
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Gamsız Girilmez
Bol gülmeli, düşündürmeli, maceralı bir kitap olmuş. Kitap bitmesin diye çırpındım zaten ama okumadan da duramadım. Anlatım o kadar duru ve içtendi ki bir arkadaşımın maceralarını dinliyorum gibi hissettim Yazarın eline, koluna, kalemine sağlık.
Baskı: Her Şey Ben Yaşarken Oldu
Akıcı bir kitap. Kitabı okurken kendinizi sorgulamak zorunda kalacaksınız. Psikoloji üzerine de hoş sohbetler, tartışmalar mevcut. Tavsiye edeceğim kitaplar arasında yerini almıştır.
Baskı: Çiçeklerin Tanrısı
Hamdi Koç'un diğer kitaplarından farklı olduğunu düşündüğüm bir kitap. Acı, trajikomiklik Hamdi Koç için vazgeçilmez; ama bu kitap trajediyi yaşatıyor daha çok. Bu haliyle de Hakan Günday okuyormuş gibi hissetmedim değil ara ara. Kitap akmayacakmış gibi başlayıp daha sonra akıp gidiyor. Hamdi Koç'un sürüklemeyen bir kitabı yok sanırım. Yine de İyi Dilekler Ülkesi'ndeki, Bir Kocanın Öğleden Sonrası'ndaki Hamdi Koç'u tercih ederim.
Baskı: Pabucumun Ajanı -1
Kesinlikle elinizden bırakamıyorsunuz. Zaman zaman çok kızıyorsunuz, gülüyorsunuz, iç geçiriyorsunuz. Kadınların büyük çoğunluğunun yaşamak istediği ilişkiyi görüyorsunuz. Asude resmen oturmuş ve gençlik hayallerimizi yazmış.
Baskı: Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası
Neden bu kadar düşük puanlaması olduğuna anlam veremediğim kitap. Gayet akıcı, psikolojik tahlillerin güzelce serpiştirildiği bir Hamdi Koç kitabıydı. Her şeyi gözünüzde canlandırıp karakterleri sahiplenebiliyorsunuz. Aileden oluveriyorsunuz. Tavsiye edebileceğim, güzel vakit geçireceğiniz kitaplardan.
Baskı: Sazan Mevsimi
Kitabın arkasında sizi o kadar beklentiye sokuyor ki ama içerik olarak tam bir hayal kırıklığı. Bir sürü dizinin parodisi yapılmış ama olmamış. İlerlemedi kitap bende. Üstelik çok can sıktı komik olması için yazılmış satırlar. Kolay kolay bir kitabı yarım bırakmam ama bu beni yarım bırakmaya ciddi anlamda zorladı.
Baskı: Çi
Fi'ye göre çok daha güzel bir maceraydı. Fi'yi e hadi bitsin diye okurken Çi'yi nolur bitmesin diye okudum. Ufacık bir hatanın, tek bir seçimin insan hayatındaki yeri ve önemini düşündürttü bu kitap bana. Kapanan kapılar, açılan kapılar, yaşamadan, acı duymadan öğrenemeyeceğimiz şeyler, elimizi kolumuzu bağlayan gerçekler ve daha nicesi. Pi'nin çıkacağı günü iple çektiriyor resmen. Bundan sonraki paragraf spoiler olabilir dikkat. Kitaptaki tek sıkıntım gezi olaylarının benzerinin yaşanması. Zaten o zamanları yaşarken de fenaydı tekrar kitapta karşılaşmak canımı sıktı daha doğrusu yaktı. Elinin kolunun bağlı olması durumlarından biri kitaptaki bu olaylardı.
Baskı: 666
Kitabı neredeyse baştan sona anlamadım. Tabi ki altını çizdiğim yerler oldu, beğendiğim bölümler oldu ama ya ben okurken günümde değildim ya da gerçekten çok zorlama bir kitaptı.
Baskı: Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları
Çok fazla tekrar barındıran kitap. Haruki Murakami 1Q84'te de aynısını yapıyordu ama kitabın kalınlığına vermiştim durumu. Bu ince olduğuna göre tekrar yapmaz heralde dedim yanıldım. Yer yer sıktı o tekrarlar. Japonlar mı değişik insanlar yoksa Murakami'nin kafası mı farklı çalışıyor anlamıyorum. Bazı olaylardan öyle fikirler üretiyor ki yok artık diyorsun böyle yapmış olması bu anlama gelmez. Paranoyaklıkta ve durum değerlendirme başarısızlığında bana 1 numara gibi geldi. Kitap içinde yer alan kurgusal ögeler yerine tam oturmamış gibi. 1Q84'te bolca vardı ama onu bir bilim kurgu olarak okuyabiliyordun. Ama bu kitabı bir sınıfa koyamıyorsun. Tabi illa bir sınıfa ait olmak zorunda değil ama okurken en absürd bir şey bile olsa inanmak istiyorsun ama burdakiler bana sadece "ay çok saçma" dedirtti. 5 puanı ise tekrarlarına rağmen akıcılığına ve 1Q84'ün hatrına. Velhasıl kelam bu Japonlar bir garip.
Baskı: Semerkant
Elinizden kesinlikle bırakamayacağınız bir kitap. Akabinde hemen Ömer Hayyam ile ilgili yazılmış kitapları, rubaileri almak isteyeceksiniz. Keşke daha önce okusaydım denecek kitaplardan. Lakin Ömer Hayyam o kadar güzel geldi ki romanda o gittikten sonra onu özledim, hep o anlatılsın istedim.
Baskı: Fi
Sürükleyici bir kitap; fakat bizi derinden sarsacağını iddia etmesine rağmen bende yeni ufuklar açamamıştır. İçindeki toplum, mutluluk, hırs ile ilgili geçen aslında farkındalık adına yazılmış şeyler aslında hepimizin bildiği fakat hepimizde yazma yetisi olmadığı için belki bu şekilde değil ama farklı kelimelerle anlatabildiğimiz türden aforizmalar. Bu kitabı okumadan önce de eminim herkes zamanın birinde burada geçen konularla ilgili kendini sorgulamıştır. Fakat günlük sıkıntılara fazlasıyla daldıysanız, artık hayatı akış haline bıraktıysanız ve tam da bu süreçte okuduysanız bu kitabı ilham verici hale gelebilir.
Baskı: Aldatmak
Günümüzün "tüketim" toplumunda sıkça karşılaşılan ama kimsenin dışa vurmadığı duygu durumları işlenmiş. Tüketimin sadece fiziksel değil psikolojik boyutunu ortaya seriyor, hep daha fazla mutlu olma isteği, hep daha fazla hep hep... Fakat kitapta bir şeyler eksik tam çözemediğim, çiğ mi kalmış desem basit mi kalmış desem? Yazar da böyle bir yazar olunca acaba ben mi yanlış anlıyorum desem? Velhasıl kelam bitse de gitsek dediğim kitaplardan biri oldu.
Baskı: Dört (Aynı Dünya Üstünde Ayrı Dünyalar İçinde)
İlginç bir kitap. İçinde hikayeye yedirilmiş matematik ve fizik bilgileriyle aydınlanıyor, yeni şeyler öğreniyor bir yandan da hikaye içinde sürüklendikçe sürükleniyorsunuz. İçindeki karakterleri ailem gibi görerek okumuştum tüm absürdlüklerine rağmen. Hiç beklemediğiniz şeylerin de olması heyecanına heyecan katıyor.
Baskı: Tol
Kesinlikle ara verilmeden okunması gereken bir kitap. İki gün elinize alamazsanız hiçbir şey anlamamaya başlıyorsunuz. Olaydan ve insanlardan kopuyorsunuz. Yazarın cümlelerinin güzel olduğu aşikar; fakat içine çekilmezseniz kitabın haliyle önce aralar vermeye sonra anlamamaya bitirince de ben ne okudum demeye başlıyorsunuz. Hala güzel bir kitaptı ya da kötü bir kitaptı diyemiyorum bu kitap için zira bir sürü soru işareti vardı kapağı kapattığımda.
Baskı: Mütevazı Bir İntikam
Akıcı, romantik, absürd, polisiye bir kitap. Bir günde elimden bırakamadan bitirdim. Kitapta geçen anektodlar, cümleler insanı bir iki kere düşünmeye sevk ediyor bu yönüyle daha da bağlıyor kendine. Bir daha kitap yazsın da okuyayım diyorsunuz. Murat Menteş ile olan benzerliği ise şüphe götürmez.