persephone.
@persephone.

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Göbekli Tepe Muhafızı

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/gobekli-tepe-muhafz-yonca-eldener-yorum.html#more Ada ekledi. "Adem'in yasak meyve ağacı bu olsa gerek. Mülkiyet çıktığından beri bir olmaktan uzaklaştık. Artık sen ve ben var." "Tevrat'a göre Adem'in oğullarından Kayin çiftçiydi, Habil ise çoban. Kayin, Tanrı'ya toprağından, Habil de hayvanlarından sunmuştu. Tanrı, çoban Habil'in hediyesini kabul edince çiftçi Kayin kıskançlıktan deliye dönüp kardeşini öldürmüştü. Tanrı bundan sonra onu oradan oraya sürdü. Kayin çobanı öldürdü ama huzurunu feda etti. Bazıları Kayin'in çocukları olunca bir şehir kurduğunu, burasının Urfa olduğunu söyler. Belki de doğrudur." Ada, "Belki insanı cennet bahçesinden kovduran yılan, tarım devriyle başlayan evrenden kopuşumuz anlamına geliyordur. Toprağa bağlandıkça ondan koptuk," deyip devam etti. "Bu çok büyük bir ikilem. Hayatta kalmak için doğayla mücadele etmemiz gerekiyordu, ancak mücadele ettiğimiz şey de hayat damarımızdı. Bu, büyürken kendi kişiliğimizi kazanmak adına anne babamızla çatışmamıza benziyor. En derinden bağlı olduğumuz parçamız oldukları halde onları aşmadan büyümüyoruz. Nerede duracağımızı bilmezsek de hepimiz zarar görüyoruz. Oysaki tapınaklardaki dikilitaşların hatırlattığı irademiz hep içimizde."

Rehine
8/1025.03.2015

Baskı: Rehine

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/kgbt-1-tur-rehine-sumeyye-akarcay-yorum.html#more "Senin tikin mi var?" Esma kaşlarını çatarak adama baktı. İki de bir kafasını iki yana sallamasının ne anlama geldiğini anlamamıştı. Baran kaşlarını çattı. "Neden sordun?" "Biraz önce de kafanı salladın. Şimdi de... Tikin olabileceğini düşündüm." Kahretsin! "Hayır, tikim falan yok. Sadece bir an..." Harıl harıl söyleyecek uygun bir yalan düşünüyordu. Sonunda "Arı geldiğini sandım, gitsin diye sallıyordum." dedi. Esma başını aşağı yukarı sallayarak anladığını belirtti. Yine de adamın yüzündeki garip ifadeden bir şeyi olduğunu düşünmeye başlamıştı bile.

Baskı: Kadınımın Şarkısı

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/kadnmn-sarks-eda-tuzcal-yorum.html#more "Biyografime internetten, özel hayatıma da magazinden ulaşabilirsin. Ama gerçek Sea'ye gelirsek eğer sana kendimi nasıl anlatabilirim? Sinirliyimdir, eğlenceliyimdir, kıskancımdır, öfkeliyimdir, tuhafımdır mı demeliyim? Ben anı yaşayan biriyim. Duygularım da tıpkı an gibi değişkendir. İçim kan ağlarken gözlerimdeki yaşları silip, karşımdaki kişinin mutluluğunu paylaşarak onunla gülebilirim. Hiç tanımadığım biri için üzülebilirim. Sokakta gördüğüm kimsesiz bir köpeği sevebilirim. Ama tüm bunları sadece o an geldiğinde yapabilirim. Belki de sırf bu yüzden kendimi anlatmaktan hiçbir zaman çok hoşlanmadım. Yani biri seni tanımayı gerçekten istiyorsa sana zaman ayırır, değil mi? Bu durumda seni kendisi tanıyabilir. Fakat tanımayı zaten istemiyorsa da anlatmak da bir o kadar gereksiz oluyor. Haksız mıyım?"

Baskı: Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/beraber-yuruttuk-biz-bu-yollarda-ylmaz.html#more Zekat hırsızlarını koruma altına alan bir güç var. Ben bu güce "hırsızların imparatoru" diyorum. Hem altında yer alan figüranlarını koruyor, hem de kendisine ulaşılmasını engelliyor. Anayasa'ya göre hukuki zeminde çalışması gereken tüm kurumları kontrol altında tutuyor. Soruşturma savcılarını görevden aldırıyor, delilleri yok ediyor, zekat hırsızlarını da kamuoyuna masum maskesiyle pompalıyor. Her şey apaçık ortada... Hani halk arasında tabir vardır, arife tarif gerekmez, damda gezer miyav der. Bu ülkede hala vicdanının sesini dinleyen yargıçlar var. Gün gelecek, hırsızlar imparatoru da adil yargılanmaya, hakkaniyete ihtiyaç duyacak. O gün geldiğinde, adalet kavramı hakkında söylediklerimiz çok daha iyi anlaşılacak. Deniz Feneri soruşturmasında "savcıyken sanık" haline getirilen Cumhuriyet Savcısı Abdülvahap Yaren

En Sevdiğim Hatam
9/1017.03.2015

Baskı: En Sevdiğim Hatam

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/en-sevdigim-hatam-chelsea-m-cameron.html#more İçini çekip, "Taylor, keşkelerle yaşayabiliriz ama bunun bize bir faydası olmaz. Yapmamız gereken tek şey olanları aşmak. Bu çimento dolu bir çukurda yürüyormuşsun hissini verse de." "Hatta omzunda yüklerle." "Aynen." "Aradaki tek fark senin şeytanının insan formunda olması." Eli kolumda geziniyor, beni rahatlatıyordu. "Seni dövdüğüm için hala üzgünüm," dedim yüzüne dokunarak. "Yüzüm ne durumda?" Ona baktım. Yarın yine çok tatlı görüneceği kesindi. "Biraz hırpalanmış gibisin." "Önemi yok. İnsanlara barda kavgaya karıştığımı söylerim." "Ne? Bir kızdan dayak yediğini söylemeye utanıyor musun yoksa?" "Hayır ama ev içi şiddetten hapse girmenden korkuyorum," dedi gülümseyerek.

Sahile Aşk Vurunca
8/1014.03.2015

Baskı: Sahile Aşk Vurunca

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/sahile-ask-vurunca-kate-perry.html#more Greg listeyi inceledi. "Tayland mutfağı kursuna gitmelisin. Ben Tayland yemeklerini çok severim." "Canım hangi kursu isterse ona gideceğim." Ona, kendisinin de Tayland mutfağı kursuna daha meyilli olduğunu söylemesine gerek yoktu. "Belki bir ara benim için yemek yaparsın." Freya,"Tabii," deyip kafa salladı. "Güneş donup denizler yandığında neden olmasın..." Greg sırıttı. "İklim değişiklikleri bu tip mucizelere olanak sağlayabilir, biliyorsun değil mi?"

Baskı: Bana Aşkını Söyle (Legend of the Four Soldiers, #2)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/bana-askn-soyle-elizabeth-hoyt-yorum.html#more "Bu gece çok hoş görünüyorsun," dedi konuyu değiştirmek için. "Mum ışığı sana yakışıyor." "Hayal kırıklığına uğradım." Başını hüzünle iki yana salladı. "Londra'nın ünlü aşıklarından biriyle oturuyorum ve bana mum ışığının yakıştığını söylüyor." Dudağı seğirdi. "İşte azarı işittim Madam. O zaman gözlerinize kompliman yapabilir miyim?" Gözlerini iyice açtı. "Ruhumu yansıtan küçük göllere mi benziyorlar?" Şaşkınlıkla bir kahkaha patlattı. "Hanımefendi, son derece acımasız bir eleştirmensiniz. Baş döndürücü bir gülümseyişiniz olduğundan bahsedebilir miyim?" "Olabilir ama olsa olsa esnerim." "Vücuduna övgüler yağdırsam." Kaşlarını eğlenerek kaldırdı. "Ruhunun tatlılığından bahsetsem." "Ama ruhumun acı mı, tatlı mı olduğunu bilmiyorsun ki," dedi. "Beni tanımıyorsun."

Baskı: Yetenek (Yedi Krallık Üçlemesi, #1)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/yetenek-kristin-cashore-yorum-alntlar.html#more "Sizce onun sorunu ne, Prenses Leydi?" diye sordu Patch. Bir kar tanesi gelip Katsa'nın avucunun içine düştü. "Sorunu derken neyi kastediyorsun?" "Şey, neden insanlara acı vermekten keyif alıyor?" Katsa omuz silkti. "Yeteneği bunu basitleştiriyor." "Ama herkesin insanları incitebilecek gücü vardır," dedi Patch. "Bu yaptıkları anlamına gelmez." "Bilmiyorum," dedi Katsa, Randa'nın, Murgon'un ve diğer kralların haksız uygulamalarını düşünürken. "Bana göre oldukça fazla insan, gücü yetebildiği kadar kötü davranıyor ve bundan ötürü de mutlular, ama hiçbiri Leck kadar güçlü değil. Neden yaptığını bilmiyorum, tek bildiğim onu durdurmamız gerektiği."

Beni Yine Sev
7/1001.03.2015

Baskı: Beni Yine Sev

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/beni-yine-sev-katie-cotugno-yorum.html#more Okulda bir bahar sabahı, günün sonunda rehberlik servisine gitmem gerektiğini söyleyen bir not aldım. İçimi korku ve endişe kapladı. Daha önce hiç çağrılmamıştım. Farkında olmadan yaptığım bir şey için başımın belada olup olmadığını merak ettim. Belki de iyi niyetli biri lisede yaşadığım zorluğu görüp yardımcı olmak istemişti. "Sosyal yetilerinin olmadığını fark ettik," dediğini canlandırdım gözümde rehberin. Ne kadar dikkatli dinlediğini göstermek için çenesini çıkık suratını yana doğru yatırdığını hayal ettim. "Sürekli camdan dışarıyı seyrediyorsun. Saplantıların var ve beyninin içinde fazla oyalanıyorsun." "Hadi ya," diye cevap verdim hayalimde. Sırt çamtamı omzuma takıp koridora yönelirken, "Bana bilmediğim bir şeyler söyleyin," diye de ekledim.

Baskı: İçinde Aşk Saklı (Westmoreland, #2)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/02/icinde-ask-sakl-judith-mcnaught-yorum.html#more Neden?" diye sordu Clayton aniden. "Neden benimle evlenmek istiyorsun?" Whitney Clayton'ın odada ona doğru yaklaşmak yerine Whitney'in yanına gelmesini beklediği andan bu yana kendisinden kayıtsız şartsız bir teslimiyet beklediğini biliyordu; genç kadın şimdi Clayton'ın kendisinden duymak istediği şeyin ne olduğunun da farkındaydı. Whitney mutluluk ve huzur gözyaşları arasında bir soluk aldı ve, "Çünkü seni seviyorum," dedi usulca. Clayton ona sımsıkı sarıldı. "Eğer doğru söylemiyorsan Tanrı yardımcın olsun!" dedi sert bir sesle, "Çünkü seni bir daha asla bırakmayacağım."

Baskı: Beni Bırakma (Bana Dokunma, #2)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/02/beni-brakma-tahereh-mafi-yorum.html#more "Se-sen arkadaşlık istediğini söylemiştin..." "Evet," diyor, yutkunuyor. "Öyle söyledim. Hala da söylüyorum. Arkadaşın olmak istiyorum," Başını salladığını aramızdaki havanın hafif hareketinden hissediyorum. "Ümitsizce aşık olduğun arkadaşın olmak istiyorum. Kollarına, yatağına, kafanın içine kısılmış gizli dünyana aldığın arkadaş. O tür bir arkadaş olmak istiyorum. Konuştuğunda sözlerini ve dudaklarının aldığı şekli aklına kazıyan arkadaşın. Bedeninin her kıvrımını, her çilini, her ürpertisini tanımak istiyorum Juliette..."

Baskı: Seni Beklerken (Sequel, #2)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/02/seni-beklerken-judith-mcnaught-yorum.html#more "Hayır, lütfen ölme!" diyerek ağladı boğuk bir sesle ve nabzını hissetmek için çılgınca bir istekle onun gevşemiş elini tuttu. "Lütfen ölme!" Belli belirsiz atan, ancak hala orada olan nabzı hissetti ve onunla konuşmaya devam etti. Onu sıkıca tutarak yalvardı, "Beni bırakma Alex! Tanrım, beni lütfen bırakma! Sana söylemek istediğim binlerce şey, sana göstermek istediğim binlerce yer daha var. Ama sen gidersen bunların hiçbirini yapamayacağım. Alex, sevgilim lütfen. Lütfen gitme." Jordan ısrarla yakardı, "Dinle beni". Sanki onun için ne kadar önemli olduğunu anlatabilirse ölmeyecek olduğuna inanıyordu. "Sen hayatıma o zırhla girmeden önce hayatımın neye benzediğini bir dinle. Hayatım anlamsızdı. Renksizdi. Sonra sen geldin ve daha önce var olduklarına inanmadığım duyguları keşfettim. Bana daha önce hiç görmediğim şeyleri gösterdin. Bunlara inanmıyorsun, değil mi sevgilim? Ama doğru ve kanıtlayabilirim." Serbest bırakmadığı gözyaşları yüzünden akarken boğuklaşan sesiyle kanıtlarını saymaya başladı. "Çayırdaki çiçekler mavi, derenin yanındakiler beyaz. Ve kameriyenin oradaki kemerin üzerindekiler de kırmızı." Alexandra'nın ellerini yanaklarına götürdü. "Tek fark ettiğim bunlar değil. Kameriyenin yanında mezar taşımı yerleştirdiğin çiçekli alanın tıpkı düello yaptığımız alana benzediğini de fark ettim. Ah sevgilim, sana bir şey daha söylemem lazım. Seni seviyorum Alexandra." Artık sel olan gözyaşları sesini acılı bir fısıltıya dönüştürdü. "Seni seviyorum ve eğer ölürsen bunu sana asla söyleyemeyeceğim."

Baskı: Kaderimde Sen Varsın (Last Man Standing, #2)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/02/kaderimde-sen-varsn-victoria-alexander.html#more "Ben sadece bir koca dilemiyorum. Bunu net olarak belirtmem gerek. Bir kocam olabilirdi, aldığım birtakım teklifler vardı. Hem de kabul edilebilir teklifler. Dileğim ise... Dileğim ise..." Felicity bulunduğu yerde iyice doğrulup omuzlarını dikleştirdi. "Ağırbaşlı, sıradan ve sıkıcı olmayan bir gelecek. Hayatımın bundan sonraki her bir gününü ayrı bir maceraya çevirecek bir erkek istiyorum. Maceraların en büyüğünü istiyorum. Dileğim bu." Felicity duraksadı. "Lütfedersen."

Baskı: Kan ve Yıldız Işığı Günleri (Duman ve Kemiğin Kızı, #2)

Bir varmış bir yokmuş, bir melekle bir şeytan birbirlerine aşık olmuş ve yeni bir dünya hayal etmiş. Katliamların olmadığı, boğazların parçalanmadığı, ölenlerin şenlik ateşlerinde yakılmadığı, dirilenlerin piç ordularıyla savaşmadığı, çocukların öldürmek ve ölmek için annelerin kollarından koparılmadığı bir dünya. Aşıklar, ayın gizli tapınağında sarmaş dolaş yatarken, mücevhersiz bir mücevher kutusu hayal etmiş. Kendilerinin keşfedeceği ve içini mutluluklarıyla dolduracakları bir cennet. Ama bu, o dünya değildi. http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/02/kan-ve-yldz-isg-gunleri-laini-taylor.html#more

Hayal Avcısı
8/1003.02.2015

Baskı: Hayal Avcısı

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/02/hayal-avcs-laura-kinsale-yorum-alntlar.html#more "Zenia yüzünü de örttü. Ve onların karşısında nasıl değiştiğini gördü - siyah örtüsünün altında neredeyse saydam olmuştu; görünmezdi. Bir kadın. Ötesine bakıyorlar, etrafına bakıyorlar ama asla ona bakmıyorlardı. Hatta Lord Winter bile gözlerini onunkilere kaldırmamıştı. Lord bir yabancı gibi görünüyordu. Zenia ona karşı bir öfke dalgası, peçeyi çıkarıp atma ve yüzünü kendisine çevirmesi için zorlama isteği hissetti. Ama yapmadı. Anlayış daha şimdiden sessizce gelmişti - bir gece önce yaşananların geleceği olmayan bir hareket olduğunun anlayışı."

Baskı: Scarlet (The Lunar Chronicles, #2)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/01/scarlet-marissa-meyer-yorum-alntlar.html#more Bir zamanlar küçük bir kız çocuğu varmış... Babası ayyaşın tekiymiş, annesi ise onları bir başlarına terk edip gitmiş. Paris sokaklarında yalnızlığına sarılır bir halde, sevgi beklerken birgün babaannesi onu yanına, çiftliğe getirmiş. Babaanne ve torun, yol arkadaşı olmuşlar birbirlerine. Birlikte çiftlikle uğraşmışlar, huzurlu bir şekilde hayatlarına devam ediyorlarmış. Sonra Doğu'da patlak veren olaylar Paris'e de sıçramış.. Ve birgün hayatta en sevdiği kişi, babaannesi her şeyi geride bırakarak ortadan kaybolmuş. Derken...

ÖncekiSayfa 13 / 29Sonraki