
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Romeo ve Juliet
Ergenlik cok baska birsey dedim olurken. Ama klasikleri okurken gercekten icim sisiyor benim. Bu kadar agdali ve pespese cumle kullanimi bayiyor cidden.
Baskı: Parfümün Gizemi
Ailede nesilden nesile anlatilan ve bir turlu bulunamayan efsanevi parfumun pesinde Elenayla dolanip durduk. Yalniz kurgu Elena'nin etrafinda dolanip durdugu icin bu kisim cok cabuk gerceklesiyor. O biraz hayal kirikligi yaratti bende. Ayrica bazi yerler inanilmaz uzatilmis, arkasi yarin gibi Elena'nin gunluk hayatini okuduk da okuduk. Travma sosu ise havada kalmis, hikayeye tam oturmamisti. Parfumlerle ilgili detaylar cok hostu. Yazarin betimlemesini begendim canlandirmasi basarili ama diger seyler yuzunden kitaptan devamli kopup durdum.
Baskı: Lydia’nın İkinci Hayatı
Cok begendim. Yas surecinde olur olmadik seylere tutunma istegini, devamli kafada donup duran olmeseydi nasil olurdu sorusunun cevabini cok guzel aramis. Finalini de oyle tatli baglamis ki film izliyormuscasina gozumun onunde oldu hersey. Citir cerez gelebilir cabuk okunuyor cunku ama bana iyi geldi. Bir tik umut hissettim.
Baskı: Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Klasik saramago kitabi. Nefessiz yaziyor ya. Arada bi es ver bi bosluk birak dimi.
Baskı: Görmek
Yazarin dilinden, yazim tarzindan cidden hoslanmiyorum . Elimde bir kitabi daha var gercekten iskence gibi okumasi. Korluk kitabinin devami diye basladim ama 200.cu sayfalara gelene kadar kitapla baglantisi yok. Okumaktan soguttu bu yazar beni cidden. :(
Baskı: Felsefecinin Diyeti
Isme bakinca antik yunanda diyet yada benzer birseyler diye dusundum hic arkasina filan bakmamistim. O kadar bos bir kitap ki. Kimin tavsiyesiyle aldim bilmiyorum ama gercekten uzuldum buna para verdigime. Yazar felsefe dersleri veren bir filozof ama her konuda fikri var. Eserekli gibi konudan konuya atliyor sonra aralara 10 kilo verin benim yontemimi uygulayin diyor. Alakasiz her yerde bu cumle var. Kendi de yontemine guvenmemis olsun siz beni bosverin bu yapin diye tavsiye veriyor. Mesela kitabin bir yerinde dunyadaki nufus ,besin gereksinimleri ve gida uretimi hakkinda bir kitaba tavsiye vermis . Tavsiyede dunyadaki tum yiyecegin esit olarak paylasilmasi halinde sadece bazilarimizin degil hepimizin yetersiz beslenecegi sonucuna varmis. Bu yuzden gida dagilimi esit olmamaliymis. Bunu dedikten sonra bir sonraki sayfada islenmis gida firmalarini desteklemeyin daha az et yiyin ve vejeteryan olun diyor. Sinir geldi okurken. Ozellikle de son sayfalari hoplaya hoplaya okudum artik.
Baskı: Beş Sevgi Dili
Anlatimi gayet basit ve herkesin anlayabilecegi sekilde yazilmis. Gosterilen metotlar ise uygulanabilir seyler. Ama doktorun tarzi fazla iyimser geldi. Herkeste ise yarar mi emin olamadim.
Baskı: Acelesi Olanlar İçin Astrofizik
Daha akici ve heyecan verici bir anlatim beklemistim ama fazlasiyla uyku getiren bir kitap oldu benim icin.
Baskı: Son Sefarad: Sultan Bayezid'in Savaşı (İmparatorluk, 2)
Yazarin okudugum ilk kitabiydi bu. Aslinda serinin ikinci kitabiymis ama cokta birsey kacirmis hissetmedim ben. Inanilmaz akici ve heyecanli bir anlatimi var. Arada verdigi vurucu anekdotlara bayildim ozellikle. Birde israilin soykirima basladigi su gunlerde kendilerinin gecmiste neler yasadiklarini unutmalari cok sasirtici.
Baskı: Akşam Yıldızı
Yazari severim ama bu kitabi sevdigimi soyleyemem. Belki de bana hitap etmedi. Gobeklitepe dair ilginc bir kurguydu ama bana birseyler eksik kalmis hissi verdi biraz.
Baskı: Siren Kraliçesinin Kızı
Ilkine gore heyecani yuksek tutulmaya calisilmis ama o arada ici bos kalmis. Alosa'nin icsel yolculugu catismasi duygulari derken o arada bir kosturmacayla kitap bitiyor. Okuduguma memnunum. Guclu karakteri olan kitaplar zor bulunuyor ama keske bir tik daha doyurucu olsaydi.
Baskı: Korsan Kralın Kızı
Basit ama hosuma gitti. Farkli bir konu ve dik duruslu bir kadin karakter okumayi seviyorum. Alosayi okurken keske sunu da deseydi ya da yapsaydi dedigim hicbir sey olmadi. Hem korsanlik hem deniz mitleri heyecani yuksek tutuyor. Karayip korsanlarinin kadin versiyonu gibi biraz. Serinin ikinci kitabi icin heyecanliyim bu acidan.
Baskı: Cumaya Kadar Sözüm Söz (The Weekday Brides #3)
Kitabin adiyla konusu arasinda hicbir ilgi yok. Bu kadar alakasiz bir ismi ve arka kapak yazisini ne mantikla secmisler anlayamadim. Ayrica baslangicta tatlimsi romantik bir kitapken devaminda 2. Sinif hollywood aksiyon filmine donusuyor ki bu cidden sikici. Hele final manasizligiyla insani soktan soka sokuyor. Farkli birseyler okuyayim istemistim ama vakit kaybi oldu benim icin.
Baskı: Dilek Taşı (Edilean #5)
Bazen dileklerin gerçekleşmesi için biraz sihre ihtiyaç vardır… Doktora öğrencisi Gemma Ranford, Frazier ailesinin tarihi belgelerini kataloglama işini o kadar çok ister ki bunun için diğer adaylarla savaşmaya bile hazırdır. Tarihe tutkun Gemma, çaresizce tezini bitirmeye çalışıyordur ve belgelerin, araştırmalarına yardımcı olacak yeni bilgiler içerdiğini ummaktadır. Bulmayı hiç beklemediği şeyse çoğu insanın efsane olduğuna inandığı ve Frazier soyadına sahip herkesin dileklerini yerine getirdiği söylenen Dilek Taşı’dır. Genç kadın Virginia’daki küçük kasabada aileyle daha çok vakit geçirdikçe, Frazier’ların en içten dileklerinin gerçekleştiğini fark eder. Bir de Frazier’ların en büyük oğlu Colin’e umutsuzca âşık olduğunu… Uluslararası üne sahip bir hırsız da ava katılınca, bir asırdan uzun süredir kayıp olan Taş’ı bulabilmek için birlikte çalışmak zorunda kalan Gemma ile Colin’in zamanı daralır. Çünkü Taş yanlış ellere geçerse Frazier ailesinden kimse güvende olmayacaktır… “Deveraux’nun altın dokunuşu hikâyeye paha biçilemez ölçüde değer katmış.” Publishers Weekly Baslarken seri oldugunu ve hatta neredeyse bir romans oldugunu bilmiyordum. Arka kapagi ustunkoru okudugumdan tarihi belgeler pesinde kosturan bi kadinin belgelerde karsilastigi buyulu sayfalar falan diye dusunmustum. Baya baya iskoclarin falan isin icine girdigi cilgin bir romans cikti. Konu guzel ama gizli belgelere ulasmak epey bi zaman aldi. Yazar butun kasabayi anlattigi ve Colin-Gemma rahat durmadigi icin konuya bazen hic ulasamadik bazen etrafinda dolandik filan. Neyse guzeldi. Akici oldugundan cabuk okudum. Birde seri nasil devam ediyor bilmiyorum ama pere ve rachel iliskisini de okumak isterdim sahsen.
Baskı: Sen Her Şeydesin
Aslinda kitapta ozel birsey yok ama yine de cok tatliydi. Mirdil ismi de cok sevimli. Kedim olursa adini mirdil koymaliyim. :D
Baskı: Küçük Muazzam Şeyler
Ortulu ya da ortusuz yapilan irkcilikla ilgili epey dolu bir kitap olmus. Insanin zihninde baska kapilar acip dusunduruyor. Ben mesela cogu seyi hic siyahilerin bakis acisindan dusunmemisim. O yuzden yazarin dilini kurgusunu anlatimini muthis buldum. Okuyucuya oradaymis hissiyle birlikte mucadele etme istegi de veriyor. Gerci bazen herkesin zihninden geceni okumak bunaltsa da genel itibariyle sevdim. Kutuphanemde olmasindan mutluluk duyacagim bir kitap.
Baskı: Miyav! Kafayı mı Yediniz Siz?
Yazarin diger kitabina gore bir tik daha iyi ama yine de kotuydu bence. Boyle kitaplari nereden buluyorum hic bir fikrim yok ama sanirim kapaktaki kediye kandim. Fransiz edebiyatina karsi mesafeliydim ama artik tamamen karsiyim. Espri anlayislari korkunc.
Baskı: Çirkin
Yani lulu'nun 5 gunu birlikte gecirdigi adami taniyamamasi ilginc. Kaprisleri de biraz cileden cikariyor insani. Charles'da evlenince saf gibi bisi oldu zaten.
Baskı: Miyav! Yarın Yeni Bir Hayata Başlıyorum
Aslında şapşallık aşkın ta kendisidir! Julie de herkes gibi hayatı boyunca birçok saçmalık yapmıştır. Yine de hiçbiri yeni taşınan komşusunun komik adını görüp ona kafayı takınca yaptıkları kadar olamaz. Onu görebilmek için adeta bir röntgenci gibi geceler boyu kapı deliğinden yolunu gözler. Rüyalarının erkeği olduğunu düşündüğü bu adamın kim olduğunu bulmak için mektuplarını çalmaya kadar götürür işi. Ne yazık ki ilk karşılaşmaları da eli, komşusunun posta kutusuna sıkıştığında gerçekleşir. Ve bu, Julie’nin yapacağı büyük küçük birçok şapşallığın yalnızca başlangıcıdır. Bir de adamın gizlediği bir şeyler olduğunu keşfedince işler iyice çığırından çıkar… Karşınızda, aşkın temelinde güven ve şefkatin yattığına inanan, hassas, sakar ve aklı bir karış havada bir kadın kahraman. İçinden kedilerin ve koca bir mahalle dolusu insanın geçtiği bu romantik komedide bir kadının sevdiği adam için ne kadar çılgınca işlere soyunabileceğini, dostlarınızın sizin için her riski göze alabileceğini ve aşkın sadece kedilere özgü olmadığını keşfedeceksiniz. “Herkesin bayılarak okuyacağı bir aşk hikâyesi.” BIBA “Kahkahadan karnınıza kramplar girecek.” Le Grand Cercle “Amélie filmi kadar sevimli ve büyüleyici!” Aujourd’hui en France Konusu ilgi cekici gibi gelse de tamamen sacmaliklar silsilesi. Gercekten. Julie saf mi aptal mi emin olamadim mesela son sayfaya kadar. Ayrica fransizlarin mizah anlayisi cidden kotu. Onlar ne bicim espriydi ya. Korkunc ve vakit kaybi. Bir de kitapta kedi var diye basladim. Kedi yok.
Baskı: Allah'ın Garibi
Yorucu bir kitap. Okudukca insana garip gelen cok fazla sey var. Francis garip bir adam. Bence nobet geciriyormus ama kimse farketmemis, adami zorlaya zorlaya aziz yapmislar sanki. Ayrica yazim hatalari da cok. Bittigi icin cok mutluyum, bir 10 syf daha olsaydi okuyamazdim.
Baskı: Gariplerin Kitabı
Ilginc. Yani baslarken mistik bir yani bir macera hissi varken ikinci yarida daha tasavvufi birseye dogru evriliyor. Yazarin kendi yolculugu muydu yoksa kurgusal birsey miydi emin olamadim. Bastaki kutuphanenin isleyisi distopik bir dunya hissi uyandirdi cunku bende. Birde tavsiye uzerine baslamistim ama zoraki bir okuma oldugu icin istedigim verimi alamadigimi dusunuyorum. Boyle kitaplar bazen okuyucu ve okunmasi gereken zamani seciyor ve ben bunu secilmeden okumusum ve bu yuzden sirlarini benden saklamis hissi uyandirdi birazcik.
Baskı: Siddharta
Okudum ama cokta buyuleyici gelmedi bana. Farkli birsey aradim ama bulamadim sanirim. Belki de benim zamanima uymadi. Bilemiyorum ilerleyen zamanlarda bir daha okumayi deneyecegim galiba.
Baskı: Vampir - Ölümsüzlerin Tarihi 2
Kapsülde mi buyutmusler bu Andrej'yi bu kadar saflık saçma çünkü. Kim ne derse inanıp peşinden gidiyor, herkese guvendiginden devamlı tuzağa düşüyor filan. Hayır vampirim bir kendimi dinleyeyim, aman icgudulerimi devreye sokayım yok. Olaylara bodoslama dalmasi filan akıl alır gibi değil. Karakterin hep vampir olup hem saf olanı da çekilmiyor yani. Neyse bu kitapta olaya Kont Drakula ve Sultan Mehmet de dahil oldu. Çok detaylı değil ama kan , gözyaşı ve intikam işte. Ve birde Frederic'in aptallıklari ve aralarinda bir türlü konuşulmayan konular. Hem merak ediyorum hemde 13 kitap boyunca buna maruz kalacak olmak sinirimi bozuyor. Neyse ki çevrilmemis geri kalanı şuan rahatız.