyicilerinin gönlünde yer edindi. Şimdi bu programın ve birçoğumuzun yakından tanıdığı konuklarının ona yaşattıklarını, anımsattıklarını, tuttuğu günlükleri, aldığı notları,okuyucularıyla paylaşıyor. İclal Aydının Her şeye rağmen hayat güzeldir! diyen yazılarını okurken kalemindeki inceliği ve sihri fark edeceğinize inanıyoruz.

Yazar: iclal aydın
Acının değdiği her yerde hissettirdiği etkiden, her sayfada okurunun da parmağını kesebilecek acılardan bahsetti. İclal Aydın Kağıt Kesiklerinde acının bütün duraklarına tek tek uğruyor ve yaşamı görkemli bir yangınla temize çekiyor.

Yazar: canan tan
Biliyorum, imkansız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime... demişti Murat. Çünkü, yüreğim seni çok sevdi!.. Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını. Yüreğim seni çok sevdi O yürek talan O yürek yangın yeri O yürek sen istiyor Bir tek seni... Aslı ile Muratın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü... Herkesin kendinden bir şey bulabileceği kadar gerçek...

Yazar: canan tan
Vakt-i zamanında, Aldanma ki şair sözü elbette yalandır! diyen Fuzûlî, günümüzde yaşasa, Aldanma ki sanal aşklar elbette yalandır! mı derdi? Yoksa, Aşk aşktır! diyerek, gerçek ya da sanal tüm sevdalıların önüne mi sererdi dizelerini?...Var mıydın gerçekten? Gözlerimiz buluşmadan, ellerimiz birbirine değmeden, yalnızca yüreklerimizle, doludizgin bir aşk seninle paylaştık mı biz? Yoksa... Acımasız…

Yazar: canan tan
Âdemoğlu Pansiyon'da bir fasıl gecesi... Müşterilerin hepsi erkek! Ezilen, horlanan, acı çeken, ağlayan, üşüyen, hatta dayak yiyen erkekler onlar. Her birinin ayrı bir hikâyesi, o hikâyenin içine nakşolmuş ayrı bir şarkısı var.Ve tanıdık birkaç yüz... Piraye'nin Haşim'i, Yüreğim Seni Çok Sevdi'nin Murat'ı ve eskilerin Eylemci'si Vedat da orada. Issız erkeklerden oluş…

Yazar: canan tan
Canan Tan, bir ilk romanla okurlarının karşısına çıkıyor: Piraye.Genç ve güzel Piraye adını Nazım Hikmetin eşinden almıştır. Genç kızın babasıdır Piraye ismine tutkun olan; diğer kızı da babanın Nazım Hikmet hayranlığından payını alır: Hatice. Babanın açıklaması ilginçtir ki bu açıklama romanın temalarından birini de oluşturacaktır: Piraye, Nazım Hikmetin karısı. Tam adı Hatica Pirayedir. Nazım H…

Yazar: canan tan
Yakın çevremizde benzerlerini görebileceğimiz gerçeklikte bir baba-kız öyküsü... Babasına hayran Verda, hatta âşık. Biricik kahramanım diyor onun için. Ne var ki, yıllar önce annesiyle babasının boşanmasından sonra ayrı düşmüşler birbirlerine. Çatışmışlar, çelişmişler ama sevgileri içten içe hep sürmüş. Kariyerinde zirveye ulaşmış ünlü avukat Vedat Karacan’ın intiharıyla başlıyor öykü. Bu beklenm…

Yazar: ece temelkuran
Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. Ağrının Derinliği, evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır. Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir biz olabilir mi? İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir ev, bir biz kurulabilir mi? Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların bizlerin…

Yazar: ece temelkuran
Çok satan Muz Sesleri kitabının yazarı usta gazeteci Ece Temelkurandan yine çok satacak, gündem oluşturacak bir roman!.. Bir kadının kalbini fena kırmış bir adam... O adamı öldürmek için çölü geçmeyi göze almış dört kadın... Düğümlere Üfleyen Kadınlar bu yolculuğun romanı. Ne kadar sevilse de tamir olmayan o yaralı coğrafyada, Ortadoğuda geçiyor. Saraylar devrilip, meydanlar dolarken soru…

Yazar: ece temelkuran
Oxford, Paris, Beyrut üçgeninde bir aşk ve savaş romanı! Her kitabıyla gündemi değiştiren Ece Temelkuran'dan güçlü bir ilk roman! Hep bir iç savaştır aşk! Bir neden arar kendine... Muz sesleri. Onu Ağustosta muz tarlalarına götürecektim. Muz seslerini dinleyecekti. Nasıl sevineceğini, hayret edeceğini düşündükçe... Ece Temelkuran, kalplerin yağmalandığı yerden anlatıyor hikâyesini; Ortadoğ…

Yazar: ece temelkuran
Ece Temelkuran "inatla" kayda geçsin diye tarihe not düşüyor!.. "Umut pek güven duyduğum bir sözcük değil, ben inadı tercih ederim. Umudum yok olsa bile inadım var. İnsanın, yine de, her şeye rağmen iyi olabileceğine, bu ülkenin içinde, dövüldükçe içinin çok derinine kaçmış bir iyilik tohumu olduğuna dair bir inatçı imanım var. Benim de, benim gibilerin de bu ülkeye dahil old…

Yazar: ece temelkuran
"Ben artık susmak istemiyorum. Çünkü insan belki hiç konuşamaz bir kere susarsa. Kuğu gibi dili dışarıda kalır, ses çıkmaz. Ben artık hep konuşacağım." Bu bir devir romanı. Herkesin zamanı bir başkasına devrettiği hayatta, Ali ve Ayşe'nin beraber kurdukları gizli bir dünya var içinde. Sadece o iki çocuğun gördüğü ve bir tek dilsiz kuğuların bildiği bir yer. O dünyada bugün yaşad…