
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mehmet rauf
Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret…

Yazar: debbie macomber
Küçük Mucizeler Dükkânı, Bir Yumak Mutluluk ve Bahçemde Yeşeren Umutların yazarından umut aşılayan büyüleyici bir roman daha Mucizeler Dükkânına Dönüş İsteyince, her sorunun bir çözümü olduğunu anlıyor insan Aşkın ve arkadaşlıkların filizlenerek çoğaldığı, zamanla sımsıcak ilişkilere dönüştüğü bir sokak hayal edin. Her iki yanında kapısını çalabileceğiniz, bir bardak çay eşliğinde sevdik…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Prens Mişkinin, hastalığı dolayısıyla gittiği İsviçreden ülkesi Rusyaya dönüşüyle başlar bu romanın hikâyesi. Dostoyevski bu kitapta dürüst bir insan olarak yaşamanın zorluklarına değinmekte ve toplumsal bozulmuşlugu gözler önünesermektedir.Dünyanın gelmiş geçmiş en güzel aşk romanlarından olan Budala, Dostoyevskinin de dört büyük eserinden biri olarak vazgeçilmez klasikler arasında yerini çoktan…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, helen edmundson
Acaba beni cezalandırmak için babasryfa işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi? diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, dedi. Bir yere gitmeli…

Yazar: atalay demirci
"ya ağlamasın hiç kimse ya da gülmesin şu her zaman gülenler. ya kimsede olmasın para denen illet ya da paylaşmasını öğrensin paralı millet. ya kimse söylemesin sevdiğini ya da yapsınlar sevginin asıl tarifini. ya şu bayramlar hiç yaşanmasın ya da bayramlarda et yemeyen kalmasın."

Yazar: ayla kutlu
Doğunun kraliçesi Antakya... Suyuyla/yaşamıyla oynanmış, onuru kırılmış bir ırmak; bir Hint fakiri kadar ince, onun kadar yoksul görünüşlü, onun gibi dünya üstüne çok şey bilen Asi... Bu coğrafyada yaşamını kuran Ömer Azmi Asiyel ailesinin üçüncü kuşağını soluksuz kılan bulanık, belirsiz, gizlerle dolu bir geçmiş...

Yazar: ali kırca
"Ali Kırca, Siyaset Meydanı'nda da, yazılarının bir bölümünü topladığı kitabında da sustalısını çekme hırçınlığına hiç kapılmayan bir hümanizmle, sürekli basmakalıbın ötelerine doğru uzanır. Ali Kırca ile aradaki kuşak farkına karşın, 30 yıla aşkın dostluğumuz, denizlerle yakamozların dostluğu gibi geçti. Deniz gecelerinin ıssızlığındaki dalgalarla, derinliklerine doğru titreşen ışık…

Yazar: inci aral
"Dinle Kara; sana sahilimi, sahillerimi, hayaletlerimi anlatacağım. Bir Doğu şehrinin soğuk hastanesindeki gece nöbetlerini, dağ eteklerindeki pusulardan getirilen parçalanmış genç bedenleri, narin sevgilim Dilda'yı. Aşklarımı, aşksız kalmalarımı, bütün mahrem, muhteşem ya da sefil, yıkım ve umut dolu anlarımı ve zamanla nasıl kirlenip çürüyerek kötü birine dönüşmüş olduğumu." A…

Yazar: asude
Ben Deniz Akın; Fiyasko Birlik Başkanı, yirmi beş yaşında, babasının kızı, annesinin kız kurusu, ekonominin niteliksiz iş gücüyüm. Klasik bir dünyalı, yurdum insanı, fazlaca dağınık ve meteliğe kurşun değil, ancak palavra sıkan beş parasız biriyim. Tuna Üstüner ise 'Enler' listesinin zirvesinde bir yakışıklı, holdinglerin genç veliahdı, titiz ve disiplinli tam bir Kurumsal Kasıntı.…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Yüreklerin Efendisi’nden Araz, Seni İçimden Terk Ediyorum, Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi, Susacak Var, Beni Susarken Bölme eserlerindeki “aşka, rüzgara, ayrılığa ve zamana” karşı olan tüm şiirler ve şiirsel denemeleri... Sesim yetişmedi sana, sustum. Hayatıma bir seni ekledim. Sen yokluğunla çoğalırken günlerimde, ben beceriksizce sana yürüdüm. Sesim yetişmedi sana. Ben sana yenilmek için se…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Şu anda elinizde tutmakta olduğunuz bu roman, duymak istediğiniz hiçbir şeyi söylemiyor. Duymaktan korktuklarınızı okuyacaksınız bu kırık aşk hikayesinde...Küçük bir sahil kasabasında başlayıp, İstanbulda sonlanan ber serüven...Hayallerinde yaşattıkları büyük şehir İstanbulda yolları kesişen üç kişi...Ve her şeyi, başlarken bitiren o cümle...yalnızım; çünkü sen varsın

Yazar: kahraman tazeoğlu
siz hiç başkasını öldürerek intihar ettiniz mi?hemen yarın birini sevin; çok sevin.onu canınızın öbür tarafı yapın.mesela, sevdiğiniz geceye ağladığında karanlık üstünüzeyapışacak olsun ıslak ıslak.iki kişilik doyun acıktığınızda..ve bir zaman sonra içinizdeki o,size acı vermeye başlasın ve ne zamanonu içinizden söküp atmak içinbir hamle yapsanız, kendinizi parçalıyormuş gibi olun.daha sonra yeni…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. Çivi çiviyi sökermiş, yalnı…

Yazar: elif şafak
Elif Şafak'ın İngilizce olarak kaleme aldığı Arafı Türkçeye Aslı Biçen çevirdi. Farklı din, çevre ve kültürlerden gelip yolları Bostonda kesişen bir grup genç insanın dokunaklı öyküsünü anlatan Araf, yalnızlık, yabancılık, dil ve zaman üzerine bir roman...Keskin bir kavrayışa ve mizah duygusuna sahip olan Araf, ait olma konusundaki sürekli özlemin ve sürgünde bir yurt arayışının öyküsü. Belk…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: ayşe erbulak
Ayşe Erbulak, polisiye roman alanında yeni bir ad. Ancak bu 'yeni'lik, 'yeni yetmelik'le karıştırılmamalı. O, durmuş oturmuş bir kalem erbabı; bir kurgu ustası. Polisiye edebiyatımızda kendine özgü sağlam bir yer, parlak bir yazarlık vaat ediyor. Üstelik o kendine özgü sağlam yeri, birtakım reklam olanakları ya da alan boşluğundan yararlanarak değil; tutarlı, sürükleyici, k…

Yazar: ayşe erbulak
Edebiyat ayrıntılardan oluşur, kimsenin görmediği parçaları kağıda döken kişidir yazar. Seçtiği ayrıntılarla kurduğu dünya o yazarın evrenini oluşturur. Bu hakikat, polisiye roman da çok daha fazla geçerlidir. Çünkü yazar, hakikati gizlemek zorundadır. O nedenle kadınların her zaman iyi polisiye romanlar yazacağını düşünmüşümdür. Ayrıntı okuma yeteneklerinin erkeklere göre daha gelişmiş olduğunda…

Yazar: ayşe erbulak
Bir cinayet... Bir cinayet daha... Acılı iki aile... Başarılı bir haberci... Özgür Kardeşler Cemaati hocası bir kadın... Sevimli ve karısına âşık bir adam... Medya sektöründe kariyer basamaklarını hırsla çıkarken dibe vuran genç bir kadın... Kim, neden işliyor bu cinayetleri? İlk romanı 'Çok Şekerli Ölüm'le büyük beğeni toplayan Ayşe Erbulak, serinin ikinci kitab…

Yazar: ayşe erbulak
Ödüllü Ölüm Evinin çatı katında ölü bulunan, herkesin çok sevdiği bale hocası... Arka bahçesinde zehirlenerek öldürülen en yakınlarının bile nefret ettiği bir tiyatro yönetmeni... Muhteşem yalısının dışında öldürülen bir televizyon genel müdürü... Katil ya da katiller maktullerine bu kadar yakın mı? Cinayetler bitti mi? Sanat dünyasından herkesin evine götürmek için türlü entrikalar yaptığı ö…

Yazar: can dündar
''Nostaljik bir mazi güzellemesi yapmak istemem,'' diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlattığı yazısında: ''Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile, en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun...'' ''Şimdi bakıyorum da, umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşı…

Yazar: can dündar
"Bu kitapta Deniz'in durgun, fırtınalı, eğlenceli, dalgalı hallerini ve yer yer derinliklerini bulacaksınız. Neden bugün hâlâ on binlerce çocuğun adında yaşadığını, her kesim tarafından sevilip sayıldığını, ölüm yıldönümlerinde nasıl olup da her yıl biraz daha büyüyen kalabalıklar toplandığını, her direnişte, her mitingde isminin niçin ısrarla anıldığını, neden Gezi Direnişi patladığınd…
