
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Şimdiki Çocuklar Harika
Bu kitapta, çocukların -basit gibi görünse de- inanılmaz hayal güçlerinin derinliğine şahit oldum. Kitaptan bir örnek vermek istiyorum: Öğretmen, öğrencilerden fedakarlık konusuyla ilgili bir örnek vermelerini ister. Ahmer şu örneği verir: Bir çocuğun kardeşi çok ağır hastalanıyor. Çocuk buna o kadar çok üzülüyor ki, her gece yatağında "Onu öldürme Tanrım. Kardeşimin yerine beni öldür!" diye dua ediyor. Bir gece rüyasında kocaman bir dev geliyor, "Fedakarlık dileğin kabul olundu, kardeşinin yerine seni alıp götürmeye geldim," diyor. Çocuk, "Ben bunu fedakarlık olsun diye söylemiştim, beni alma!..." diye ağlayarak yalvarmaya başlıyor. Öyle çok bağırıyor ki rüyasında, annesi uyanıyor. Ahmet bu hikayeyle, fedakarlıktan ne anladığımı acaba anlatabildim mi? Fedakarlık olsun diye yapılan fedakarlıkla alay etmek istemiştim, diyor. Bu kitabı okurken gülmekten kırılacaksınız. "Hababam Sınıfı" filmlerindeki mizah bu kitaptan alınmış gibi. Nesin Usta, güldürmekle kalmıyor, toplumda hala var olan, gerçeklikleri insanları incitmeden ortaya koyuyor. Kitabın son sayfalarında verilen bir söz ilaç gibi geldi: Mizah, dünyamızı gülünç olmaktan kurtarır.
Baskı: Siyah Kan
Siz hiç tamamen oksijensiz bir ortamda boğularak ölmüş bir insanın kan rengini merak ettiniz mi? Kanın bu renginden tahrik olup boşalan birini tanıdınız mı? Peki ya bu kanı israf etmemek için, sadece Güneydoğu Asya'nın dağlarında yetiştirilen balı, yaraya sürerek onun pıhtılaşmasını sağlayan bir insanı tasvir edebilir misiniz? Bana göre bu kitap, klasik katil-polis kitaplarına benzemiyor. Hatta kitapta polis arka planda yer alıyor. Bu kitap Freud'un görüşleriyle iç içe gelişiyor, psikoanalist kuram yoğun olarak işlenmiş ve yazar, ana karakterin geçmişiyle ilgilenerek bu geçmişin kişilikleriyle olan ilişkiye önemli yer ayırıyor. Bir psikolojik danışman adayı olarak oldukça ilgimi çekti.
Baskı: Aşkın Celladı
Yalom'un okuduğum ilk kitap. İlgi alanım ve eğitim görmekte olduğum bölüm dolayısıyla yazarın kitaplarına uzun zamandır açlık hissediyordum. Okuduğum kitabın eski basım yazılarının küçük konusunda görsel bir güzellik yoktu. İçerikte kısmen bilim dalıyla ilgili terimler olmasına rağmen terapi ve insan ilişkileriyle ilgili yeni bakış açısı geliştirebilir. En beğendiğim öykü Aşkın Celladıydı. 10 farklı hayat tanıtıldığı için insan çevresine daha duyarlı oluyor.
Baskı: Bana Bir Aşk Borçlusun (Lone Star Sisters #1)
Dürüst olmak gerekirse kitabın dili akıcıydı ancak kitabın ortalarında sık tekrarlanan düşünceler beni soğuttu. sonları hoşuma gitmişti ancak hiç beklenmedik yerde ve kitapta merak edilenenler cevaplanmadan bitirilmiş.
Baskı: Şiirin Kızkardeşi Öykü
Buket Uzuner'in diline hayran kaldım okuduğum ilk kitabıydı ve adeta büyülendim. Kitabın ilk öyküsünde eblehleşmiş karakterinde baba ve köy halkı ile modern seküler düşüncede olmak isteyen küçük çocuğun eblehlikten sırılmanın hikayesi. Diğer hikayelerde ise bir olayın 5 kişinin bakış açısından yazması insana empati kurma eğilimine yönlendiriyor.
Baskı: İsim Şehir Hayvan
Bu kitabın içinde sokak var, okuduğum üniversite var, tartıştığım arkadaşlarım, savunduğum politik düşünce var kısacası bu kitapta Türkiye var. Fikirlerimi politize etmeme neden oldu. Cehalaet mutluluktur anyalışını taşıyan toplumumuz ritüellerine karşı adeta savaş açmıştır. Öyle akıcı dili var ki kedimi otantik bir kafede Yılmaz Özdil'le sohbet ediyormuş buldum.
Baskı: Boyalı Kuş
Sosyal Psikoloji dersi hocamın defalarca önerdiği kitap... Her ne kadar kısmen fantastik bulsam da Kosinsk, savaşın bir çocuk bakış açısında tüm yönleriyle ortaya koyması sayfaların çocuğun düşüncelerinden fırlamış gibiydi. Nazilerin vahşetini ortaya çıkarması bir yana Polonya halkının Nazilerden daha iğrenç insana olan bakış açısı hele ki ölüm trenlerinden kurtulmak için trenden atlayanlara yardım edeceklerini onları öldürmelerine beynim idrak edemiyordu. Kitabın sonunda Kosinsk'inin kitabı dahi okumayanlar halkı tarafından halkını kötülediği ve yalan söylediğini iddia ettiği için vatan haini ilan etmesini ise beklenmedikti benim için. Kitap Polonya'da hala yasak mı emin değilim ama tahammül sınırımızı genişletmemiz gerektiğini düşünüyorum. Türkiye içinde benzer durum söz konusu vatan ilanı ilan ettiğimiz insanların vatan haini olduguna dair argümanlarımız neler? Cevap çoğunlukla medya ise 1940'ların Polonya halkından farkımız belki de kalmayacak.
Baskı: Uçurtma Avcısı
Bazı kitaplar vardır ki son sayfaya geldiğinde ilk sayfadan bu yana sanki yıllar geçmiştir ve sen Budistlerin Reenkarnasyon inancındaki gibi yaşamından önce farkı bir bedende doğmuş ve kitabı okurken önceki hayatını hatırlayıp Deja vu gibi o hayatı daha önce yaşamış gibisindir. Bu kitap için söylemek istediklerim var aslında kelimelerle aram iyidir ama kitabı yorumlamak için sözcük haznemin yetersizliğini anlıyorum. Bazen Hasan gibi düşünmek, onun iç alemine dalış yapmak istiyorum bazen Emir gibi kaçmak istiyorum bazen Baba kadar hayatın tozunu yutmak, Rahim Han Efendi gibi dostluk istiyorum. Vezir Han Ekber Bölgesinde yürümek Hasan'la Emir'in tepedeki ağaca tırmanmayı hayal ediyorum..
Baskı: Çay Kaşığı
Kitabın önsözüne bitiktim zaten aylardır. En çok da Nicolas'ın aforizma/uydurma hikayelerine bittim. Cenazedeki "Ölene kadar yaşayacaksın" aforizması da unutulmazdı benim için.. özellkle yazarın yaptığı teşbihler ve 16. bölüm ilgimi çekti. Beklenmeyen son ise 49. bölümde gün yüzüne çıkıyor ve itiraf ediyorum ki dün gece kiitabı bitirdim ve gece rüyalarıma/kabuslarıma dahil oldu. Kitaba ilk başladığım andan beri Fight Club'e benzetmiştim..