Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hermann hesse
On yaşındaki Latince öğrencisi Emil Sinclair, güvenceli aile ortamının dışında sert ve acımasız bir dünya olduğunu erken fark eder. Kendini bulma yolundaki delikanlı, din ve ahlâk gibi artık inanmadığı kalıplarla birlikte baba evinden de kopar. Küçük yalanlar ve hırsızlıklarla beslenen yaşamında, sağlam çocuk dünyasının hızla çöktüğünü görür. Onu bu acılardan kurtaracak olan kişi, okula yeni gele…

Yazar: hermann hesse
On yaşındaki Latince öğrencisi Emil Sinclair, güvenceli aile ortamının dışında sert ve acımasız bir dünya olduğunu erken fark eder. Kendini bulma yolundaki delikanlı, din ve ahlâk gibi artık inanmadığı kalıplarla birlikte baba evinden de kopar. Küçük yalanlar ve hırsızlıklarla beslenen yaşamında, sağlam çocuk dünyasının hızla çöktüğünü görür. Onu bu acılardan kurtaracak olan kişi, okula yeni gele…

Yazar: julio cortázar
İki ayrı okuma biçimi, iki ayrı roman demek olabilir mi? Güney Amerika fantastik yazınının usta kalemi Julio Cortázar, yüzyılımızın üzerinde en çok tartışılan ve çok okunan deneysel romanlarından Seksekte, bu sorunun cevabını arıyor...Yazarın okuma planı ışığında, Seksekin bölümleri arasında ileri-geri dolaşan okur, gerçekliğin dayattığı saçmalığın içinde biçimlenen bir dünyada, sekseğin son halk…

Yazar: vincent van gogh
Vincent Van Goghun on yedi yıl boyunca, intiharından iki gün öncesine dek kardeşi Theoya yazdığı mektuplar, sanatçının Auvers-Sur Oiseda noktalanan yaşamından ve yaratım sürecinden bir kesiti sunuyor. Yazar Van Gogh Türkçede. TADIMLIKİlk YıllarLahey, 28 Ocak 1873Sevgili Theo,Mektubuma bu kadar çabuk karşılık yazdığına, Brükseli beğendiğine ve de iyi bir pansiyon bulduğuna sevindim. Çok büyük…

Yazar: vincent van gogh
Vincent Van Goghun on yedi yıl boyunca, intiharından iki gün öncesine dek kardeşi Theoya yazdığı mektuplar, sanatçının Auvers-Sur Oiseda noktalanan yaşamından ve yaratım sürecinden bir kesiti sunuyor. Yazar Van Gogh Türkçede. TADIMLIKİlk YıllarLahey, 28 Ocak 1873Sevgili Theo,Mektubuma bu kadar çabuk karşılık yazdığına, Brükseli beğendiğine ve de iyi bir pansiyon bulduğuna sevindim. Çok büyük…



Yazar: orhan pamuk
Abdülhamit’in son yıllarında küçük dükkan sahibi, ilk Müslüman tüccarlardan Cevdet Bey’in ve oğullarının, yüzyıl başından günümüze uzanan “üç kuşaklık” hikayesi, bir anlamda, Türkiye Cumhuriyeti’nin özel hayatının da hikayesidir. Nişantaşılı bir ailenin serüvenleri üzerinden ev içleri, yeni apartman hayatı, Batılılaşan büyük aileler, Beyoğlu’na çıkıp alışveriş etmeler, radyo dinlenen pazar öğlede…

Yazar: aldous huxley
Algı kapıları temizlenseydi her şey insana olduğu gibi görünürdü: Sonsuz. William Blake İçinde hayal mumu kendiliğinden yanmayanlar için, bu mumu yakmanın yollarını denemiş ünlü bir yaratıcının kaleminden kendi anlılığının bilinmeyen bölgelerine, başka yaratıcıların derinliklerine vuran ışık... Aldous Huxley'in yeni bir düşsel / düşünsel kavrayışın sonuçlarını ortaya koyduğu Algı Ka…

Yazar: aldous huxley
Algı kapıları temizlenseydi her şey insana olduğu gibi görünürdü: Sonsuz. William Blake İçinde hayal mumu kendiliğinden yanmayanlar için, bu mumu yakmanın yollarını denemiş ünlü bir yaratıcının kaleminden kendi anlılığının bilinmeyen bölgelerine, başka yaratıcıların derinliklerine vuran ışık... Aldous Huxley'in yeni bir düşsel / düşünsel kavrayışın sonuçlarını ortaya koyduğu Algı Ka…
9/10
Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: william gerald golding, aimee de jongh
Sineklerin Tanrısı başlangıçta, ıssız bir adaya düşen çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne'ın Mercan Adası'nın çağdaş bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine, Sineklerin Tanrısı'nın başlıca iki kişisine Mercan Adası'ndaki çocuklardan aldığı Ralph ve J…

Yazar: robert musil
"Ben niteliksiz adamım, sadece kimse bunun farkında değil. Bütün iyi, biçimsel duygulara sahibim, nasıl davranacağımı elbette biliyorum, ama içsel özdeşleşme yok." (1928) Musil-Tereke, Dosya II 4, s. 120 Franz Kafka, James Joyce ve Hermann Broch ile birlikte yirminci yüzyıl romanının büyük ustaları arasında yer alan Avusturyalı yazar Robert Musil (1880-1942), 1921 yılından başlaya…

Yazar: robert musil
"Ben niteliksiz adamım, sadece kimse bunun farkında değil. Bütün iyi, biçimsel duygulara sahibim, nasıl davranacağımı elbette biliyorum, ama içsel özdeşleşme yok." (1928) Musil-Tereke, Dosya II 4, s. 120 Franz Kafka, James Joyce ve Hermann Broch ile birlikte yirminci yüzyıl romanının büyük ustaları arasında yer alan Avusturyalı yazar Robert Musil (1880-1942), 1921 yılından başlaya…


Yazar: hermann hesse
Parçalanmanın eşiğindeki bir aileyi barındıran hüzünlü bir malikâne Rosshalde. Ressam baba, mutsuz evliliğinin yarattığı düş kırıklığı içinde kalesine çekilmiş, bahçedeki atölyesinde kalırken, piyanist karısı ve onları bir arada tutan son bağ olan küçük oğulları malikânede yaşamaktadır. Küçüğün amansız bir hastalıktan ölmesiyle, aile bir daha birleşmemek üzere dağılır: Baba kendini sanatına adayı…



Yazar: hermann hesse
Parçalanmanın eşiğindeki bir aileyi barındıran hüzünlü bir malikâne Rosshalde. Ressam baba, mutsuz evliliğinin yarattığı düş kırıklığı içinde kalesine çekilmiş, bahçedeki atölyesinde kalırken, piyanist karısı ve onları bir arada tutan son bağ olan küçük oğulları malikânede yaşamaktadır. Küçüğün amansız bir hastalıktan ölmesiyle, aile bir daha birleşmemek üzere dağılır: Baba kendini sanatına adayı…

Yazar: hermann hesse
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1946 Nobel Edebiyat Ödülü Çarklar Arasında adlı romanında olduğu gibi özyaşamöyküsel öğelerin ağır bastığı Peter Camenzind, yazarı Hermann Hesseyi bir anda üne kavuşturan ilk romanı. İsviçreli bir çiftçinin oğlu olan Peter, gençliğini ücra bir köyde geçirdikten sonra üniversite öğrenimi sırasında edebiyatla ilgilenir. Birlikte yaptıkları bir yolculuk sırasında müzisyen arkadaşı Ri…

Yazar: hermann hesse
Dünyada müzik denen şeyin varlığı, zaman zaman melodilerin insanın ruhuna işleyip tüm benliğinin armonilerin seline kapılması, benim için hep derin bir avuntu kaynağı, yaşamamı bağışlatan bir neden oluşturdu. Müzik gibisi var mıdır! Durup dururken bir melodi gelir aklına, söylemeye başlarsın, sessiz, içinden yalnızca, varlığını melodiyle içirip doyurursun, melodi tüm güçlerine ve devinimlerine el…

Yazar: hermann hesse
O sevdi, sonunda kendi kendini buldu. Ne var ki, insanların büyük çoğunluğu kendi kendilerini kaybetmek için sever.* * *Sevilmek mutluluk değildir.Her insan kendi kendini sever; ama mutluluk bir başkasını sevmektir.

Yazar: hermann hesse
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1946 Nobel Edebiyat Ödülü Bir yolunu bulup ikiliği dile getirmek isterdim; öyle bölümler ve cümleler kaleme almak isterdim ki, melodi ve karşı melodi aynı zamanda kendisini açığa vursun içlerinde, her çeşitliliğin yanıbaşında birlik, her şakanın yanıbaşında bir ciddilik sürekli yer alsın. Çünkü beni yaşatacak budur yalnızca, iki kutup arasında dalgalanmadır, dünyanın her iki temel…

Yazar: hermann hesse
Alman ekspresyonizminin edebiyat alanındaki dorukalrından bir olan Klingsorun Son Yazı, bir ressamın hayatının son birkaç aynı anlatıyor. Bu kısa ama yoğun içerikli romanda, Klingsorun gözünden görmek bir büyüye dönüşür; parlak, göz alıcı, çarpıcı ve saf renklerle dolu küçük bir palet; renklerle yazılmış bir senfoni; sözcüklerle renklendirlimiş bir tablolar dizisidir Klingsorun Son Yazı. TADI…

Yazar: hermann hesse
Tüm yaşamı yollarda geçen ve yine yollarda sona eren bir göçebenin hikayesi Knulp. Canının çektiği yere "konan", ama çok duramayıp yine "uçan" bir özgür ruhun kısacık destanı. Hermann Hesse'ye göre, Knulp gibi figürlerin "kimseye yararı dokunmasa da, yararı dokunan kimilerine oranla çok daha az zararı dokunur. Knulp gibi yetenekli ve hayat dolu insanlar, yaşadıkla…

Yazar: franz kafka
O kadının kim olduğunu fazla merak etmiyordum, onu hemen olduğu gibi kabul etmiştim. Kemikli ve anlamsız yüzü, anlamsızlığını hemen ortaya koyuyordu. Boynu çıplaktı. Bir bluzu öylesine giyivermişti. Çok evcimen görünüyordu... Bu, Kafkanın, arkadaşı Max Brodun Pragdaki evinde, 13 Ağustos 1912 yılında Felice Baueri ilk gördüğünde edindiği izlenimdi. İlgi duymamış olmasına rağmen, güncesini ilgi çek…

Yazar: friedrich nietzsche
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak: Nefret ederim, avare okurlardan. Her kim ki okuru tanır daha fazlasını yapmaz onun için.Cümle âlem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi neredeyse avamlaşmak ü…
9/10