
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: anthony burgess
Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum... Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. Uqueer as as clockwork orange. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına g…

Yazar: friedrich nietzsche
Friedrich Nietzsche’nin 1883-1885 yılları arasında kaleme aldığı Böyle Buyurdu Zerdüşt, filozofun en bilinen eseridir. Nietzsche’nin, yazılmış en derin eser olarak tanımlamaktan hoşlandığı bu kitap, şiirsel üslubuyla dikkat çeker ve edebiyat ile felsefenin sınırları arasında gezinir. Üstinsan ve ebedi dönüş kavramları üzerine kurulu olan Böyle Buyurdu Zerdüşt, Nietzsche felsefesinin temel taşıdır…



Yazar: oscar wilde
Sırf o dinlemiyor diye onunla konuşmaktan vazgeçecek değilim. Ben kendi konuşmamı dinlemekten hoşlanırım. En büyük zevklerimden biridir. Çoğu kez kendi kendimle uzun uzun sohbet ederim; o kadar akıllıyımdır ki, bazen kendi söylediklerimin tek kelimesini bile anlamam dedi Havalı Fişek. Havai fişeklerin böyle çokbilmiştik yaptığı, bülbüllerin, güllerin dile geldiği, devlerin çocuklarla oyun oyna…

Yazar: demir toros
Ellili yılların sonu ve altmışların Beyoğlu mozaiğinde, artık anılarda bile solmuş barlar, meyhaneler, Abanoz Sokağı, pastaneler, pavyonlar, birahaneler, Boğaziçi motelleri ve bitirimhaneler labirentinde, acı-tatlı ama doludizgin yaşanan hayatların panoraması.



Yazar: jack goody
Jack Goody, 20. yüzyılın önde gelen antropolog ve tarihçilerinden biridir. Annales Okulunun önemli temsilcilerinden olarak görülen araştırmacı, ayrıntılar üzerinde özenle durmasının yanı sıra, onları tarihsellik içinde söylemleştiren yazma biçemiyle de özel bir yere sahiptir. Çiçeklerin Kültürü Jack Goody'nin yaşamı boyunca yaptığı geziler ve tuttuğu notlardan hareketle, farklı toplumlar…

Yazar: feriha büyükünal
...Türk, Rus, Ermeni, Rum, Nesturi, Arap, Çingene, Fransız, Katolik, Levanten, Hırvat, Sırp, Bulgar, Acem, Afganlı, Çinli, Tatar, Yahudi, İtalyan, Maltız ve daha bu gibi çok ulusun birbirine karıştığı bu garip mahalleden sel yatağına her akşam küçük figüran kızlar iner. Onların ve terzi kızlarının ardından berber çırakları yürür. Perdeleri çekilmiş bir evden ilkin bir gramofon sesi, sonra bir çığ…
7/10Şu elimdekileri bir araya getirsem mi diye düşünürken bana kesin olarak Beyoğlu rafı kurma kararı verdiren kitap. Doğma büyüme bir Beyoğlulu olarak, bu her rengi içinde barındıran semte her zaman ayrı bir ilgim ve gönül bağım oldu. Yakın tarihindeki geçirdiği değişimlere bizzat içinde tanıklık ettiğ

Yazar: molière
Cimri, temanın, karakterlerle ve yan öğelerle ustalıkla desteklendiği, oyuncuların sahnede yer değiştirmelerinden vücutlarının hareketine kadar her şeyin incelikle düşünüldüğü bir başyapıttır. Molière, Cimri'de trajik bir durumu komediyle anlatır. Aslında korkunç bir kişiliği olan Harpagon, gülünç bir adamdır, çünkü kendini çok ciddiye alır. Cimri'nin para tutkusu, oyunun bazı sahneleri…



Yazar: josé saramago
Romanın kahramanı Don José, Nüfus Kayıt Merkez Arşivinde memurdur. Gazete ve dergilerden birtakım kişiler hakkında yzılmış yazılar, fotoğraflar toplayarak tuhaf bir koleksiyon yapmaktadır. Bu kolleksiyonda ünlü kişiler olduğu gibi, ölüm ilanlarından derlediği sıradan isanlar da vardır. Don José, bir gün bu insanlara ait bazı bilgilerin kaybolduğunu fark eder ve arşivden araştırmaya başlar. Arşiv…

Yazar: sarah jio
Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir... Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir damla gözyaşı dökmez. Büyük yengesi Bee, Mart ayını Bainbridge Adası'nda geçirmesi için onu davet eder. Emily ruhunda açılan yaraların iyileşmesi umuduyla, bu te…

Yazar: tatyana tolstaya
Şehrimiz, toprağımız burası, adı ise Fyodor-Kuzmiçsk. Ondan öncesindeyse İvan-Porfiriçsk imiş, ondan da önce Sergey-Sergeyiçsk imiş, ondan önce Güney Ambarları imiş, hepsinden önce de… Böcü'de, büyük bir nükleer patlama sonrası insana ve yaşama dair her şey dönüşüme uğramış ve aşınmış, tarihsel açıdan geriye –adlı adınca Orta Çağ'a– savrulmuş; ama bir şekilde aynı…
7/10Dünyada gerçekleşen bir nükleer felaket sonrasını ele alan roman, oldukça keskin bir ironiye sahip. Gelecek çağda geçmesine karşın kitaptaki post-apokaliptik ortamın Orta Çağ’dan pek farkı yok. Rus edebiyatı başta olmak üzere edebiyatın gücüyle aydınlanmaya çalışan bir avuç insanın mücadelesini okur

Yazar: tatyana tolstaya
Şehrimiz, toprağımız burası, adı ise Fyodor-Kuzmiçsk. Ondan öncesindeyse İvan-Porfiriçsk imiş, ondan da önce Sergey-Sergeyiçsk imiş, ondan önce Güney Ambarları imiş, hepsinden önce de… Böcü'de, büyük bir nükleer patlama sonrası insana ve yaşama dair her şey dönüşüme uğramış ve aşınmış, tarihsel açıdan geriye –adlı adınca Orta Çağ'a– savrulmuş; ama bir şekilde aynı…

Yazar: james joyce, murat belge
Çağdaş edebiyatın en önemli yazarlarından Joyce, bu ilk önemli eserinde İrlandanın ruhsal tarihinden kapsamlı bir kesit verir. Bunu yaparken sevgili kenti Dubline çocukluk, gençlik, olgunluk ve toplumsal hayat düzeylerinde bakmış, kentinin ruhsal yoksulluğunu sergilemede ilginç bir yazı kuramı oluşturmuştur. Joyce yaşanan gerçekliğin özüne varmada, önemsiz gibi görünen sıradan yaşantıları ve bunl…

Yazar: james joyce, murat belge
Çağdaş edebiyatın en önemli yazarlarından Joyce, bu ilk önemli eserinde İrlandanın ruhsal tarihinden kapsamlı bir kesit verir. Bunu yaparken sevgili kenti Dubline çocukluk, gençlik, olgunluk ve toplumsal hayat düzeylerinde bakmış, kentinin ruhsal yoksulluğunu sergilemede ilginç bir yazı kuramı oluşturmuştur. Joyce yaşanan gerçekliğin özüne varmada, önemsiz gibi görünen sıradan yaşantıları ve bunl…

Yazar: james joyce, murat belge
Çağdaş edebiyatın en önemli yazarlarından Joyce, bu ilk önemli eserinde İrlandanın ruhsal tarihinden kapsamlı bir kesit verir. Bunu yaparken sevgili kenti Dubline çocukluk, gençlik, olgunluk ve toplumsal hayat düzeylerinde bakmış, kentinin ruhsal yoksulluğunu sergilemede ilginç bir yazı kuramı oluşturmuştur. Joyce yaşanan gerçekliğin özüne varmada, önemsiz gibi görünen sıradan yaşantıları ve bunl…



Yazar: f. scott fitzgerald
Amerikan edebiyatının bol ödüllü yazarlarından Scott F. Fitzgerald çarpıcı bir öyküyle karşınızda. Benjamin Buttonın Tuhaf Hikâyesi zekice kurgulanmış, uzun süre hafızalardan çıkmayacak unutulmaz bir hikâye.Benjamin Button 1860 yılında dünyaya gelir. Ama herkes bebek olarak doğarken, o gizemli bir şekilde yaşlı olarak doğar ve gençleşmeye başlar. Yaşlılıktan gençliğe doğru ilerlerken hayatın cilv…

Yazar: pascal mercier
Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius dersin ortasında birden kalkıp sınıftan çıkar ve yaşadığı şehri, düzenli hayatını terk edip hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli bir Portekizlinin, doktor ve yazar Amadeu Prado'nun izini sürmek üzere Lizbon'a doğru trenle yola çıkar. Tesadüfen eline geçen ve Prado'nun, hayat, aşk, yalnızlık, arkadaşlık, ölümlülük ve ölümle ilgili notlarının…

Yazar: pascal mercier
Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius dersin ortasında birden kalkıp sınıftan çıkar ve yaşadığı şehri, düzenli hayatını terk edip hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli bir Portekizlinin, doktor ve yazar Amadeu Prado'nun izini sürmek üzere Lizbon'a doğru trenle yola çıkar. Tesadüfen eline geçen ve Prado'nun, hayat, aşk, yalnızlık, arkadaşlık, ölümlülük ve ölümle ilgili notlarının…

Yazar: faruk duman
Faruk Duman'ın Adasız Deniz'den sonraki ikinci deneme kitabı Tom Sawyer'ın Kitap Okuduğu Kulübe, yazarlar, kitaplar, güncel edebî tartışmalar arasında gezinen yazılardan oluşuyor. Günlük yaşamın içinden seçilmiş anekdotlarla birlikte, keyifli bir "okuma" yolculuğu vaat ediyor Tom Sawyer'ın Kitap Okuduğu Kulübe. Size de çayınızı demlemek kalıyor. "Allah adına…
5/10Hem yazarlığı hem de bir yazarın bakış açısıyla okur olmayı irdeleyen bir deneme. Faruk Duman edebiyat tarihinde izi olan yazar ve eserlerden alıntılarla konuyu incelerken, edebiyat tarihimizin geçmişinden bugüne süregelen tartışmalarına da değinmiş. Yer yer gülümseten yorumlar kadar yeni bir bakış

Yazar: faruk duman
Faruk Duman'ın Adasız Deniz'den sonraki ikinci deneme kitabı Tom Sawyer'ın Kitap Okuduğu Kulübe, yazarlar, kitaplar, güncel edebî tartışmalar arasında gezinen yazılardan oluşuyor. Günlük yaşamın içinden seçilmiş anekdotlarla birlikte, keyifli bir "okuma" yolculuğu vaat ediyor Tom Sawyer'ın Kitap Okuduğu Kulübe. Size de çayınızı demlemek kalıyor. "Allah adına…

Yazar: gavriel savit
Anna ve Kırlangıç Adam Anna’nın babası onu şehirde olanlardan uzak tutmak için elinden geleni yapmıştı ancak savaş savaştır ve bir çocuğu dünyadan sonsuza dek korumak mümkün değildir. Sokaklarda üniformalılar, bağıran insanlar, köpekler, korku ve silah sesleri vardı. Bir adam konuşmayı seviyorsa kızı da bir gün “savaş” kelimesinin yüksek sesle söylendiğini duyacaktır. “Savaş” her dilde ağır bir…



Yazar: egon friedell
Egon Friedell 1938 yılında Alman birliklerinin Avusturya’ya girmesinin ardından intihar ettiğinde Antik Yunan’ın Kültür Tarihi’ni yeni yazıp bitirmişti. Gestapo tarafından el konulan Kitabın manuskriptleri Friedell’in varislerinin cesaretli girişimleri sayesinde kurtarılabildi. Kitap klasik kültürün şekillenmeye başladığı zamandan doruğa ulaştığı zamana değin bilinmeyen pek çok şeyi aydınlatıy…
8/10Antik Yunan kültürünü sadece tarihi olaylarla değil sanattan günlük yaşama her detayıyla ele alan bir eser. Tarih felsefecisi olan yazarın çoğunlukla kişi, olay ve olguları günümüze daha yakın kavram, yazar ya da sanatçılarla örnekleyerek ele alması kitabı oldukça akıcı hale getirmiş. Ayrıca keskin

Yazar: mahir ünsal eriş
Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir sa…



Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: gabriel garcia marquez
Sınıfların ortadan kalkması hayret verici bir şey. Herkes eşit, herkes aynı düzeyde, herkes kötü dikilmiş eski püskü giysiler içinde, ayaklarında kalitesiz ayakkabılar var. Hiç acele etmiyorlar, telaş yok, sanki yaşamak için her şeyi ağırdan alıp tüm vakitlerini kullanıyorlar. Burada da köylerdeki aynı saf, iyi kalpli ve sağlıklı kalabalık kitleler var ama devasa boyutlarda. Doğu Avrupa’da…
