Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: leylâ ipekçi
Leylâ İpekçi, Başkası Olduğun Yerde, büyük bir iç dönüşümün serüvenini anlatıyor bize:Camiye ilk girişimdi. Yıllardır pencereden görünen avludaki ihtiyar çınarların camiden bakılınca neye benzediğini, öte taraftan bakışlarımı nasıl aşındıracağını merak ediyordum. Çocukluğumdan beri, doğduğu köylerden, kasabalardan büyük şehre gelerek yaşama pençelerini geçirme gayretinde olanların anılarındaki o…

Yazar: leylâ ipekçi
Leylâ İpekçi, Başkası Olduğun Yerde, büyük bir iç dönüşümün serüvenini anlatıyor bize:Camiye ilk girişimdi. Yıllardır pencereden görünen avludaki ihtiyar çınarların camiden bakılınca neye benzediğini, öte taraftan bakışlarımı nasıl aşındıracağını merak ediyordum. Çocukluğumdan beri, doğduğu köylerden, kasabalardan büyük şehre gelerek yaşama pençelerini geçirme gayretinde olanların anılarındaki o…

Yazar: senai demirci
Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır.Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hi…

Yazar: muhyiddin şekur
İnsanların taş üzerine kazıdıkları yüzyıllık yazılar, Allah için su üstüne yazılmış yazı gibidir. Bu kitap, yazarının Sûfîlik yolunda yaşadığı serüvenin akıcı fakat derinlikli bir anlatımıdır. Yazar, bu serüvenini, bir müslüman olarak Sûfîlikle ilk karşılaşmasından başlatıp, Şeyhinin rehberliğinde geçirdiği uzun yıllardan sonra eriştiği dervişliğe ve ötesine kadar götürüyor. Muhyiddin Şekûr, sık…

Yazar: senai demirci
Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır.Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hi…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: senai demirci
Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır.Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hi…

Yazar: kemal sayar
Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Herşey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor. Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet alma…
10/10Modern çağ eleştirisi anlamında çok iyi bir kitap. Modern çağ insanının çıkmazlarını bir psikatrın gözünden okumak güzel oldu.

Yazar: kemal sayar
Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Herşey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor. Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet alma…

Yazar: senai demirci
Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır.Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hi…

Yazar: senai demirci
Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır.Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hi…

Yazar: kemal sayar
Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Herşey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor. Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet alma…

Yazar: osman nuri topbaş
Cenâb-ı Hak, O’nu, insanlığın en buhranlı zamanında peygamber olarak gönderdi. Dünyanın zulüm ve karanlıklar içerisinde boğulduğu bir dönemde beşer âleminde karalara bürünmüş sayısız ayları, yıldızları ve güneşleri tekrar nurlandıran bir nur incisi olarak bahşetti. O’nu; vahşet, isyan ve gaflette hayvanları geçmiş bir cehâlet toplumunun karanlıkları içerisindeki dünyaya yüce ufuklardan doğan bir…
Tanımak sevmenin ön koşuludur. Tanıdıkça daha çok sevmemek mümkün mü?

Yazar: osman nuri topbaş
Cenâb-ı Hak, O’nu, insanlığın en buhranlı zamanında peygamber olarak gönderdi. Dünyanın zulüm ve karanlıklar içerisinde boğulduğu bir dönemde beşer âleminde karalara bürünmüş sayısız ayları, yıldızları ve güneşleri tekrar nurlandıran bir nur incisi olarak bahşetti. O’nu; vahşet, isyan ve gaflette hayvanları geçmiş bir cehâlet toplumunun karanlıkları içerisindeki dünyaya yüce ufuklardan doğan bir…

Yazar: osman nuri topbaş
Cenâb-ı Hak, O’nu, insanlığın en buhranlı zamanında peygamber olarak gönderdi. Dünyanın zulüm ve karanlıklar içerisinde boğulduğu bir dönemde beşer âleminde karalara bürünmüş sayısız ayları, yıldızları ve güneşleri tekrar nurlandıran bir nur incisi olarak bahşetti. O’nu; vahşet, isyan ve gaflette hayvanları geçmiş bir cehâlet toplumunun karanlıkları içerisindeki dünyaya yüce ufuklardan doğan bir…

Yazar: osman nuri topbaş
Cenâb-ı Hak, O’nu, insanlığın en buhranlı zamanında peygamber olarak gönderdi. Dünyanın zulüm ve karanlıklar içerisinde boğulduğu bir dönemde beşer âleminde karalara bürünmüş sayısız ayları, yıldızları ve güneşleri tekrar nurlandıran bir nur incisi olarak bahşetti. O’nu; vahşet, isyan ve gaflette hayvanları geçmiş bir cehâlet toplumunun karanlıkları içerisindeki dünyaya yüce ufuklardan doğan bir…

Yazar: osman nuri topbaş
Cenâb-ı Hak, O’nu, insanlığın en buhranlı zamanında peygamber olarak gönderdi. Dünyanın zulüm ve karanlıklar içerisinde boğulduğu bir dönemde beşer âleminde karalara bürünmüş sayısız ayları, yıldızları ve güneşleri tekrar nurlandıran bir nur incisi olarak bahşetti. O’nu; vahşet, isyan ve gaflette hayvanları geçmiş bir cehâlet toplumunun karanlıkları içerisindeki dünyaya yüce ufuklardan doğan bir…

Yazar: kemal sayar
Başdöndürücü bir rüzgâr esiyor etrafımızda. Kronolojik zaman alabildiğine hızlanmış, durmadan imge yığıyor önümüze. Herşey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor. Çok sayıda doğru var, ama hiçbir doğru kişinin iç âleminde ruhu sükûna erdirecek yoğunluğa ulaşamıyor. Hepimiz buradayız ve bir orası yok. Köksüz, yurtsuz, kimsesiz, yalnız. Anne babalarımızdan dahi emniyet alma…

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor. Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat…
8/10Ramazana dair anektodlar güzeldi. Fakat daha fazlasını beklememden ötürü zannediyorum, fazlaca siyasi bilgi, ve döneme dair politik bilgi içeriyor diye düşünüyorum. Beklediğimden farklı bir okuma oldu. Diyeceğim o ki; tarih kitapları okumayı sevenler sever.

Yazar: ahmet rasim
Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor. Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat…



