Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Yakut Kırmızı (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #1)
Zaman makinelerini severim. Coktandir bu kadar keyifli bir kitap okumamistim.
Baskı: Bir Çift Ayakkabı
O kadar güzel ayakkabi hikayeleri okuyacaksiniz ki tarihte gerceklemis olan. Mesela en güzeli, Neil Amstrong neden ay'dan dönerken ayakkabilarini birakti? Bunu bu kitapta ögreneceksiniz. Kendi kendine torpil yaparak bir maca giden ünlü sanatcimiz kimdi? Her sabah Atatürk'ü selamlamak icin kosturan cocuklarin ayakkabilarina ne oldu? Okuyun!
Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar
Bu kitap hakkinda ne düsünecegimi bilemiyorum. Bir cok yerde hep "harika bir kitap" yorumunu okumustum. Ayrica dün bahsettigim "ölmeden önce okunmasi gereken 1001 kitap" listesinde de en baslarda gelen bu kitabi merakimdan okudum fakat dedigim gibi hakkinda ne düsünüyorum karar veremedim. Internette arastirdiginizda kitabin edebi konusu hakkinda bir cok yazi bulacaksiniz fakat ben kitapta ki kahramandan zirvaliklar okudum. Aciklamada da dendigi gibi rezil bir cocuklugu okudum ...
Baskı: Kumral Ada Mavi Tuna
Evet, merak ettigim bu kitabi sonunda bende okudum. Cok güzel oldugu söyleniyordu. Olabilir fakat Tuna'nin buhranlari bana buhran gecirtti. Hikaye güzel. Konu ask olunca her sey güzel sanki ama kitabin ic savas bölümlerini atlamak istedim, nedense. Yine de kurgu olarak güzel bir kitap olmus. Kitapta yer yeni bölümün meshur bir söz ile baslamasi hosuma gitti. Not aldiklarim: "Akil, ask ve can! Bu ücü ücgendir. Her derde care, her yaraya merhemdir." Mevlana Celâleddin Rumî (II. Divan Kebir) "Biz asker milletiz oglum", derdi annesi, "Gecmisimizde iki kara illetten; düsman ve cehaletten hep asker sayesinde kurtulduk." O sirada salonda tam televizyonun üzerinde asili duran yakisikli Atatürk fotografine derin bir askla bakardi annesi. Zorbalar, basa cikamadiklari, korktuklari her seyi tarih boyunca daima yakmislardi. Zorbalar, insanlari, kitaplari ve binalari hep yaktilar... "Ne zaman 'Türkiyeli olmak' kavramini hepimiz sahiden anlayacagiz ve kabul edecegiz, iste o zaman kurtulacagiz!" dedi, fisildayarak.
Baskı: Az
Coktandir böyle güzel bir kitap okumamistim. Derda ve Derdâ'nin hikayeleri cok güzeldi ve hayatin onlari cok garip bir sekilde bir araya getirmesini okudum. Ben böyle bir son beklemiyordum. Bir de artik bu kitaptan sonra Oguz Atay'in Tutunamayanlar kitabini okumak farz oldu.
Baskı: Senden Önce Ben (Senden Önce Ben, #1)
Gercekten de son sayfalari bu gün eve dönerken okudum ve aglamamak icin kendimi zor tuttum. Bir cok yerde bu kitap hakkinda yorumlar okumustum ve beni üzücü fakat bir o kadar da muhtesem bir kitabin bekledigini biliyordum. Bazen sevgi her seyin üstesinden gelemiyor. Sevdiginiz bir adamin hayatta kalma istegi yoksa, koynuna uzanip ölmesini beklemek zorunda kaliyorsunuz.
Baskı: Yabancı
Katildigim okuma senliginde Fransiz edebiyatinin bir yazarindan bir kitap okumam gerekiyordu. Bende ne zamandir okumak istedigim fakat bu güne kadar bir türlü okumaya firsatim olmayan Albert Camus'u sectim. Kitap'in baskahramani tamamen kendi halinde yasayan annesini bir yaslilar yurduna vermis olan birisidir. Kitap annesini kaybetmesi ve cenazeye gitmesi ile baslar. Olaylar sonradan alir basini gider. Bir türlü hayatta dikis tutturamamistir. Sevdigi bir kadin vardir. Komsusu sayesinde girdigi bir kavgada cinayet isler ve hapise girer. Hapiste ise sorgular sirasinda bile her seye Yabanciligi ön plana cikar.
Baskı: Bin Muhteşem Güneş
Kitabi cok begendim. Okuma senliginde kitap adinda bir rakam gecen kitap kategorisine dail ettigim bu kitap cok güzeldi. Kitabi almanca okudum. Kitap 4 bölümden olusuyor. Meryem ve Leyla'nin arasinda yas farki vardir fakat bu kadinlar yasantilarinin getirdigi olumsuzluklar yüzünden birbirlerine kuma olurlar. Ilk baslarda soguk bir rüzgar essede Meryem ve Leyla birbirine alisir ve anne kiz gibi yasamaya baslar. Tek söyleyebilecegim su ki cehaletten en cok kadinlar zarar görüyor bu dünyada.
Baskı: Şiirler, 8: İlk Şiirler
Bu benim ilk Nazim Hikmet kitabim. Daha önce orda burda herkes gibi siirlerini okumustum, güzel sözlerini biliyordum ama kitabini hic okumamistim. Katildigim okuma senligi sayesinde siir kitabi olarak bu kitabi sectim ve kitapta ki siirleri begendim.
Baskı: Kader (Gece Evi, #9)
Yine cok heyecanli bir kitapti. Kitabin adi adim olmasi ayri bir güzel.
Baskı: Yanmış (Gece Evi, #7)
Cok heyecanliydi yine. Heath'in ölümü beni cok üzdü.
Baskı: Baştan Çıkarılmış (Gece Evi, #6)
Heyecanli bir kitap daha. Sonu cok üzücü.
Baskı: Av (Gece Evi, #5)
Cok heyecanli, akici bir dil ile yazilmisti. Serinin en sevdigim kitaplarindan oldu.
Baskı: Vahşi (Gece Evi, #4)
Bu kitap gercekten de cok heyecanliydi. Bakalim Zoey'nin basina daha neler gelecek.
Baskı: Ben, Malala
Beni cok etkileyen bir kitap oldu. Tüm bu yasananlarin daha bir kac sene önce oldugunu düsünürsek okurken tüylerimin diken diken olmasina sebep oldu.
Baskı: Piraye
İlk okuduğum Canan Tan kitabı. Çok hoşuma gitti. Piraye'nin baştan sonra ilginç bir hayat hikayesi anlatılıyor. Adını Nazım Hikmet'in eşinden almıştır Piraye. Üniversite de diş hekimliği okurken gençlik yıllar, üniversite eğlenceleri, güzel ortam ... insanın içini ısıtan bir hikayeye eşlik ettim. Sonra aşık oluyor Piraye. Diyarbakır'li Haşim Ağa'ya. İstanbul'dan Diyarbakır'a uzanıyor Pirayenin hikayesi. Ağa olmasına rağmen ailesinin sözünden çıkamayan küçük bir çocuk yerine koyulan bir ağa ile karşılaşıyor. Keşke dememek için evleniyor Haşim ile. Sonra bilindik doğu hikayeleri başlıyor. Çocuk olsun. Korunma. Dol yatağın kurur. Erkek evlat olacak tabi ki. Kısır ise kuma getirilir üstüne, hiç sorun değil. Burada hayatlar böyle.
Baskı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
Begendigim bir kitap oldu. George Orwell yazdigi bu kitapta dahi bir zeka ile o zamandan bu zamana bir yol acmis ve gün gelecek, dünya ve insanlar ne hale gelecek, onu yansitmis. Susma sustukca sira sana gelecek diyesim geldi bu kitapta nedense.
Baskı: Matilda
Okumayi ögrendigim yil cikan bir kitap okumam gerekiyordu katildigim okuma senligi sayesinde. Bu kitap 1988 yilinda cikmis bir cocuk kitabi. Cok severek okudum. Dün basladim, bu gün bitirdim düsünün yani.
Baskı: Özgürlüğün Elli Tonu (Fifty Shades, #3)
Kim ne derse desin, ben bu kitaplari begendim. www.ahukader.de
Baskı: Karanlığın Elli Tonu (Fifty Shades, #2)
Bence bu kitabın seks ve cinsellik hariç çok daha güzel bir mesajı var. Bir sevginin kendini sadist olarak adlendiren bir adamın günden güne nasıl değiştiğini anlatıyor. Yaşayamadığı çocukluğunu ve hayatında görmediği sevgiyi veriyor Ana Christian'a. Bu yüzden okunulasi bir kitaptı benim için. Su an serinin üçüncü ve son kitabı elimde. Bakalım neler olacak?
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
Ne kadar güzel bir sevgiyi anlatiyor Sabahattin Ali karakteri Raif bey sayesinde. Kürk Mantolu Madonna'nin bildigim bir sehirde olmasi da okurken bana ayrica zevk verdi.
Baskı: Bülbülü Öldürmek
Bu kitabı okuma şenliği sayesinde yasaklanmış bir kitap kategorisinde okudum. Ayrıca İG sayesinde üyesi olduğum Kitap Ağacı ile okuduğum ikinci kitaptı. Kitabı çok beğendim. Kardeş olan Scout ve Jem'in annesi küçük yaşta ölmüstür. Avukat olan babaları Atticus ile yaşamaktadırlar. Evlerinde zenci bir yardımcıları vardır ve Atticus onsuz çocukları büyütemeyeceginin farkındadır. Genç yaşta baba olan Atticus, kardeşi Alexandraya kalırsa çocuklara berbat bir eğitim vermiştir. Hele ki kız olan Scout'un erkek çocuğu gibi davranmasını hiç hoş karşılamaz. Zencilerden bir tanesi kasabada yaşayan bir genç kıza tecavüz ettiği için suçlanmaktadır ve Atticus Tom Robinson'un avukatlığını üstlenmiştir. Kasabada bir zenciyi desteklemesi dedikodulara ve konuşmalara yol acar. Scout ve Jem aslında hiç bir zaman görmedikleri komşuları Boo Radley'i merak etmektedirler. Bu güne kadar evden çıktığını görmemişlerdir. Aslında bir canavar olduğunu hayal ederler. Eve bir kaç kere yaklaşmaya çalışırlar ama olmaz. Kitabın sonunda gelişen olaylar sayesinde Boo'nun onlara yardımcı olacağını hiç tahmin etmezler.
Baskı: Ve Dağlar Yankılandı
Kitap Afganistan'in Sadbag adlı köyünde başlıyor. Bu köyde yaşayan iki kardeş olan Abdullah ve Peri'nin birbirine olan bağları anlatılıyor. Peri'nin zengin bir aileye evlatlık verilmesi ve Abdullah'in çektiği acı içimi acıttı. Kitabın ikinci bölümü geriye dönüyor ve Peri'nin nasıl ve neden Nila Wahdati'ye evlatlık verildiğini öğreniyorsunuz. Nila eşini kaybettikten sonra daha ufak yaşta olan Periyi de alıp Fransa'ya yerleşiyor. Nila kendini intihar ediyor. Nila'nin vefatından sonra Peri'nin hayatına tanık oluyor ve yıllar sonra zihninde kalan ufak parçalar ve ona ulaşan biri sayesinde aslında Nila'nin kızı olmadığını öğreniyor ve Abdullah'i hatırlıyor. Sonunu anlatmayacağım. Bu kitap sayesinde 58 yıl süren bir serüvene eşlik ediyorsunuz. Bu kitap benim Kitap Ağacı ile okuduğum ilk kitaptı. Kitabı sevmesine sevdim fakat 58 yıllık bir hikaye yaratılmış ve bir sürü karakter ile bezenmiş bu kiap bir süre sonra beynimi yordu. Yinede sonunda bir Hosseini kitabı okuduğum için mutluyum. Kitap Ağacı sayesinde tanıştığım güzel yürekli Fatoniko'ya da bana bu kitabı siladan gurbet ele gönderip bu gurbet kuşunun okumasını sağladığı için ayrıca teşekkür ederim.
Baskı: Baba ve Piç
Her Elif Safak kitabi gibi bu kitabi da begenerek okudum. Icindeki karakterlerin bir sekilde bir araya gelmesi ve hayatlarinin aslinda ne kadar birbirine uzak görünürken, yakin olmasini anlatan bir kitap. Tahmin ettigim fakat yok bu kadar da olmaz artik dedigim bir sonla bitti. www.ahukader.de