Nicho
@Nicho

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Daha
7/1021.04.2014

Baskı: Daha

Bir şans eseri veya mucize ile dünyaya gelmiş bir çocuğun küçük yaşlardan itibaren acımasız gerçeklerle tanışmasını, kirli işlere bulaşmasını ve iç dünyasını okuduk. Fena değil, yazarın diğer kitaplarıyla kıyas yapmadan, beklentileri yüksek tutmadan okunabilir. ----spoiler---- Hayatını kararttığı insanların; başladıkları yerde - yeni bir hayata çıkmak için yolculuklarının başladığı yerde- hayata veda etmek, güzel fikir. Spiral yönetim şemasına şöyle de bakılabilir mi bilmiyorum : Rastin'in olduğu yere Cuma'yı koyalım ve orası Afganistan, diğer uçta da Gazâ var. Cuma geliyor ve Gazâ tarafından öldürülüyor. Gazâ dönüyor ve Cuma'nın yaşama başladığı yerde yaşamını veriyor.. (saçmalamışta olabilirim, bilmiyorum) ---spoiler---

Puslu Kıtalar Atlası
10/1006.04.2014

Baskı: Puslu Kıtalar Atlası

İhsan Oktay Anar ile neden bu kadar geç tanıştığım için kendime bir hayli kızdığım kitap. Konuyu işleyişi, anlatım dili gayet iyi. Her bölümün başında bahsi edilen hikayeleri devam eden konuya bağlaması çok iyi. Normalde okuduğum kitaplar hakkında uzun uzun bahsetmeyi severim ama bu kitap için diyebileceğim tek şey, -nacizane- mutlaka okumalısınız.

Beyaz Şaman
8/1014.12.2013

Baskı: Beyaz Şaman

Cole'ların mecaresı devam ediyor. Bu defa Holden's Crossing'de doktorluk yapmaya başlayan Rob J. Cole Kızılderililerle tanışıyor. Bu tanışma onun ve ailesinin hayatını kökten değiştiriyor. İlk kitap olan Hekim kadar akıcı veya sürükleyici gelmesede bana yine de mutlaka okunmalı diye düşünüyorum.

Babamın Tüfeği
6/1022.11.2012

Baskı: Babamın Tüfeği

Adım Azad Şero Selim. Selim Malay'ın torunuyum. Dedem, güçlü bir mizah anlayışına sahipti. Özgür topraklarda bir Kürt olarak doğduğunu söylerdi. Ardından Osmanlılar geldi ve dedeme şöyle dediler: Sen Osmanlısın ve o bir Osmanlı oldu. Osmanlı İmparatorluğu'nun düşüşüyle bir Türk oldu. Türkler gittiler, o da Kürtlerin kralı Şeyh Mahmud'un krallığında yeniden bir Kürt oldu. Sonra İngilizler geldi, bunun üzerine dedem iyiliksever Majestelerinin bir kulu haline geldi, hatta bir-kaç kelime İngilizce bile öğrendi. İngilizler Irak'ı icat ettiler, dedem bir Iraklı oldu, fakat bu yeni sözcüğün gizemini asla çözemedi: Irak, ve son nefesine kadar asla Iraklı olmaktan gurur duymadı; oğlu, yani babam Şero Selim Malay da öyle. Ama ben Azad, o zamanlar hâlâ bir çocuktum.

Baskı: İbni Sina'nın Talebesi Hekim

Öksüz ve yetim kaldıktan sonra bir berber cerrah tarafından çırak olarak yetişmeye başlayan,hem hokkabazlık hem de cerrahlık yaparken tanıştığı bir Yahudi hekimden etkilenip 2 yıl süren bir yolculuğun ardından İran'a, Hekimlerin Hekimi İbni Sina'nın talebesi olmak, hiç olmazsa eteklerini öpmek için yola çıkan, İsfahan'da Müslümanların Hristiyanlara hekimlik dersi vermemesinden dolayı Yahudi kılığına giren Robert Jeremy Cole'un hikayesi.. Kitabı okurken Rob J. ile uzun bir yolculuga çıktığınızı düşünebilir, onunla birlikte susayıp onunla birlikte yorulma hissine kapılabilirsiniz. Öte yandan tıp biliminin Orta Çağ'da -özellikle doğuda- nasıl olduğu, 3 kutsal din tarafından insanın cerrahi operasyonlarla kesilmesinin yasak olduğu için her şeyin Galen'in kitabından öğrenilmek zorunda olunan ölü bir ilim olduğunu göreceksiniz. Kahramanımız Rob J. inançları ve yasakları bir kenara bırakıp,tehlikeleri göze alıp Tıp biliminin gelişmesine, özellikle hiçbir hekimin çare bulamadığı iç hastalıkları konusunda bir şeyler yapmaya, insanlara faydalı olmaya çabalıyor. Sonuç olarak akıcı bir kitap.Kitabı okumaya başlar başlamaz devamını getirmek bir an önce merakınızı gidermek isteyeceksiniz..

3 gav û 3darek
6/1001.08.2012

Baskı: 3 gav û 3darek

Rehma xwedê li ser Şêx Seîdê Kal'de be. Xwedê cihê wî bihûşt bike. Pirtûka Jan Dost ev e ku behsa Şêx Seîd dike gelek uslûba xwe, gelek jî çîroka xwe ve xweş e. Li ber sêdarê, 3 gavan de pirtûkê diqedîne. Behsa zaroktiya wî, dê û bavê wî û hevalên wî yê medresê, dildara wî ya Perîxanê, hevalên wî û şoreşa wan dike. Gelek caran dilê min şewitand, ez jî tî mam, çavên min tejî bûn û hêstir hatin xwarê. Ez bejna xwe di şexsê Şêx Seîd'de hemû Şehîdê Kurdistanê ditewinim...

Baskı: Suç: Bir Ceza Avukatından Gerçek Hikayeler

Yazılanlar gibi olağanüstü anlatımlar falan yok. Reklamlarında bahsedildiği gibi de o kadar heyecanlı ve büyüleyici hikayeler yok. Okurken insanda biraz merak uyandırıyor, sonuna kadar okumak istiyor, hepsi bu. Reklamına ve hakkında yazılanlara bakarak aldığım, hayal kırıklıgına ugradıgım bir kitap.

Aylak Adam
10/1001.08.2012

Baskı: Aylak Adam

Kitabı elinize alıpta 15-20 sayfa okuyunca üslubu sizi rahatsız edebilir, kısım kısım anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Fakat sabredip okumaya devam ettikçe elinizden bırakmanız güçleşecektir. Benim gibi kitap okurken hoşuna giden kısımların altını çizen ve/veya not alan insanlar vardır elbette. Bu kitapta öyle bir şey yapamazsınız. Çünkü buna kalkışınca kitabın hemen hemen tümünü yazmak veya altını çizmek zorunda kalacaksınız. Anti-kahramanımız C.'ye hem hayran olacak, hem ondan nefret edecek, hem onu sıradışı biri olarak görecek hem de oldukça sıradan.. Özetle; okumalı ve sevdiklerinize okutmalısınız.

Baskı: Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık

Mehmed Uzun'un saçma bir hikayeye dayandırdığı, içine fazlaca duygusallık kattığı yapay bir romanı.

Pis Moruğun Notları
3/1028.07.2012

Baskı: Pis Moruğun Notları

çok sıkıcı bir kitap. sıkıcı hikayeler. hatta hikaye bile denemez. monologlardan ibaret.

Delifişek (Zeze, #3)
2/1023.06.2012

Baskı: Delifişek (Zeze, #3)

Eşek kadar olan Zezé sisteme isyan ediyor, içindeki anarşist ruhu ortaya çıkarıyor. İlk kitaptan beri insanın içindeki kin ve öfkenin zamanla nasıl sevgiye, şefkate dönebildiğini tekrar anımsatıyor.

Kürdocul İşler
5/1017.06.2012

Baskı: Kürdocul İşler

Eğlenceli bir kitap. Hikayelerin karakterleri, konusu, anlatış şekli gayet keyifli. Çekirdekçi Mısto'nun çekirdek satma taktiği , Heval Schopenhauer ve Hegel'in atışması, Hozan Yetiştirme Taktiği, Yankesicilik Meslek Yüksekokulu,Molotof yerine boklu bebek bezi atma eylemleri gibi bir çok değişik konu hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz :)

Baskı: Çöplüğün Generali

Yerin altından fırlayan silahlar, patlayan bombalar, üstü örtülmeye çalışan olaylar.İşte Türkiye.

Aziz Bey Hadisesi
6/1017.06.2012

Baskı: Aziz Bey Hadisesi

Yaptığı müziğe saygı duyan, başkalarının da saygı duymasını bekleyen, onun içki masalarına meze olmasını istemeyen bir insan.Gençliğinde babasıyla tartışıp sevdiği kızın peşinden Beyrut'a kadar gidip burada hayal kırıklığına uğrayan, binbir güçlükle ülkesine geri dönen ve tekrar hayal kırıklığına uğrayan bir tanburinin hikayesi..

Değişim
10/1017.06.2012

Baskı: Dönüşüm

Kafka bir dahi. Gregor Samsa ise benim !

Baskı: Her Temas İz Bırakır - Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi

Emrah Serbes'i tanımama vesile olan kitap. Malesef dizinin bir kaç bölümünü izleyipte beğendikten sonra okuma fırsatım olmuştu. Önce görselini sonra kitabını okumak pek keyif vermiyor açıkçası. Çünkü kafanda karakterleri canlandıramıyorsun. Behzat başgomiserin erdal beşikçioğlu oldugunu biliyorsun o zaman. Yine buna rağmen okutuyor kendini. Behzat Ç.'nin ağzından düşmeyen Samsun 216'sıyla, Harun'un yer yer saçmalıkları yer yer -yerinde- tespitleriyle, Toros model arabasıyla keyifle okunulacak bir kitap.

Erken Kaybedenler
4/1017.06.2012

Baskı: Erken Kaybedenler

Keyifli hikayeler. Küçük yaşta -özellikle varoş tabir edilen mahallelerde- hayata atılan çocukların hikayesi. Farklı karakterlerin farklı dünyası. Hayal yok, masal yok, olağanüstü durumlar yok. Hayatın gerçekleri var, ta kendisi var. Ayrıca "Üst Kattaki Terörist" hikayesinde ülkü ocakları başkanına giydirmeler var :) “Hadi lan oradan sayın başkanım,” dedim. “Daha geçen sene takır takır saydırdınız stadın arkasındaki otopark ihalesi yüzünden.”

Piç
7/1017.06.2012

Baskı: Piç

"Piçler, aşık oldukları kadınların kendilerini kurtaracaklarını düşünür. Oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir." Afgan,Hakan,Barbaros ve Cenk adında 4 piç. Kendi şartları, kendi standartları, kendi prensipleri. Hem çok farklı hem çok spontane, hem çok heyecanlı hem çok durgun bir hayat.Hiç bir zaman düzene ayak uyduramayanlar, ömürlerinin son saniyesine kadar düzene boyun eğmeyenler. Onlar bir PİÇ.

Monte Kristo Kontu
7/1016.06.2012

Baskı: Monte Kristo Kontu

Klasik olmayı sonuna kadar hak eden bir roman. "İntikam soğuk yenen bir yemektir" sözünü doğrular nitelikte.

Sen
10/1016.06.2012

Baskı: Sen

Selim Temo'nun başarılı çevirisiyle Kürtçe'den Türkçe'ye çevrilen bu kitap bir gencin gecenin bir yarısı evinden tutuklanmasını, orada gördüğü işkencelerden sonra getirildiği karanlık ve rutubetli hücrede bir böcekle girdiği diyalogları anlatıyor. “Her şey bir tarafa da bu askerlere ne oluyordu! Belli ki normal askerdiler, askerliklerini yapıyorlardı. Neden bu kadar zalimdiler, böyle yapmakla ellerine ne geçiyordu? Konuşmalarından ve davranışlarından okumuş kişiler olmadıkları anlaşılıyordu. Büyük ihtimalle doğrudan köylerden gelmişlerdi.”

Baskı: Tanrı Oku Dedi Yaz Demedi

Hesenê Metê'nin sürgündeki Kürtler ve kendi yaşamından hikayelerinin bir arada toplanıp türkçeye çevrildiği mizahi bir kitap.İroni denen şeyi çok iyi yapıyor. Kitapta geçen kişilerin isimleri ise çok güzel. Kitabın sonundaki hikayede oğul ile annenin telefonda birbirleriyle konuşması ise yürek yakan cinsten. Hangimizin annesi bizimle öyle konuşmadı ki ? Bu da kitaptan bir paragraf. Okurken defterime not etmiştim.: "Melayê Cizirî, kendi halkının mağduriyetlerini, yine kendi halkının kayalarına oturarak yazardı ve yazdığı şiirlerini de o kayaların üzerinde yüksek sesle halkına okurdu. Sonra da, şiirlerinin gücüyle kızgın sac gibi ısınan kayalara, kadınlar gelir hamurlarını yapıştırır,ekmek pişirirdi."

Baskı: Şeker Portakalı (Zeze, #1)

Çocuk kitabı olmasına karşın çoğu kişinin yaptığı gibi bende gençken okudum bu kitabı. Oldukça duygusal, hatta duygusal insanların okurken göz yaşlarına hakim olamayacağı bir türden kitap. Yazarın daha 5 yaşındayken yaşadığı fakir hayatını, hayallerini, küçük kardeşini, şeker portakalını, başlarda nefret edip sonrasından babasından bile çok sevdiği adamı, noel gecesi yaşanan hüsranı,noel için gelen kamyon dolusu oyuncaklardan bir tane alabilmek için küçük kardeşinin elinden tutup saatlerce uzaklıktaki kasabaya gidişini ve daha nice hayal kırıklıklarını, nice küçük mutlulukları anlatıyor.

ÖncekiSayfa 1 / 2Sonraki