
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: bernhard schlink
Kırkı aşkın dile çevrilen ve sinemaya uyarlanan Okuyucu, 20. yüzyıl Alman edebiyatının en parlak romanlarından biri. Okuyucu, İkinci Dünya Savaşı ertesinde, on beşindeki lise öğrencisi Michael Berg ile otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz arasındaki tutkulu aşk üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Hanna’nın aniden ortadan kaybolmasıyla kesintiye uğrayan bu birliktelik, ikilinin yıllar sonra bir m…

Yazar: bernhard schlink
Kırkı aşkın dile çevrilen ve sinemaya uyarlanan Okuyucu, 20. yüzyıl Alman edebiyatının en parlak romanlarından biri. Okuyucu, İkinci Dünya Savaşı ertesinde, on beşindeki lise öğrencisi Michael Berg ile otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz arasındaki tutkulu aşk üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Hanna’nın aniden ortadan kaybolmasıyla kesintiye uğrayan bu birliktelik, ikilinin yıllar sonra bir m…

Yazar: bernhard schlink
Kırkı aşkın dile çevrilen ve sinemaya uyarlanan Okuyucu, 20. yüzyıl Alman edebiyatının en parlak romanlarından biri. Okuyucu, İkinci Dünya Savaşı ertesinde, on beşindeki lise öğrencisi Michael Berg ile otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz arasındaki tutkulu aşk üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Hanna’nın aniden ortadan kaybolmasıyla kesintiye uğrayan bu birliktelik, ikilinin yıllar sonra bir m…

Yazar: bernhard schlink
Kırkı aşkın dile çevrilen ve sinemaya uyarlanan Okuyucu, 20. yüzyıl Alman edebiyatının en parlak romanlarından biri. Okuyucu, İkinci Dünya Savaşı ertesinde, on beşindeki lise öğrencisi Michael Berg ile otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz arasındaki tutkulu aşk üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Hanna’nın aniden ortadan kaybolmasıyla kesintiye uğrayan bu birliktelik, ikilinin yıllar sonra bir m…

Yazar: bernhard schlink
Kırkı aşkın dile çevrilen ve sinemaya uyarlanan Okuyucu, 20. yüzyıl Alman edebiyatının en parlak romanlarından biri. Okuyucu, İkinci Dünya Savaşı ertesinde, on beşindeki lise öğrencisi Michael Berg ile otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz arasındaki tutkulu aşk üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Hanna’nın aniden ortadan kaybolmasıyla kesintiye uğrayan bu birliktelik, ikilinin yıllar sonra bir m…

Yazar: bernhard schlink
Kırkı aşkın dile çevrilen ve sinemaya uyarlanan Okuyucu, 20. yüzyıl Alman edebiyatının en parlak romanlarından biri. Okuyucu, İkinci Dünya Savaşı ertesinde, on beşindeki lise öğrencisi Michael Berg ile otuz altı yaşındaki Hanna Schmitz arasındaki tutkulu aşk üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Hanna’nın aniden ortadan kaybolmasıyla kesintiye uğrayan bu birliktelik, ikilinin yıllar sonra bir m…

Yazar: jean paul dubois
Meteorolog Paul Klein sekiz ay önce, yirmi yıldır görmediği, hayatı boyunca nefret ettiği, ikiz kardeşi Simonla buluşmak üzere İsraile gelir. Cehenneme yolculuğu böylece başlamış olur, kendini bir psikiyatri kliniğine kapatılmış olarak bulur. Ailesinin kurduğu bir komplo yüzünden klinikte olduğunu düşünmektedir. Gerçeği bulmak için çocukluğundan başlayarak tüm ayrıntılarıyla yaşamını anımsamaya v…
9/10Arka kapağındaki açıklamasıyla ilgimi çeken, akıcı ve merak uyandırıcı bir anlatıma sahip, yeni tanıştığım bir yazarın zihin yolculuğuna çıktığım bir kitap. Olay, ailesi tarafından kliniğe kapatıldığını düşünen Paul'un klinikteki yaşamı üzerine geçmişini sorgulamasıyla başlıyor. 20 yıl öncesinden

Yazar: jean paul dubois
Meteorolog Paul Klein sekiz ay önce, yirmi yıldır görmediği, hayatı boyunca nefret ettiği, ikiz kardeşi Simonla buluşmak üzere İsraile gelir. Cehenneme yolculuğu böylece başlamış olur, kendini bir psikiyatri kliniğine kapatılmış olarak bulur. Ailesinin kurduğu bir komplo yüzünden klinikte olduğunu düşünmektedir. Gerçeği bulmak için çocukluğundan başlayarak tüm ayrıntılarıyla yaşamını anımsamaya v…

Yazar: jean paul dubois
Meteorolog Paul Klein sekiz ay önce, yirmi yıldır görmediği, hayatı boyunca nefret ettiği, ikiz kardeşi Simonla buluşmak üzere İsraile gelir. Cehenneme yolculuğu böylece başlamış olur, kendini bir psikiyatri kliniğine kapatılmış olarak bulur. Ailesinin kurduğu bir komplo yüzünden klinikte olduğunu düşünmektedir. Gerçeği bulmak için çocukluğundan başlayarak tüm ayrıntılarıyla yaşamını anımsamaya v…

Yazar: jean paul dubois
Meteorolog Paul Klein sekiz ay önce, yirmi yıldır görmediği, hayatı boyunca nefret ettiği, ikiz kardeşi Simonla buluşmak üzere İsraile gelir. Cehenneme yolculuğu böylece başlamış olur, kendini bir psikiyatri kliniğine kapatılmış olarak bulur. Ailesinin kurduğu bir komplo yüzünden klinikte olduğunu düşünmektedir. Gerçeği bulmak için çocukluğundan başlayarak tüm ayrıntılarıyla yaşamını anımsamaya v…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: w. h. hudson
"Değişmiştim; bu değişim öyle muhteşem, öyle kusursuzdu ki, eski yapay hayatımın gerçek olmadığının ve olamayacağının bir kanıtıydı; yaşadığım bu değişim, daha derin ve gerçek olan doğayla bir uyum içindeydi... Balo salonunun bunaltıcı ve sıkıntılı havasını terk ettikten sonra, cennetin sabah ferahlığının beni tazelediğini, ruhumu yücelttiğini ve nefes almanın güzelliğini hissettim."…
5/10
Yazar: w. h. hudson
"Değişmiştim; bu değişim öyle muhteşem, öyle kusursuzdu ki, eski yapay hayatımın gerçek olmadığının ve olamayacağının bir kanıtıydı; yaşadığım bu değişim, daha derin ve gerçek olan doğayla bir uyum içindeydi... Balo salonunun bunaltıcı ve sıkıntılı havasını terk ettikten sonra, cennetin sabah ferahlığının beni tazelediğini, ruhumu yücelttiğini ve nefes almanın güzelliğini hissettim."…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: w. h. hudson
"Değişmiştim; bu değişim öyle muhteşem, öyle kusursuzdu ki, eski yapay hayatımın gerçek olmadığının ve olamayacağının bir kanıtıydı; yaşadığım bu değişim, daha derin ve gerçek olan doğayla bir uyum içindeydi... Balo salonunun bunaltıcı ve sıkıntılı havasını terk ettikten sonra, cennetin sabah ferahlığının beni tazelediğini, ruhumu yücelttiğini ve nefes almanın güzelliğini hissettim."…

Yazar: w. h. hudson
"Değişmiştim; bu değişim öyle muhteşem, öyle kusursuzdu ki, eski yapay hayatımın gerçek olmadığının ve olamayacağının bir kanıtıydı; yaşadığım bu değişim, daha derin ve gerçek olan doğayla bir uyum içindeydi... Balo salonunun bunaltıcı ve sıkıntılı havasını terk ettikten sonra, cennetin sabah ferahlığının beni tazelediğini, ruhumu yücelttiğini ve nefes almanın güzelliğini hissettim."…

Yazar: w. h. hudson
"Değişmiştim; bu değişim öyle muhteşem, öyle kusursuzdu ki, eski yapay hayatımın gerçek olmadığının ve olamayacağının bir kanıtıydı; yaşadığım bu değişim, daha derin ve gerçek olan doğayla bir uyum içindeydi... Balo salonunun bunaltıcı ve sıkıntılı havasını terk ettikten sonra, cennetin sabah ferahlığının beni tazelediğini, ruhumu yücelttiğini ve nefes almanın güzelliğini hissettim."…

Yazar: cesare pavese
Yaşama Uğraşı 1952 yılında yayımlandığı zaman, önemli bir edebiyat olayı sayıldı ve çok geçmeden başka dillere de çevrildi. Çağdaş İtalyan Edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Cesare Pavesenin yazarlık sanatıyla ilgili çok ilginç görüşlerini içtenlikle yansıtan Yaşama Uğraşı önemini bugün de koruyan bir belge niteliği taşımaktadır.Gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.Yazı…
8/10Bir yazar başka bir yazarı tanımanıza sebep olabilir. Benim tanışıklığım da öyle oldu Pavese ile, Tezer Özlü aracılığıyla. Edebiyatı, aşkı, kadınları, duyguları, yaşam olgusunu, savaşı, insanı kısacası her şeyi bulabileceğiniz, bir çok satırın aklınızda yer edeceği bir yapıt. En çok da acı. Acıyı iç

Yazar: cesare pavese
Yaşama Uğraşı 1952 yılında yayımlandığı zaman, önemli bir edebiyat olayı sayıldı ve çok geçmeden başka dillere de çevrildi. Çağdaş İtalyan Edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Cesare Pavesenin yazarlık sanatıyla ilgili çok ilginç görüşlerini içtenlikle yansıtan Yaşama Uğraşı önemini bugün de koruyan bir belge niteliği taşımaktadır.Gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.Yazı…

Yazar: cesare pavese
Yaşama Uğraşı 1952 yılında yayımlandığı zaman, önemli bir edebiyat olayı sayıldı ve çok geçmeden başka dillere de çevrildi. Çağdaş İtalyan Edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Cesare Pavesenin yazarlık sanatıyla ilgili çok ilginç görüşlerini içtenlikle yansıtan Yaşama Uğraşı önemini bugün de koruyan bir belge niteliği taşımaktadır.Gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.Yazı…

Yazar: arundhati roy
Arundhati Roy, İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker Ödülünü 1997 yılında Küçük Şeylerin Tanrısı adlı romanıyla aldı. Lirik bir dille, şiirsi bir anlatımla, bir söz-büyücüsü gibi kullandığı sözcüklerle, yasak bir aşkın çökerttiği bir ailenin soluk kesen dramını anlattı. Varlıklı bir Hindu ailesinin güzel kızı Ammu, ailesinin yanında çalışan bir işçiye âşık olur. Önüne geçilmez,…
10/10Uçsuz bucaksız, dingin, sessizliğin sesini duyumsadığınız bir okyanusun ortasında bir küçük kayığın içinde olduğunuzu düşünün. Ne bir kürek var yönünüzü belirleyecek ne de bir kıyı var ulaşmayı hedeflediğiniz. Öylece duruyorsunuz. Sadece zihninizde Roy'un sözcüklerinin tınısı. Pusulanız bu. Kimi zam

Yazar: arundhati roy
Arundhati Roy, İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker Ödülünü 1997 yılında Küçük Şeylerin Tanrısı adlı romanıyla aldı. Lirik bir dille, şiirsi bir anlatımla, bir söz-büyücüsü gibi kullandığı sözcüklerle, yasak bir aşkın çökerttiği bir ailenin soluk kesen dramını anlattı. Varlıklı bir Hindu ailesinin güzel kızı Ammu, ailesinin yanında çalışan bir işçiye âşık olur. Önüne geçilmez,…