
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: halid ziya uşaklıgil
Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve Tanpınar'ın Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser diye tanımladığı Mai ve Siyah, dönemin basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir.
10/10
Yazar: william gerald golding, aimee de jongh
Sineklerin Tanrısı başlangıçta, ıssız bir adaya düşen çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne'ın Mercan Adası'nın çağdaş bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine, Sineklerin Tanrısı'nın başlıca iki kişisine Mercan Adası'ndaki çocuklardan aldığı Ralph ve J…
10/10Aziz Nesin'in eğlenceli kaleminden kısa kısa, sıkmayan, gülümseten, düşündüren, eleştiren hikayeler.

Yazar: mine söğüt
Mine Söğüt'ün ikinci romanı Kırmızı Zaman, 1900'lerin başlarından 2002 yılına uzanan bir hikâyeyi anlatıyor. Başlıca kahramanları olan ve birbirini tanımayan Zaman Dayı'nın, Halat Niyazi'nin, Botan'ın ve küçük Hüsran'ın hikâyeleri birbirine karışıp sonunda kimsesizler mezarlığında birleşiyor. Ölüm, kayboluş, arayış, tanrı ve sır ve baba kavramları ağırlıkla işlenmiş…
8/1024 saatten az bir sürede bitirdiğim, tadımlık bir kitaptı. İstanbul'un surlarının altındaki tünellerde dolaşıp kimsesizler mezarlığında soluklanıp huzur bulmak isteyen, zamanın büyüsünde sırların, gizemlerin peşinde sakince koşmak isteyen herkes okumalı. Böyle kitaplar yaşadığımız şehre, insanlara,

Yazar: nikos kazancakis
Zorba, Yunanlı ünlü yazar Nikos Kazancakis'in olgunluk dönemi ürünü (1946). Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesi. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba adlı bu romanı, onun kendisiyle giriştiği bir tür sessiz hes…
10/10Bu kitap yaşıyor, evet tıpkı insan gibi, ağaç gibi, evren gibi. Canlı, yeterince dikkatli dinlerseniz içinde yatan hayatı duyabilirsiniz ! Okuyucusuyla büyüyen bir kitap bu, şimdi başka, 10 sene sonra başka, 20 sene sonra bambaşka bir Zorba olacak biliyorum ve ben her okuyuşumda farklı bir tat duy

Yazar: jean christophe grangé
Kızıl Nehirler, "Çocukluğumdan beri korkutucu hikâyeleri, korku filmlerini, bilinmeyenin verdiği endişeyi hep sevmişimdir" diyen Jean-Christophe Grangé'nin yazarlık yaşamındaki ikinci romanı. Mathieu Kassovitz tarafından filme çekilen ve başrollerinde Jean Reno ve Vincent Kessel'in oynadığı Kızıl Nehirler, birbirini tamamlayan, iki gözü pek polisin son derece karanlık ve karma…
7/10Polisiye-gerilim kitaplarından uzak dururum genelde, tamamen olay odaklı kitapları sevemiyorum. Kızıl Nehirler'in kurgusu gerçekten tatmin edici. Türün meraklısı buyursun okusun, elinizden düşmez iki günde bitiriverirsiniz eminim.

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…
8/10Yüzyıllık Yalnızlık korktuğum bir kitaptı. Öyle yorumlar okumuştum ki bu kitabın ağırlığını kaldıramayacağımı düşünüyordum. Nihayet okudum bitti ama ben kitap hakkında ne düşünmem gerektiğini bilmiyorum. Ne okudum ben? Buendia ailesinin yüzyıllık tarihini mi? Oysa koca insanlık tarihini baştan sona

Yazar: edgar allan poe
Edgar Allan Poe, edebiyat tarihine yazdıklarıyla olduğu kadar yaşam öyküsüyle de damgasını vurmuştur. Yoklukla, kayıplarla, hastalıklarla, alkolle ve sanrılarla cebelleşmesine rağmen, belki de tam bu yüzden hem dünya edebiyatı hem de Batı kültürü üzerinde derin bir etki bırakan olağanüstü öyküler ve şiirler ortaya koymuştur. Psikolojik gerilim unsurunu kusursuzlaştırmış, dedektiflik öyküsünü keşf…
9/10Edebiyatta korku-gerilim dediniz mi akla ilk gelen isimlerden biri Edgar Allan Poe. Hem şair hem öykü yazarı hem editör hem de edebiyat eleştirmeni. Bu çok yönlülüğü eserlerini de besliyor açıkçası. Kaleminin şiirselliği hikayelerindeki ustaca kurgusuna öyle bir damlıyor ki... Doğaüstü görünen bir

Yazar: philip k. dick
Başlangıçta basit bir kaza gibi görünüyordu. Ama uyandıklarında duaların da, bedduaların da gerçek olduğunu fark ettiler...Bir teknik arıza sonucu, yedi ziyaretçi ve mihmandarları, Belmont Bevatronunun yüksek dozda radyasyonuna maruz kalırlar. Hepsi bu faciadan sağ kurtulurlar gerçi, ancak kazayla uyanmaları arasındaki kısacık sürede bir dizi paralel evreni ziyaret etmek zorunda kalırlar.Bu evren…
9/10
Yazar: henry james
Henry James (1843 - 1916): 19. yüzyılın son çeyreğinde yerleştiği İngilterede, ölümüne dek, gerek romanlarında gerekse uzunlu - kısalı öykülerinde, doğup yetiştiği Amerika kıtası ile Avrupanın birbirinden farklı insanlarını sarsıcı bir gözlem gücü ve derinlikle işlemiş bir yazı ustasıdır. Nitekim, yazarın orta döneminin en önemli yapıtlarından olan Yürek Burgusunun (1898) ürperticiliği de, bir ya…
5/10Bir umut elime aldığım, hayal kırıklığıyla zar zor bitirebildiğim bir kitap. Konu ilgi çekici görünse de 167 sayfayı bir haftada ancak bitirebildim.

Yazar: zülfü livaneli
Sıcak ülkelerinden, Stockholmun kar altındaki caddelerine ve buz tutmuş göllerine savrulan siyasi mülteciler. Yaşamı paramparça olmuş Saminin, bir Kuzey hastanesinde önüne çıkan yaşlı bakan. Bir cinayet planı ve Saminin yaşamını etkileyen bir kedi. Çevresindekileri kendisine aşık eden Şilili bir genç kız; yakıcı öfke nöbetlerine kapılan güzel Clara. Bir uzay istasyonu kadar garip ve uzak buldukla…
8/10Toplumsal bir konuya harika bir üslupla değinmiş Zülfü Livaneli. Çekingen davrandığım yazarlardandı oysaki kalemi çok etkileyici imiş, hakkını yemişim. Kurgu çok iyiydi, El Yazmaları kısmı çok güzel düşünülmüş ve kitaba yerleştirilmiş. Böyle toplumsal konularda yazarın üzerine daha çok iş düşüyor as

Yazar: paul auster
Karısıyla iki küçük oğlunu bir uçak kazasında yitiren David Zimmer, yaşayan bir ölüye dönüşmüştür, kederini alkole gömerken günlerini kendine acıyarak geçirmeyi sürdürür. Bir gece televizyon izlerken, sessiz film döneminin komedi oyuncularından Hector Mann üzerine bir belgesele rastlayınca hayata bakışı bir anda değişir. Altmış yıl önce ansızın ortadan kaybolan ve o zamandan beri kendisinden habe…
7/10Paul Auster hep radarımda olan bir yazardı. Yanılsamalar Kitabıyla da nihayet başlamış oldum. Yazım tarzını sevdim, dili rahatsız etmiyor. Kurgu da fena değildi. İki farklı yaşam öyküsü ve birçok kimlik var kitapta. Sinemayı da güzelce yerleştirmiş kitabın içine. Yine de benim açımdan eksik bir şeyl

Yazar: ayşe kulin
Aynı ırktan, kim bilir belki de aynı soydan geliyorlardı. Aynı yaşlarda, aynı boylardaydılar. Aynı kadını sevmişlerdi. Ataları aynı tanrıya ayrı yollardan ulaşmak istedikleri için, biri Boşnak diğeri Hırvattı. Bunu kendileri seçmemişlerdi, savaşmayı ve kaderlerini de seçmedikleri gibi. Ve ambulanstaki çocuğu kurtarmanın dışında, beklentileri yoktu yarın için. Yarınlar, kurşun, havan topu ve bomba…
6/10Edebi açıdan vasat bir kitap. Sık sık devrik cümle kullanmak iyi bir yazı diline sahip olmak demek değildir. Öte yandan kurgusal açıdan baktığımda yine ortalama bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yugoslavya'nın çöküşü ve özellikle Bosna Savaşı benim içimde kanayan yaramdır. Ayşe Kulin de Bosna daki ka
Andre Gide nin kalemi çok güçlü, üslubu etkileyici fakat fazla romantizm beni sıktı. O güzel betimlemeler, doğa tasvirleri olmasaydı bitiremezdim sanıyorum.

Yazar: stefan zweig
İntihar, Stefan Zweig'ın zihnini gençlik yıllarından beri meşgul eden bir kavramdı. Yaşamının bir anlamı kalmadığını anladığı anda yaşamına kendi eliyle son verebileceğini daha üniversite yıllarında söylemişti. İlk evliliği sırasında karısı Friederike'yi kendisiyle birlikte intihar etmesi için zorlayan, sonra bu düşüncesinden vazgeçen Stefan Zweig, yıllar sonra, İkinci Dünya Savaşı sıra…
9/10Stefan Zweig ne yazsa okunur. Dili o kadar güzel ki. Müthiş psikolojik tahliller, hayatla ve ölümle ilgili etkileyici çıkarımlar... Stefan Zweig'ın dünyası hep acılarla haksızlıklarla dolu, hikayelerde de görüldüğü gibi. Tabi bunda yaşadığı dönemin etkisinin ve kendisinin de çok ince ruhlu olmasın

