
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Türkiye`de Siyasî Buhranın Kaynakları
Türkiye'de Manevi Buhranın Kaynakları adlı eserle birlikte ele alınması gereken bir kitap.Siyasi buhrana sebep olarak manevi buhranı ön plana çıkarıyor Osman Turan. Selçuklu ve Osmanlı'nın siyasi gücünün manevi sağlamlıkla mümkün olduğu gerçeğini vurguluyor.
Baskı: Türkiye`de Manevî Buhran Din ve Laiklik
Ülkemizde ilmi yetersizlikleri ve aşağılık duygularıyla yönetim kademesini işgal edenlerin ve bu yönetime alkış tutan donanımsız aydınların halkın derdine,ihtiyaçlarına,ülkenin içinde bulunduğu siyasi buhrana doğru teşhis koyamamasından laikliğin bir problem halini aldığından bahseden Osman Turan çeşitli örneklerle Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetinin dini müsamaha ve hoşgörü ortamına vurgu yapıyor ve halkta inkılap hareketlerine ve Batı'ya olan taassubun kırılması amacıyla laikliğin cahil aydınlar eliyle halk üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanıldığını öne sürüyor.
Baskı: Türk Cihân Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi
Türklerin cihan hakimiyeti düşüncesini Türklerin tarih sahnesine çıkışından Cumhuriyet devrine kadar incelemeye tabi tutan Osman Turan bu alandaki boşluğu güzide eseriyle doldurmuştur.
Baskı: Dada Manifestoları
Dada akımıyla ilgili bilgi alabilmek için güzel bir kitap. Biraz daha açıklayıcı bilgiler kitap içerisinde yer alabilirdi. Bir sunuş yazısı yer alabilirdi kitapta. Yayınevinin diğer okuduğum kitaplarında var olan yazım hataları bu kitapta da vardı. Ayrıca kitap içerisinde yer alan resimlerin görüntü kalitesi çok düşük. Biraz amatör bir editörlük var kitapta.
Baskı: Yazmak Üzerine
Kitabın anlatı ya da deneme türünde olduğunu tahmin ediyordum. Ancak yazarın arkadaşlarıyla ve dönemin aydın çevresiyle olan mektuplaşmalarından bazı pasajların muhtelif konu başlıkları altında toplanmasıyla oluşturulmuş bir kitap çıktı karşıma. Tabi ki faydalandım. Ernest Hemıngway'in edebiyatı,kişiliği hakkında ipuçları veriyor kitap.
Baskı: Bosna Hikayeleri
Öykülerde Osmanlı'nın Bosna ve civarındaki son zamanlarının izlerini görüyoruz. Dönemin toplumsal koşullarını tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren karakterlerle bezenmiş hikayelerde yazarın ifade gücü,yazarın öyküdeki ustalığını kanıtlıyor.
Baskı: Talim ve Terbiye Rehberi
Öğretmen ve öğrenci münasebetini anlatan bir kitap. Üç bölümden oluşmakta: Hocada olması gereken özellikler,öğrencide olması gereken özellikler ve hem hocada hem öğrencide olması gereken özellikler. Örnekler Hz.Muhammed'in söz ve fiillerinden verilmekte. Ayetlerle desteklenmekte anlatım. Süleyman Hilmi Tunahan'ın hayatından da ,bağlılarının hazırlamış olduğu bir kitap olduğundan, örnekler verilmekte.
Baskı: Gog
Kitap,kurgusuyla baş kahramanıyla çağdaşlarından farklı bir yerde duruyor. Ben -ilk baskısından okuduğum için belki de sonradan düzeltilmiştir- çeviriyi yeterli bulmadım. Papini'nin diğer kitaplarını okuma isteği uyandırdı bende bu kitap.
Baskı: Tutsaklar
2.Dünya Savaşı sırasında tutsak düşen Almanların hayat hikayelerinin dönemin tarihsel olaylarıyla birlikte anlatıldığı bir kitap. Amerika'nın yaklaşık 380.000 Alman askerini tutsak olarak topraklarında bulundurduğunu öğrendim bu kitapta. Tutsakların Almanya'nın yenilgisi kesinleşinceye kadar Amerikalılarca fena ğırlanmadığı ancak Almanların yenilgisi ilan edilince koşulların tutsakların için zorlaştığı anlatılıyor. Winston,Camel sigara fabrikalarında,pamuk ve mısır tarlalarında,muhtelif fabrikalarda düşük bir ücret karşılığında çalışan Almanların sayesinde Amerikalılar o dönemin miktarıyla çok büyük bir kar-230 milyon dolar- sağlamış. Daha fazlası için kitabı almanızı öneririm.
Baskı: Akademik Hürriyet ve Akademik Anarşi
Amerika'daki öğrenci olayları üzerinden üniversitenin işlevini,öğrencilerin toplumsal hareketlerinin kaynağını,akademik özgürlüğün ne anlama geldiğini örnekleriyle somut bir şekilde inceleyen bir yazarın kitabını okudum.Konunun meraklılarına tavsiye olunur. Bir de farklı bakış açılarına sahip kişilerin bu konuyla alakalı eserlerini okumakta fayda görüyorum.
Baskı: Sürgün ve Krallık
Albert Camus, öyküde de oldukça başarılı. Hikayelerinin anlaşılmasının oldukça güç olduğunu belirtmekle birlikte bu zorluğun içerisinde Camus anlatma kabiliyetini,evreni kavrayışını ve en önemlisi felsefesini öykülerinde çok güzel aktarıyor. Her bir cümlesi emek isteyen,düşünmeye yönelten öykülerini kavramak için titiz bir çalışma gerekiyor. Ben hikayeler içerisinde en çok "Jonas veya Sanatçı İş Başında" öyküsünü beğendim. Rollo May'in Yaratma Cesareti kitabıyla bu öyküyü birlikte okumakta yarar olduğunu düşünüyorum.Bir yazı konusu olabilir benim için. Öykülerdeki konuyu anlayabilmek için öykünün geçtiği ülkenin toplumsal koşullarını,dönemin koşullarını iyi bilmek gerekiyor. Yani biraz tarih bilgisi de gerekiyor öyküleri anlamak noktasında. Okuyucudan bu kadar çok şey bekleyen bir kitap için doğal olarak bazı internet sitelerinde ve blog sitelerinde okuyucuları yanıltıcı yorumlar görmekteyiz. Kitabın zor olduğu konusunda birleşenlerin durumunu anlayabiliyorum!
Baskı: Harabelerin Çiçeği - Eski Ahbap / Boyunduruk
Kitap tam da yazıldığı dönemin dilini üslubunu problemlerini yansıtıyor. Bu tarz kitapları ne zamandır okumayı tercih etmiyordum.Türk filmi havasında duyguların abartılı bir şekilde yoğun yaşandığı bu tip eserler kim ne derse desin hoşumuza gidiyor. İçinde iki roman var:Biri kitaba ismini veren Harabelerin Çiçeği,diğeri Boyunduruk. Kitapta Eski Ahbap isimli kısa bir öykü de yer almakta.
Baskı: Bir Sabahı Uyandırmak
Şairin ilk şiir kitabı.1993 doğumlu olduğunu göze alırsak erken kitap çıkaranlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Kitapta yer alan şiirleri kabaca ikiye ayırabiliriz. Şairin öznel tarihinin izlerini sürebileceğimiz şiirler ve şairin neo-epik tarzda yazdığı daha çok toplumsal yönü ağır basan,günümüzün dertlerini,zamanımızın açmazlarını dile getiren şiirler. Fikrimce kitap biraz aceleye getirilmiş. Şairin neo-epik şiirleri ilerisi için umut vaat ediyor.
Baskı: Bir Kadın Düşmanı
Kitapta varlıklı bir ailenin ihtirasılı kızı Sara ve onun oyuna getirmeye çalıştığı umum tarafından kaba saba,kadın düşmanı olarak nitelendirilen Homongolos lakaplı Ziya arasında geçen olaylar anlatılmaktadır. Kitap iki bölümden oluşuyor. Yarıdan fazlası Sara'nın arkadaşı Nermin'e yazdığı mektuplardan, kalan kısmı Ziya'nın ölmüş arkadaşı Necdet'e yazdığı mektuplardan oluşmakta. Kitap Reşat Nuri Güntekin'in vasat eserlerinden biri diyebilirim. Kurgu yeterince sürükleyici değil,özellikle Homongolos karakteri yeterince belirginleşmiyor zihnimizde. Kitabın ilgi çeken yönü mektuplarla ilerlemesi ve iki karakterin gözünden olayları görmemizi sağlaması diyebiliriz.