persephone.
@persephone.

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Sen
8/1016.06.2015

Baskı: Sen

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/sen-selvi-atc-yorum-alntlar.html#more Yanı başında oturan adam hareketlenirken, beyninin içinde bir şaşkınlık tınısı çınlıyordu. Adamın elleri usulca omzunu buldu. Süheyla, onun ne yapmaya çalıştığını anlayamadan, gerilen bedeni adamın çıplak göğsüne doğru çekildi. Adamın hoş kokusu burnuna dolarken, "Demir Bey?" diye sordu. Biraz önceki yıkılmışlığının ardından gülmek istemesi garipti ama gülmek istiyordu. Demir Bey'in kolları onu sıkıca sardı ve Süheyla'nın başı adamın göğsünde kaldı. Neden hareket edemediğini bilmiyordu ama öylece kollarının arasında kalmıştı. Demir Bey, "Hım?" dedi. Süheyla'nın başı sanki yüzünü görebilecekmiş gibi yukarı kalktı. "Ne yaptığınızı sorabilir miyim?" "Sana sarılıyorum." Genç adamın sesinde gerçek bir şaşkınlık vardı. "Orasını anlayabiliyorum. Neden sarılıyorsunuz?" Adamın göğsünde bir mırıldanma oldu. Ardından bedeni sessiz gülüşüyle sarsılmaya başladı. "Sü, bu anın duygusal olması gerekiyordu. Filmlerde hep öyle olur!" Sesinde kahkaha geziniyordu.

Baskı: Cress (The Lunar Chronicles, #3)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/cress-marissa-meyer-yorum-alntlar.html Cress paniğin tüm benliğini ele geçirmesine aldırmamaya çalıştı. Bacaklarına savrulan şu minicik kum taneleri kadar değersiz olduğunu fark etmişti. Dünya kocaman bir gezegendi ve o herkesten ve her şeyden uzak bu ıssız çölün tam ortasındaydı. Etrafta ne bir duvar vardı, ne sınırlar, ne de arkasına saklanabileceği bir şey. Cress'i bir titremedir aldı. Kollarındaki tüyler dikildi. "Cress ne oldu? Bir terslik mi var?" Thorne kollarına sıkıca yapışmıştı. Cress titrediğini fark etti. Birkaç kez kekeledikten sonra, "Çok büyükmüş," diyebildi. "Ne?" "Her şey. Dünya. Gökyüzü. Uzaydan bu kadar büyük olduğu anlaşılmıyordu." Nabız atışları o kadar hızlanmıştı ki, bir an nefes alamadı. Elleriyle yüzünü kapayıp havayı içine çekmeye çalıştı. Bu bile canını yakmıştı. Birden ağlamaya başladı. Daha gözlerinin dolduğunu bile hissedemeden kendini hıçkırırken buldu.

Baskı: Teslimiyet (MacKinnon’s Rangers #1)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/teslimiyet-pamela-clare-yorum.html#more Annie de ona bakıyordu ve hala kızgın olduğunu fark etti, sonra da öfkesinin yavaş yavaş dindiğini. Herhangi bir işaret vermeden Ian zincirli ellerini Annie'nni başına götürdü ve onu kendisine doğru sertçe çekerek neredeyse vahşi sayılabilecek şekilde öptü. Dilini Annie'nin ağzına itip şaşkın iç çekişini daha derine gitmek için fırsat olarak değerlendirirken parmaklarını saçlarına geçirip başını geriye attı. Bu sıradan bir öpücük değildi, diğer adamların önünde onu sahiplendiğini gösteren bir öpücüktü. Sahiplendiği bir şey daha vardı -- Anni'nin ruhu. Sonra onu yakaladığı gibi yine aniden bıraktı. Ardından öfkeli bir şekilde fısıldadı: "Bunu yapmana izin vermeyeceğim, Annie! Onun kölesi olamazsın! Ben hak ettiğim acıyı çekerim! Yeter ki sen karışma!"

Baskı: Şansını Dene (The Coincidence, #1)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/sansn-dene-jessica-sorensen-yorum.html#more "Senin hatan değil. Nefes alıyor. Bunu atlatabilir. Başarabilir..." Ama benim hatamdı... Hepsi benim hatamdı. Kollarımı Kayden'ın etrafına doladım, kokusunu içime çektim. Onu bırakmak istemiyordum. "Lütfen benimle kal." Caleb, "Bunların hepsi senin hatan," dedi. "Kime söylersen söyle herkes aynı şeyi düşünecek." Rüzgarın onları götürdüğü yere gitmekten başka amacı olmayan yapraklar mutfakta savrulurken siren sesleri duyuldu. Daha fazlasını yapmam gerekiyordu. Bir şeyler söylemem gerekiyordu. Onun bana yaptığı gibi benim de onun arkasında durmam gerekiyordu. O gece bilardo salonunda Kayden'ı kurtardığımı sanmıştım ama yanılmıştım. Ben sadece bir sonraki fırtınaya kadar ona zaman kazandırmıştım.

Baskı: Jacob (Gece Gezginleri #1)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/jacob-jacquelyn-frank-yorum-alntlar.html#more "Jacob," dedi usulca Isabella, "nasıl bundan emin olmayayım? Sen benim kaderimsin. Bana bunu bir kehanetin filan söylemesine gerek yok." Uzanıp parmaklarını hafifçe yüzünün çevresinde ve üstünde gezdirdi. "Ruhumun yeri senin yanın. Kalbinin yeri benim yanım. Varlığımın her parçasında hissediyorum bunu. Gecenin en ürkütücü saatinde Bronx'taki karanlık sokaktan geçen aptalı ilk gördüğüm anda hissetmiştim." "Hımm. Ben de seni seviyorum," diye mırıldandı. Dudaklarına bakıp gülümseyerek onu kızdıramayacak denli nefessiz kalana kadar öptü. Vücuduna yerleşip müthiş kolay bir biçimde ona uyum sağladı. Bu kadın onun için yaratılmıştı, onunla ne zaman temasa geçse bunu anlıyordu. "Bu hayatta pek çok önemli şey gördüm ve deneyimledim," diye fısıldadı, sesi duygularının yoğunluğundan hırıltılı çıkıyordu, "ama seninle tanışana kadar seni sevdiğim gibi bir kadını sevmek nedir bilmiyordum. Benimle yaşamanın kolay olacağına söz veremem. İkimizin de geleceğinde belirsiz olan çok nokta var." "Biliyorum, Jacob. Bunun peri masalı olmadığının farkındayım. Sonsuza kadar mutlu yaşama olayı her ne kadar çekici bir fikir olsa da benim için fazla baskı demek. Tartışmaya devam edeceğiz, ben yine söylediklerimde direteceğim, seni tam anlamıyla delirteceğim. Ama seni yapabildiğim kadar severek bunu telafi edeceğim." "Kendime karşı böyle katı olmaya ve seni düzenli olarak sinirlendirmeye devam edeceğim şüphesiz. Seni çok yüksek ihtimalle sıklıkla perişan edeceğim çünkü aşk ilişkisi nasıl yaşanır pek tecrübeli olduğum söylenemez. O kadar uzun zamandır yalnızdım ki, minik çiçeğim, korkarım bu sık sık tökezlememe neden olacak. Ama sana bunu telafi edeceğim, Isabella. Çünkü seni yapabileceğimden de fazla seviyorum." Jacob başparmağıyla Isabella'nın gözünden akan damlayı silerken hafifçe gülümsedi. "Seni ağlatmak istemedim, Bella." "Elimde değil. Kalbim..." Avcunu sert bir şekilde kalbinin üzerine koydu. "Kalbim patlayacakmış gibi hissediyorum." "Ne kadar garip, minik çiçeğim. Seninle tanıştığımdan beri kalbim senin sevgini sığdırabilmek için gitgide büyüdü."

Baskı: Benim Uzak Yıldızım

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/benim-uzak-yldzm-amie-kaufman-yorum.html#more Sonunda pes edip "Dinlenmek ister misin?" diye sordum. Güneşin tepeye doğru inişine baktığımı fazla belli etmemeye çalıştım. Güneş battığında dışarıda olmak istemiyordum. Karanlıkta bileğini kırmadan yürümeye uğraşan bu şımarık çocukla ormanda ilerlemek yeterince zordu zaten. Soruyu tarttı, sonra başıyla onayladı ve saçlarını ait oldukları yerde toplamak için, elini başına götürdü. "Nereye oturacağım?" Oturmak mı? Buraya kadar sizin için cebimde taşıdığım şu rahat şezlonga elbette, Majesteleri. İyi ki sordunuz.

Siyah Kadife
9/1002.06.2015

Baskı: Siyah Kadife

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/siyah-kadife-rita-hunter-yorum.html#more Marcus çaresiz bir öfkeyle bağırdı. "Ne istiyorsun benden? Ayaklarına kapanmamı, pislik gibi davrandığımı söyleyip özür dilememi mi? Ne?" Ne mi istiyordu. Daha alçak sesle özür dilemeni ve bunu yüreğinden gelerek söylemeni istiyorum. Ama her şeyden çok aşkını istiyorum. Seni sevdiğimin yarısı kadar bile olsun beni sevdiğini bilmek istiyorum. Tutkunu istiyorum ama şefkatini de istiyorum. Bir bebeğimiz olacağını söyleyebilmem için beni cesaretlendirmeni istiyorum. Bana dokunmanı istiyorum ama baştan çıkartman için değil... Bana dokunmadan duramadığın için parmaklarını yüzümde hissetmek istiyorum. Beni öpmeni ve bir daha asla üzülmeyeceğimi söymeni istiyorum.

Baskı: Sonsuz Deniz (The Fifth Wave, #2)

Yorum için: http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/06/sonsuz-deniz-rick-yancey-yorum.html#more

Baskı: Kızıl Yükseliş (Red Rising Saga, #1)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/05/kzl-yukselis-pierce-brown-yorum-alntlar.html#more "Pirelerle dolu bir masa olduğunu hayal et," diye açıkladı. "Pireler bilinmeyen yüksekliklere sıçrayıp duruyorlar. Sonra bir adam geliyor ve pirelerin üzerine bir cam kavanoz kapatıyor. Pireler sıçrıyor ama kavanozun dibine çarpınca daha yukarı gidemiyorlar. Bir süre sonra adam kavanozu kaldırıyor ama pireler alıştıklarından daha yükseğe sıçramıyor çünkü tepelerinde hala bir cam tavan olduğunu sanıyorlar." Dumanını üfledi. Gözlerinin de yakmacın kor ucu gibi parladığını görebiliyordum. "Biz yükseğe sıçrayan o pireleriz. Şimdi sana ne kadar yükseğe sıçrayabildiğimizi göstereyim."

Aşkın Nazlı Hali
8/1021.05.2015

Baskı: Aşkın Naz'lı Hali

Yorum için: http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/05/okuma-etkinligi-askn-nazl-hali-kubra.html#more

Tek İsim, Tek Kader
6/1005.05.2015

Baskı: Tek İsim, Tek Kader

Yorum için: http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/05/kgbt-6-tur-tek-isim-tek-kader-john.html#more

Baskı: Koruyucu (Return of the Highlanders #1)

Yorum için: http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/koruyucu-margaret-mallory-yorum.html#more

Kalbimi Çaldın
8/1023.04.2015

Baskı: Kalbimi Çaldın

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/kalbimi-caldn-rita-hunter-yorum.html#more

Baskı: Gönülçelen (Warenne Dynasty, #1)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/gonulcelen-brenda-joyce-yorum.html#more

Baskı: The Retribution of Mara Dyer (Mara Dyer #3)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/the-retribution-of-mara-dyer-michelle.html#more

Sevginin Büyüsü
8/1014.04.2015

Baskı: Sevginin Büyüsü

Yorum için: http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/kgbt-4-tur-sevginin-buyusu-beth-hoffman_13.html#more

Tersyüz
4/1010.04.2015

Baskı: Tersyüz

Bir tarafta hayata 1-0 yenik başlayan ama her şeye rağmen, yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen pes etmeyen, savaşan, her gününün son günü olabileceğini bilerek yaşayan ve yaşadığı her günün olabildiğince hakkını veren Bailey. Diğer tarafta hayatta başına gelebilecek tüm iyi şeylere sahip ama bununla yetinemeyen daha doğrusu bununla baş edemeyen olgunluğa erisememis bir lise ergeni Ambrose. Kitapla ilgili inanın yazmak istediğim tonla şey var ama telefonla yazmak berbat. Demem odur ki bu puanı önce Bailey için ardından Fern için verdim.

Baskı: Aşka Davet (Windham, #4)

Yorum İçin: http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/aska-davet-grace-burrowes-yorum.html#more

Baskı: The Evolution of Mara Dyer (Mara Dyer #2)

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/the-evolution-of-mara-dyer-michelle.html#more “I’m too selfish to leave you,” I said. Noah pulled back so I could see his smile. “I’m too selfish to let you.”

Baskı: Eksik Parça (Mara Dyer, #1)

Yorum için: http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/eksik-parca-michelle-hodkin-yorum.html#more

Baskı: Kıyıya Vuran Deniz Kabukları

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/04/kgbt-2-tur-kyya-vuran-deniz-kabuklar.html#more

Yalancı Aşık
7/1029.03.2015

Baskı: Yalancı Aşık

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/yalanc-ask-tawna-fenske-yorum.html#more

Baskı: Göbekli Tepe Muhafızı

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/gobekli-tepe-muhafz-yonca-eldener-yorum.html#more Ada ekledi. "Adem'in yasak meyve ağacı bu olsa gerek. Mülkiyet çıktığından beri bir olmaktan uzaklaştık. Artık sen ve ben var." "Tevrat'a göre Adem'in oğullarından Kayin çiftçiydi, Habil ise çoban. Kayin, Tanrı'ya toprağından, Habil de hayvanlarından sunmuştu. Tanrı, çoban Habil'in hediyesini kabul edince çiftçi Kayin kıskançlıktan deliye dönüp kardeşini öldürmüştü. Tanrı bundan sonra onu oradan oraya sürdü. Kayin çobanı öldürdü ama huzurunu feda etti. Bazıları Kayin'in çocukları olunca bir şehir kurduğunu, burasının Urfa olduğunu söyler. Belki de doğrudur." Ada, "Belki insanı cennet bahçesinden kovduran yılan, tarım devriyle başlayan evrenden kopuşumuz anlamına geliyordur. Toprağa bağlandıkça ondan koptuk," deyip devam etti. "Bu çok büyük bir ikilem. Hayatta kalmak için doğayla mücadele etmemiz gerekiyordu, ancak mücadele ettiğimiz şey de hayat damarımızdı. Bu, büyürken kendi kişiliğimizi kazanmak adına anne babamızla çatışmamıza benziyor. En derinden bağlı olduğumuz parçamız oldukları halde onları aşmadan büyümüyoruz. Nerede duracağımızı bilmezsek de hepimiz zarar görüyoruz. Oysaki tapınaklardaki dikilitaşların hatırlattığı irademiz hep içimizde."

Rehine
8/1025.03.2015

Baskı: Rehine

http://gamzeninkitapdunyasi.blogspot.com.tr/2015/03/kgbt-1-tur-rehine-sumeyye-akarcay-yorum.html#more "Senin tikin mi var?" Esma kaşlarını çatarak adama baktı. İki de bir kafasını iki yana sallamasının ne anlama geldiğini anlamamıştı. Baran kaşlarını çattı. "Neden sordun?" "Biraz önce de kafanı salladın. Şimdi de... Tikin olabileceğini düşündüm." Kahretsin! "Hayır, tikim falan yok. Sadece bir an..." Harıl harıl söyleyecek uygun bir yalan düşünüyordu. Sonunda "Arı geldiğini sandım, gitsin diye sallıyordum." dedi. Esma başını aşağı yukarı sallayarak anladığını belirtti. Yine de adamın yüzündeki garip ifadeden bir şeyi olduğunu düşünmeye başlamıştı bile.

ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki