
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bir Katedralin Öyküsü - 1
Orjinal Adı : The Pillars of the Earth Edisyon Adı : Bir Katedralin Öyküsü Yazar : Ken Follett Goodreads Puanı : 5 / 4,26 Puanım :5 / 5 Bazı romanlar vardır sindire sindire okunması gerekir..Bazı yazarlar vardır tüm kitapseverlerin özellikle yazar olmak isteyenlerin okuması gerekir.. Ken Follett'i Özgürlük Ülkesi ile tanıyıp sevmiştim. Bir Katedralin Öyküsü uzun zamandır kitaplığımda bekleyen bir kitabı idi. Muhteşem bir kitap okumak istediğimde okuyacağım bir kitap olarak ayırmıştım onu.. Roman Orta Çağ İngiltere'sinde geçiyor. Dönemin taht iktidar savaşları ve zamanın yozlaşmış din adamlarının ortalığı sorumsuzca kana bulamaları. Dini çıkarları için kullanmaları. Tanıdık temalar ve konu..Yazar bu romanı 1989 yılında yazmış. Aklıma İldefonso Falcones'in Deniz Katedrali isimli romanı geliyor. O da İspanyol Tarihini bu şekilde aynı zamanları kapsayan bir kurgu ile yazmış Deniz Katedralini.. İki kitap da bence muhakkak okunması gereken romanlardan.. Bir katedralin Öyküsü'nde sıradan insanların sıradışı öykülerini okuyorsunuz..Romanın başları biraz durağan olduğunu söylemeliyim.Kilise inşaattın ayrıntıları fazla idi..Ama dediğim gibi sabredip devam ettiğinizde ödülünüzü alıyorsunuz zaten.. Tüm bu orta çağ karanlığında filizlenen muhteşem bir aşk hikayesi de var. Jack ve Aliena'nın aşkı..Jack'in babasının ölümcül sırrı.. Yıllar boyunca değişen iktidarlar,savaşlar ve bir piyon gibi dini kullanarak kan dökülmesine sebep olan sözde din adamları..Ensest ilişkiler.. Yüzyıllar çağlar boyunca insanların emeğini,parasını,kanını emen kilise,engizisyon mahkemeleri.. Güçlünün yanında yer alan kanunlar güçsüzün ezildiği bir düzen..Hiç yabancı değil ... Çağdaki en belirgin olan kadının hiçbir değerinin olmaması. Hunharca tecavüzler de vardı romanda.. Doğruya inancını sonuna kadar yitirmeden koruyan bir din adamı da vardı. Katedrale başlayan Tom'un hunharca katledilmesinden mimarlığın Tom'un öz oğlu kadar sevdiği Jack'e verilmesi arasındaki olayların dizilişi.. Muhakkak okumanız gerekn bir kitap..Biraz araştırdığımda 2010 yılında mini dizisi de çevrilmiş kitabın. Senaryosuna Ken Follett katkı vermiş.. Kısaca Tavsiyemdir....Okuyun...Özellikle Tarihsel Kurgu,Orta Çağ temalarını sevenler için ideal bir seçim... The Pillars of the Earth 1. The Pillars of the Earth ( 1989 ) Bir Katedralin Öyküsü 2. World Without End ( 2007 ) Sonu Olmayan Dünya http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/12/bir-katedralin-oykusu-ken-follett.html
Baskı: Yenilmez Savaşcı (Highlander, #2)
Orjinal Adı : To Tame a Highland Warrior Edisyon Adı : Yenilmez Savaşçı Yazar: Karen Marie Moning Goodreads Puanı :5/4,15 Puanım: 5/4,5 Uzun zamandır okumak istediğim bir kitap idi Yenilmez Savaşçı.Okumaktan çok büyük bir keyif aldığım bir kitap oldu benim için. Historical ve Fantastik, Highlander temalarında yazılmış muhteşem bir roman. Ancak seri sekiz kitaplık bir seri umarım yayınevi bu seriyi çok daha kısa aralıklar ile çıkarır..Serinin üçüncü kitabı da çok yakınlar da İskoçyalı'nın Dokunuşu ismi ile çıktı. O kitabı da aldım en kısa zamanda okuyacağım.. Serinin ilk kitabı Sisli Dağların Ötesinde'den daha başarılı bir kitap idi. Çok akıcı bir uslüp ile yazılmış olup yer yer mizahi yönünden güzel diyalogları olan bir kitap idi...Romandaki karakterlere yazar adeta hayat vermişti.. Tek kelime ile çok güzel bir hikaye idi. Sadece şunu belirtmek isterim ki...Yazarın diğer serisi olan muhteşem Ateş Serisi ile karşılaştırmayın..Üzülürsünüz.. Yine de yazarın Ateş Serisinden önce yazdığı bu seri de oldukça güzel..Karen Marie Moning'in kaleminden bu güzel seriyi kaçırmayın derim.. Highlander 1. Beyond the Highland Mist (1999) Sisli Dağlar Ötesinde 2. To Tame a Highland Warrior (1999) Yenilmez Savaşçı 3. The Highlander's Touch (2000) İskoçyalı'nın Dokunuşu 4. Kiss of the Highlander (2001) 5. The Dark Highlander (2002) 6. The Immortal Highlander (2004) 7. Spell of the Highlander (2005) 8. Into the Dreaming (2006) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/12/yenilmez-savasc-karen-marie-moning.html
Baskı: İhanet (İskoç Muhafız Alayı, #4)
Çok iyidi. Vayyy diyorum...Bayıldım keşke daha çok puanım olsaydı..Monica Mccarty giderek daha iyi yazıyor..Kurgu yeteneği muhteşem...Hikayeyi oya gibi işledi.İmkansız gibi görünen azim ve inanç sayesinde başarıldı.. Çok büyük savaşlar vardı bu romanda. Taht kavgaları,var olma savaşı,yeniden doğma savaşı.. Roman yazarın Highland Guard serisinin 4.kitabı..Serinin 9.Kitabı yayınlanmış durumda..Seri 1307-1308 yıllarında Robert Bruce'in İskoçya'nın bağımsızlık savaşları zamanında geçiyor. Her bir kitabında İskoçya Muhafız Alayı'ndaki görevli savaşçıların maceralarını yazmış yazar. Ve yazarken de gerçek İskoçya Tarihine oldukça sadık kalacak şekilde kurgulamış. Monica McCarty'nin kitaplarını okurken bir yandan da İskoçya tarihini de öğrenmiş oluyorsunuz.Hikayelerin hepsinde de tutkulu ve duygusal aşkları da okuyup adeta yaşamış oluyorsunuz. Kitabın sonun da yazarın araştırma notları var. Nereden araştırıp öğrendiğini de bizlerle paylaşıyor..Sayesinde tarihin tozlu yapraklarında kalan kahramanlar tekrar hayat buluyor. Okuduğum son kitap da İskoç Muhafız Alayındaki Yılan lakaplı Lachlan MacRuairi'nin hikayesi var.. Serinin ilk kitabında muhafız alayının lideri ve kılıç ustası Lider lakaplı Tor MacLeod ikinci kitapda ise Şahin lakaplı denizci ve yüzücü Erik MacSorley 3.Kitap da İzci lakaplı Arthur Campbell'in hikayesini okumuştuk.. İhanet romanın da bu üç muhafızın da olduğu sahneler mevcuttu..Bazı yerlerinde çok ciddi bazı yerlerine de oldukça mizahi yönünden güzel sahneleri vardı. Serinin diğer kitaplarından daha çok sevdim bu macerayı.. Kitap da ki ana karakterler kelimenin tam anlamı ile hayatın sillesini yemiş karakterlerdi...İkisin de kaderi İskoçya Kralı'nın emri ile birbirine bağlanır...Lachlan Robert Bruce tarafından Bella'yı kaçırıp taç giyme törenine getirmesi ile görevlendirmiştir.. Roman Leydi İsabella MacDuff'ın Berwick Kalesinin avlusunda kafes içindeki görüntüleri ile başlar.. Hafızalara kazınacak görüntü bence..
Baskı: Masum Yalan
Bir solukta okundu ve bitti..Yine çok beğendim. Yazarın farklı bir anlatımı var ve ayrı bir büyüsü var. Kesinlikle sıkı takip edeceğim bir yazar olacak.Basit bir kurguya öylesi bir derinlik veriyor ki tadı damağınızda kalıyor. Çok daha inli yazarların kitapları elimde patladı o yüzden kendimi bir nevi define bulmuş gibi hissediyorum.Biraz araştırdığımda dünya tatlısı bir büyükanne stilinde bir hanımefendi olduğunu görüyorum yazarın. Yazmaya da yeni başlamış bir nevi emekliliğini değerlendirmeye çalışmış. En eski romanı 2010 tarihinde kaleme almış...Zira neredeydin daha önceleri diye sormak istiyorum. Romanın çevirisi de çok akıcı idi. Basım hatasından meydana gelen bir hata dışında bir kusur görmedim. Kesinlikle su gibi akıp gitti. Bu kitap ile bağlantılı olan romanda Madam Genevieve'nin macerası olan İntimate Suurender'i okumak istiyorum. Zira Madam Geneieve takma isimli genelev sahibesi Hannah'ın macerasını çok merak ediyorum. http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/11/masum-yalan-laura-landon.html
Baskı: Aşka Son Bir Şans (The McCarthys of Gansett Island #3)
Yine güzel bir hikaye idi. Bu sefer tam bir ikinci şans romanı idi. Yine büyülü bir erkek kahraman vardı.Yine muhteşem bir ada da sımsıcak bir aile büyülü bir aşk hikayesi. Bu sefer iki çiftimiz vardı hikaye de.. Romanın asıl kahramanları Luke Harris ve Sydney Donovan. Diğer çiftimiz ise serinin ilk hikayesindeki Maddie'nin annesi Francine ve Ned'in hikayesi idi. İki çiftin ana teması ikinci şans üzerine kurgulu idi.. Sydney Donavan biraz da ailesinin etkisi ile gençlik aşkı Luke'ı terkederek yeni bir yaşama yelken açmıştı. Evlenerek bir aile kurmuş çok da mutlu olmuştu. Ama kocasını Luke'i sevdiği gibi sevmemişti. Yine de İki çocukla evliliklerini taçlandırmışlardı. Herşey yolunda idi hayatını parçalayan trafik kazasına kadar. Diğer çiftimiz ise başlı başına uzun yıllar sonra kavuşan çiftimiz idi. Çok sevimlilerdi. Sıcacık bir hikayedi. Fakat kadın kahramanı pek sevemedim.. Bence Luke'a büyük bir haksızlık yapmış gibi idi. Luke onu çok kolay affetti. Yine de güzel bir hikayedi. Okurken zevk alarak okudum. Gelecek hikaye de Grant,Abby ve Stefanie üçgenini okuyacağız. Grant yıllarca süren birlikteliğinden sonra nişanlısı Abby tarafından terkediliyordu. O da onun peşinden adaya geliyor barışmak için çırpınırken yoluna Koca Mac'a hayran olan Stefenie çıkıyordu. İlginç bir hikaye olacağa benziyor..Merakla onu bekliyorum... Keyifli okumalar dilerim.. McCarthys of Gansett Island Serisi 1. Maid for Love (2011) Bir Aşk Çarpıntısı 2. Fool for Love (2011) Aşka Düşünce 3. Ready for Love (2011) Aşka Son Bir Şans 4. Falling for Love (2012) 5. Hoping for Love (2012) 6. Season for Love (2012) 7. Longing for Love (2012) 8. Waiting for Love (2013) 9. Time for Love (2013) 10. Meant for Love (2013) 10.5. Chance for Love (2014) 11. Gansett After Dark (2014) 12. Kisses After Dark (2014) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/11/aska-son-bir-sans-marie-force.html
Baskı: Günahlar ve İğneler ( The Artist Trilogy 1)
Konusunu çok beğendiğim bir roman idi. Macera ve aşk okuyacağımı tahmin ediyordum.Genel olarak güzel bir roman idi ama benim beklentimi çok da karşılamadı.Ben üç kitaplık bir seri olan bu kitabın sonlanacağını umuyordum ama maalesef kitap öyle bir yerinde bitti ki öyle kalakaldım... İşte o yüzden ben de bu kitaba üç puan verdim.. En sinir olduğum şey böyle yarım kalmak..Devamı gelecek kitap da umarım yayınevi devamını hemen çıkarır,zira arası açıldığında bazı şeyleri unutuyorum.. Karakterler de beklentimi pek karşılamadı aslında. Ne bileyim erkek karakter olsun kadın karakter olsun kaybetmiş kişiler. İkisi de kolay yola başvurarak illegal işlere bulaşmışlar. Bu da pek hoşuma gitmedi. Biri dolandırıcı öteki ise kara para aklayıcı. İkisi de yeni başlangıç yapmak istiyorlar ama onu da batırıyorlar.. İkisin de illegal işlere bulaşma nedenleri aileleri. Özellikle kadın karakter Ellie'nin dolandırıcı olma sebebi hırsız anne ve babası. Vücudunda ki yara izleri de başarısız bir soygun girişiminden kalma. Erkek kahraman Camden ise şerif babasının burnu dibine kara para aklıyor.. Bu ikilinin ilişkileri çocukluklarından kalma. Ellie Camden'in duygularına arkadaşlığına ihanet ederek onu yarı yolda bırakıyor. Kasabayı terkederek profesyonel bir dolandırıcıya dönüşüyor. Sevgilisinin arabasını çalarak eski kasabasına dönüyor ve yolları Camden ile kesişiyor. Yazarın anlatımını beğendim..Hem geçmişi hem günümüzü anlatarak hikayeyi ilgi çekici hale getiriyordu. Bazı yerlerinde oldukça heyecanlandım..Hele sonun da dumura uğradım. Keşke öyle yarım kalmasaydı..Sonunda yaaaaaa dedim... Kitaptan daha fazla detay vermek istemiyorum zira okuma zevki bozulabilir..Aşk,macera,romantik gerilim okumayı sevenlerin severek okuyacakları bir roman bence... Değişik bir şeyler okumak isterseniz bence bir deneyin... Artists Trilogy 1. Sins & Needles (2013) Günahlar ve İğneler 2. Shooting Scars (2013) 3. Bold Tricks (2013) http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/11/gunahlar-ve-igneler-karina-halle.html
Baskı: Koru Beni
Diğer Judith Mcnaught kitaplarına göre biraz farklı idi..Daha gerçekçi demeyeyim daha sert idi..Yine de çok sevdim..Kadın kahramanın yanında erkek kahraman başlarda çok sönük kalıyordu. Başlarda çok yadıgasamda konu gereği böyle olması gerekiyordu. Kadının değil erkeğin sevgisine hayran oldum. Hikaye de bir başka çiftimiz daha vardı onların hikayesi de güzeldi. Ne olursa olsun Judith McNaught'u tekrar okumak çok güzel di. özellikle sonlara doğru enfesti...
Baskı: Koruyucu Meleğim (Crown's Spies, #2)
Crown's Spies SerisiNin ikinci kitabı Koruyucu Meleğim casusluk,korsanlık temaları ile süslü olsa da beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.. Hikaye çok güzel idi ama çok gereksiz diyaloglar vardı. Özellikle hikayenin ortalarına doğru beni biraz sıktı. Editten mi? Çeviriden mi? bilmiyorum ama okurken sıkıldım. Garwood'un o büyüleyeici havası bazen meydana gelirken devamı da bir türlü gelemiyordu. Balon köpüğü gibi idi..
Baskı: Çıplak Gerçekler (J.J. Graves Mystery, #2)
Çok heyecanlı ve çarpıcı idi..devamını bekliyorum...
Baskı: Yemin (Warenne Dynasty, #11)
Muhteşem idi yine.. Bu romanın vasat olduğunu düşünüyordum. Tabii ki diğer kitaplarına göre konusunu herkesin seveceğini düşünmüyorum.Başlangıcından bitişine kadar romanı soluksuz okudum. Brenda Joyce'in en vasat kitabı piyasa da çıkan en iyi historical romanlara fark atar bence. Özellikle bu ara historical romanların birbirine benzemeye başladıklarını düşündüğüm sırada ilaç gibi gelen bir kitap idi.
Baskı: Bir Aşk Çarpıntısı (The McCarthys of Gansett Island #1)
Baskı: Milyonluk Günahkâr Düet (Million Dollar Duet, #2)
Million Dolar Duet isimli serinin ikinci kitabını ilk kitaba göre daha başarılı buldum fakat önceki kitapda ki uzatmalara karşın bu kitap da yazar bazı sahneler apar topar kesmiş gibi geldi bana..Tamam gereksiz uzatmalar yoktu ama sanki kopukluklar vardı..Ve ilk kitapdaki sıkıntım duygusal sahneleri yazar yine pas geçmesi idi. Erotik sahneler yine uzun idi tabii ki. Bu da bende yazarın aşka bakış açısı olarak seksi gördüğünü gösterdi.Üzgünüm.... http://hulyami.blogspot.com.tr/2014/10/milyonluk-gunahkar-duet-cl-parker.html
Baskı: Kara Ateş - (Dark, #6)
Muhteşem bir seri ama maalesef yayınevinin anlaşılmaz yayın politikaları yüzünden bu seri mahvedildi. Kitabı okurken sürekli duyumsamak kelimesi ve devrik cümlelerden bunaldım.. Bu hikayeden büyük beklentim vardı serinin Kadimi Gregory'nin yaşadığından haberi olmadığı kardeşi Darius'un hikayesi idi. Gregory'nin hikayesi çeviri ile mahvedildikten sonra bu seriden soğudum. Artık alışkanlık olduğu için okuyorum.
Baskı: Şeytani Arzular (Maiden Lane, #1)
Başlangıçta biraz durağan bulsamda çok güzel bir kitapdı. Bazı sahnelerinde nefesim kesildi..
Baskı: Kalbimde Bıraktığın Boşluk Hâlâ Dolmamıştı
Biraz hayal kırıklığı yarattı kitap bende. Hikaye sonlara doğru şaha kalkıp düzeldi.Özellikle kadın karakteri hiç mi hiç sevmedim..Bana kişiliksiz kaypak bir karakter gibi geldi.Önüne gelen herkesi memnun edip gündemde olma peşindeydi. Sevdiği adam 16 yaşında iken hapse girmiş bile olsa çok çabuk diğer rakibin kucağına düştüğü gibi onu bir de ilk erkeği yapması benim midemi bulandırdı kızdan nefret ettim..Çok çabuk pes etti Beau denen adamı koynuna almamalıydı.. Jessie ise ona tam anlamı ile deyim yerinde ise körkütük aşıktı fakat saçma sapan kararı yüzünde sevgilisinin başkasının koynuna girerek onun on yıl hayatında olmasında rol oynadı. Yazarın kalemi güzel fena değil ama diğer kitabını biraz sakinleştikten sonra okuyacağım.. Flynn benim tüm sinirlerimi havaya kaldırdı....
Baskı: Bir Kıvılcım Yeter (The Sullivans, #3)
İlk iki kitaptan daha iyi idi.Yazarın kalemi düzeliyor...
Baskı: Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım
Orjinal Adı : Sadece sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım Yazar : Eda Tuzcalı Yayınevi : Altın Bilek yayınları Goodreads Puanı : 5/4 Puanım :5 / 3,5 Oldukça eğlendirici,duygu yüklü ve düşündürücü bir romandı. Asıl ve yan karakterlerin hikayeye eşit katkıda bulunduğu bir romandı. Yazarın sitili Vefa Enver'i Jane Graves'i anımsattı bana. Fakat Eda Tuzcalı'nın kaleminin farklılıkları da çok güzeldi. Karakterler başlarda kim kimdir diye okurken kargaşa yarattı ben de. Çiklit, Romance türünü sevenlerin seveceği türde bir romandı. Başı çok etkileyici bir şekilde başladı. Ortalarda biraz sıkıldım. Fakat sonra romanın konusu oturunca severek okudum. Yazar gelecek vaat eden bir yazar. Zamanla kaleminin daha da güzelleşeceğine inanıyorum. Kitabın kapağını çok beğendim. Diyebilirim ki kendine beni mıknatıs gibi çekti.. Yazar hikaye de duyguları aktarırken oldukça başarılı idi. Fakat anlatım da bazı yerlerde çok detay vardı okurken sıkıldığım yerler de oldu.. Fakat çok etkilendiğim sahneleri de vardı. Özellikle Sude'nin rahatsızlandığın da Mert'in ona bakması aralarında ki duygusal yakınlığı içeren sahneler çok güzel idi.Romanın diğer çifti Kaan ve Ceylin'in hikayesi de hikayeye ayrı bir tat katıyordu. Aralarındaki bazı diyaloglar beni kahkahalara boğarken bazen de çok kızdırıyordu. Ceylin'in istemeden Kaan'ı hadım ettiği sahneye bayıldım. Romanın Konusuna gelince; Sude sosyoloji bölümü son sınıf öğrencisidir. Şimdiye kadar hayatında hiç bir zorluk çekmemiş özellikle herkes tarafından çok sevilmiş, çok şımartılmış genç bir kızdır. Okulunu bitirmek için hazırlamak istediği tez onu iyice zorlamalıdır ki mükemmelliyeti bulabilsin. Bunun için telefonda telekızlık yapmaya karar verir. Hemen işe girişir. Sapıklar,tatmin olmak isteyenler şefkat arayanlar onu arayıp konuşmaya başlarlar..Bu arada bir genç adam aramaya başlar. O sadece sohbet etmek için aramaya başlamıştır. Fakat zaman geçtikçe aralarında bir yakınlık oluşmaya başlar ve bu iki tarafta da aşka dönüşür. Durum öyle bir hale dönüşür ki Sude sadece onunla konuşmakta diğer arayanlar ile görüşmemekte içinden çıkılmaz bir hale gelmektedir. Gerisi için ise sizi kitaba şöyle bir alalım ne dersiniz?.. Aşk,gerilim,romance,çiklit tarzlarını seviyorsanız bu roman tam da size göre.