Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: kemal sayar
Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Herşey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor. Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet alma…

Yazar: kemal sayar
Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Herşey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor. Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet alma…

Yazar: kemal sayar
Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Herşey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor. Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet alma…

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor. Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat…
Bir yandan 'Matematikçi' olmakla, 'Matematik öğretmeni' olmanın farkını sürekli vurgularken, diğer yandan derin matematik ve ispat bilgisini öğretirken kullanması, beni etkileyen bir özelliği kitabın. Her ne kadar temelini öğretmek/öğrenmek daha zor olanıymış gibi gelse de, matematiğin ancak temelin

Yazar: senai demirci
Senin rüyanı gördü Yusuf. Seni rüya diye gördü. Uyuyan Yusuf değil sensin. Senin gömleğindir Yusuf'un üzerindeki.
10/10Hz.Yusufun kıssasında kendimi düşünmek de bu düsturun bir parçasıydı. Öyle düşünmüş Senai Demirci. Ve kıssanın içinde olmak daha gerçekçi olmaktı. Daha benimsemek, daha farkında olmak. Hz.Yusuf'un kıssasının ne çok hayatımızda, hayatımızın ne çok kıssada olduğunu anlıyordum. Ve Hz.Yusuf'u bir kez d

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor. Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat…

Yazar: ahmet ümit
Edebî polisiyenin usta ismi Ahmet Ümit, bu kitabında, Çinden Mısıra kadar uzanan bir coğrafyada geçen ve birbirine geçiş sağlayan masalları polisiye bir kurguyla anlatıyor. Ahmet Ümit kitaplarının kapaklarını da hazırlayan usta ressam Orhan Akkaplanın çizdiği gravürlerse kitapta geçen masallara görsel etki yaratıyor.

Yazar: ahmet ümit
Edebî polisiyenin usta ismi Ahmet Ümit, bu kitabında, Çinden Mısıra kadar uzanan bir coğrafyada geçen ve birbirine geçiş sağlayan masalları polisiye bir kurguyla anlatıyor. Ahmet Ümit kitaplarının kapaklarını da hazırlayan usta ressam Orhan Akkaplanın çizdiği gravürlerse kitapta geçen masallara görsel etki yaratıyor.

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor. Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat…
Eski Ramazanları okuyarak Ramazanı geçirmenin mutluluğunı yaşıyorum.

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor. Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat…

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor. Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat…

Yazar: metin karabaşoğlu
Uzmanlıklar çağında yaşıyoruz. İvan İllich’in deyimiyle, ‘kabiliyetsizleştirici uzmanlıklar çağı’nda hem de… Her konuyu ‘uzman’lara bırakırken, fıtratın sesi de, vahyin sesi de duyulamıyor kulaklarımızda. Bunca gürültü arasında, kendi iç sesimizi dahi duyamaz haldeyiz. Oyuncak Tamirhanesi, bu duruma karşı, yürekli bir isyanın ifadesi. Özelde psikolojizmin insana dair tahakkümüne meydan okuyan ya…
9/10Modern çağ eleştirisinin en güzel açıdan yapılmış hali. Kabullendiğimiz bazı şeylere başka bir bakış sunmus M.Karabaşoğlu. Ve 'Başka Türlü Okumalar' bölümü var ki, en çok etkilendiğim.

Yazar: metin karabaşoğlu
Uzmanlıklar çağında yaşıyoruz. İvan İllich’in deyimiyle, ‘kabiliyetsizleştirici uzmanlıklar çağı’nda hem de… Her konuyu ‘uzman’lara bırakırken, fıtratın sesi de, vahyin sesi de duyulamıyor kulaklarımızda. Bunca gürültü arasında, kendi iç sesimizi dahi duyamaz haldeyiz. Oyuncak Tamirhanesi, bu duruma karşı, yürekli bir isyanın ifadesi. Özelde psikolojizmin insana dair tahakkümüne meydan okuyan ya…

Yazar: ihsan oktay anar
Puslu Kıtalar Atlasıyla birçok okuru şaşırtan ve sevindiren İhsan Oktay Anarın ikinci romanı Kitab-ül Hiyel, eski zaman mucitlerinin inanılmaz hayat öykülerini anlatıyor. Yafes Çelebi, Calud ve Lalezar Necef Beyden Angilidis Efendiye, Samur ve Yağmur Çelebilerden Uzun İhsan Efendiye bir sürü mucit, hiyelkar, aktarıcı, rivayet edici, mağdur, sarhoş, meyhaneci, kahveci... Okuyanın okumayanlara kola…

Yazar: metin karabaşoğlu
Uzmanlıklar çağında yaşıyoruz. İvan İllich’in deyimiyle, ‘kabiliyetsizleştirici uzmanlıklar çağı’nda hem de… Her konuyu ‘uzman’lara bırakırken, fıtratın sesi de, vahyin sesi de duyulamıyor kulaklarımızda. Bunca gürültü arasında, kendi iç sesimizi dahi duyamaz haldeyiz. Oyuncak Tamirhanesi, bu duruma karşı, yürekli bir isyanın ifadesi. Özelde psikolojizmin insana dair tahakkümüne meydan okuyan ya…

Yazar: timothy john winter
Bir Müslüman ve bir İngiliz olmanın sorumluluğunu taşıyan yazar, bu kitapta biraraya getirdiği yazılarında zengin bir İslâmî birikim ve derin bir entelektüel donanımla postmoderniteyi ve günümüz dünyasının bütün sahte kurtuluş reçetelerini teşrih masasına yatırıyor. Günümüzde hakim güç ve medeniyetin bizi getirdiği noktayı; yaşlılar, binlerce kocasız anne, çocukların düştüğü iptilâlar, evsizler,…

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor. Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat…

Yazar: nevzat tarhan
İNANÇLA İLGİLİ PEK ÇOK SORUNUN CEVABI BU KİTAPTA!Dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür... (Albert Einstein) Modern dünya, aklı ve bilimi yegane değerler sayıp kutsarken; inanç konusunu bilim ile birlikte anmaktan, iki olguyu aynı çizgide buluşturmaktan adeta kaçındı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu kitapta inanç konusuna akıl ve eleştirinin ön planda olduğu, dinler ve mezhepler üstü bir tutumla ve b…

Yazar: kemal sayar
Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Herşey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor. Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet alma…



