
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: peyami safa
Peyami Safa edebiyat - roman Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mesud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insaın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.

Yazar: yalçın tosun
Dostluk, arkadaşlık, sevgi, tutku, bağlılık ve keder... Bu duygular arasında mekik dokuyan, gönül kırıklıklarını ustalıklı bir sevecenlikle onarmaya çalışan bir kitap, Peruk Gibi Hüzünlü. İlk öykü kitabı Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler ile adını duyuran Yalçın Tosun, kısa sürede ikinci baskısı yapılan bu kitabıyla 2011 Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü'ne de layık görülmüştü. Öyküleri,…

Yazar: sara gül turan
28.12.1953 yılında Çanakkale'de anneannemin evinde doğdum. Çocukluğum ve öğrenim yıllarım ise, istanbul'un Kadıköy yakasında geçti. Erenköy Kız Lisesi'ni bitirdikten sonra Üniversite öğrenimi için 1970 yılının Aralık ayında Almanya'ya geldim. 1971 yılının Nisanı'nda Alman Hava Yolları'nda hostes olarak göreve başladım. Tam dokuz yıl bu işte çalışarak, hemen hemen…

Yazar: wilbur smith
Nehir Tanrısı ile başlayıp Yedinci Papirüs, Büyücüler Kralı ve 11.Yazıt ile devam eden "Mısır Dizisi" son macerasıyla soluklarınızı kesecek! Hem firavunun danışmanı hem de onun yetişkin iki kızı Tehuti ve Bekatha'nın koruyucusu olan köle haremağası Taita özgürlüğüne kavuşmuştur ama krallıkta da korkunç bir huzursuzluk hüküm sürmektedir. Antik Mısır'ın ezeli düşmanı kuzeyli…

Yazar: john millington synge
İrlanda ulusal tiyatrosunun kurucularından ve İrlanda halk yaşamını bütün doluluğuyla anlatmış olan Synge'in gözünden İrlanda halkının kahramanlık anlayışına ironik bir bakış. Eser üç perdelik komedidir. M.E.B. Devlet Konservatuarı tarafından Saffet Korkut çevirisi ile basılmıştır.



Yazar: alberto manguel
Alberto Manguel, Massey Konferansı sunumunun kitaplaştırıldığı Kelimeler Şehrinde, du¨nya u¨zerinde bir arada yaşamamızın nasıl mu¨mku¨n olacağını sorguluyor ve toplumlar arasındaki giderek artan tahammu¨lsu¨zlu¨ğe edebiyat cephesinden yaklaşarak, sorusunun cevabını toplum mu¨hendisleri yerine yazarlar, şairler, sanatçılar ve hikâyelerin verebileceğini söylu¨yor. Hikâyeler insanlığın ortak değerl…

Yazar: john millington synge
İrlanda ulusal tiyatrosunun kurucularından ve İrlanda halk yaşamını bütün doluluğuyla anlatmış olan Synge'in gözünden İrlanda halkının kahramanlık anlayışına ironik bir bakış. Eser üç perdelik komedidir. M.E.B. Devlet Konservatuarı tarafından Saffet Korkut çevirisi ile basılmıştır.

Yazar: necati göksel
Bazen yanlışla doğru öylesine yer değiştiriyor ki, yerini bulamayan vicdan boşlukta sallanıp duruyor. Metin Kara, bir cinayeti yazmak üzere Ege kıyılarında bir sahil kasabasına gider. Sonbaharın renk cümbüşü ve romantik duyguların sağanağında yürürken, birdenbire karmaşık bir entrika ve derin ilişkiler sarmalında bulur kendini. Karanlık büyüktür. Çamur her yeri kaplamış ve herkese sıçramaya ba…

Yazar: michael cox
1854 yılı, soğuk bir Ekim gecesi. Karanlık bir geçitte masum bir adam bıçaklanarak öldürülür. Edward Glyver'ın olağanüstü öyküsü işte böyle başlıyor… Victoria dönemi Londrası'nın puslu sokaklarında, umumhanelerinde ve afyon batakhanelerinde geçen ihanet, vefasızlık, ölüm, vehim, saplantı ve hırs öyküsü…
7/10Victoria dönemini ele alan konusu kadar Victoria döneminde yazılmışçasına özenli içeriği ile de dikkat çeken bir eser. Tarihi konulu roman yazmanın en riskli yanı özellikle diyaloglarda güncel kullanımlı cümlelerin araya kaçmasıdır. Gecenin Anlamı bu konuda türünün en başarılı örneklerinden biri ols

Yazar: michael cox
1854 yılı, soğuk bir Ekim gecesi. Karanlık bir geçitte masum bir adam bıçaklanarak öldürülür. Edward Glyver'ın olağanüstü öyküsü işte böyle başlıyor… Victoria dönemi Londrası'nın puslu sokaklarında, umumhanelerinde ve afyon batakhanelerinde geçen ihanet, vefasızlık, ölüm, vehim, saplantı ve hırs öyküsü…

Yazar: michael cox
1854 yılı, soğuk bir Ekim gecesi. Karanlık bir geçitte masum bir adam bıçaklanarak öldürülür. Edward Glyver'ın olağanüstü öyküsü işte böyle başlıyor… Victoria dönemi Londrası'nın puslu sokaklarında, umumhanelerinde ve afyon batakhanelerinde geçen ihanet, vefasızlık, ölüm, vehim, saplantı ve hırs öyküsü…

Yazar: michael cox
1854 yılı, soğuk bir Ekim gecesi. Karanlık bir geçitte masum bir adam bıçaklanarak öldürülür. Edward Glyver'ın olağanüstü öyküsü işte böyle başlıyor… Victoria dönemi Londrası'nın puslu sokaklarında, umumhanelerinde ve afyon batakhanelerinde geçen ihanet, vefasızlık, ölüm, vehim, saplantı ve hırs öyküsü…

Yazar: ahmet altan
Hayatında herkesten ve her şeyden fazla sevdiği erkekten kaçarak Güneydoğunun dağlarında uluslararası bir araştırma grubuna katılan bir kadın.Bir daha hiç kimseyi o kadını sevdiği gibisevemeyeceğini bilmesine rağmen ruhundaki zaafları saklamak için yaptığı vahşice hatalarla karşısındakini yaralayan bir adam.Gerçek aşkın korkunç ağırlığını taşıyamayarak bir köprü gibi çöküp iki kıyısında iki insan…
6/10Tam bir modern zaman ilişkileri güzellemesi. Konu olarak başlarda sıkıcı gelse de çevremizde aynen böyle mutsuzluktan ve çatışmadan beslenen ilişkilerin çokluğunu düşünürsek gerçekçi bir gözlem olmuş. Bununla birlikte önemli bir konu olmasına karşın bu hastalıklı ilişkiye fon olmaktan öteye gidemeye

Yazar: ahmet altan
Hayatında herkesten ve her şeyden fazla sevdiği erkekten kaçarak Güneydoğunun dağlarında uluslararası bir araştırma grubuna katılan bir kadın.Bir daha hiç kimseyi o kadını sevdiği gibisevemeyeceğini bilmesine rağmen ruhundaki zaafları saklamak için yaptığı vahşice hatalarla karşısındakini yaralayan bir adam.Gerçek aşkın korkunç ağırlığını taşıyamayarak bir köprü gibi çöküp iki kıyısında iki insan…

Yazar: mahir ünsal eriş
Radyonun sesi duyulmaz, bağ evinin ışığı görünmez olunca ara ara duyulan kesik inlemeler geldi kulaklarına. Fikret korktu. Bok vardı gecenin bu saatinde bu saçmasapan şeylere kalkışacak, hem de iki şişe büyüğü gözünün yaşına bakmadan bitirmişken. Sesi Hilmi de fark etti. "Hocam, bu hayvan inlemesi mi, birileri iş mi tutuyor yoksa bağlık arasını bulmuş da?" diye sordu. Hocam diyerek ikis…

Yazar: ahmet altan
Hayatında herkesten ve her şeyden fazla sevdiği erkekten kaçarak Güneydoğunun dağlarında uluslararası bir araştırma grubuna katılan bir kadın.Bir daha hiç kimseyi o kadını sevdiği gibisevemeyeceğini bilmesine rağmen ruhundaki zaafları saklamak için yaptığı vahşice hatalarla karşısındakini yaralayan bir adam.Gerçek aşkın korkunç ağırlığını taşıyamayarak bir köprü gibi çöküp iki kıyısında iki insan…



