
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bugünlerde Bahar İndi
Yaşar Kemal'in özgün ve hayran bırakıcı şairliğine tanık oldum.
Baskı: İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları
ideoloji kavramı ve devletin ideolojik aygıtları üzerine açıklayıcı ve örnekleyici bir kitap.
Baskı: Bir Sürgünün Anıları
aziz nesin'in 1948 yılında 10 ay hapis cezasının ardından bir de 4 ay 10 gün bursa'ya sürgün edildiğinde bu şehirde yaşadıklarını kaleme aldığı bir kitap. peki aziz nesin neden sürgün edilmişti? tek parti iktidarına karşı "nereye gidiyoruz?" başlıklı bir broşür kaleme aldığından deyip, geri kalanını kitaptan öğrenmenizi tavsiye ettikten sonra, 'kitabın benim açımdan en etkileyici kısmı neydi?' sorusuna cevap vermek isterim. kitabın ilk baskısının önsözünde nesin, biraz da utanarak, şöyle diyor: "...bunları siz gülesiniz diye yazdım.(...) bana o acı günleri yaşatanlara şimdi hiç kızmıyorum. onlara teşekkür borçluyum..." fakat 13. baskının önsözüne geldiğimizde bu düşüncesinin değiştiğini görüyoruz. diyor ki usta yukarıdaki cümleleri kastederek: "birinci basımından 37 yıl sonra bu kitabın 13. basımını hazırlarken bugün aynı düşüncede değilim. belki zaman beni değiştirmiş. belki de gerçekleri uzaktan daha iyi görüyorum. bana o acıları çektirenlere şimdi çok kızıyorum, herkesin de kızmasını diliyorum." işte burada, aziz nesin'in gençliğindeki ateşliliği ile yaşlılığındaki olgunlaşmış gerçekçiliği arasındaki fark ve bir insanın kendi hatalarını itiraf edebilecek noktaya gelmesi, yalnızca büyük yazarlara özgüdür diye düşünüyorum ki kitapta da böyle bir tolstoy göndermesi yer alıyor. ayrıca aziz nesin'in ailesine olan bağlılığını da, kitabın içinde görebildiğimiz gibi, kitabın sonuna eklenmiş mektuplardan da anlayabiliyoruz. bir de aziz nesin'in akıcı üslubu, kitabı hemen bitirmenize olanak sağlıyor.
Baskı: Marksizme Sıra Dışı Bir Giriş
Marksizm'e ve onun kavramlarına kısa bir giriş yaptıktan sonra yazar, Marx'ın yapıtlarından hareketle komünizm tahayyülünü ete kemiğe bürümeye çalışmış. Üçüncü bölümde ise, ABD'li bir marksist akademisyen olarak, okulunda verdiği marksizm dersine, bunu nasıl bir sistematikte işlediğine ve karşılaştığı zorluklara değinen yazar, marksizm öğretimine de ışık tutmuş. Zevkli, kolay okunan bir kitap, cep kitabı.
Baskı: Yaşlı Rind`in Ölümü
Hem anlatılanlar, hem de karakterler açısından etkileyici bir kitap. Mehmed Uzun'un edebi kıymetini anlamak ve onu tanımak için okunmalı.
Baskı: Ateistin Kutsal Kitabı
gerici cahillerin suratında patlayabilecek kitap. sualsiz kabulü değil sorgulamayı öneriyor okuyucuya.
Baskı: Tutunamayanlar
Bu kitapta umut var mı? Temel soru bu olmalı. Eleştirdiği, karşısına aldığı küçük burjuva yaşamına karşı bir çıkış bulamayan insanın romanı hatta içini dökmesi bu. Hem biçim hem de öz olarak okunması, anlaşılması ve en çok da eleştirilmesi gerekir. İçinde sağlam tahliller barındıran fakat bunu bir bütünlükte yoğuramayan 724 sayfalık bir iç dökme.
Baskı: Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim / Romanlar 3
Nazım'ın beni en çok etkileyen kitaplarından biridir.
Baskı: Eski Bahçe - Eski Sevgi
Özellikle Hayalet Oğuz adlı öyküyü beğendim.
Baskı: Ah'lar Ağacı
Güzel fakat biraz simgesellik içinde boğulan şiirleri var Didem Madak'ın. Yer yer eğlenceli detaylar var. Aklınıza kazınan imgeler çok. Tavsiye ederim
Baskı: Erken Kaybedenler
Kitap çok eğlenceli ama erkek çocuklar için. Özellikle son üç öykü "Üst Kattaki Terörist", "Alçakgönüllü Arzular" ve "Kimi Sevsem Çıkmazı" özellikle güzel.
Baskı: Bilim ve Edebiyat
Edebiyata farklı bir yöntemle -bilimsel yöntem- yaklaşmayı deneyen Yalçın Küçük gerçekten özgün ve bir o kadar da ön açıcı değerlendirme ve fikirlerle karşımıza çıkıyor bu kitapta.
Baskı: Dünyanın Ölçümü
Bir açıdan güzel bir kitap. Bir bilim insanının düşünme ve/veya çalışma sistematiği hakkında fikir sahibi edebiliyor sizi ve bazen o bilim insanının gözünden bakmayı beceriyorsunuz. Fakat bir açıdan rezerv koymakta fayda var. Günümüz yazarı kalkıp 200 yıl önce yaşamış iki bilim insanı ile ilgili, onların gözünden bakmaya çalışarak bir roman yazıyor. Bu romanın yazarı ne kadar araştırma yapmış, bilgi sahibi olmuş olursa olsun, günümüz perspektifinden bakarak bunları kağıda geçirmek durumunda. Bu ise bir sorun yaratıyor. Gerçeklik olgusu yerini kötü bir kurguya bırakıyor. 1800'lü yılların iki insanı bir andan 2000'lerdeymişçesine diyaloglara girebiliyor veya günümüzü işaret eden hayaller kurabiliyor. Rahatsız edici. Yine de okunmamalı diyemeyeceğim bir kitap. Zevk veren, akılda kalan cümlelere sahip yer yer...