

Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: seher özkök
Dil onulmaz bir yaradır insanoğlunun içinde. Hem hapsedildiği hem ifşa olduğu hem direndiği hem sığındığı büyük bir muamma. Topluma giriş kapısı olduğu kadar toplumdan çıkışın da olası noktasıdır dil. Bu nedenle topluma dair olmanın ve olamamanın ifadesi kaçınılmaz olarak dildedir. Bu noktada, hayata dair sancı, toplumla uyuşamama ancak dilin dağılış ve kırılış biçimleriyle aktarılır. İçinde bulu…

Yazar: alpay kabacalı
Yapı Kredi Yayınları'nın iki aylık edebiyat dergisi Kitap-lık, Alpay Kabacalı'nın hazırladığı "A'dan Z'ye Yaşar Kemal" başlıklı muhtasar bir sözlükle büyük ustayı uğurluyor.

Yazar: alpay kabacalı
Yapı Kredi Yayınları'nın iki aylık edebiyat dergisi Kitap-lık, Alpay Kabacalı'nın hazırladığı "A'dan Z'ye Yaşar Kemal" başlıklı muhtasar bir sözlükle büyük ustayı uğurluyor.

Yazar: franco maria ricci
Alaycı biçimde yüceltilmiş kılı kırk yaran bürokrasi, Timsahtaki sonu gelmez düşlemin özlü temasıdır. Öykünün yereyi, kâbusa varan bir düştür ama ince alaylı vurgusu ve başkişilerinin kırılganlığı ve önemsizliği sayesinde kat kat uçurumun derinliklerinde yitip gitmez.Dünya mefhumumuzu kişisel bir olgu gibi biçimlendirebilecek olan hayranlık uyandırıcı Lazarus, kendi billuru içinde Andreyevin acı…

Yazar: franco maria ricci
Alaycı biçimde yüceltilmiş kılı kırk yaran bürokrasi, Timsahtaki sonu gelmez düşlemin özlü temasıdır. Öykünün yereyi, kâbusa varan bir düştür ama ince alaylı vurgusu ve başkişilerinin kırılganlığı ve önemsizliği sayesinde kat kat uçurumun derinliklerinde yitip gitmez.Dünya mefhumumuzu kişisel bir olgu gibi biçimlendirebilecek olan hayranlık uyandırıcı Lazarus, kendi billuru içinde Andreyevin acı…

Yazar: franco maria ricci
Alaycı biçimde yüceltilmiş kılı kırk yaran bürokrasi, Timsahtaki sonu gelmez düşlemin özlü temasıdır. Öykünün yereyi, kâbusa varan bir düştür ama ince alaylı vurgusu ve başkişilerinin kırılganlığı ve önemsizliği sayesinde kat kat uçurumun derinliklerinde yitip gitmez.Dünya mefhumumuzu kişisel bir olgu gibi biçimlendirebilecek olan hayranlık uyandırıcı Lazarus, kendi billuru içinde Andreyevin acı…

Yazar: mehmet karaca
2015 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü'ne değer görülen Mehmet Karaca, "bir flütle bütün sesler çıkarılır" diyen, her yerde çağımız insanının dilini arayan, caddede karşıdan karşıya geçme halini bile travma olarak işleyen bir şair. Tuz Açlığı ise şaşırtıcı bir ilk kitap. (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: zurab karumidze
Kitabın başlığında da belirtildiği gibi, bu romanı ortaya çıkardığı, birbiriyle çelişen iki öykü var: Bir tanesi Norveçli şair ve oyun yazarı olan Dagny Juel (1867-1901) hakkında. Güzel, sanatsal, yaratıcı bir kadın. Maceraperest hayatı onu tamamen farklı bir ülkeye getirir ve orada dengesiz erkek fantazilerinin kurbanı olur... Dangy Fuel, Edward Munch, August Strindberg, Gustav Vigeland gibi…

Yazar: zurab karumidze
Kitabın başlığında da belirtildiği gibi, bu romanı ortaya çıkardığı, birbiriyle çelişen iki öykü var: Bir tanesi Norveçli şair ve oyun yazarı olan Dagny Juel (1867-1901) hakkında. Güzel, sanatsal, yaratıcı bir kadın. Maceraperest hayatı onu tamamen farklı bir ülkeye getirir ve orada dengesiz erkek fantazilerinin kurbanı olur... Dangy Fuel, Edward Munch, August Strindberg, Gustav Vigeland gibi…

Yazar: engin geçtan
Engin Geçtan yine keskin bir zeka, mizahi ama sert bir eleştirellik ve her şeye rağmen koruduğu bir iyimserlikle bu kez İstanbul'un muhtelif semtleri, zamanları, kuşakları ve yaşamları arasında geziyor, bize yine kendi hikayemizi anlatıyor.

Yazar: ursula k. le guin
Eğer savaşmazsan ele geçirilirsin, soyun sona erer. Marifetler bu işe yarar, verdiği güçler sayesinde.. insan arazisini koruyabilir, soyunu temiz tutabilir. Eğer kendini koruyamazsan, marifetini kaybedersin. Başka soylar bize baskın çıkar, sıradan insanlar.. Ovalıların hiç de tekin bulmadıkları dağlarda yaşayabilmek için herkesin bir marifetinin olması gerek. Elbette her marifetin bir bedeli var…

Yazar: bilge karasu
Önceleri, bildiklerini günün birinde resim yapacağını düşünmeden görüp öğrendiklerini çizmişti.İşin, eksiksiz bir at, bir boğa çizmek olduğunu düşünmüş, kaç kez, duvardan çıkıveren, yanına gelen hayvanlarla koşmuştu düşündü. Sonra bakmanın yetmediğini öğrenmiş, kovalayanlarla kovalananların (ister insan, ister hayvan olsun) bağırmasına, böğürmesine kulak vermek, bu seslere, bu ölülere eliyle, g…

Yazar: wilhelm schmid
İnsanların, sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gazeteler, kitaplar, ilan panoları, reklam spotları mutluluk üzerine söylenebilecek her şeyi tüketmiş halde... Mutlu olmak bir görev, ödev gibi algılanır oldu ve bu algı, tek başına, kişiler üstünde önemli bir stres kaynağı haline geldi. Adeta “mutluluk diktatörlüğü”nün tahakkümü altında yaşamaya başladık. Wilhelm S…

Yazar: elias canetti
Kulakmisafirinin elli sabit fikirlinin hızlı kalem darbeleriyle çizilmiş portrelerinden oluştuğu söylenebilir. Canettinin bu yapıtı, yirmili yaşlarında yazmayı tasarladığı ve delileri anlatan roman dizisinin imbikten geçirilmiş kısacık bir özetini andırıyor. Körleşmede sabit fikirlileri gözlemleme ve betimleme ustası olarak karşımıza çıkan Canetti, bu kez başka bir dünyada farklı ve de sabit fiki…

Yazar: necip tosun
Söyleyeceklerimi elbette bir okur olarak söylüyorum: Diğer edebiyatlarla karşılaştırıldığında Türk edebiyatına, onun içinde Türk öykücülüğüne dair çok fazla bir çalışma yok. Yıllar önce alıp karıştırdığımız birkaç tane benzer genişlikte olanların dışında. Verimliliğiyle övündüğümüz öykümüzün hareketliliğini ve gelişimini, ne kadar değerli olsalar da kitaplığımızda çok az bir yer tutan bu araştırm…




