
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Peygamberimiz ve Günlük Hayatı
Yüce Mevlamızın : "Biz seni alemlere rahmet olmak üzere gönderdik" (el-Enbiya, 2/107) ayeti kerimesinde de övdüğü Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) günlük hayatının, örnek ahlakının, şemâilinin ayet ve hadislerle sade ve anlaşılır bir şekilde anlatıldığı kitapçık üç bölümden oluşmaktadır. Zorlanmadan her yaşta kolayca okuyabilecek olan bu kitabı özellikle gençlerimizin okumasını tavsiye ederim.
Baskı: Ömür Yarım
Ömür Yarım herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, hissederek yazılmış bir kitap. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen oldukça başarılı bir eser. Kalemine sağlık Ahmet Balaban...
Baskı: Araf
Konusu oldukça farklı, ilginç. Seneler önce kaybettiği oğlu ve eşiyle konuşan, hatta merhum eş kendisine fiziksel zarar bile verebilen bir kadının, genç bir adamla ilişkisini konu alan bir kitap. Dediğim gibi konu ilginç de olay örgüsü o kadar kopuk ki. Görmezden gelinemeyecek boşluklar var anlatımda. Bir sayfada yazdıklarını diğer sayfada bozmuş. Yazarın 'ikinci kitap' diye adlandırdığı kısımda hiç olmasa biraz daha gideri olurdu belki. Benim açımdan zaman kaybı, göz yorgunluğu, beyin hücresi israfı...
Baskı: Sabırsız Yürek
Kitabın başlarında "Benim olacak fıstık, bineceğim üstüne, vuracağım kırbacı vuracağım kırbacı" diye ünlü bir repliği olan Türk filminin konusunu okuyorum sandım. Biraz canım sıkıldı. Ama keşke öyle olsaydı. Felçli bir kızla sözde ona merhamet gösteren bir subayın (bence bencilliği her zaman ağır basıp bir türlü akıllanmayan bir adam) arkadaşlığı anlatılıyor. Bu arada kitap biterken bile hala kendini düşünüyor. Birde çok rahatsız olduğum bir konu olan, felçli kız için hiç durmadan "ucube", " yaratık" gibi kelimeler kullanılması var. Belki ben hassas düşünüyorum fakat bu kitabı hasta veya hasta yakınlarının okumasını istemem.
Baskı: Ölümle Randevu
İtalyan olsam hele de Milano'da yaşıyor olsaydım bu kitaba kesin bayılırdım. Yazarın ilk iki kitabını beğendiğim için sorgusuz aldığım kitapta tarihi olaylara ve mekanlara daha çok ağırlık verilmiş. Polisiye kısmı her ne kadar iyi kurgulanmış olsa da dolu dolu polisiye seven ben, yazarın bu kitabını diğerlerine kıyasla sürükleyici bulmadım.
Baskı: Katilin Özrü
Katilin Özrü okumaktan en çok zevk aldığım tür olan romantik polisiye türünde bir kitap. Katili tahmin ettim fakat acaba o değil mi dediğim yerler oldu ki bu da benim polisiye de hoşuma gider. Çünkü katilin pat diye olmadık biri çıkması fazla zorlama gelir bana. Bazı yerlerde çelişki diye düşündüğüm durumlar olsa da yazarın ilk kitabı olması ve sürükleyici kurgusundan dolayı çokta önemsemedim. Rizzoli, Eve, Maeve benim hayran olduğum kadın polis karakterleri. Artık Komiser Aylin'in de onlardan biri olduğunu söyleyebilirim. Hem de bizden biri. Şaka bir yana sevdiğim bir kitabın devamının yazıldığını bilmek yazara "yeni kitabınızı sabırsızlıkla bekliyorum" diyebilmek gerçekten güzel. Sevgili Nurhan Işkın kaleminize sağlık, Allah yolunuzu açık etsin. İkinci kitabınızı dört gözle bekliyorum. Katilin Özrü'nü severek okudum ve beğendim. Polisiye sevenlere okumalarını öneriyorum.
Baskı: Aşka Son Bir Şans (The McCarthys of Gansett Island #3)
'Aşka Son Bir Şans' adından da anlaşılacağı üzere, yıllar önce kaybedilen bir aşkı tekrar yaşamak için geçmişe bağlı kalmamanın gerekliliğini anlatan bir kitap. Bilmeden, kapağı hoşuma gittiği için aldım seri kitabı çıktı :) Asıl karakterlerin yanı sıra, serinin ilk iki kitap karakterlerinin de yer aldığı, tek olarak da okunabilen, bir günde bitirilebilen, kafa dağıtmalık ve sizi gülümsetebilen tam bir aşk romanı.
Baskı: Hafıza (Telepati, #2)
Yazarın Multiversum Serisinin 2. kitabı 'Hafıza'yı okumadan önce ilk kitap olan 'Telepati'yi okumalısınız. Yoksa işin içinden çıkamazsınız. Paralel evrenlerin ve zamanda yolculukların kurguladığı seride karşılaştırma yapacak olursak ikinci kitapta, ilkinin aksine heyecan ve aksiyonu biraz daha az tutulmuş fakat onun yanı sıra, şimdi söylersem bütün sürprizinin kaçacağı bambaşka bir kurgu daha eklenmiş. Kitapta olaylarla ilgili öyle detaylar var ki, yazara hayran olmamak elde değil. Ha gönül isterdi ki daha aksiyon olsun ama yine de son derece sürükleyici. Devam kitabını heyecan içinde bekliyorum. Hatta o zaman birinci kitaptan yeniden başlayıp sıra ile ara vermeden okumayı düşünüyorum. Son olarak diyeceğim şudur ki, Telepatiyi okumadıysanız Hafızayı okumayın. Okuduysanız zaman kaybetmeyin.
Baskı: Halüsinasyon
Son sekiz sayfası olmasa tamı tamına 10 puanını hak edecek bir kitap. Polisiye gerilim türündeki kitap, şimdiki zamanla, geçmişte yaşanmış olaylar arasında gidip geliyor ki bu benim bir kitapta sevdiğim bir yazım türüdür. Bazı bölümleri okurken önceki sayfaları tekrar tekrar karıştırdığım oldu. Bulmaca çözer gibi. Kitapta o kadar ters köşe yapmış ki yazar,hayal gücüne hayran olmamak elde değil. Sayfalar ilerledikçe yeni bir şaşkınlık yaşıyorsunuz. Tam tahmin ettiğim gibi dedikçe yazarın yeni bir sürprizi ile karşılaşıyorsunuz. Kitap hakkındaki tek olumsuz düşüncem son üç bölümünün fazla zorlama ve yazarın son bir şaşırtmaca diye ters köşenin dozunu abarttığıdır.
Baskı: Geri Sayım (Unraveling #1)
Geri Sayım'ın kurgusu etkileyici, türü çeşitli ve acayip sürükleyici. İçinde ne ararsanız var. Gizem, polisiye, aşk, macera, fantastik ve bilim kurgu.Yazar malzemeyi fazla bulaştırmadan tam dozunda ayarlamış. Fantastik ve bilim kurgu kısmı daha ağır basıyor. Bu kitap yazarın ilk kitabı ve umarım ikinci kitap bunun devamıdır. Ben beğendim, tavsiye de ederim. Tabi bahsettiğim karmayı okumayı sevenlere...
Baskı: Kalbimde Bıraktığın Boşluk Hâlâ Dolmamıştı
Kendisini ailesine adamış güzel bir kız olan Flynn,10 yıllık erkek arkadaşının evlilik teklifini kabul ettiği gün ilk ve tek aşkı olan Jesse hapisten çıkıp kasabaya döner. Mezuniyet günü tutuklanan Jesse ve Şerif Beau arasında kalan, her zaman başkaları için yaşayan Flynn 'in hayatı karmakarışık olur. Bu defa kendini mi düşünmeli yoksa yine başkalarının beklentilerini yerine getirmelidir? Bir tarafta aşk, bir tarafta mantık... Güzel ve etkileyici bir aşk hikayesi. Sürükleyici anlatım tarzıyla, kolay okunabilen güzel bir romantik kitap.
Baskı: İhanetin 5 Yüzü
Bir yazar ne kadar ustaca ters köşe yaparak, kaç defa sizi gerçekten şaşırtabilir? Bir kitabın ''hadi canım'' dediğiniz kaç bölüm sonu vardır? Bir karakter kaç defa yanılabilir veya aldatılabilir? Bu kitapta sayamadım... İhanetin 5 Yüzü yazarın tarzını konuşturduğu bir kitap olmuş. Ben kitabın konusundan ziyade, tarzı ve üslubundan bahsetmek istiyorum. Kolay anlaşılır bir kitap değil, ilk anda her şeyi yerli yerine oturtamıyorsunuz. Olaylar gizemli şekilde ilerliyor. Fakat kafa karışıklığı sinir bozacak cinsten değil, tam tersine cezbedici... Harlan Coben, her ayrıntıyı, zorla okurun kafasına sokmaya çalışan bir yazar değildir. Bu kitapta da aynen bu şekilde oluyor. Bazen kitabı bırakıp düşündüğüm oldu. Bazı parçaları ben yerine koymaya çalıştım. Ha ne kadar başarılı oldum tartışılır :) Arkadaşlar ben uyarımı yapayım! Gizemin kolay çözüldüğü, alışılmış polisiye okumak isteyenler bu kitaptan uzak dursun! Diyorsanız ki ''ben polisiye hastasıyım, zekice kurgulanmış, ters köşeleri sırıtmadan ustaca kurgulanmış, sürükleyici bir polisiye okumak istiyorum.'' İşte aradığınız kitap bulunmuştur.
Baskı: Kuşatma ve Fırtına (The Grisha #2)
'Gölge ve Kemik' kitabıyla başlayan serinin ikinci kitabı olan 'Kuşatma ve Fırtına', fantastik sevenlerin ilgisini çekecektir. Serileri kitaplarının 2.lerinin ortak özelliği olan durağanlık bu kitapta da var. Yine de sıkıcı boyutta değil. Yazarın sıradışı karakterler ve ilginç olaylarla kurguladığı kitabı, insanı hemen 3. kitabı okumaya davet ediyor.
Baskı: Çöküş ve Yükseliş (The Grisha, #3)
Fantastik kitaplar bana göre hayal gücünün, imkansız görünen her olayın ve kurguda sınırsızlığın (tabi yazarın başarısı oranında) kapılarını sonuna kadar açıyor. Grisha üçlemesinin sonuncusu ve bence en başarılısı olan Çöküş ve Yükseliş de bu beklentileri tam karşılıyor. Kitapta geçen olaylar, isimler, kişilerin özellikleri ve kurgu çok farklı ve sürükleyici. Fantastik okumayı sevenlerin bu seriyi de beğeneceklerini düşünüyorum.
Baskı: Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
Kişisel gelişim kitapları okumayı benim gibi pek tercih etmeyen arkadaşlara, tavsiye edebileceğim bu kitapla hâl, hareket ve davranışlardan, bizim verdiğimiz ve karşı taraftan aldığımız mesajları basit, esprili bir dille öğrenebilirsiniz. İlk defa bir kişisel gelişim kitabını bitirince "nihayet" demedim. Öğretirken eğlendiriyor. Kitabın bazı bölümlerinde kahkahalarla güldüğüm oldu.
Baskı: Denizin Çağrısı
Ah bu gençlik! Hepimiz anne babamızın, bizim duygu ve düşüncelerimizi anlamadıkları , bizi çok sıktıkları , bizi hiç düşünmediklerini hissettiğimiz adına 'ergenlik' denen dönemi yaşamışızdır veya yaşıyoruz. 'Denizin Çağrısı' da böyle bir dönemden geçen bir gencin, özgürlük ve deniz aşkıyla evden kaçıp, korsanların kucağına düşmesini konu alıyor. Babasının (tabi bir zamanlar hiç kulak asmadığı) hayat hakkında ki ona verdiği öğütlerinin kıymetini zor ve tehlikeli yollardan tecrübe ediyor. Hiç bilmediğim denizcilik hakkında terimler kitapta sıkça karşıma çıktı. Ara ara kelime anlamlarına bakmak zorunda kaldım. Fakat Jack London'ın muhteşem kalemiyle olayları gözümde canlandırmak hiç zor olmadı. Klasikler insanda etki bırakmakır ve okuduktan yıllar sonra bile hatırlanır. "Kitap okumayı severim" diyen bir insan mutlaka klasik eserleri de okumalıdır ki başlarda sıkılabilir. Fakat bir kaç kitaptan sonra tadına varır. Jack London'ın sade ve akıcı kalemi sayesinde 'Denizin Çağrısı' tam da klasik okumaya alıştırıp sevdirecek türden bir eser. Gençlik kitabı olarak bilinse de her yaştan okurun okumasını tavsiye ederim.
Baskı: Aşkı Arayan Yürek
Aynı cümleyi bir kaç defa okuduğum oldu, tekrar paragraf başına döndüğüm oldu, kitabı elimden bırakıp kafamı toplayıp yeniden denediğim de oldu. Fakat olmadı! Ben bu kitabı anlayamadım. Çeviride de sıkıntı var. Yazar da çok uzatmış cümleleri. Hani bırakmayayım belki yakalarım bir yerinden dedim, yine de başaramadım. En iyisi olmuyorsa bırakacaksın misali, ben de yarım bıraktım. Belki daha sonra yeniden okumaya karar veririm. Belki o zaman adapte olur, okur ve de puanımı da değiştiririm.
Baskı: Işığın Anahtarı (Key Trilogy #1)
Nora Roberts kitaplarında ki ortak özellik aşkı, kadın ve erkek açısından duygu karmaşaları arasında yaşatıp, sorgulatıp ve mutlu sonla işlemesidir. Bunun yanı sıra gizem ve polisiye gibi kurguları da kitaplarına katarak güzel eserler yazmasıdır. Yazarın bu kitabında yarı fani, yarı ölümsüz üç kızın ruhlarını, hapsoldukları kutudan kurtarmak için seçilen ölümlü üç kadına, bu kutuyu açacak üç anahtarı bulmaları teklif ediliyor. Bu teklif ne kadar saçma görünse de kabul ediyorlar. Ve kura ile ilk talihli(!) belli oluyor ve böylece kızlar, gerçek dünyanın içinde yüzyıllar öncesinden saklanmış bir anahtarın, nereden ve nasıl bulunabileceği hakkında hiç bir fikirleri olmadan, elele vererek aramaya başlıyorlar. 'Anahtar üçlemesi' serisinin ilk kitabı olan 'Işığın Anahtarı' nda fantastik kurgu eklemesinin yanı sıra mitolojik karakterler de kullanan yazar, gerçek olayların içine bu öğeleri öyle ustaca yerleştirmiş ki sanki olabilirmiş gibi okuyorsunuz.
Baskı: Bilgeliğin Anahtarı (Key Trilogy #2)
'Anahtar Üçlemesi' serisinin ikinci kitabı olan 'Bilgeliğin Anahtarı' fantastik, romantik, macera, gizem ve aşkın harmanlanmış, sürükleyici olay örgüsüyle her ne kadar birinci kitaptan dolayı olayların gelişimi ve sonucu tahmin edilse bile heyecanla okunuyor.Kitabın baş karakteri olan kütüphane görevlisi ve tam bir kitap aşığı olan Dana, sıra kendisinde olduğu için arkadaşlarının yardımı ile anahtarı bulmaya çalışıyor. İlk kitabı okuyanlar bu anahtarın ne olduğunu bilir, okumayanlara da birinci kitaptan başlamaları tavsiye edilir :) "Yok ben bu kitaptan başlayacağım" diyorsanız, yazar kitabın bir kaç sayfasında yeterince özet geçmiş ve olayı az çok kavrayabilirsiniz. Benim tavsiyem 'Işık'tan sonra 'Bilgelik'e uğramanız, ben de 'Cesaret'e gidiyorum...
Baskı: Cesaretin Anahtarı (Key Trilogy #3)
'Anahtar Üçlemesi' serisinin 3. kitabı 'Cesaretin Anahtarı' fantastik, mitoloji, aşk ve romantizmin yanı sıra, sıradan ve basit görünen yaşantıların, çocuk yetiştirip, ev geçindirme gibi hayatın akışında gerçekleşen olayların görünenin aksine, cesaret ve azim gerekliliğinin işlendiği bir olay örgüsüne sahip, oldukça sürükleyici bir kitap. Güçlü kadın karakter ve her ne olursa olsun onu anlamaya ve korumaya hazır erkek karakter Nora Roberts kitaplarının vazgeçilmezidir. Bunun yanında heyecan, gizem, macera ve az biraz da fantastik kurgu okumak isterseniz bu seriyi tercih edebilirsiniz.
Baskı: Hain
Kitap benim okumayı sevdiğim, tarihler arasında gelgitler yapılarak kurgulanmış. Bir de bunun yanında olaylar bazen farklı karakterlerin ağzından -aynı paragrafta bile- ani geçişlerlerle, hatta bazen de yazar tarafından anlatılıyor. Bu da bayağı kafa karıştırıcı olabiliyor. Öyle ki çekici bir hikaye ile bu anlatım tarzı etkileyici olabilir. Fakat bu kitapta ben tam tersi bir durumla karşılaştım. İngiliz casusları mı bu kadar sıkıcı yoksa, yazarın anlatım tarzı mı böyle bilemedim? Konu casusluk olunca beklenti, heyecan ve sürükleyici bir hikaye yönünde oluyor. Yazarın, eski bir İngiliz casusu olduğu düşünülürse, kendi tecrübelerinden yararlanarak, Rus mafyasının kara para aklamada ki bir numaralı adamının , İngiliz hükümetinden sırlar karşılığında, sığınma ve korunma talebi üzerine kurgulandığı 'Hain' zorla bitirdiğim kitaplar arasında ki yerini alıyor.
Baskı: Son Beş Gün (Unraveling #2)
Heyecan kaldığı yerden devam ediyor. 'Geri Sayım' kitabının devamı olan 'Son Beş Gün', paralel evrenlerin, on binlerce dünyanın ve bu dünyalar arasında geçişlerin yapılabilmesi üzerine kurgulanmış, oldukça sürükleyici bir kitap. Pek tercihim olmasa da ilk kitaptan sonra fazla bekleyemediğim için pdf olarak okudum. İlk kitapta ki kahramanlarımız Janelle ve Ben, bu kitapta da yine bir değil bir kaç dünyayı birden kurtarıyorlar. Aksiyonun hiç eksik olmadığı, sürükleyici, hızlı ve farklı bir fantastik kurgu arayanlara seriyi önerebilirim. Yazar ve kitapları ile ilgili fazla bir bilgi edinemedim. Umarım devam kitabını yazmıştır veya yazıyordur. Bu arada ilgimi çeken ve merak ettiğim şey; neden fantastik kurgu kitapları
Baskı: Sana Bir Sır Vereceğim
'Sana Bir Sır Vereceğim' ailesinin karşı çıkması üzerine inat uğruna evlendiği adamın, sakladığı büyük sırrını bir helikopter kazası sonucu öğrenen Diane ve bu sırrın büyük parçasını oluşturan, alkolik bir kadının kocası olan James'in birbirine aşık olmasını konu alıyor. Film izler gibi hissettiren, kolay okunan, yine de keyif alınacak, sıkıntılı zamanlarda zorlanmadan okunup, kafa dağıtmaya yardımcı olan bir kitap. Elinizde varsa okuyun yoksa siz bilirsiniz.
Baskı: Hırsızlar Prensi
Orijinal adı 'Prince of Thieves' yani 'Hırsızlar Prensi' olan kitabın ismi, sinemaya uyarlanmasının ardından 'Hırsızlar Şehri' olmuş. Hırsızlığın babadan oğula geçtiği, Charlestown'da yaşayan dört kişilik hırsızlık çetesinin, bol aksiyonlu macerasının anlatıldığı kitabı sanki senaryo okuyormuş gibi okudum. (Sanki kaç tane senaryo okuduysam :))) Olaylar o kadar detaylı anlatılmış ki her şeyi kafanızda canlandırabiliyorsunuz. Okurken sıkıldığım yerler olmadı değil. Boston sokaklarının ve mekan adreslerinin ayrıntılı tarifleri yapılmış ki bu da hemen hemen her bölüm başında var. Onun dışında bol aksiyonlu Amerikan filmi izlemek gibiydi. Filmini de en yakın zamanda seyretmek istiyorum.