
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.
7/10Anı defterleri halinde duygusal bir ilişkinin giriş, gelişme ve sonucunu irdeleyen bir eser. Tespitler o kadar isabetli ki aslında sadece duygusal ilişki değil hemen hemen tüm ikili ilişkiler için geçerli. Yaptığımız hatalar, kurduğumuz ve duyduğumuz cümleler kadar duyamadıklarımız ve diyemediklerim

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: levent cantek
"Yoksula dünyayı sormuşlar eşitmişiz demiş. Babam söylerdi bunu, ezberletmek ister gibi durup durup söylerdi. Eşit olacağız, insandan yana olacağız. İnsan ne için yaşarsa o olur. İnsan, insan için yaşarsa iyi olur. Başkalarına yardım et. Kimse, kimseden üstün değildir. Ve bir sürü palavra... Babam on yıl önce öldü. Dürüst bir insandı ama… Yoksullarla paylaştığımız eşitlikten başka bir şey bı…


Yazar: amin maalouf
Amin Maalouf 2011 yılında Claude Lévi-Strauss’un ardından Fransız Akademisi’nde 29. Koltuğa seçildi. Fransız Akademisi üyesi olmak Fransız dili üstüne araştırma yapmak kadar Akademi’nin tarihi hakkında çalışmak gibi bazı yükümlülükleri de beraberinde getiriyordu. İşte 29 Numaralı Koltuğun Hikâyesi bu çalışmaların bir meyvesi olarak doğdu. Yapı Kredi Yayınları 2017 yılında Maalouf’un Fransız A…

Yazar: gustav meyrink
Golemle ilgili öyküler güç kavranır... Her zaman yinelenen şudur: Moğol tipli, tamamen yabancı, sakalsız, sarı yüzlü bir adam, eski moda, hırpani giysilere bürünmüş olarak, düzenli ve garip bir biçimde sekerek, sanki her an yuvarlanacakmış gibi yürüyerek Yahudi mahallesinden geçer ve birden görünmez olur. Meyrink aslında bir Yahudi efsanesi olan Golemden, fantastik yazının bir başyapıtını yaratmı…


Yazar: orhan karaveli
... Orhan Karaveli yine güzel bir iş yaptı; Sakallı Celâl'i yazdı. Yaşamınızı zenginleştirecek renkli bir kişiliği dörtbaşı mamur bir kalem çalışmasıyla sunuyor... İlhan Selçuk ... Orhan Karaveli'nin Sakallı Celâl'i, özgür kalmak için her şeyden fedakârlık eden bir aydının yaşamı... Onurlu kuşağın bütün özellikleri vardır Sakallı Celâl'de. Bu açıdan da bugünkü kuşağa örnek…

Yazar: gaston leroux
Pariste, Opera Binasının arkasında karanlık labirentlerde, gözlerden uzak bir hayalet: İzliyor ve bekliyor. Güzel genç şarkıcıya duyduğu saplantıyı... hiçbir şey durduramıyor. Cinayet bile. Operadaki Hayalet kim? Karanlık ve ölümcül amacı ne? Maskesinin arkasında sakladığı korkunç sır ne?

Yazar: gaston leroux
Pariste, Opera Binasının arkasında karanlık labirentlerde, gözlerden uzak bir hayalet: İzliyor ve bekliyor. Güzel genç şarkıcıya duyduğu saplantıyı... hiçbir şey durduramıyor. Cinayet bile. Operadaki Hayalet kim? Karanlık ve ölümcül amacı ne? Maskesinin arkasında sakladığı korkunç sır ne?

Yazar: gaston leroux
Pariste, Opera Binasının arkasında karanlık labirentlerde, gözlerden uzak bir hayalet: İzliyor ve bekliyor. Güzel genç şarkıcıya duyduğu saplantıyı... hiçbir şey durduramıyor. Cinayet bile. Operadaki Hayalet kim? Karanlık ve ölümcül amacı ne? Maskesinin arkasında sakladığı korkunç sır ne?
7/10Kitabın fantastik görünüp gerçekliğe bağlanan kurgusu bir yana en başarılı yanı kuvvetli mekan betimlemeleri olsa gerek. Gerek opera binasının dehlizleri gerek Paris tasvirleri muazzam. Gotik edebiyat eseri sayılmakla birlikte sembolizmin de yoğun etkisi fark ediliyor. İnsani duygular ve zaaflar süs

Yazar: gaston leroux
Pariste, Opera Binasının arkasında karanlık labirentlerde, gözlerden uzak bir hayalet: İzliyor ve bekliyor. Güzel genç şarkıcıya duyduğu saplantıyı... hiçbir şey durduramıyor. Cinayet bile. Operadaki Hayalet kim? Karanlık ve ölümcül amacı ne? Maskesinin arkasında sakladığı korkunç sır ne?

Yazar: peyami safa
Eşsiz kıvraklıktaki psikolojik tahlillerle karakterlerini ve okuyucularını insan tabiatının birbirine en zıt hallerinde dolaştıran bir romandır. Kitabın teklifler, tehditler, tehlikeler ve ihtimaller arasında bocalayıp duran romancı kahramanı sanki yazarın kendisidir. Ferdin tereddüt karşısındaki dramını ele almıştır. “Ne ret, ne kabul: tereddüt. "... hakikatte sen de tereddüt ediyorsun:…
7/10“Zekanın en sivri noktası şüphe ve tereddüttür. Bütün Rönesans bir şüpheden doğdu. Bütün yeni felsefe zaferini Descartes’ın şüphesine borçludur. Fakat mücerret sahada zekanın evcini işaret eden bu şüphe ve tereddüt, ameli sahada ölümden başka bir şey değildir. O noktaya kadar çıktıktan sonra, insanı

Yazar: peyami safa
Eşsiz kıvraklıktaki psikolojik tahlillerle karakterlerini ve okuyucularını insan tabiatının birbirine en zıt hallerinde dolaştıran bir romandır. Kitabın teklifler, tehditler, tehlikeler ve ihtimaller arasında bocalayıp duran romancı kahramanı sanki yazarın kendisidir. Ferdin tereddüt karşısındaki dramını ele almıştır. “Ne ret, ne kabul: tereddüt. "... hakikatte sen de tereddüt ediyorsun:…

Yazar: hüseyin rahmi gürpınar
İki Hödüğün Seyahati, Hüseyin Rahmi Gürpınarin kimi güldürücü, kimi hüzünlendirici on bir öyküsünü içeriyor. Yazar bu öykülerde yine, yüzyıl başının İstanbulunu kendisine özgü bir ustalıkla irdeliyor. Belki de yazınımızda ilk polisiye roman sayılabilecek Kesik Başta ise, kör bir kuyuda bulunan kesik bir başın gizini çözmeye çalışan polislerin peşinden merak ve heyecanla sürükleniyor, insanların t…


Yazar: françois marie arouet voltaire
Aydınlanma döneminin en etkin yazarı Voltaire, felsefeden şiire, oradan masala kadar çeşitli kültürel ürünler vermiş, insanlığın daha aydınlık bir yol almasında önemli bir rol oynamıştır. Onun tüm kavgası, dogmatik ve önyargılı inançların geri plana itilmesi, insan düşüncesinin öne çıkmasıdır. Candide, onun en önemli ve günümüzde en çok sevilen yapıtıdır. Candide, ilk gençlik yıllarında daha i…

Yazar: ahmet ümit
Edebî polisiyenin usta ismi Ahmet Ümit, bu kitabında, Çinden Mısıra kadar uzanan bir coğrafyada geçen ve birbirine geçiş sağlayan masalları polisiye bir kurguyla anlatıyor. Ahmet Ümit kitaplarının kapaklarını da hazırlayan usta ressam Orhan Akkaplanın çizdiği gravürlerse kitapta geçen masallara görsel etki yaratıyor.

Yazar: ahmet ümit
Edebî polisiyenin usta ismi Ahmet Ümit, bu kitabında, Çinden Mısıra kadar uzanan bir coğrafyada geçen ve birbirine geçiş sağlayan masalları polisiye bir kurguyla anlatıyor. Ahmet Ümit kitaplarının kapaklarını da hazırlayan usta ressam Orhan Akkaplanın çizdiği gravürlerse kitapta geçen masallara görsel etki yaratıyor.



Yazar: tolga gümüşay
Hiç Kimsenin Kenti’nin yazarı Tolga Gümüşay’dan büyüleyici bir İstanbul başyapıtı… Beyoğlu’nun serüvenci ruh hali, Kumkapı ve Kadırga’nın alçakgönüllülüğü, Boğaziçi’nin baştan çıkarıcılığı İstanbul’un mavisinde eriyor, okurun ruhunu ısıtan bir örtüye dönüşüyor. Kitabın ana karakteri Konstantin’in de ifade ettiği gibi, "Sanki bu şehir karlar altındayken, insanın kulağına hayatın anlamın…

Yazar: takashi matsuoka
Takashi Matsuoka Serçe Bulutunda, samurayların ihanet ederken bile onurlu, geyşaların ölümcülken bile güzel; Amerikalılarınsa... çirkin ve kaba oldukları bir dünyanın hikâyesini anlatıyorSimgebilimde; Batı, aklı; Doğu, duyguyu simgeler. Coğrafya, inanç ve moral değerler itibariyle Batının aldığı Reform, Rönesans ve Sanayi Devrimi virajlarını daha geç dönemlerde alabilmiş Doğu, belki de bu nedenle…
6/10Efsanevi samuraylar döneminin sonu, modern Japonya'nın az öncesi. Bir yanda intiharın bile seremonisini yapan bir ırk, diğer yanda inancını yaymak uğruna dilini dahil bilmediği topraklara savunmasızca giden insanlar. Lord Genji karakterine göre "diğer ülkeler her alanda kendini geliştirirken gururla

Yazar: hajime isayama
Araştırma Birliği Monarşi Hükümeti'ni devirip, eski rejimi kökünden temizler. Eren'in bedenini sertleştirip dondurması sonucu sahip oldukları yeni bir madde sayesinde Maria Duvarı'nı geri alma operasyonu için yapılan hazırlıklar kararlı bir şekilde ilerlemektedir. Diğer yandan, Reiner ve Bertolt, Hayvan Titan ile birlikte buna engel olmak için hazırlık yapmaktadırlar...!! Savaşt…