
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: iskender pala
''Peygamber'in mihmandârı! Bir arzun varsa yapayım. Bir vasiyetin varsa yerine getireyim!'' - ''Ey Emîr! Sakın Allah'ın dinini bozma, müminler arasına fitne girmesine müsaade etme. Askere adalet ile muamele eyle ve düşman karşısında can kaygusu çekme. Bana gelince, senden ve senin ait olduğun şu dünyadan hiçbir şey istemediğimi bil ve herkese böylece il…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…
7/10
Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: henryk sienkiewicz
Bu roman, adını bir efsaneden almıştır. Bu efsaneye göre Hazreti İsanın havarisi Petrus, zamanın tevhit dini olan Hıristiyanlığın en önemli temsilcisidir. Neronun zulmünden ötürü Romada dini telkinlere devam etmekten ümidini keser. Romadan kaçarken Appienne yolunda bir ışık buketi içinde Hazreti İsayı görür. Oysa mesih göğe çekileli yıllar olmuştur. Havari hayretten ne diyeceğini şaşırarak: Quo v…

Yazar: henryk sienkiewicz
İki hikâyelik kitap, 1905 yılında Nobel edebiyat ödülüne layık görülen meşhur Polonyalı yazar Henryk Sienkiewicz’in imzasını taşıyor. Ülkemizde 1900 yılında Ahmet Rasim çevirisiyle Osmanlıca yayınlanan bu hikâyeleri modern Türkçeye aktarırken, çevirinin aslına mümkün olabildiğince sadık kaldık. On bin adet, ciltli halde bastığımız kitabı fuara dair bir hatıra olması için fuar süresince kitapsever…
8/10
Yazar: honggyu son
Kore Savaşında mücadele edip, savaştan sonra orada kalan bilge bir Türkün dokunaklı hikâyesineyer veren bu roman başucu kitabınız olmaya adayDünya insandan oluşan dikenli bir teldirYeryüzünde bir saniye bile yaşasan yaralanırsın!Hayata karşı mağlup olmuş, Kore Savaşının derin izlerini bedenlerinde ve zihinlerinde taşımaya mecbur kalmış bir neslin yüreğinden dökülenlere kulak vermek;Yalnızlıkların…
7/10
Yazar: honggyu son
Kore Savaşında mücadele edip, savaştan sonra orada kalan bilge bir Türkün dokunaklı hikâyesineyer veren bu roman başucu kitabınız olmaya adayDünya insandan oluşan dikenli bir teldirYeryüzünde bir saniye bile yaşasan yaralanırsın!Hayata karşı mağlup olmuş, Kore Savaşının derin izlerini bedenlerinde ve zihinlerinde taşımaya mecbur kalmış bir neslin yüreğinden dökülenlere kulak vermek;Yalnızlıkların…

Yazar: henryk sienkiewicz
İki hikâyelik kitap, 1905 yılında Nobel edebiyat ödülüne layık görülen meşhur Polonyalı yazar Henryk Sienkiewicz’in imzasını taşıyor. Ülkemizde 1900 yılında Ahmet Rasim çevirisiyle Osmanlıca yayınlanan bu hikâyeleri modern Türkçeye aktarırken, çevirinin aslına mümkün olabildiğince sadık kaldık. On bin adet, ciltli halde bastığımız kitabı fuara dair bir hatıra olması için fuar süresince kitapsever…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: cengiz aytmatov
Cengiz Aytmatovun bütün dünyada geniş yankılar uyandıran bu romanı, yürek paralayan, tüyler ürperten bir haykırıştır. Fakat umutsuz bir çırpınış değil, aynı zamanda tutsaklığa karşı bir meydan okuyuştur...Romanın kahramanı Yedigey Cangeldin, cepheden döndükten sonra, Kazak bozkırlarında küçük bir aktarma istasyonunda çalışmaya başlar. Burada tanık olduğu ve uzak geçmişine çağrışım yapan olaylar,…

Yazar: honggyu son
Kore Savaşında mücadele edip, savaştan sonra orada kalan bilge bir Türkün dokunaklı hikâyesineyer veren bu roman başucu kitabınız olmaya adayDünya insandan oluşan dikenli bir teldirYeryüzünde bir saniye bile yaşasan yaralanırsın!Hayata karşı mağlup olmuş, Kore Savaşının derin izlerini bedenlerinde ve zihinlerinde taşımaya mecbur kalmış bir neslin yüreğinden dökülenlere kulak vermek;Yalnızlıkların…

Yazar: josé saramago
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer, hiç kimse ölmez olur. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır. İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlar…
10/10
Yazar: josé saramago
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer, hiç kimse ölmez olur. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır. İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlar…

Yazar: josé saramago
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer, hiç kimse ölmez olur. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır. İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlar…

Yazar: josé saramago
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer, hiç kimse ölmez olur. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır. İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlar…

Yazar: josé saramago
18. yüzyıl Portekizinin gizemli dünyasında geçen bu romanda, savaşta sol elini kaybetmiş bir er olan Balthazar ile dünyada herkesten fazla şey görebilen Blimunda adlı bir kadının aşkı, dev bir manastır ile birlikte inşa edilir. Manastırı inşa ettiren Kral V. Dom Joaonun hınzırlığına bile de kuşlardan yükseğe uçup Tanrıya ulaşmaya niyet etmiş bir rahibin, Padre Bartolomeu Lourençonun, günahkar ruh…

Yazar: josé saramago
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer, hiç kimse ölmez olur. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır. İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlar…

