
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Doğuştan Çapkın (Chicago Stars, #7)
Tam bir Susan E. Philips klasiğiydi.
Baskı: Bitten (Women of the Otherworld Serisi 1)
Herzaman okumaya alıştığımız kurtadam kitaplarından farklıydı. Bu farkı çok sevdim ama sankı bu kadar iyi malzemeyi ve kurguladığı bu farkı tam olatak kullanamamıştı yazar. Belki de bu bir serinin ilk kitabı olduğu için olabilir.
Baskı: En Karanlık Gece (Karanlığın Efendileri Serisi, #1)
Merak ettiğim bir serinin ilk kitabıydı ve oldukça ilk kitap açıklamalarına sahipti. Kötü değildi ama sanki çok yüzeyseldi. Ama merak ettiğim bir kaç karakter varsı ki sanırım seriye onlar için devam edeceğim.
Baskı: Aşk Sarmalı
Çok sıradan ve bikindik bir hikayeydi. Daha iyi olur diye düşünmüşyüm.
Baskı: Yalnız Benim Ol
Gayet tahmin edilebilir ve vasattı. Hatta bi ara hatırlayamadığım başka bir kitaba okadar çok benzettim ki acaba o bu muydu, bu o muydu diye gittim geldim. O kadar yani.
Baskı: Şifacı
Yabancı kaynaklardan osmanlı tarihi ile alakalı şeyler okumaktan hiç hoşlanmasam da daima merakıma yenik düşüp kendimi saşımı başımı yola yola kitabı okurken buluyorum. Bu kitapta gayet güzel başlamasına rağmen yanlış bilgilerle devam edip osmanlı imp. Da asla olmamış ve olamayacak şeyleri kalema almış. Tamam "kurgudur, ne gocunuyorsun" "biz türkler kendi ellerimizle daha beterlerini yapıp çekmedik mi🤔" diyenleri duyar gibiyim . Hatta size daha acısını söyleyeyim nur banu sultanı merak edip araştırayım istedim önüme ilk çıkan kaynakların hepsi yabancı kaynaklar inanılır gibi değil. 🙄🤔 Kitap osmanlı imparatorluğunu dövmüş mü övmüş mü belli olmayan bir kitaptı kurgu ve tarihi bilgiler açısından göz doldursa da araya sıkışmış yanlış bilgiler malesef kitaptan soğumama neden oldu. İyi olabilecekken vasatta kalan şifacı okusanızda olur okumasanızda birşey kaybetmezsiniz dediğim kitaplardan oldu.
Baskı: Mükemmel Olmayan Hayatım
Tam bir kinsella klasiğiydi. Eğlenceli, kolay okunur, sevimli ve romantik. Bir "numaran bende var" değildi onun kadar güldürmedi ama altını çızdirdirecek cümleler barındıracak kadar da etkileyiciydi.
Baskı: Düşerken
Bambaşka acılarla kendi dünyalarında sıkışıp kalmış iki insanın kesişen yollarını anlatan düşerken i okurken anlatımdaki sahicilik, derinlik ve sadelik sizi o kadar etkiliyor ki son sayfada gözlerinizden akan yaşlara engel olamıyor, olmakda istemiyorsunuz. Yazar baş karakter ishak ı öyle güzel işlemiş ki sarılıp avutmak, acısını dindirmek ve ona destek olmak istiyorsunuz adeta. Jülideyi ise çok sevemedim çünkü onu anlmakta güçlük çektim ama sağlam duruşu hayranlık vericiydi. Kısacası düşerken e mutlaka bir şans vermelisiniz.
Baskı: Bin Öpücük
Cidden güzeldi.. Amaaa 17 yaşında ömrünün sonuna kadar - kısa veya uzun - sevebileceğinin garantisinin bu denli net ve kat-i bir şekilde verilebileceğini düşünmüyorum. Yaşlar biraz daha ileri olsalardı kitap benim için unutulmazlar arasına girebilirdi. Yani kitap için genel yorumum, konu ve yazım, akıcılık güzel ama inandırıcılıktan sınıfta kaldı olur.
Baskı: Yersiz Yurtsuz
Yazarın ilk okuduğum kitabı. Çok etkileyici bir anlamı var ve otoniyorafisi sayılabilecek bu kitapta ortaduğunun 1940lardan bu yana nasıl şekil aldığını ve filistinli bir hıristiyan olarak oradan oraya sürüklenerek yersiz ve yurtsuzluk hissinin nasıl bir şey olabildiğini nefis bir kalemle anlatmış..
Baskı: Hiç Umudum Yokken
Julie garwood kitaplarına bayılıyorum. Enteresan gelsede epeyce güldüğüm bir espiri anlayışı var ve beni tarihi olayları araştırmaya yönelten bir anlatmı var bu kitapta da kral john dönemini çok merak ettim. Ve tabiiki aşk a bakış açısıda çok sevimli koşulsuz aşk gerçek hayatta az rastlansa da kitaplarda bol bol okumak oldukça keyifli.
Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar
Bir ergenin iç dümyası ancak bu kadar iyi yansıtılır diyebilirim sadece😅
Baskı: Nefretten Sonra (Genişletilmiş 2. Baskı)
Malesef bende yaş farkına ve küçük yaşta kurulan ilişkinin bu kadar doğalmış, normalmiş gibi yazılışına hiçde hoş bakmayanlardanım. Yazarın bir çok yerde artık tambir kadın gibiydi yazmasına rağmen hiçde ikna edici değildi.. Açıkçası verdiğim 4 puanıda sadece türk yazarlarımızın emeği heba olmasın diye ki aslında bu kitaptaki emek de ziyan olmuş gibi😔
Baskı: Çaylak (Av, #2)
Başlarda epeyce sıkılsamda son iyiydi. 3.kitabın merakı içinde bıraktı.
Baskı: Asla Unutulmaz
Açıkçası daha iyi tarihi romancelar okumuştum. Ama okuduğum onca tarihi romantik kitaplar arasında ilk defa aşkına bu kadar sahip çıkan erkek karakter okuyorum. Hanım kızımızda gördüğüm en inatçısıydı mazeretleride oldukça saçmaydı ki kitap sonunda da kendi bile itiraf etti 😁😁
Baskı: Av (Av, #1)
Beklentilerimin üzerinde olmasına rağmen eksik bir tat, olmamış bir şeyler hissettim sürekli. İkinci kitapta umarım bu his kaybolur. Zira diyaloglar biraz basit ve aynı şeyi - iç ses gibi - bir çok yerde tekrarına düşmesi, her karakterde aynı şekilde vukuu bulması gibi beni düşündüren noktalar oldu. Yine de gencecik türk bir yazarın böylesi bir fantastik dünya kurgulaması tüm bu olumsuz etkileri yok edebilen çok hoş bir unsur. Bu yüzden hız kesmeden ikinci kitapla devam ediyorum.
Baskı: Kalpsiz
Umarım devamı vardır yoksa üç koca kitabı boş yere okumuşum hissinden kurtulmam mümkün değiltam 45 günde acı çeke çeke araya başka kitaplar ala ala zorla okudum resmen 😕😕
Baskı: Katiller Çetesi Lydia #7
Katillet çetesi hiç hız kesmeden lydia da da devam ediyor ve cidden işler daha da enteresan, daha xa içinden çıkılmaz hale geliyor..
Baskı: Karmaşık (Kördüğüm #2)
Beğenip bepenmediğime hala karar veremiyorum. 3. Kitapla belki daha neyleşir.
Baskı: Kördüğüm (Kördüğüm, #1)
Bi yandan konu ve akıcılığını çok beğendim bir yandan da karışık ve gelişen olayları çok yüzeysel buldum. Bu yüzden karar vermek için 2. Ve 3.kitabı da okumalıyım sanırım
Baskı: Gül & Hançer (The Wrath and the Dawn #2)
İlk kitaba oranla çok daha fazla beğendiğim ve okurken bitmesin istediğim bir kitap oldu. Cümlelerin güzelliğine bakarmısınız 👉🏻 "Esas güç, hakimiyet değil, ne zaman yardıma ihtiyacın olduğunu bilmek ve bunu kabul edebilecek cesareti göstermektir. " 👉🏻👉🏻" sevdiğini değilse bile en azından beni ne kadar sevdiğini söylermisin? Halid: yıldızlar arasındaki boşluklar kadar. " 👉🏻👉🏻👉🏻" öldürmek için değil, yaşamak için cesaret gerekir. " 👉🏻👉🏻👉🏻👉🏻" En karanlık korkularımızla yüzleştiğimizde hiçbir şey yapmamak, umutsuzların yada güçsüzlerin işidir. Her zaman yapacak yada söylenecek bir şey vardır. Sözcükler tek başına kağıt üzerindeki karalamalardan ibarettir. Sahip oldukları güç onu söyleyen insandan gelir. "