
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Miyav! Yarın Yeni Bir Hayata Başlıyorum
Aslında şapşallık aşkın ta kendisidir! Julie de herkes gibi hayatı boyunca birçok saçmalık yapmıştır. Yine de hiçbiri yeni taşınan komşusunun komik adını görüp ona kafayı takınca yaptıkları kadar olamaz. Onu görebilmek için adeta bir röntgenci gibi geceler boyu kapı deliğinden yolunu gözler. Rüyalarının erkeği olduğunu düşündüğü bu adamın kim olduğunu bulmak için mektuplarını çalmaya kadar götürür işi. Ne yazık ki ilk karşılaşmaları da eli, komşusunun posta kutusuna sıkıştığında gerçekleşir. Ve bu, Julie’nin yapacağı büyük küçük birçok şapşallığın yalnızca başlangıcıdır. Bir de adamın gizlediği bir şeyler olduğunu keşfedince işler iyice çığırından çıkar… Karşınızda, aşkın temelinde güven ve şefkatin yattığına inanan, hassas, sakar ve aklı bir karış havada bir kadın kahraman. İçinden kedilerin ve koca bir mahalle dolusu insanın geçtiği bu romantik komedide bir kadının sevdiği adam için ne kadar çılgınca işlere soyunabileceğini, dostlarınızın sizin için her riski göze alabileceğini ve aşkın sadece kedilere özgü olmadığını keşfedeceksiniz. “Herkesin bayılarak okuyacağı bir aşk hikâyesi.” BIBA “Kahkahadan karnınıza kramplar girecek.” Le Grand Cercle “Amélie filmi kadar sevimli ve büyüleyici!” Aujourd’hui en France Konusu ilgi cekici gibi gelse de tamamen sacmaliklar silsilesi. Gercekten. Julie saf mi aptal mi emin olamadim mesela son sayfaya kadar. Ayrica fransizlarin mizah anlayisi cidden kotu. Onlar ne bicim espriydi ya. Korkunc ve vakit kaybi. Bir de kitapta kedi var diye basladim. Kedi yok.
Baskı: Allah'ın Garibi
Yorucu bir kitap. Okudukca insana garip gelen cok fazla sey var. Francis garip bir adam. Bence nobet geciriyormus ama kimse farketmemis, adami zorlaya zorlaya aziz yapmislar sanki. Ayrica yazim hatalari da cok. Bittigi icin cok mutluyum, bir 10 syf daha olsaydi okuyamazdim.
Baskı: Gariplerin Kitabı
Ilginc. Yani baslarken mistik bir yani bir macera hissi varken ikinci yarida daha tasavvufi birseye dogru evriliyor. Yazarin kendi yolculugu muydu yoksa kurgusal birsey miydi emin olamadim. Bastaki kutuphanenin isleyisi distopik bir dunya hissi uyandirdi cunku bende. Birde tavsiye uzerine baslamistim ama zoraki bir okuma oldugu icin istedigim verimi alamadigimi dusunuyorum. Boyle kitaplar bazen okuyucu ve okunmasi gereken zamani seciyor ve ben bunu secilmeden okumusum ve bu yuzden sirlarini benden saklamis hissi uyandirdi birazcik.
Baskı: Siddharta
Okudum ama cokta buyuleyici gelmedi bana. Farkli birsey aradim ama bulamadim sanirim. Belki de benim zamanima uymadi. Bilemiyorum ilerleyen zamanlarda bir daha okumayi deneyecegim galiba.
Baskı: Vampir - Ölümsüzlerin Tarihi 2
Kapsülde mi buyutmusler bu Andrej'yi bu kadar saflık saçma çünkü. Kim ne derse inanıp peşinden gidiyor, herkese guvendiginden devamlı tuzağa düşüyor filan. Hayır vampirim bir kendimi dinleyeyim, aman icgudulerimi devreye sokayım yok. Olaylara bodoslama dalmasi filan akıl alır gibi değil. Karakterin hep vampir olup hem saf olanı da çekilmiyor yani. Neyse bu kitapta olaya Kont Drakula ve Sultan Mehmet de dahil oldu. Çok detaylı değil ama kan , gözyaşı ve intikam işte. Ve birde Frederic'in aptallıklari ve aralarinda bir türlü konuşulmayan konular. Hem merak ediyorum hemde 13 kitap boyunca buna maruz kalacak olmak sinirimi bozuyor. Neyse ki çevrilmemis geri kalanı şuan rahatız.
Baskı: Ölümsüzlerin Tarihi
Kendinden haberi olmayan bir vampir hikayesi ilginc olmus. Sasirtici bir olay orgusu var, bir suru soru var olay var ama hiçbir şeyin cevabı yok, ayrica karakterin safligi bir tik garip geliyor ama hosuma gitti. 2 kitaplik ya da max 3 kitaplik bir seri saniyordum ama 16 kitaplik bir seriye basladigimi ogrenmek uzdu. Ustelik 2 kitaptan baska cevrilen yokken.
Baskı: Rüzgarı Dizginleyen Çocuk
Herseye kolayca ulasabildigimiz su zamanda basit seylere ulasabilmek icin mucit olan bir cocugun hikayesi okurken insani garip hissettiriyor. Heyecanla okudum.
Baskı: Ballı Çörek Kafeteryası
Degerler egitimi veren bir cocuk kitabi. Biraz kopuk bir anlatımı var ama cocuklarin bunu farkedecegini sanmiyorum. Daha cok birinin gunlugunu okuyormus hissi veriyor zaten.
Baskı: İnsan Neyle Yaşar
Toplamda 6 hikayeden olusan mini bir kitap. Genel olarak iyilik ,dogruluk, acgozluluk gibi temalara sahip her bir hikaye. " İyilige yonel , kotulukten uzak dur, eden bulur " kitabin anlatmaya calistigi sey diyebiliriz.
Baskı: Yarın Biri Ölecek (Roy Grace, #5)
Organ nakliyle ilgili cok siradisi bir kitapti. Serinin ortasından basladim ama cokta fark etmedi benim için. Tek sorun bazi yerlerin fazlaca uzatilmis olmasi. Birde bilemiyorum isler bu kadar yavas mi yürüyor. Ellerinde o kadar elemanla ilk hafta hicbir sey yapmadan oylece gezelediler gibi. Sonra acildi mevzu. Ama insani dusunduruyor oyle bi durumda nasil davranirdim diye. Lynn'e hem hak verdim hem de cok şuursuz buldum. İlgincti.
Baskı: Kül Mevsimi
Yazarin alışılmadık bir tarzi varmis. İlk kez okudum kendisini garip geldi bana. Tek bir karakterin etrafinda donen 13 ayri hikaye ama bazilarinda karakterin sadece adi geciyor. Bazilarinin kitapta neden olduğunu hic anlamadim. Sonu bir yere varmayan 3 5 hikaye de cabasi. Cok sevdigimi soylemem. Daha cok sinir bozucu buldum.
Baskı: Süreya Kuaför Salonu
Aslinda hos bir hikaye olabilirmis. Ama karakterlerin zihninden gecen her dusunceyi okumak zorunda kalmak bir yerden sonra yeter hissi veriyor. Ustelik duygulari yansitma konusu da fazla yavan ve hissiz geldi bana. Oylece duz okudum. Fiti fiti gecti hersey film gibi.
Baskı: Körlük
Sasirtici ama bi o kadar etkileyici bir konusu var. Tek sorun yazarin yazim sekli. Nefes almadan konusmaya benziyor. Paragraflar cok nadir , konusmalar ayrilmamis hersey pespese yazildigi icin konusmaya ucuncu bir kisi katildiginda isler arap sacina donuyor. Diyaloglari kimin soyledigi anlasilmadigindan bi yerden sonra sinir geliyor insana. Onun disinda o kaosu ve getirdigi duygulari cok iyi islemis yazar.
Baskı: SURNAME
İskender pala yine dokturmus. İnanilmaz akici ve heyecanli bir kitap. Bu arada kitapta gecen saat gercek miydi merak ettim.
Baskı: Attila
Attila'nin hayatinin kisa bir donemini anlatmis Peyami Safa. Okudugum versiyonu cok eski ve gunumuz Türkçesiyle olmadigi icin adapte olmak bi tik zordu. Yesilcam filmi tadinda bi yazim sekli insanda cok ciddiyet uyandirmiyor. Ama okunur.
Baskı: Kehribar Geçidi
Sasirtici bi Ashabi Kehf hikayesi. Daha önce Roma versiyonunu okumamistim. Cok ilginc geldi. Kurgusu cok akici ve heyecanla okutturuyor kendini. Ama yazarin asiri cumle ,kelime ,betimleme kullanimi yer yer bayginlik gecirtebiliyor insana.
Baskı: Gece Yarısı Kütüphanesi
Daha akilda kalici ve yapilan reklamdan dolayi daha yogun içerikli ve cilgin bir kitap beklemistim aslinda ben. Vermek istedigi mesaj guzel ama akis o kadar yavan ki o etkiyi tam veremiyor bence.
Baskı: Mükemmel Olmayan Hayatım
Bekledigimi bulamadim aslinda. Yazarin bircok kitabini okudum , mizahi dilini cok severim ama bunda o beni teşvik eden buyulu hava yoktu. Cok daha siradan ve yavan . Baskasi yazmis gibi boyle bir hikayeyi en iyi sophie yazar diyebilecegim bir yazardan boyle bir performans sasirtti beni. Yine de okunur kafa dagitir ama okuyucuyu etkilemez diye dusunuyorum.
Baskı: Ev Kuralları
Asperger sendromunun nasil birsey oldugunu gostermek istemis yazar ama bana fazla uzun geldi. Konunun etrafinda gezeledik durduk. Evet cok detayli ve aciklayici olmus ama ben bekledigim verimi alamadim kitaptan.
Baskı: Bilge Adamın Korkusu (Kralkatili Güncesi: 2. Gün)
İlk kitaptan sonra cok heyecanliydim ama biraz beklentimi dusurdu bu kitap. Heyecanla ilerlerken bir anda duraganlasiyor. Baska bisey anlatmaya basliyor mesela. Sonra o kisimda gezeledikce olaydan kopuyor okuyucu. Ozellikle ademre ve saraydaki gizemciyle ve gecen kisimlar. Sorulan sorularin cogunun cevabi yok. En azindan 1000 kusur sayfa okuyunca insan bir seyler bulmayi bekliyor. Neyse. Belki 3. Kitapta toparlar diye umit ediyorum artik.
Baskı: Tess
Hos bir klasik , begendim ama yazar betimleme konusu fazla abartmis gibi. Bazi yerlerde betimlemeden olayin aslini anlayamadigim oldu. Lafi dolandirmis dolandirmis ama getirdigi yer alakasiz bir yer. Ceviri kaynakli da olabilir bilemiyorum.
Baskı: Sürü
Yazar cidden cok emek vermis ve cok basarili bir is cikarmis. Bu kadar detay bu kadar iyi bir kurgu alkisi hakediyor. Ama bu kadar uzun olmasinin dezavantajlari da var. Ara ara kitaptan kopabiliyorsunuz cunku cok fazla konuyla ilgili cok fazla teknik detay var. Ust uste gelince bos gozlerle tekrar tekrar okudugum cok sayfa oldu. İlk basta hiz sonraki sayfalarda baska bir seye evrildi. Heyecan verici birseyken sonrasi gerilim aksiyon oldu. Gercekten bir filmi okumak gibiydi. Son kısmı ise cok acele gibiydi. Cok fazla soruya cevap bulmanin cabasi bir yerde yoruyor insani. Baslarken cok hevesliydim ama niyeyse sonlara dogru bunu kaybettim. Buyuk beklentilerimin oldugu bir kitapti epey bi bekletmistim bu yuzden ama keske bekletmeseymisim dedim.
Baskı: Elektra
Sophokles her tur duyguyu eklemis eserine. Muzikalini izlemek hos olurdu bence.
Baskı: Küllerin Günü
Hic bekledigim gibi degildi. İnanilmaz yavas ilerleyen bir kitap ve heyecan ogesine dair hicbir sey yok. Merak ettirmiyor. Adami yaz yaz diye darladilar midir nedir sıkıldım okurken. Ustelik cok fazla noktalama - ki virgulu yanlis yere koyduklari icin anlam kaymalari olmus hep - ve ceviri hatasi var gibiydi. Kelimeler var ama anlamsiz bir topluluk halinde. Ne anlatmak istedigi belirsiz. Hayal kirikligina ugradim.