Burak Uzun kapak
Burak Uzun
@Burak Uzun

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Kırmızı Kazak
10/1016.11.2016

Baskı: Kırmızı Kazak

Pek fazla dergi ya da kitap eki takip edemeyen biri olarak Meltem Gürle'nin yazılarının derlenmesine çok sevindim. Gürle, herhangi bir kitaptan bahsederken kendinizi sıcacık bir üslupla anlatılan bir hikâyenin içinde bulabiliyorsunuz. Tam kelimesiyle: Nefis.

Baskı: Dördüncü Dilek: La Disparition

Post modern bir romanla karşı karşıyayız sayın okur yazar kitle. Bir bakıyorsunuz sınıfta müfredat dışı tarih/hikâye anlatımıyla öğrencileri dumur eden Ali hoca, bir baktınız bir korsan gemisinde karşımızda. Hikâye içinde masal, masal içinde hikâye bir roman. Yer yer anlatıdan Atay tadı alıyorsunuz. Yer yer ise anlatıcı, yazar olarak kendisini eleştirmeye başlıyor. Dedim ya -ya da henüz demedim- farklı ve okurken heyecan uyandırıcı bir kitap.

Sincaplı Gece
5/1025.10.2016

Baskı: Sincaplı Gece

Oysa insan sırf kapaktaki "Cem Akaş" yazısını okuduğunda bile neler neler bekliyor okuyacağı kitaptan. Ne yazık ki beklentilerime teğet bile geçemedi. Dönüp bir daha 7 ya da 19'u okumalı.

Baskı: Mehmet - Fay Kırığı 1

Muhafazakâr, son yıllarda zenginleşen Anadolu sermayesini; bu yeni gücün kendini "sonradan zengin" statüsünden sıyırıp İstanbul zenginleri arasına girme çabasını anlatan ve bunu her şeyini kaybetmiş -belki de zaten hiç kazanamamış- bir adamın hikâyesiyle taçlandıran bir roman kendisi. Bitirdiğimde hikâyeyi yetersiz bulmamı bir üçlemenin ilk halkası olmasına bağlıyorum. Hani Ali Teoman diyor ya "Bir kitabın son sayfası zannettiğiniz, ola ki ilk sayfasıdır başka bir kitabın." diye, Mehmet'in sonuna geldiğinizde de mevzu daha yeni başlayacakmış duygusunu alıyorsunuz.

Cin Aynası
9/1021.09.2016

Baskı: Cin Aynası

Hani hep deriz ya "unutursak kalbimiz kurusun" diye. Ercan Kesal, kalbimiz kurumasın diye bir kitap kaleme almış.

Baskı: Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş

Günün birinde hiç kimse ölmedi. Saramago, bu ölememe halinde dünyada neler olabileceğine dair bir tablo çizdi. Ve ölüm de bu tabloda canlanıp bir karakter olarak hareket etmeye başladı. İşte Saramago'nun hayal gücü, o kimsenin ölmediği gün ile birlikte ortaya saçılıp yine hayranlık içinde bıraktı bu aciz okuru.

Tanrısız Gençlik
9/1022.08.2016

Baskı: Tanrısız Gençlik

İtiraf etmeliyim ki kitabın adını duyduğumda, ateizm propagandası bir roman okuyacağım hissine kapıldım. Ama propagandası yapılan vicdandı. Tanrının varlığı, devletin varlığı, insanın masumiyetinin varlığı, hepsi bir arada sorgulanıyordu. Dönem Hitler dönemi. Hicvedilense doğrudan insanlık, çocukların bile masumiyetini kaybedişi. Ve olay bir anda cinayi bir mevzuya dönüyor. İlgi çekici bir kitaptı. Sıkça dipnot kullanılmış olmasına rağmen okurken metinden kopulmuyor. Aksine yazar gönderme olduğunu düşünmeyeceğiniz basit bir cümlede bile gönderme yapmış olabiliyor ve bunlar dipnotlar aracılığıyla farklı bir anlam kazanıyor. Öyle ki Tevrat, İncil ve hatta Zebur'a bile gönderme yapmış yazar. Horváth 38 yaşında ölmüş, başka kitabı yok sanırım. Varsa da biyografisinde bahsedilmemiş. Bildiğim bir şey varsa o da Jaguar'ın her seferinde beni tanımadığım bir başka iyi yazarla tanıştırıyor olduğu. Varolsun.

Baskı: Kırlangıç Dönümü

İyi bir üsluba, aşina olunan bir hikâyeye ve son zamanlarda okuğum romanlar arasında beğendiğim/heyecanlandığım, şahsına münhasır bir karaktere sahip roman. Sırf Ali'yle tanışmak için okunmalı.

Tek Kişilik Din
5/1028.07.2016

Baskı: Tek Kişilik Din

Yalnızlık üzerine, Hay Bin Yakzan'dan Michel Tournier'a uzanan alıntılarla ve felsefi bir bakış açısıyla ilerleyen farklı bir polisiyeydi. Aslında polisiye olup olmadığını da tartışabiliriz. Yalnızlık üzerine düşündüren edebi bir metin desek bile okumak için yeterince ilgi çekici bir eser olabilir sanırım.

Colombre
10/1025.06.2016

Baskı: Colombre

Güzel
9/1012.06.2016

Baskı: Güzel

Baskı: Her Şey Biraz Eksik, Otostop Hariç

Ümit Aksoy bir yol kitabı yazmış. Türkiye'nin 90'larından 2000'lerine doğru otostop yapa yapa ilerlemiş. Mahalle hayatından, metropolde yaşamaya, siyasete, müziğe, sevmeye, yolda olmaya dair bir 'Türkiye'nin Ruhu' portresi çizmiş. Atay demiş, Müslüm demiş, Turgut Uyar demiş. Ve daha bir çok şey daha.

ÖncekiSayfa 2 / 13Sonraki