
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Ömer'in Çocukluğu
Sevgili arkadaşlar hepinize aydınlık ve bol okumalı bir pazar dilerim. Ömer'in Çocukluğu kitabına dün başlamıştım, kırk sayfalık kitap bir oturuşta bitti. Yazar Muallim Naci kendi çocukluğu çok yalın, akıcı bir dille anlatmış. Beğenip hayran kalmamak elde değil. Hatta okurken yedi yaşındaki halimi ve çevremi düşündüm. O zamanlara ait hafızamda çok fazla detay yok. Sadece ilkokula başladığım günü net bir şekilde hatırlıyorum. Birde yazarın hatıralarının bu kadar canlı olmasını, babasının vefatına ve onun tabutunun evden çıkarken ki görüntüsünün travmatik etkisine bağlıyorum. Kaldı ki böyle merhametli ve çocuğuna faydalı olmaya çalışan bir babanın yokluğu elbette daha çok acı verir. Babasının terbiyesinde değindiği noktaysa günümüz Müslümanlarının en önemli sorunu. Ali Bey oğlunun Kur'an-ı Kerimi hem Arapça hem de Türkçe okumayı öğrenmesini çok istiyor. "Sen bizim gibi olmayacak, okuduğunu anlayacaksın" diye bir temennisi de var. Ayrıca annesi, abisi ve mahalledeki arkadaşlarıyla aralarında geçen komik hadiseler ise bir o kadar kıymetli. Lafı çok uzatmadan yorumumu Muallim Naci'nin dizileri ile bitirmek istiyorum. "Bu hatıraları niçin yazdığımı sorsalar belki de hiçbir cevap vermeye lüzum görmem. Arzu ettim, yazdım. Diyelim ki bu da bir nevi çocukluktur."
Baskı: Nevroz Sorunları
Arkadaşlar pek çok konuda fikir sahibi olabileceğiniz bir kitap. Tabi içinde bir takım teknik terimler var. Ama bu konulara aşina olanlar bileceklerdir. Zaten nevroz sorunları Alfred Adler'in okunması gereken ilk açıklayıcı kitabıdır. Herkese tavsiye ederim.
Baskı: Yabancı
"Albert Camus"nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan "Yabancı", aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir "varlık"ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi "Meursault", bir simge kahraman değildir, "adı" olmayan bir "Yabancı"dır;
Baskı: Güzelin Metafiziği
Bilme, bünyemizde ne tür bir değişiklik talep eder? Herhangi bir şey hakkında tam ve doğru bir bilgiye sahip olabilmek için neleri geride bırakmamız, neyi kendimizden uzaklaştırmamız gerekir? Böyle bir geride bırakma gerçekleşmediği takdirde bilgi hangi illetlerle maluldür? Belki de bu soruların açtığı aralıktan "Bugün artık modern bilimden insanlığın hayrına bir şey bekleyemeyiz" yargısının aşırı bir yargı olmadığı görülecek, modern bilimin bilme tarzında neyin eksik ya da neyin fazla olduğu üzerine kafa yorulmaya başlanacaktır.
Baskı: Assassin's Creed Yoldaşlık (Suikastçının İnancı, #2)
Bir zamanlar azametle ayakta duran Roma harabeye dönmüştü. Şehrin dört bir yanı acı ve utanç tablolarıyla kaynıyor, halk zalim Borgia ailesinin boyunduruğu altında yaşıyordu. Sadece bir kişi insanları Borgia zulmünden kurtarabilirdi - Assasin Üstadı, Ezio Auditore.- Ezio'nun serüveni onu sınırlarını zorlayana dek sınayacaktı. Babası Papa'dan daha alçak ve daha tehlikeli olan Cesare Borgia, İtalya'yı fethedene kadar rahat etmeyecekti. İhanet dolu bu gibi zamanlarda komplo her yerde kol gezecekti; Yoldaşlık üyeleri arasında bile…
Baskı: Yanılgı
Doğan güneş herkese yeni umut, yeni gelecek sunuyordu. Cem de kendisinin böyle bir güne uyandığını düşünüp seviniyordu. Kaderinin, on yedi asır önce İznik konsilleriyle kesişeceğinden habersizdi. Hazreti İsa'nın Tanrı'nın oğlu olarak kabul edildiği konsilin yapıldığı Senatüs Sarayı'nın dehlizlerinde başlayan insan avı bugün Ayasofya'nın dehlizlerinde devam edecekti. Cem kendisi için yeni bir gelecek planlarken insanlık âleminin en görkemli güneşinin doğuşuna yardımcı olabilecek miydi? "Unutmayın! Her karanlığın sonu aydınlıktır. O öyle bir aydınlıktır ki yeryüzündeki bütün noktaları aydınlatmaya yetecektir. Son söz Tanrı katında ve yeryüzünde söylenmiştir."
Baskı: Haremden Mektuplar
Padişahın haremine dahil kadınlar, çok sıkı bir disiplin altında yaşarlardı. Dairelerinde böyle kapalı yaşadıkları gibi, gezinti ve göçlerde de bu hususlara çok dikkat ederlerdi. Babüssaâde'den ayrılınca da perdeleme ve maskeleme siyasetine ehemmiyet verilirdi. Binecekleri araba ve kayıklar, kat kat örtülerle, kafeslerle donatılır, içeridekileri göstermeyecek şekilde yapılırdı. Kadınların vardıkları yerde de haremağaları tarafından çok sıkı tedbirler alınır, yabancılar tarafından görülmemeleri sağlanırdı.
Baskı: Zarafet: Audrey Hepburn'ün Hayatı
"Bir tarafım belki hep çocuk kaldı. Ama bir yandan da, erkenden olgunlaştım. Çünkü genç yaşta acı ve korkuyla tanıştım…" dedi Audrey "Nasıl yaşanacağını, kenarda durup izlemeden dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendim. Bir daha asla ama asla hayattan kaçmayacağım. Aşktan da..." dedi Audrey
Baskı: İslam Nedir
İnsanlık tüm zamanların en çarpıcı sıçraması, en derin toplumsal alt üst oluşu ve en ilginç yeniden yapılanmasıyla karşı karşıyadır. İslâm'ın yeryüzünde düşmanı yoktur, tanımayanı vardır. Düşman gibi davrananlar, İslâm'ın değil, müslümanların düşmanıdır. Bunun sebebi de yine Müslümanlardır. Zira inançlarını iyi temsil edemediler. Bunun için de öncelikli sorun müslüman olmayanların müslüman olması değil, müslümanların Müslümanlaşmasıdır.
Baskı: İnsanın Anlam Arayışı
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı'nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Frankl'ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre'dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında "anlam"ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, "İnsanı insan yapan nedir?" sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor...
Baskı: Kırmızı Pazartesi
Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya'da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor.
Baskı: Her Şey Su ile Başladı
Sıradaki kitabım arkadaşlar, çok severim bu bayanı, gerçek yaşam öyküsüdür. Helen Keller 1880-1968 yılları arasında yaşamış Amerikalı bir pedagogdur. Onu diğer pedagoglardan farklı kılan şey neredeyse doğuştan diyebileceğimiz kör, sağır ve dilsiz olmasıydı. O, insan beyninin gücünün de canlı bir örneği. Yaşamının ilk on dokuz ayında zihninda yer temiş tek bir sözcükten, 'su' sözcüğünden yola çıkarak başardığı her şey (İngilizce, Almanca, Fransızca, Latince ve Rusça konuşabiliyordu) beynin, kullanıldığı taktirde ne olağanüstü kapasitesi olduğunu gösteren bir mucizenin ifadesi. Bakan körler, işiten sağırlar ve konuşan dilsizlerle dolu olan bir dünyada o gören bir kör, duyan bir sağır ve kendini ifade edebilen bir dilsizdi. Helen Keller, yaşamı parmak uçlarıyla keşfetti... Azmiyle, yaptıklarıyla ve yarattıklarıyla milyonlarca insan için esin kaynağı ve başarı örneği oldu. Onun hayat hikayesini okuduğunuzda, 'zor' yaşamınızı kolaylaştırma gücünün kendinizde olduğunu da keşfedeceksiniz. Tıpkı Helen Keller gibi.
Baskı: Sessiz Çığlık
Her dönemde saygın ve üretkendir kadın. Doğurur, besler, büyütür; yavrusuna değerler kazandırır. Erdemini övünç konusu yapmaz, alçakgönüllüdür. Erkek egemen toplumda bu üstün nitelikler ne denli geçerlidir? Kadın, kendisine yaraşan konumda mıdır? Nilgün Erdem ezilen, horlanan; ama direnen, karşı koyan, çözüm üreten kadını anlatıyor. Zamana yenik düşen yaşlı, hasta ve yoksul kadınların dramını öykülüyor. Aile kavramının önemini, sevginin yüceliğini vurgularken gerçek yaşamdan kesitler veriyor. Bir çığlık bu öyküler, dokunaklı bir çığlık, Sessiz Çığlık...
Baskı: Filizlenen Hayatlar
'Her düşüş bir öğreniştir' diye bir söz vardır bilir misin? Hayat bir nehir, biz de üzerinde sürüklenen yapraklar gibiyiz. Nehrin sonunu kimse bilemez. Ya durgun bir deniz ya da coşkun bir çağlayan... Kendini suyun akışına bırak artık. Hayatın akışına yön vermek elimizde değil. Bak beni sana sürükledi, seni bana...
Baskı: Büyük Adamların Aşk Mektupları
Günümüzde yaygın görüşe göre,insanlar artık aşk mektupları yazmıyorlar;e-mail ve telefon mesajları romantizmi öldürdü.Bugün,en tutkulu aşığın bile,oyun yazarı Congreve gibi,"Beynimi sizden başka kimseyi ele geçiremez" demesi pek mümkün görünmüyor. Ancak bu kitapta yer verilen,tarihin,tarihin en romantik aşk mektuplarını okuduğunuzda fikriniz belki de değişecek.İnsanoğlunun son 2000 yıl içinde düşündüğümüz kadar değişmediğini göreceksiniz.Tutku,kıskançlık,umut ve özlem o zaman vardı,şimdi de var.Aşkın ötesine hiçbir şey geçemiyor.Ve hiçbirşey "en çok sevdiğiniz" e mektup göndermenin ya da ondan mektup almanın yerini tutmuyor.
Baskı: Parapsikoloji
Bu kitapta hem insanlığın tarihi kadar eski, hem de devrim olarak nitelendirilebilecek yepyeni bir konu ele alınıyor: Telepati, geleceği görebilmek ve benzeri olayları çatısı altında toplayan Parapsikoloji... Ortaçağ'da Engizisyon tarafından araştırılmaları yasaklanarak şeytani bir içeriğe sahip olduğu öne sürülen doğadışı olaylar, Aydınlanma çağında da nesnel bulunmayarak bir kenara itilmişti. Oysa insanlık tarihiyle başlayan araştırma tutkusu, bizleri yeniden bu konuya eğilmeye zorlamaktadır. Hiçbir pozitif bilimle açıklanamayan bu olguların varlığını reddetmek imkansızdır; o halde bunların varlığını reddetmek yerine niteliklerini anlamaya çalışmak en doğru seçim olacaktır. Uzakdoğu'ya, Pasifik ülkelerine ve Hindistan'a yapılan uzun gezilerin, araştırma ve incelemelerin gerçekçi sonuçlarından oluşan Werner Keller'in "Parapsikoloji: İnsanlar ve Mucizeler"i, konuyu soluk kesici ve heyecan dolu örneklerle temeline inerek anlatıyor. İlgi çekici, etkileyici olaylar dizisi ile şaşırtıcı bir kitap.
Baskı: Duygusal Zeka
'IQ' ile ölçülen zeka, insanların okul ve iş yaşamındaki başarısını belirleyen değişmez bir etken midir? Öyleyse, neden yüksek IQ'lu çocuklar, ortalama IQ'ya sahip arkadaşlarına göre hayatta daha başarısız olabiliyor? Dr. Daniel Goleman, psikoloji alanında çığır açan bu kitabında, 'EQ'nun 'IQ'dan daha önemli olduğunu kanıtlıyor. 'Duygusal zeka'yı, özbilinç, azim, dürtülerini frenleme, başkalarının duygularını paylaşabilme gibi özellikleri içeren bir zeka olarak tanımlıyor.
Baskı: Aşkname
Bütün iyi dilekler ve selamlardan sonra... Dilenciden sultana, köleden efendiye Hânım hey!.. Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin, Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin, Ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacım kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşkınla hasta, ama aşk sayesinde sıhhatteyim.
Baskı: Her Çocuk Bir Dahidir
Her Çocuk Bir Dahidir" çocuğunuzun kendine özgü yeteneklerini ve ilgi alanlarını aydınlığa kavuşturmamız için gerekli anahtarı veriyor. Öğrenmenin ne kadar eğlenceli olabileceğini görünce hayrete düşeceksiniz! Daha da önemlisi, siz ve çocuğunuz birlikte kaydedeceğiniz anlamlı gelişme karşısında sevinç duyacaksınız. Çocuğunuza yardım etmek için keşfedeceğiniz heyecan verici yöntemler sayesinde: Kart oyunları oynarken matematik becereleri öğrenecek Evinizdeki bilgisayarda İnternete iyice hakim olacak Okuma için bir tutku geliştirecek Mutfakta bir kimya laboratuvarı kuracak İyi bir ekip çalışması öğreten oyunlar oynayacak Sorumluluk alma cesaretini kazancak Bu kitap öğretme ve paylaşmaya ait fikirlerin bulunduğu bir hazine sandığı; yararlanacak olanlar için, içinde eğitim kaynakları ve tavsiyeler barındıran bir altın madenidir!
Baskı: Akıllı Bir Kalple Duygusal Okuryazarlık
Bu kitabın amacı, iş yerinde olgunluk kazanmanın ve okulların bahçesindeki saldırganlığın önlenmesinin çok daha ötesindedir. Duygusal okuryazarlık, bugünün dünyasında kişisel gücün ayrılmaz ve zorunlu bir parçasıdır. Evde aile üyeleriyle, arkadaşlarla ve iş ortamlarındaki insanlarla yapılması önerilen transaksiyonel egzersizler, duygusal okuryazarlığınızın her gün giderek gelişmesine neden olacaktır.
Baskı: Aşk ve Beyin
Aşk yanılgı mıdır? Zeka ile ilgisi var mıdır? Aşk'a Erenler kimdir? Ve daha birçok soru sorarız aşk kavramını tanımlayabilmek için… Ve birçok kez kelimeler yetmez yaşadığımız o biricik duyguyu paylaşmaya. Belki şiir veya roman, belki bir şarkı, belki bir resim, belki de bir koku birçok anıyı aniden ortaya çıkarıverir… Aşkımızı bir yol bulup anlatmamıza rağmen hep bir şeylerin eksik kaldığını düşünürüz. Ve bizim anlatamadığımız duyguları ve durumları açıklayacağını düşündüğümüz bilimin kapısını çalarız.
Baskı: Evlilik Masalları
Arkadaşlar üniversite yıllarında okuduğum güzel bir kitaptı. "Evlilik cüzdanı, diğer belgelerden farklı olarak, yeterliğe bağlı olarak verilmez. Doktor olarak çalışma ehliyetine sahip biri, hastalıklar ve tedavileri hakkında bilgi sahibi olduğunu göstermiş demektir. Bir sürücü ehliyeti, kişinin direksiyon başında asgari düzeyde yeterlik göstermiş olduğunu belirtir. Eğer listelerde düzenli olarak 'trafik eğitimi' kadar 'evlilik yeterliği' üzerine de ders verilseydi, muhtemelen insanlar duyarlı, işe yarar ve sevgi dolu evlilikleri nasıl geliştireceklerini bilirlerdi. Soru, bu dersleri kimin vereceği? Çoğu insan nasıl evli olunduğunu bile bilmiyor!" Evlilik Masalları, çift ilişkilerinde çok yaygın olsa da gerçeklere dayanmayan inançları (yani "masalları") gözler önüne seriyor. Evlilik ilişkilerinin gerçekleşmeyecek düşlerle yıpranmasına karşı aydınlatıcı olduğu kadar keyifli de okunan bir başvuru kaynağı.
Baskı: Assassin's Creed Rönesans (Suikastçının İnancı, #1)
Siyasetten sonra harika bir kitaba geçiyorum arkadaşlar. Erkek kardeşlerim bilgisayarda bu oyunu oynuyor bende kitabını okuyorum. İtalya`nın soylu ailelerinin ihanetine uğrayan genç bir adam destansı bir intikam yolculuğuna çıktı. Yozlaşmanın kökünü kazımak ve ailesinin onurunu temizlemek için Assasin sanatını öğrenecekti. Yolculuğu boyunca Ezio, Leonardo da Vinci ve Niccolò Machiavelli gibi büyük zihinlerin bilgeliğinden yararlanacaktı - çünkü hayatta kalması, yaşamına rehberlik edecek becerileri edinmesine bağlıydı. Dostları için, değişimin itici gücü olarak özgürlük ve adalet uğruna savaşacak; düşmanları içinse kendini İtalyan halkını sömüren diktatörleri yok etmeye adamış bir tehdit olacaktı. Güç, intikam ve komplonun destansı hikâyesi başlıyor. "Aileme ihanet edenlerden intikamımı alacağım. Ben ezıo audıtore da frıenze. Ben bir assasin`im..."
Baskı: Cesaret ve fazilet Mücadelesi
Tarihe damgasını vurmuş biriyle sıradaki kitabıma geçiyorum. Amerika Birleşik Devletleri'nin tanınmış en önemli devlet başkanlarından John F. Kennedy'nin kaleme aldığı bu eser, karar alma mekanizmasında olan herkes için tecrübelerle dolu bir kitap. Yazar; geçmişteki cesaret ve fazilet örneklerini unutan bir milletin, mevcut liderlerinden cesaretli ve erdemli davranışlar beklemesini bilmediği gibi, bu hasletleri mükafatlandırmaktan da aciz kalacaklarını belirtmektedir. Cesaret ve fazilet mücadelesi; siyasi hayatta cesur kararlar alan ve yeri geldiğinde milletinin değerlerini ve onurunu düşünen her türlü siyasetçinin ve yöneticinin mutlaka okuması gereken bir kitaptır.